zaman tüneli
iyi hissettiren şeyler
sarılmak, koklaşmak. tabiki karşı cinsle sizi bilemem hehe..
devamını gör...
travma bazen hiç yaşanamamış güzel şeylerdir
çağla şikel'in katarsis'te söylediği cümle. yanlış hatırlamıyorsam 3-4 sene önce sosyal medyada çok popülerdi, herkesler paylaşıyordu bu cümleyi.
nedense bana çok saçma geliyor bu yaklaşım. yaşadıklarımızın yarattığı travmalar bitti, sıra yaşanamamış olanlara mı geldi?
yaşanamamış şeyleri yaşamış olsaydık, hayatımızın daha iyiye gideceği ne malum?
ben de yıllarca bu tarz şeyleri çok düşündüm, aşırı düşünmekle geçti yıllarım. ne faydasını gördüm? hiç, koca bir hiç...
o yüzden de artık bir fikri duyduğumda bana faydası var mı yok mu diye düşünüyorum yoksa umursamıyorum.
bir de bir konu hakkında çok düşününce zihnimiz, o konu hakkında bir şeyler yaptığımız hissiyatını veriyormuş, yani düşünce eylemin yerine geçiyormuş ve o konu hakkında herhangi bir eylem yapmaktan vazgeçiriyormuş bizi..
atalarımız boşuna dememiş: düşün düşün b... işin. neyin travma olduğunu düşünmek yerine, geçmişe fazla takılmamak, geleceğe dair planlar yapıp harekete geçmek en iyisi..*
nedense bana çok saçma geliyor bu yaklaşım. yaşadıklarımızın yarattığı travmalar bitti, sıra yaşanamamış olanlara mı geldi?
yaşanamamış şeyleri yaşamış olsaydık, hayatımızın daha iyiye gideceği ne malum?
ben de yıllarca bu tarz şeyleri çok düşündüm, aşırı düşünmekle geçti yıllarım. ne faydasını gördüm? hiç, koca bir hiç...
o yüzden de artık bir fikri duyduğumda bana faydası var mı yok mu diye düşünüyorum yoksa umursamıyorum.
bir de bir konu hakkında çok düşününce zihnimiz, o konu hakkında bir şeyler yaptığımız hissiyatını veriyormuş, yani düşünce eylemin yerine geçiyormuş ve o konu hakkında herhangi bir eylem yapmaktan vazgeçiriyormuş bizi..
atalarımız boşuna dememiş: düşün düşün b... işin. neyin travma olduğunu düşünmek yerine, geçmişe fazla takılmamak, geleceğe dair planlar yapıp harekete geçmek en iyisi..*
devamını gör...
günaydın sözlük
günümüz ferah olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
ekonomide kaide alım gücü ile ölçülür
aynen. insanın saflığından faydalanıp aptal yerine koyuyorlar!
devamını gör...
türkiye'den iphone duo alacağıma
beklerim bir kaç ay. bana burada bedava veriliyor. faturamın olduğu bayiilikte her ay puanım birikiyor. hiç bir şey yapmama gerek yok. * aylık faturayı yatır, geç. verilecek telefonu seçiyorsun işte ya iphone ya samsung. böyle böyle telefon alıp, satıp, kâra geçtiğim oldu.
avrupadan bir çok kişi türkiyeye akrabalarına giderken alınan telefonları böyle alıyor. giriş kapılarında belli bir ücret karşılığında kilit açtırıp, öyle giriyorlar türkiyeye.
amerika düzeni nasıl bilmiyorum.
avrupadan bir çok kişi türkiyeye akrabalarına giderken alınan telefonları böyle alıyor. giriş kapılarında belli bir ücret karşılığında kilit açtırıp, öyle giriyorlar türkiyeye.
amerika düzeni nasıl bilmiyorum.
devamını gör...
megiddo dağı
ibranice har megiddo ifadesinden gelen, kuzey israil’de yizreel ovasının kenarında bulunan antik tel megiddo için kullanılan ad.
esasen klasik anlamda bir “dağ”dan ziyade, binlerce yıllık yerleşim katmanlarının oluşturduğu arkeolojik bir höyüktür. tanah’ta megiddo birçok tarihi hadisenin geçtiği stratejik bir bölge olarak anılır; bunların en dikkat çekicilerinden biri yehuda melehi yoşiyahu’nun, firavun neho ile karşılaşmasının ardından burada ölümcül şekilde yaralanmasıdır.
hristiyan eskatolojisindeki armageddon kavramı ise vahiy 16:16’daki harmagedōn ifadesi üzerinden genellikle “har megiddo”, yani “megiddo dağı” ile ilişkilendirilir. buna karşılık yahudilikte, “kıyamet günü mesih megiddo’ya gelecek ve deccal ile savaşacak” şeklinde standart bir inanç bulunmaz; bu anlatım farklı dinlerin eskatolojik kavramlarının birbirine karıştırılmasıdır.
zeharya’da megiddo ayrıca yahudi hafızasında çok büyük bir yasın ölçüsü olarak karşımıza çıkar.
(bkz: megiddo ovasındaki hadad-rimmon yası)
esasen klasik anlamda bir “dağ”dan ziyade, binlerce yıllık yerleşim katmanlarının oluşturduğu arkeolojik bir höyüktür. tanah’ta megiddo birçok tarihi hadisenin geçtiği stratejik bir bölge olarak anılır; bunların en dikkat çekicilerinden biri yehuda melehi yoşiyahu’nun, firavun neho ile karşılaşmasının ardından burada ölümcül şekilde yaralanmasıdır.
hristiyan eskatolojisindeki armageddon kavramı ise vahiy 16:16’daki harmagedōn ifadesi üzerinden genellikle “har megiddo”, yani “megiddo dağı” ile ilişkilendirilir. buna karşılık yahudilikte, “kıyamet günü mesih megiddo’ya gelecek ve deccal ile savaşacak” şeklinde standart bir inanç bulunmaz; bu anlatım farklı dinlerin eskatolojik kavramlarının birbirine karıştırılmasıdır.
zeharya’da megiddo ayrıca yahudi hafızasında çok büyük bir yasın ölçüsü olarak karşımıza çıkar.
(bkz: megiddo ovasındaki hadad-rimmon yası)
devamını gör...
megiddo ovasındaki hadad-rimmon yası
zeharya kitabı’nda, ileride yeruşalayim’de yaşanacak büyük bir matem halini tarif etmek için kullanılan ve yahudi tarihinin en ağır kolektif yaslarından birine gönderme yapan ifade.
tanah’ta zeharya 12:11’de geçer:
“o gün yeruşalayim’deki yas, megiddo ovasındaki hadad-rimmon yası gibi büyük olacak.”
buradaki ifadeyi ilk kez okuyan biri doğal olarak “hadad-rimmon isimli biri megiddo’da öldürüldü ve onun için büyük bir yas tutuldu” diye düşünebilir. fakat tanah’ta bu isimle anlatılan müstakil bir “hadad-rimmon vakası” yoktur. nitekim hazal da pasuğun bu kısmının açıklanmaya muhtaç olduğuna dikkat çeker.
yahudi geleneğinde megiddo vurgusunun esas tarihsel karşılığı, yehuda melehi yoşiyahu’nun (יאשיהו) ölümüdür.
yoşiyahu, yehuda’da avoda zara’yı tasfiye eden ve halkı yeniden tora’ya ve hashem’in brit’ine döndürmeye çalışan en önemli krallardan biridir. mısır firavunu neho’nun ordusuyla megiddo’da karşı karşıya gelir; savaşta ağır yaralanır ve ardından vefat eder. divrey hayamim onun ölümünden sonra bütün yehuda ve yeruşalayim’in yas tuttuğunu, navi yirmeyahu’nun dahi onun için kina söylediğini aktarır.
bu sebeple zeharya’daki benzetmenin ağırlığı ancak yoşiyahu’nun yahudi hafızasındaki yeri bilinince tam anlaşılır:
bir kralın ölümünden ziyade, hashem’e dönmeye çalışan bir neslin ve onun temsil ettiği ümidin kaybı için tutulan matem.
fakat pasuğun daha da ilginç tarafı hadad-rimmon ismidir.
talmud, megilla 3a’da bu ifadeyi ele alırken targum yonatan’ın açıklamasını aktarır. burada iki ayrı büyük yas hatırasının tek bir benzetmede birleştiği anlaşılır: bir tarafta ahav’ın ölümüyle bağlantılı hadad-rimmon, diğer tarafta ise firavun neho tarafından megiddo’da öldürülen yoşiyahu.
yani metni “hadad-rimmon megiddo’da öldürüldü” şeklinde düz bir tarih anlatısı olarak okumak doğru değildir. zeharya, yahudi kolektif hafızasında yer etmiş büyük matemleri çağırarak ileride yaşanacak yasın büyüklüğünü tarif etmektedir.
pasuğun içinde bulunduğu bölüm de ayrıca önemlidir. zeharya 12’de yeruşalayim, davud hanedanı ve büyük bir yas birlikte anlatılır. hristiyan teolojisi özellikle 12:10’daki “deldikleri” ifadesini isa’ya ilişkin mesihî bir kehanet şeklinde okurken, yahudi mefarşim aynı pasuğu bu şekilde okumaz; klasik yahudi kaynaklarında bağlam, yeruşalayim’in geleceği, savaşta ölenler ve gelecek kurtuluşla ilişkili farklı şekillerde açıklanır.
dolayısıyla “megiddo ovasındaki hadad-rimmon yası” denildiğinde anlaşılması gereken şey, adı böyle konulmuş bağımsız bir savaş veya katliam değil; yahudi halkının hafızasında yoşiyahu’nun ölümüyle özdeşleşmiş, nesiller sonra dahi büyük matem için ölçü kabul edilen bir acıdır.
tanah bazen bir acının ne kadar büyük olduğunu sayı vererek anlatmaz.
“yoşiyahu için ağladığımız gibi” der.
ve yahudi hafızası, toplumu ne demek istediğini bilir.
tanah’ta zeharya 12:11’de geçer:
“o gün yeruşalayim’deki yas, megiddo ovasındaki hadad-rimmon yası gibi büyük olacak.”
buradaki ifadeyi ilk kez okuyan biri doğal olarak “hadad-rimmon isimli biri megiddo’da öldürüldü ve onun için büyük bir yas tutuldu” diye düşünebilir. fakat tanah’ta bu isimle anlatılan müstakil bir “hadad-rimmon vakası” yoktur. nitekim hazal da pasuğun bu kısmının açıklanmaya muhtaç olduğuna dikkat çeker.
yahudi geleneğinde megiddo vurgusunun esas tarihsel karşılığı, yehuda melehi yoşiyahu’nun (יאשיהו) ölümüdür.
yoşiyahu, yehuda’da avoda zara’yı tasfiye eden ve halkı yeniden tora’ya ve hashem’in brit’ine döndürmeye çalışan en önemli krallardan biridir. mısır firavunu neho’nun ordusuyla megiddo’da karşı karşıya gelir; savaşta ağır yaralanır ve ardından vefat eder. divrey hayamim onun ölümünden sonra bütün yehuda ve yeruşalayim’in yas tuttuğunu, navi yirmeyahu’nun dahi onun için kina söylediğini aktarır.
bu sebeple zeharya’daki benzetmenin ağırlığı ancak yoşiyahu’nun yahudi hafızasındaki yeri bilinince tam anlaşılır:
bir kralın ölümünden ziyade, hashem’e dönmeye çalışan bir neslin ve onun temsil ettiği ümidin kaybı için tutulan matem.
fakat pasuğun daha da ilginç tarafı hadad-rimmon ismidir.
talmud, megilla 3a’da bu ifadeyi ele alırken targum yonatan’ın açıklamasını aktarır. burada iki ayrı büyük yas hatırasının tek bir benzetmede birleştiği anlaşılır: bir tarafta ahav’ın ölümüyle bağlantılı hadad-rimmon, diğer tarafta ise firavun neho tarafından megiddo’da öldürülen yoşiyahu.
yani metni “hadad-rimmon megiddo’da öldürüldü” şeklinde düz bir tarih anlatısı olarak okumak doğru değildir. zeharya, yahudi kolektif hafızasında yer etmiş büyük matemleri çağırarak ileride yaşanacak yasın büyüklüğünü tarif etmektedir.
pasuğun içinde bulunduğu bölüm de ayrıca önemlidir. zeharya 12’de yeruşalayim, davud hanedanı ve büyük bir yas birlikte anlatılır. hristiyan teolojisi özellikle 12:10’daki “deldikleri” ifadesini isa’ya ilişkin mesihî bir kehanet şeklinde okurken, yahudi mefarşim aynı pasuğu bu şekilde okumaz; klasik yahudi kaynaklarında bağlam, yeruşalayim’in geleceği, savaşta ölenler ve gelecek kurtuluşla ilişkili farklı şekillerde açıklanır.
dolayısıyla “megiddo ovasındaki hadad-rimmon yası” denildiğinde anlaşılması gereken şey, adı böyle konulmuş bağımsız bir savaş veya katliam değil; yahudi halkının hafızasında yoşiyahu’nun ölümüyle özdeşleşmiş, nesiller sonra dahi büyük matem için ölçü kabul edilen bir acıdır.
tanah bazen bir acının ne kadar büyük olduğunu sayı vererek anlatmaz.
“yoşiyahu için ağladığımız gibi” der.
ve yahudi hafızası, toplumu ne demek istediğini bilir.
devamını gör...
sözlüğün gece yazacak adama ihtiyaç olduğu gerçeği
#4064015
tekrardan depresyona girmeni mi sağlayalım hocam? ahhahahahah
tekrardan depresyona girmeni mi sağlayalım hocam? ahhahahahah
devamını gör...
aşkın matematiği
bir matematikçi gayet güzel anlatmış..
" sana romantik şiirler yazmayacağım artık.
kör olayım yazarsam
sana senin anladığın dilden yazacağım yani.
“matematik” ile yazacağım.
bir “mimar” matematikten anlar ve reel olur.bulunduğum konumu uzun süre düşündüm
sonra kendimi buldum.
ben aşk çemberine teğet geçen bir doğruyum.
tek tesellim hala “doğru” oluşum.
teğet geçme nedenimse;
çemberin sabit duramayışı...
eksiğim yok muydu?
vardı...
ben iki komşu dik kenar arasındaki açı kadar “dik”tim.
90 dereceydim yani.
seni de hep bir “hipotenüs” gibi
hep karşımda duracak sandım
lakin aldandım.
sen bir gün çekip gidince
üçgenimiz bozuldu.
ben de “iki vektör arasındaki bir açı” oldum.
üçgen olmalıydık oysa.
dörtgen olmalıydık.
beşgen olmalıydık.
ne bileyim çokgen olmalıydık.
ama asla “yamuk” olmamalıydık.
yamuğu hiç sevmem.
ne zaman yamuk dense
bir “quasimodo” gelir aklıma.
ve içim cız eder notre-dame’ın kamburuna
"
" sana romantik şiirler yazmayacağım artık.
kör olayım yazarsam
sana senin anladığın dilden yazacağım yani.
“matematik” ile yazacağım.
bir “mimar” matematikten anlar ve reel olur.bulunduğum konumu uzun süre düşündüm
sonra kendimi buldum.
ben aşk çemberine teğet geçen bir doğruyum.
tek tesellim hala “doğru” oluşum.
teğet geçme nedenimse;
çemberin sabit duramayışı...
eksiğim yok muydu?
vardı...
ben iki komşu dik kenar arasındaki açı kadar “dik”tim.
90 dereceydim yani.
seni de hep bir “hipotenüs” gibi
hep karşımda duracak sandım
lakin aldandım.
sen bir gün çekip gidince
üçgenimiz bozuldu.
ben de “iki vektör arasındaki bir açı” oldum.
üçgen olmalıydık oysa.
dörtgen olmalıydık.
beşgen olmalıydık.
ne bileyim çokgen olmalıydık.
ama asla “yamuk” olmamalıydık.
yamuğu hiç sevmem.
ne zaman yamuk dense
bir “quasimodo” gelir aklıma.
ve içim cız eder notre-dame’ın kamburuna
"
devamını gör...
sözlüğün gece yazacak adama ihtiyaç olduğu gerçeği
ben depresyondayken ben ve kösem sultan yapıyoduk o işi hehe.. benim depresyon yumuşadı, kösem sultan a ne oldu bilmiyorum hehe..
devamını gör...
sinir baba (yazar)
sanırsam özel mesaj yolu ile yazdığım sözler ağır geldi, ben oysa ki yıldız içinde "şaka hehe"* yazmıştım. gözlüklerini takmadığı bir an'a denk geldi göremedi belki de bilemiyorum hehe..
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
kızların ne ya, önce bir kadın demeyi öğrenin öyle başlık açın, en azından hatun deyin. artık "kız", "kızların" yazan başlıklara tanım girmeme kararı aldım. hadi eyw..
devamını gör...
bir filmde başrol olsanız ne olurdu sorunsalı
#4064011
hocam goblin olur, goblin king olur, gollum olur, sauron olur, ent olur... o diyarlarda olayım yeter bana.
hocam goblin olur, goblin king olur, gollum olur, sauron olur, ent olur... o diyarlarda olayım yeter bana.
devamını gör...
bir filmde başrol olsanız ne olurdu sorunsalı
#4064007
goblin hariç de hehe..
goblin hariç de hehe..
devamını gör...
günaydın sözlük
2 bin adet golf topunu bir rampadan aşağıya bırakmışlar hiç birisi deliğe girmemiş. bütün şartlar mükemmel olmasına rağmen.
neden biliyor musunuz?
çünkü ortada bir yön yok bir hedef yok..
aslında birçok insanda hayatını böyle yaşıyor. başarılı olmak istemek hedef değil sadece bir temenni. hedef net olmalıdır. zihin neyi aradığını bilmezse hiçbir şeye odaklanamaz. odak olmayınca çaba dağılır çaba dağılınca disiplin kurulamaz. disiplin olmayınca da hayaller sadece hayal olarak kalır. hayatta başarı şansla değil ne istediğini bilmek ile gelir. yönünüz yoksa yolunuz da yoktur. hedefe kilitlenmeyen bir beyin istediği bir hayata ulaşamaz. bu yüzden önce kendinize şu soruyu sorun;
ben tam olarak ne yapmak istiyorum?
buna ulaşmayı nasıl mümkün hale getiririm?
hedefini bilmeyen insan için rüzgar hiçbir zaman doğru yönden esmez....
yolunuz ve yönünüz hep net olsun...
günaydın sözlük günaydın...
neden biliyor musunuz?
çünkü ortada bir yön yok bir hedef yok..
aslında birçok insanda hayatını böyle yaşıyor. başarılı olmak istemek hedef değil sadece bir temenni. hedef net olmalıdır. zihin neyi aradığını bilmezse hiçbir şeye odaklanamaz. odak olmayınca çaba dağılır çaba dağılınca disiplin kurulamaz. disiplin olmayınca da hayaller sadece hayal olarak kalır. hayatta başarı şansla değil ne istediğini bilmek ile gelir. yönünüz yoksa yolunuz da yoktur. hedefe kilitlenmeyen bir beyin istediği bir hayata ulaşamaz. bu yüzden önce kendinize şu soruyu sorun;
ben tam olarak ne yapmak istiyorum?
buna ulaşmayı nasıl mümkün hale getiririm?
hedefini bilmeyen insan için rüzgar hiçbir zaman doğru yönden esmez....
yolunuz ve yönünüz hep net olsun...
günaydın sözlük günaydın...
devamını gör...
sabah ezanının giderek geç okunması
benim gibi kış insanının her geçen gün daha da sevinmesi anlamına gelir. kışçılar bir toplanın da şu yazı sevenleri alaşağı edelim!
devamını gör...
türkiye'den iphone duo alacağıma
giderim amerika'dan hem apple hem de samsung ekosistemi alırım gerçeği.
şu anda apple duo 230k yapacak diyorlar, o da 4.750$'a denk geliyor.
amerika'da iphone 17 + macbook air m5 + airpods 5 ve samsung galaxy s26 + book 6 + buds4
bunların toplamı 4.618$
şu anda apple duo 230k yapacak diyorlar, o da 4.750$'a denk geliyor.
amerika'da iphone 17 + macbook air m5 + airpods 5 ve samsung galaxy s26 + book 6 + buds4
bunların toplamı 4.618$
devamını gör...
bir filmde başrol olsanız ne olurdu sorunsalı
beni lord of the rings evrenine bırakın da, isterseniz at olarak koyun.
devamını gör...
jonathan tetelman
jonathan tetelman, son yıllarda opera dünyasında adını iyice duyuran şilili-amerikalı bir tenor. 1988'de şili'de doğan tetelman, henüz yedi aylıkken amerikalı bir aile tarafından evlat edinilip new jersey'de büyüyor.
ilginç olan tarafı ise kariyerine tenor olarak başlamaması. önce bariton eğitimi alan tetelman, daha sonra sesinin tenor repertuvarına daha uygun olduğunu fark edip yönünü değiştiriyor. hatta bir dönem operayı bırakıp new york'ta dj'lik yaptığı üç yıllık bir dönem de var.
sonrasında tekrar müziğe dönüp özellikle puccini ve verdi operalarındaki rolleriyle yükseliyor. rodolfo, cavaradossi, alfredo ve pinkerton gibi önemli tenor rollerini seslendiren tetelman; metropolitan opera, royal opera house, salzburg festivali ve wiener staatsoper gibi dünyanın önde gelen sahnelerinde yer aldı.
kısacası kariyer yolu biraz dolambaçlı olsa da, bugün özellikle güçlü sesi ve puccini yorumlarıyla dikkat çeken tenorlar arasında gösteriliyor.
kendi sitesi
ilginç olan tarafı ise kariyerine tenor olarak başlamaması. önce bariton eğitimi alan tetelman, daha sonra sesinin tenor repertuvarına daha uygun olduğunu fark edip yönünü değiştiriyor. hatta bir dönem operayı bırakıp new york'ta dj'lik yaptığı üç yıllık bir dönem de var.
sonrasında tekrar müziğe dönüp özellikle puccini ve verdi operalarındaki rolleriyle yükseliyor. rodolfo, cavaradossi, alfredo ve pinkerton gibi önemli tenor rollerini seslendiren tetelman; metropolitan opera, royal opera house, salzburg festivali ve wiener staatsoper gibi dünyanın önde gelen sahnelerinde yer aldı.
kısacası kariyer yolu biraz dolambaçlı olsa da, bugün özellikle güçlü sesi ve puccini yorumlarıyla dikkat çeken tenorlar arasında gösteriliyor.
kendi sitesi
devamını gör...
