zaman tüneli
kulotlu çorap giyen erkek (yazar)
çok özür dilerim... yeni bi müzik grubu hedefim var, lütfen bunu birlikte planlayalım.
devamını gör...
vasat üzeri kadınların ilahlaştırılması sorunsalı
devamını gör...
ekonovich'in meriçliği kızların gönlünü almak için yapması
gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki ekonovich buradaki en meriç olmayan adam... ayrıca söylemeliyim ki nick altına ''üff çok trolmüş ya ehe ehe...'' diye yazdığınız çoğu yazardan kat be kat daha kaliteli trol...
adamın amacı birilerine, bir şeylere yürümek yavşamak değil. amacı sadece eğlence yani belli oluyor, onun kaotik eğlence anlayışını kendime çok benzettiğim için çok iyi anlıyorum onu.
adamın amacı birilerine, bir şeylere yürümek yavşamak değil. amacı sadece eğlence yani belli oluyor, onun kaotik eğlence anlayışını kendime çok benzettiğim için çok iyi anlıyorum onu.
devamını gör...
sehpadaki midi klavye (yazar)
bugün sözlüğe içini döken yazardır. sen beni gruba almadın ama ben seni sessizce okuyup favlamaya devam edeceğim
devamını gör...
normal sözlük'e bir daha gelinse alınacak nickler
eko.
devamını gör...
hayatla başa çıkma yöntemi olarak dalga geçmek
hemen her şeyle dalga geçiyorum, dalga geçmeyi seviyorum. bu çocukça bunun farkındayım, bir şey izlerken, dinlerken, okurken, gözlemlerken ilk gördüğüm şeyi dalga geçeceğim kısımları oluyor.
bu ezikçe ve zavallıca bir davranış değil, aksine zekice bir davranış.
hayatı yenebilecek kadar güçlü değilim, hayatla kavga edecek kadar da cesur değilim. bari onunla dalga geçeyim... hayatımda yolunda giden tek şey sarkazm çünkü.
sen kadınsın, kadınlar güçlüdür ve başaramayacağın şey yoktur. böyle devam et, bunları da aşacaksın zamanla.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sahip olduğu kişilik sayısı
söyleyemem bereketi kaçar.
devamını gör...
ekonovich'in meriçliği kızların gönlünü almak için yapması
hayır çok güzel fal bakıyo bikerem
devamını gör...
ekonovich'in meriçliği kızların gönlünü almak için yapması
ekonovich'i başka geçmiş meriçlerle karıştıranlar var. ekonovich kardeşim kartlarını açık oynar. talebini net söyler. hatta anlamayan varsa bir tatlı veya bir figür fotoğrafı üzerinden gösterir. böyle geçmiş zaman normal sözlük'ü meriçleri gibi mahlas altında yavşamaz. belki verir umuduyla kadın yazar kişisinin polemiğe girdiği erkek yazara sıçramaz. ekonovich için verdiğin kadar değerlisindir.
malum ki sözlük ortalamamız kızlarda da erkeklerde de biraz düşük. bayan yazarlar arasında bir sydney sweeney yok. 48 yaşındaki bir hanımefendi için burada radyo yayınında izdiham oluyordu. yani sözlük, er gazinosundan hallice. kızlar da biraz ilgiye aç. ama ekonovich asaletini bozmaz. bakar ki hanım bayan yazarının bir yarası var. tutar onu yarasından kaldırır. kulağı kepçeyse kulağından yalamaya başlar. ekonovich kalender meşreptir. gönül alır.
malum ki sözlük ortalamamız kızlarda da erkeklerde de biraz düşük. bayan yazarlar arasında bir sydney sweeney yok. 48 yaşındaki bir hanımefendi için burada radyo yayınında izdiham oluyordu. yani sözlük, er gazinosundan hallice. kızlar da biraz ilgiye aç. ama ekonovich asaletini bozmaz. bakar ki hanım bayan yazarının bir yarası var. tutar onu yarasından kaldırır. kulağı kepçeyse kulağından yalamaya başlar. ekonovich kalender meşreptir. gönül alır.
devamını gör...
wilfried singo
devamını gör...
normal sözlük'e bir daha gelinse alınacak nickler
jisoo karmaşık bir çatlak (en komik anlar)
devamını gör...
t-shirt üzerine gömlek sezonu
t-shirt, hoodie, şort. en sevdiğim kombindir. kışın bile takılırım öyle.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sahip olduğu kişilik sayısı
itiraf etme vakti geldi, çattı... sözlük yazarları olarak kişilik bölünmesi yaşadığımız acı bi gerçek... hemen hepimizin en az 3, en fazla 15 (evet, bi yazarda sezinledim bunu...) kişiliği var.
ilk taşı ben atacağım.
ilk kişiliğim sinefil ve müzikal enteli görl... bazen kimsenin izlemediği filmleri ve müzik gruplarını keşfederek bunları izlemenin ayrıcalık olduğunu düşünen, hiçbir zaman işine yaramayacak tonla sinemasal bilgileri okuduğu filozofların saçma sapan teorileriyle eşleştirip kendi kafasında kurgulayan boş bi çar... bu kişiliğim bana hep sorunlu insanları tanıttı... bi tane düzgün insana denk gelemedim bu kişiliğim sayesinde...
diğer kişiliğim çok enteresan... çok sakin, sessiz, , kendi halinde birisi... kimseyle tartışmaz, kimseye karışmaz, evinden çıkıp markete gittiğinde kasiyere bile kolay gelsin derken göz teması kuramaz... bunun sözlükteki kişiliği ise genelde gece 03.17'de ortaya çıkyo... hiçbir bağlam yokken bir başlığın altına aslında hepimiz biraz öldük yazan cinsten, kaos sevmez, barışçıl ve monoton.
üçüncü kişiliğim tamamen kaos odaklı... herhangi bir ortamda herkesin huzur içinde oturuyor olması bu kişiliğimi rahatsız ediyo... illa bir şey söyleyip ortamın dengesini bozması lazım... bu en sevdiğim kişiliğim, en ben olan... en sinsisi...
dördüncü kişiliğim ise aşırı sosyal... insanlarla konuşmayı, dışarı çıkmayı, arkadaş edinmeyi, yeni ortamlara girmeyi çok seviyor. bu kişiliğim maalesef şu sıralar sadece duş alırken aktif.
beşinci kişiliğim ise hepsinin toplaması olan sözlük yazarı midi klavye... film ve müzik kısmıyla bir şekilde dalga geçmesi gerektiğini hissedip saçma sapan şeyler yazan, sözlükte kaos olmadığında üzülen ve kaos için bir böbreğini vermeye hazır olan, aynı zamanda çok barışçıl ve kibar davranan, sosyal, arkadaş canlısı...
ilk taşı ben atacağım.
ilk kişiliğim sinefil ve müzikal enteli görl... bazen kimsenin izlemediği filmleri ve müzik gruplarını keşfederek bunları izlemenin ayrıcalık olduğunu düşünen, hiçbir zaman işine yaramayacak tonla sinemasal bilgileri okuduğu filozofların saçma sapan teorileriyle eşleştirip kendi kafasında kurgulayan boş bi çar... bu kişiliğim bana hep sorunlu insanları tanıttı... bi tane düzgün insana denk gelemedim bu kişiliğim sayesinde...
diğer kişiliğim çok enteresan... çok sakin, sessiz, , kendi halinde birisi... kimseyle tartışmaz, kimseye karışmaz, evinden çıkıp markete gittiğinde kasiyere bile kolay gelsin derken göz teması kuramaz... bunun sözlükteki kişiliği ise genelde gece 03.17'de ortaya çıkyo... hiçbir bağlam yokken bir başlığın altına aslında hepimiz biraz öldük yazan cinsten, kaos sevmez, barışçıl ve monoton.
üçüncü kişiliğim tamamen kaos odaklı... herhangi bir ortamda herkesin huzur içinde oturuyor olması bu kişiliğimi rahatsız ediyo... illa bir şey söyleyip ortamın dengesini bozması lazım... bu en sevdiğim kişiliğim, en ben olan... en sinsisi...
dördüncü kişiliğim ise aşırı sosyal... insanlarla konuşmayı, dışarı çıkmayı, arkadaş edinmeyi, yeni ortamlara girmeyi çok seviyor. bu kişiliğim maalesef şu sıralar sadece duş alırken aktif.
beşinci kişiliğim ise hepsinin toplaması olan sözlük yazarı midi klavye... film ve müzik kısmıyla bir şekilde dalga geçmesi gerektiğini hissedip saçma sapan şeyler yazan, sözlükte kaos olmadığında üzülen ve kaos için bir böbreğini vermeye hazır olan, aynı zamanda çok barışçıl ve kibar davranan, sosyal, arkadaş canlısı...
devamını gör...
yazarların 1000. tanımları
o tanım bu tanım evet.
profilin yarısı boran kuzum zaten.
hayır sapık falan değilim boran aşkımı kalbime gömdüm ben ve başka ünlü crushım yok.
profilin yarısı boran kuzum zaten.
hayır sapık falan değilim boran aşkımı kalbime gömdüm ben ve başka ünlü crushım yok.
devamını gör...
t-shirt üzerine gömlek sezonu
komiser harun kombini*
devamını gör...
doppelganger
benim bi eşim benzerim var mı acaba? ben bana bir elmanın yarısıymış gibi benzeyenden korkarım ya.
neden korku filmi öğesi olduğu aşikar.
aynaya bakmak gibi ama ayna yok...
neden korku filmi öğesi olduğu aşikar.
aynaya bakmak gibi ama ayna yok...
devamını gör...
wilfried singo
iyileşmiyor; iyileşmeyecek.
at gibi vursunlar gari, o da rahatlasın biz de
at gibi vursunlar gari, o da rahatlasın biz de
devamını gör...
hayatla başa çıkma yöntemi olarak dalga geçmek
dünyanın sonu gelmişti; her şeyle acı acı alay edilebilirdi sadece.
sayfa 182, tutunamayanlar
devamını gör...
hayatla başa çıkma yöntemi olarak dalga geçmek
kimine göre çok ezikçe ve zavallıca bir davranış, kimine göre bir hayatta kalma biçimi...
hemen her şeyle dalga geçiyorum, dalga geçmeyi seviyorum. bu çocukça bunun farkındayım, bir şey izlerken, dinlerken, okurken, gözlemlerken ilk gördüğüm şeyi dalga geçeceğim kısımları oluyor. uzun uzun düşünüyorum bazen, bir insan neden böylesine bir şey yapar, bundan neden keyif alır, nasıl hayatla kalmayla bağdaştırır... anlatayım.
hepimizin hayata karşı bi savuma makenizması mevcut... kimimiz arkasına bakmadan kaçıyo, kimimiz savaşıp kavgalara tutuşuyo... ben hiçbir zaman savaşçı görl olamadım... her zaman kavgadan ve dövüşmekten korkan birisiydim... teke tek kafes dövüşünde 1-2 kişi dışında hepinizin elinde kalırım, bunu itiraf edeyim.
önceleri kendimle dalga geçmeye başladım... bunu başkaları yapamasın, onların ellerinden alayım diye yaptım ama bu dalga geçme işi kendimden sıyrılıp başkalarına bulaştırdığım zaman başka bi şeye dönüştü....
dolayısıyla benim savunma mekanizmam da zaman içerisinde buraya evrildi. karşımdaki ne kadar ciddi olursa olsun, ben onun ciddiyetini bozacak bir şey bulmaya çalışıyorum. çünkü bir şeyi komik hale getirdiğim zaman hiçbir önemi kalmıyo... muhtemelen çok sağlıklı bir yöntem değil bu... ama en azından dayak yemiyorum psdkdfıokgmdfgd...
hayatı yenebilecek kadar güçlü değilim, hayatla kavga edecek kadar da cesur değilim. bari onunla dalga geçeyim... hayatımda yolunda giden tek şey sarkazm çünkü.
hemen her şeyle dalga geçiyorum, dalga geçmeyi seviyorum. bu çocukça bunun farkındayım, bir şey izlerken, dinlerken, okurken, gözlemlerken ilk gördüğüm şeyi dalga geçeceğim kısımları oluyor. uzun uzun düşünüyorum bazen, bir insan neden böylesine bir şey yapar, bundan neden keyif alır, nasıl hayatla kalmayla bağdaştırır... anlatayım.
hepimizin hayata karşı bi savuma makenizması mevcut... kimimiz arkasına bakmadan kaçıyo, kimimiz savaşıp kavgalara tutuşuyo... ben hiçbir zaman savaşçı görl olamadım... her zaman kavgadan ve dövüşmekten korkan birisiydim... teke tek kafes dövüşünde 1-2 kişi dışında hepinizin elinde kalırım, bunu itiraf edeyim.
önceleri kendimle dalga geçmeye başladım... bunu başkaları yapamasın, onların ellerinden alayım diye yaptım ama bu dalga geçme işi kendimden sıyrılıp başkalarına bulaştırdığım zaman başka bi şeye dönüştü....
dolayısıyla benim savunma mekanizmam da zaman içerisinde buraya evrildi. karşımdaki ne kadar ciddi olursa olsun, ben onun ciddiyetini bozacak bir şey bulmaya çalışıyorum. çünkü bir şeyi komik hale getirdiğim zaman hiçbir önemi kalmıyo... muhtemelen çok sağlıklı bir yöntem değil bu... ama en azından dayak yemiyorum psdkdfıokgmdfgd...
hayatı yenebilecek kadar güçlü değilim, hayatla kavga edecek kadar da cesur değilim. bari onunla dalga geçeyim... hayatımda yolunda giden tek şey sarkazm çünkü.
devamını gör...
