zaman tüneli
apple vs samsung
#4071405
katılıyorum. hayatı boyunca değişik marka telefon kullananlar apple'a ısınamıyor. halbuki android tabanlı telefonlara göre daha kolay bir kullanım sunuyor.
katılıyorum. hayatı boyunca değişik marka telefon kullananlar apple'a ısınamıyor. halbuki android tabanlı telefonlara göre daha kolay bir kullanım sunuyor.
devamını gör...
saç yağını sıkıp patates kızartmak
bu hatunla evlenilir. ekonomiktir.
devamını gör...
apple vs samsung
yok ya samsung olsun benim olsun.
alışmadık götte don durmaz
apple kendisine bir müşteri kitlesi yarattı ve o kitle kendisini çok seviyor fakat ben o kitleye hiç dahil olmadım.
alışmadık götte don durmaz
apple kendisine bir müşteri kitlesi yarattı ve o kitle kendisini çok seviyor fakat ben o kitleye hiç dahil olmadım.
devamını gör...
normal sözlük bir koku olsa ne olurdu
sigara kokusu
devamını gör...
normal sözlük bir koku olsa ne olurdu
şekerli parfüm ve ter karışımı.
devamını gör...
kedisiz yazarların boş beleş tipler olması
ay ne kadar kedi bakan boş beleş adam var ya şu sözlükte.*
devamını gör...
kedisiz yazarların boş beleş tipler olması
kedisiz ev sıcak bira gibidir. olmasa da olur.
not: burada kedi derken saf katıksız tekirden bahsedilmektedir.
not: burada kedi derken saf katıksız tekirden bahsedilmektedir.
devamını gör...
kedisiz yazarların boş beleş tipler olması
adam erkeği kedi bakar ama.d
boş beleş tipitip bibitip
bip
boş beleş tipitip bibitip
bip
devamını gör...
mümü_psikoloji
#4071341 manipülasyondan değil sadece ya o biraz da büyüden. cadı kazanı tiyatrosuna gitmiştim çaycı sen gitme. biraz psikoloji biraz cadılık işin içine sokup tüm köyü güdüyordu küçük bi kız. mesela ben dm den büyücülük dersi de veriyorum. onlar da sorgulamadan layklıyor. sen bilimsel kısımdan bakmışsın ama büyü kullandığımı da unutma. her şeyin bi amacı var. sen yeteri bilişsel olgunluğa geldiğinde torosların zirvesine çıkacağız ve tirenin nedenini de orada açıklayacağım.
devamını gör...
dil yarası
dil yaraaaası, dil yaraaaası, en kötü yaraaa iiimiş, eed.
devamını gör...
sözlük üyeliğinde medeni durum belgesi talep edilmesi
hııı tc kimlik nomuzu da verelim üstümüze şirket yap bari, ben edevletten onu kapattım gerçi istesen de yapamazsın, eed.
devamını gör...
dil belası
bir (bkz: imam gazâli) kitabıdır. 
kitapta hâyır konuşmanın önemi devamlı olarak vurgulanır. içerisindeki ayet ve hadislerle bu konu sürekli olarak pekiştirilir.
insanın dünyada ve ahirette başını belaya sokan sırasıyla 20 ayrı dil afeti ele alınır.
bunlar:
birinci afet: mâlâyâni konuşmak
ikinci afet: fuzûli konuşmak
üçüncü afet: bâtıla dalmak
dördüncü afet: münakaşa ve mücadele
beşinci afet: düşmanlık
altıncı afet: yapmacık konuşmak
yedinci afet: sövmek ve çirkin sözler söylemek
sekizinci afet: lânet etmek
dokuzuncu afet: şarkı ve şiir
onuncu afet: mizah/şaka
on birinci afet: alay etmek
on ikinci afet: sırrı yaymak
on üçüncü afet: yalan yere söz vermek
on dördüncü afet: yalan konuşmak ve yalan yere yemin etmek
on beşinci afet: gıybet etmek
on altıncı afet: söz taşıma-kovuculuk
on yedinci afet: ikiyüzlülük
on sekizinci afet: övmek
on dokuzuncu afet: konuşulan sözdeki gizli hataların farkında olmamak
yirminci afet: halkın yersiz soruları
kitabı okuduktan sonra ağzımızdan çıkacak en basit bir cümleye bile ne kadar dikkat etmemiz gerektiğini fark edebiliriz.
yorumumu ekleyecek olursam,
anlatımı yer yer yoğun olsa da bu yoğunluk beni rahatsız etmedi. aksine, her sayfada biraz durup düşünme ihtiyacı hissettim. bazı bölümleri tekrar okumam gerekti ama bunun sebebi kitabın karmaşık olması değil, vermek istediği mesajların sindirilmeye değer olmasıydı.
kitap bana, kullandığımız kelimelerin ne kadar güçlü olduğunu yeniden hatırlattı. günlük hayatta çoğu zaman fark etmeden kullandığımız ifadelerin, aslında düşüncelerimizi ve davranışlarımızı nasıl etkileyebileceğini görmek oldukça ağır geldi ne yalan söyleyeyim.* konuşulan her şey dönüp bizi buluyor aman diyim..
bazı kısımlar da hiç aklıma yatması orası ayrı. nasıl yani bu günah değil mi dediğim yerler oldu..
velhâsılıkelâm dil belâsı, sabırla okunmayı hak eden, düşündüren ve etkisi kitabın son sayfasından sonra dâhi devam eden bir kitap. herkese hitap etmeyebilir hatta ağır gelebilir. amma velakin dilin, düşüncenin ve insanın iç dünyasının ilişkisini merak edenler için kesinlikle okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. yine de sıkabilir orası ayrı..

kitapta hâyır konuşmanın önemi devamlı olarak vurgulanır. içerisindeki ayet ve hadislerle bu konu sürekli olarak pekiştirilir.
insanın dünyada ve ahirette başını belaya sokan sırasıyla 20 ayrı dil afeti ele alınır.
bunlar:
birinci afet: mâlâyâni konuşmak
ikinci afet: fuzûli konuşmak
üçüncü afet: bâtıla dalmak
dördüncü afet: münakaşa ve mücadele
beşinci afet: düşmanlık
altıncı afet: yapmacık konuşmak
yedinci afet: sövmek ve çirkin sözler söylemek
sekizinci afet: lânet etmek
dokuzuncu afet: şarkı ve şiir
onuncu afet: mizah/şaka
on birinci afet: alay etmek
on ikinci afet: sırrı yaymak
on üçüncü afet: yalan yere söz vermek
on dördüncü afet: yalan konuşmak ve yalan yere yemin etmek
on beşinci afet: gıybet etmek
on altıncı afet: söz taşıma-kovuculuk
on yedinci afet: ikiyüzlülük
on sekizinci afet: övmek
on dokuzuncu afet: konuşulan sözdeki gizli hataların farkında olmamak
yirminci afet: halkın yersiz soruları
kitabı okuduktan sonra ağzımızdan çıkacak en basit bir cümleye bile ne kadar dikkat etmemiz gerektiğini fark edebiliriz.
yorumumu ekleyecek olursam,
anlatımı yer yer yoğun olsa da bu yoğunluk beni rahatsız etmedi. aksine, her sayfada biraz durup düşünme ihtiyacı hissettim. bazı bölümleri tekrar okumam gerekti ama bunun sebebi kitabın karmaşık olması değil, vermek istediği mesajların sindirilmeye değer olmasıydı.
kitap bana, kullandığımız kelimelerin ne kadar güçlü olduğunu yeniden hatırlattı. günlük hayatta çoğu zaman fark etmeden kullandığımız ifadelerin, aslında düşüncelerimizi ve davranışlarımızı nasıl etkileyebileceğini görmek oldukça ağır geldi ne yalan söyleyeyim.* konuşulan her şey dönüp bizi buluyor aman diyim..
bazı kısımlar da hiç aklıma yatması orası ayrı. nasıl yani bu günah değil mi dediğim yerler oldu..
velhâsılıkelâm dil belâsı, sabırla okunmayı hak eden, düşündüren ve etkisi kitabın son sayfasından sonra dâhi devam eden bir kitap. herkese hitap etmeyebilir hatta ağır gelebilir. amma velakin dilin, düşüncenin ve insanın iç dünyasının ilişkisini merak edenler için kesinlikle okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. yine de sıkabilir orası ayrı..
devamını gör...
sadece bekarların bildiği şeyler
çok çok üzücü ve zor şeylerdir. evliler anlamaz. örneğin;
yatağının karşısındaki komidine 20 parfüm, 6 deorant, 4-5 roll on, tıraş losyonları, saatler vs dizebilirsin (benim ki bu halde) kimse orada ona da yer açmanı istemez.
istediğin saatte evde istediğini pişirebilirsin kimse gece gece yağ koktu diye şikayet etmez.
gecenin 1 i bile olsa arkadaşın arayıp kalk hadi gidip dürüm gömelim dediğinde motora atlar gidersin kimse hesap sormaz.
1 kasa bira alıp peş peşe yüzüklerin efendisi 1-2-3 izleyebilirsin kimse kalkıp benim dizim başlayacak demez.
2 günlük tatilinde hiçbir şey yapmayıp evde full pc başında oyun oynadıktan sonra gece vakti dur lan bari şuraları süpürüp sileyim iyi dağıttık dediğinde kimse uyanıp kafanı şişirmez.
kafan çok dolu olduğunda yatağa gitmeyip kanepeye yayılıp tv karşısında ses ile uyuyabilirsin ve trip yemezsin
tabağında her öğünde mutlaka bir ölü hayvan olabilir. kimse "-yaa sebze de yemek lazım sağlık şu bu demez."
seks hayatın daha düzgündür. çünkü hergün görüşmediğin için partnerlerinin başı ağrımaz ve her seferinde aynı kişi ile sevişmediğin için sıkılmazsın. haftada en az 3 gün sevişebilirsin.
evini istediğin gibi süper kahraman figürleri, fincanları vs ile doldurabilirsin.
eğer death metal/ deathcore/ metalcore vs gibi biraz sert müzikler dinliyorsan evde kimsenin kafası şişmez istediğin saatte istediğin gibi çalarsın.
yatağının karşısındaki komidine 20 parfüm, 6 deorant, 4-5 roll on, tıraş losyonları, saatler vs dizebilirsin (benim ki bu halde) kimse orada ona da yer açmanı istemez.
istediğin saatte evde istediğini pişirebilirsin kimse gece gece yağ koktu diye şikayet etmez.
gecenin 1 i bile olsa arkadaşın arayıp kalk hadi gidip dürüm gömelim dediğinde motora atlar gidersin kimse hesap sormaz.
1 kasa bira alıp peş peşe yüzüklerin efendisi 1-2-3 izleyebilirsin kimse kalkıp benim dizim başlayacak demez.
2 günlük tatilinde hiçbir şey yapmayıp evde full pc başında oyun oynadıktan sonra gece vakti dur lan bari şuraları süpürüp sileyim iyi dağıttık dediğinde kimse uyanıp kafanı şişirmez.
kafan çok dolu olduğunda yatağa gitmeyip kanepeye yayılıp tv karşısında ses ile uyuyabilirsin ve trip yemezsin
tabağında her öğünde mutlaka bir ölü hayvan olabilir. kimse "-yaa sebze de yemek lazım sağlık şu bu demez."
seks hayatın daha düzgündür. çünkü hergün görüşmediğin için partnerlerinin başı ağrımaz ve her seferinde aynı kişi ile sevişmediğin için sıkılmazsın. haftada en az 3 gün sevişebilirsin.
evini istediğin gibi süper kahraman figürleri, fincanları vs ile doldurabilirsin.
eğer death metal/ deathcore/ metalcore vs gibi biraz sert müzikler dinliyorsan evde kimsenin kafası şişmez istediğin saatte istediğin gibi çalarsın.
devamını gör...
yatağın soğuk tarafı
yatağın yaylarının daha sert olduğu taraftır. yatakta dengeli yatmak yatağın sağlığı açısından gereklidir. hattâ yatağın kullanım kılavuzunda belli sürelerde yatağı ters yüz etmek gerektiği yazıyor.
devamını gör...
sadece bekarların bildiği şeyler
bekar kelimesini kelimenin geniş anlamıyla ele alırsak yatağın soğuk tarafı dır.
devamını gör...




