zaman tüneli
prenses olsan hangisi olurdun
masallar cinsiyetçidir. ben o masalda masada ki tabak olmak isterdim. daha mantıklı varoluşum olurdu.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın, mutlu günler herkese.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
dün canımın içi sevgilimle konuşurken ayın son 10 günü istanbul'da ol gerikalan kısımlarında da hafta 2 gün kedimle olmak istiyorum dedim.
baktı yani sadece 15 gün mü görüşeceğiz dedi??? ben çok vıcık vıcık bir ilişkiden sıkılırım, birbirimize alan açmamız gerekiyor dedim.
tartıştık. kabul etmedi. sen benim sevgimden sıkılsan da ben seni sevgiye boğacağım diyor. ergenken bile böyle bir ilşiki yaşamadım. tabi ki manitle geçmişimiz var da daha 1 ay yeni bitmişken.
seks, iletişim, paylaşım süper ama biraz k.ç k.ça mıyız yahu??? bana senin sorunun bağlanma korkusu dedi. bağlanırsam yönetilirim korkusu. ayy bilmiyorum vallaha eğlenmelik kız olmak lazımmış anacığmmm.
yine de biliyorum ki seviyorum merkez.
baktı yani sadece 15 gün mü görüşeceğiz dedi??? ben çok vıcık vıcık bir ilişkiden sıkılırım, birbirimize alan açmamız gerekiyor dedim.
tartıştık. kabul etmedi. sen benim sevgimden sıkılsan da ben seni sevgiye boğacağım diyor. ergenken bile böyle bir ilşiki yaşamadım. tabi ki manitle geçmişimiz var da daha 1 ay yeni bitmişken.
seks, iletişim, paylaşım süper ama biraz k.ç k.ça mıyız yahu??? bana senin sorunun bağlanma korkusu dedi. bağlanırsam yönetilirim korkusu. ayy bilmiyorum vallaha eğlenmelik kız olmak lazımmış anacığmmm.
yine de biliyorum ki seviyorum merkez.
devamını gör...
teenage mutant ninja turtles
benim michelangelo ya sempatim vardı. hatta en sevdiğim renk turuncu ve en sevdiğim gıda pizza onun sayesinde. hayat bizi iki ayaklı ninja kaplumbağalara dönüştürdü belkide...
ayrıca itiraf ediyorum, normal sözlük teması turuncu diye buradayım..
edit: en sevdiğim meyve de portakal ve en sevdiğim sebze havuç ve ve kızıl saçlı çilli hatunlardan hoşlanırdım. (vay aqq sabah sabah yaşadığım aydınlanmaya bak).
ayrıca itiraf ediyorum, normal sözlük teması turuncu diye buradayım..
edit: en sevdiğim meyve de portakal ve en sevdiğim sebze havuç ve ve kızıl saçlı çilli hatunlardan hoşlanırdım. (vay aqq sabah sabah yaşadığım aydınlanmaya bak).
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın minnoşlar
birazdan annem ve babamım mezarına gideceğim. dualarını edeceğim. hüzünlüyüm aynı izmir gibi kapalı...
sizin güzel birgününüz olsun. sevdiklerinize bugün sonmuş gibi sarılın.
birazdan annem ve babamım mezarına gideceğim. dualarını edeceğim. hüzünlüyüm aynı izmir gibi kapalı...
sizin güzel birgününüz olsun. sevdiklerinize bugün sonmuş gibi sarılın.
devamını gör...
günaydın sözlük
bugün o kadar da enerjik uyanmadım umarım çabucak biter.
ultra hızlı kuruyan bi’ şemsiyem vardı üzerinize afiyet geçen sene kendisini çok incittim* o yüzden yenisini almam lazım zira şemsiyem yok ama başak burcu ertelemesi var üstümde. “öyle bir erteleme mi var” dediğinizi duyar gibiyim, araştırmanızı öneririm. var.
sabah sabah ne anlatıyor bu değişik tepkisi almadan* günaydın diyip edebimle otobüs beklememe döneyim bari..
gününüz sorunsuz geçsin, günaydınlar sözlük.
ultra hızlı kuruyan bi’ şemsiyem vardı üzerinize afiyet geçen sene kendisini çok incittim* o yüzden yenisini almam lazım zira şemsiyem yok ama başak burcu ertelemesi var üstümde. “öyle bir erteleme mi var” dediğinizi duyar gibiyim, araştırmanızı öneririm. var.
sabah sabah ne anlatıyor bu değişik tepkisi almadan* günaydın diyip edebimle otobüs beklememe döneyim bari..
gününüz sorunsuz geçsin, günaydınlar sözlük.
devamını gör...
prenses olsan hangisi olurdun
prenses olmak için prense ihtiyacım yok. estetik cerrah işini iyi yapsın yeter. babam zaten kral adam.
devamını gör...
günaydın sözlük
kapıyı pencereyi kapatıp üzerinde bir takım kıyafetler ve örtülerle uyumayı seven insan var, bunu asla anlayamayacağım..
günaydın
günaydın
devamını gör...
prenses olsan hangisi olurdun
köylü bir ailede doğan prenses, kocasının prensesi falan *
devamını gör...
prenses olsan hangisi olurdun
pamuk prenses olurdum, herkese öptürüdüm. evet.*
devamını gör...
tek bir yazara büyü yapıp dört yazarı etkilemek
devamını gör...
ekonovich'ten uygulamalı kaos dersi almak
#4074318
ekonovich abi ne diyo bu, kaşınıyor galiba. ben tuttum vur abi hehe..
ekonovich abi ne diyo bu, kaşınıyor galiba. ben tuttum vur abi hehe..
devamını gör...
tek bir yazara büyü yapıp dört yazarı etkilemek
normalde insan sinirlenir, entry girer, engeller geçer gider... ben bunu yapmadım... oturdum ve büyü yapmaya karar verdim... bazı insanlara cevap vermek yetmiyo arkadaşlar, insan bi noktadan sonra “bunu artık doğaüstü güçlerle çözmem lazım” diyerek konuyu karanlık güçlere teslim etmek istiyo kusura bakmayın...
gece saat üç gibi bu yazarın adını bi kağıda yazdım, kağıdı katladım, mum yaktım. sonra ne yapacağımı bilmediğim için yaklaşık kırk dakika telegramda büyü tarifleri aradım. her kanalda başka bi şey yazıyo.... bi ara kafam iyice gitti, vultus templorum'a ve grimoar.cz'ye uzun uzun bakındım... birinde tuz gerekiyo, diğerinde saç teli, başka birinde ay ışığı falan... en sonunda hiçbir şey anlamadım ama üşenmişken yarıda bırakmak da istemedim...
neyse bi şekilde ritüeli yaptım. son aşamada da “başıma bir şey gelirse google play sorumludur” gibi bi şey söylemem gerekiyormuş, onu da söyledim, bitti...
ertesi gün sözlüğe girdiğimde yazar yoktu... önce çok önemsemedim, belki işi vardır dedim. öğlen baktım yok, akşam baktım yine yok... geceye doğru artık hafif hafif şüphelenmeye başladım... sadece yok olan o değildi, ara ara yazan 3 yazar daha kayıptı açıkçası...
ilk başta hadi benim yaptığım büyü tuttu diye düşündüm... sonuçta gece üçte oturup ritüel yaptığım insan ortada yoktu okay... ama diğer üç kişi nerede lan? onlara da mı büyü yaptım ben? farkında olmadan toplu büyü mü yaptım? acaba ritüelde yanlışlıkla “bu ve çevresindeki herkes” gibi bi şey mi söyledim diye gece yaptıklarımı hatırlamaya çalıştım... sonra fark ettim macarca bir şeyler söyledim ben büyüyü yaparken... ben bir kişiye sinirlenip dört kişiyi yok edecek kadar güçlü bi büyücü mü oldum diye düşünmeye başladım... hafif bi özgüven geldi...
sonra bu büyü yaptığım yazarın entrylerini açıp okudum, yazım tarzını, imla hatalarına falan uzun uzun bakındım ve diğer yazarların yazdıklarına göz gezdirdim... sonunda fark ettim ki bunlar dört farklı insan değilmiş... meğer yazarın üç tane fake'i varmış...
ağız tadıyla birine büyü bile yapamıyoruz... bi kişiye büyü yapıyoruz dört kişi ortadan kayboluyo... sonra oturup acaba neyi yanlış yaptım, bu insanlar nereye kayboldular diye korka korka diye araştırma yapmak zorunda kalıyoruz... bu fake hesap kullanımı canımı sıktı gece gece...
gece saat üç gibi bu yazarın adını bi kağıda yazdım, kağıdı katladım, mum yaktım. sonra ne yapacağımı bilmediğim için yaklaşık kırk dakika telegramda büyü tarifleri aradım. her kanalda başka bi şey yazıyo.... bi ara kafam iyice gitti, vultus templorum'a ve grimoar.cz'ye uzun uzun bakındım... birinde tuz gerekiyo, diğerinde saç teli, başka birinde ay ışığı falan... en sonunda hiçbir şey anlamadım ama üşenmişken yarıda bırakmak da istemedim...
neyse bi şekilde ritüeli yaptım. son aşamada da “başıma bir şey gelirse google play sorumludur” gibi bi şey söylemem gerekiyormuş, onu da söyledim, bitti...
ertesi gün sözlüğe girdiğimde yazar yoktu... önce çok önemsemedim, belki işi vardır dedim. öğlen baktım yok, akşam baktım yine yok... geceye doğru artık hafif hafif şüphelenmeye başladım... sadece yok olan o değildi, ara ara yazan 3 yazar daha kayıptı açıkçası...
ilk başta hadi benim yaptığım büyü tuttu diye düşündüm... sonuçta gece üçte oturup ritüel yaptığım insan ortada yoktu okay... ama diğer üç kişi nerede lan? onlara da mı büyü yaptım ben? farkında olmadan toplu büyü mü yaptım? acaba ritüelde yanlışlıkla “bu ve çevresindeki herkes” gibi bi şey mi söyledim diye gece yaptıklarımı hatırlamaya çalıştım... sonra fark ettim macarca bir şeyler söyledim ben büyüyü yaparken... ben bir kişiye sinirlenip dört kişiyi yok edecek kadar güçlü bi büyücü mü oldum diye düşünmeye başladım... hafif bi özgüven geldi...
sonra bu büyü yaptığım yazarın entrylerini açıp okudum, yazım tarzını, imla hatalarına falan uzun uzun bakındım ve diğer yazarların yazdıklarına göz gezdirdim... sonunda fark ettim ki bunlar dört farklı insan değilmiş... meğer yazarın üç tane fake'i varmış...
ağız tadıyla birine büyü bile yapamıyoruz... bi kişiye büyü yapıyoruz dört kişi ortadan kayboluyo... sonra oturup acaba neyi yanlış yaptım, bu insanlar nereye kayboldular diye korka korka diye araştırma yapmak zorunda kalıyoruz... bu fake hesap kullanımı canımı sıktı gece gece...
devamını gör...
teenage mutant ninja turtles
her biri kişiliklerine zıt özellikler taşıyan silahlarla donatılmıştır.
raphael: kaplumbağalar arasında en sinirlisi ve en şiddetlisidir. silahı ise savunma ve korumada kullanılan sais' dir.
michelangelo: kaplumbağalar arasında en umursamaz ve hiçbir şeye dikkat etmeyendir. silahı ise dikkat ve odaklanma gereketiren nunchaku'dır.
donatello: kaplumbağalar arasında en zeki ve teknolojik olanıdır. silahı ise tahtadan basit bir sopa bo'dur.
leonardo: kaplumbağalar arasında en barışcıl ve en etik olanıdır ve bundan dolayı ölümcül bıçaklı olan tek kişidir, katana'yı kullanır.
kısacası usta splinter: sinirli olana savunma silahı, dikkat dağınıklı olana dikkat isteyen silah, teknolojik olana teknoloji içermeyen bir silah, en etik ve barışcı olana ise en keskin silahı vermiştir.
raphael: kaplumbağalar arasında en sinirlisi ve en şiddetlisidir. silahı ise savunma ve korumada kullanılan sais' dir.
michelangelo: kaplumbağalar arasında en umursamaz ve hiçbir şeye dikkat etmeyendir. silahı ise dikkat ve odaklanma gereketiren nunchaku'dır.
donatello: kaplumbağalar arasında en zeki ve teknolojik olanıdır. silahı ise tahtadan basit bir sopa bo'dur.
leonardo: kaplumbağalar arasında en barışcıl ve en etik olanıdır ve bundan dolayı ölümcül bıçaklı olan tek kişidir, katana'yı kullanır.
kısacası usta splinter: sinirli olana savunma silahı, dikkat dağınıklı olana dikkat isteyen silah, teknolojik olana teknoloji içermeyen bir silah, en etik ve barışcı olana ise en keskin silahı vermiştir.
devamını gör...
sözlüğün karanlık enerjisinin bu gece boşaltılmamış olması
sözlükte tuhaf kaotik, karanlık bi enerji var ve normalde bu enerjiyi sözlük yazarları tamamen büyümeden gün içinde ya da gece tartışarak yok ediyo... bugün o enerji yok edilmemiş... gece boyunca hiç tartışma çıkmamış... sözlükte kimse kimseyle kavga etmemiş... kimse kimseye laf sokmamış, kimse birinin entrysine sinirlenip üç paragraf cevap yazmamış, daha da kötüsü kimse “bana baksana sen...'' diye başlayan bi entry girmemiş...aklıma çok kötü şeyler geliyo arkadaşlar, bu enerji yarın öyle büyük bi hale ulaşacak ki... allahım yardım et bize...
şu an o devasa nefret ve kaos enerjisi sözlüğün sunucularında, başlıklarında, silinen entrylerin gölgesinde katlanarak büyüyo... ben bu kurguyu biliyorum... kuşların sustuğu, rüzgarın kestiği o meşum sessizlik... ufak tefek bombalar atılmadıysa kocaman bir bonba bize doğru geliyo arkadaşlar yarına dikkat edelim...
yarın sabah biri çıkıp çay mı kahve mi gibi en masum başlığa bile ana avrat söverek gelebilir... o biriken hırsla, o nötrlenmemiş kaotik enerjiyle millet birbirinin yedi sülalesine, nazar boncuğuna, saniyede 24 karesine kadar dalacak... bu kavga sadece yazarları değil, sözlüğü de haritadan silebilir...
o yüzden rica ediyorum, yarın herkes kendine ve akıl sağlığına dikkat etsin. imkanı olan yarın sözlüğe girmesin... ben aşırı korktuğum için yarın sözlüğe girmeyeceğim arkadaşlar kalbim o kadar büyük bi aksiyona dayanamaz...
eğer sözlük yok olursa 2 kişi dışında hepinizi çok sevdiğimi söylemek istiyorum... o 2 kişi dışında hepinizi tanımak çok güzeldi...
şu an o devasa nefret ve kaos enerjisi sözlüğün sunucularında, başlıklarında, silinen entrylerin gölgesinde katlanarak büyüyo... ben bu kurguyu biliyorum... kuşların sustuğu, rüzgarın kestiği o meşum sessizlik... ufak tefek bombalar atılmadıysa kocaman bir bonba bize doğru geliyo arkadaşlar yarına dikkat edelim...
yarın sabah biri çıkıp çay mı kahve mi gibi en masum başlığa bile ana avrat söverek gelebilir... o biriken hırsla, o nötrlenmemiş kaotik enerjiyle millet birbirinin yedi sülalesine, nazar boncuğuna, saniyede 24 karesine kadar dalacak... bu kavga sadece yazarları değil, sözlüğü de haritadan silebilir...
o yüzden rica ediyorum, yarın herkes kendine ve akıl sağlığına dikkat etsin. imkanı olan yarın sözlüğe girmesin... ben aşırı korktuğum için yarın sözlüğe girmeyeceğim arkadaşlar kalbim o kadar büyük bi aksiyona dayanamaz...
eğer sözlük yok olursa 2 kişi dışında hepinizi çok sevdiğimi söylemek istiyorum... o 2 kişi dışında hepinizi tanımak çok güzeldi...
devamını gör...
simon arshaki ter-petrosian
kamo namiyla yahut ecnebilerin deyimi ile nom de guerre’i ile bilinir ararat’in bu hircin evladi.
devamını gör...
simon arshaki ter-petrosian
sscb devrimci hareketinin en gözü kara militanlarından biri. adamın hayatı başlı başına bir devrimcilik destanı. bolşeviklerin şu işi halletmemiz lazım deyip kapısını çaldığı, kendisinin de muhtemelen hiç düşünmeden tamam dediği eleman. dinamitle, silahla, banka soygunuyla, firarla işi olmuş. sakin bir hayat sürmek gibi bir derdi pek olmamış.
devamını gör...
de rerum natura
lucretius’un arada aklima gelen, “okurum bir ara yea” diye yillardir kendime feyk atmama sebep olan eseri. milattan sonraki birinci yuzyilda yazilmistir. atomizme, aklin ve ruhun dogasina, duyuya ve dusunceye, dunyanin ve varligin / fenomenin olusumuna deginir diyorlar hakkinda.
devamını gör...

