zaman tüneli
13 ekim 2026 galatasaray-barcelona maçı
beklenin aksine fark olmayacağını düşünüyorum.
raphinha yok zaten, 2 golü de oradan düştüm.
böyle kısır bir maç olur gibi.
tabi ki stoper kırmızı görür bahsimizi aldık çünkü ev sahibiyiz ulan yaparız ederiz atarız diye gideceksin belki de atacaksın ama kaptırdığın anda arkaya kaçarlar anneeeem.*
skoru da ilk cümledekine göre oynadım.
bakalım, gelirse yarın spada taş masajı ısmarlarım kendime.
(o diğerlerinden pahalı ya, ekstraya giriyor)
raphinha yok zaten, 2 golü de oradan düştüm.
böyle kısır bir maç olur gibi.
tabi ki stoper kırmızı görür bahsimizi aldık çünkü ev sahibiyiz ulan yaparız ederiz atarız diye gideceksin belki de atacaksın ama kaptırdığın anda arkaya kaçarlar anneeeem.*
skoru da ilk cümledekine göre oynadım.
bakalım, gelirse yarın spada taş masajı ısmarlarım kendime.
(o diğerlerinden pahalı ya, ekstraya giriyor)
devamını gör...
birazcık bulut (yazar)
#4089896 eko'nun duası kabul edildi galiba. hoş gelmiş yazar adayımız.
devamını gör...
gülşah yıldırım genç
bugün vahap seçer'in yerine mersin büyük şehir belediye başkan vekili seçilmiş silifkeli yörük kızıdır.
devamını gör...
bordo ruj
inci gibi, bembeyaz dişleriniz yoksa bence biraz tatsız görünen ruj.
devamını gör...
en fingirdek burç
bence fingirdekliğin burçla değil, biraz da insanın içindeki sebepsiz neşeyle ilgisi var. ama illa bir burç seçeceksek ben terazi derdim.
daha merhaba demeden saçını düzelten, gülerken karşısındakinin koluna dokunan, kasada sıra beklerken bile biriyle göz göze gelip gülümseyen bir tanıdığım var. burcu terazi. kadın ekmek almaya gidiyor, eve dönene kadar mahallede üç kişiyle samimi olmuş oluyor.
daha merhaba demeden saçını düzelten, gülerken karşısındakinin koluna dokunan, kasada sıra beklerken bile biriyle göz göze gelip gülümseyen bir tanıdığım var. burcu terazi. kadın ekmek almaya gidiyor, eve dönene kadar mahallede üç kişiyle samimi olmuş oluyor.
devamını gör...
kadın trafik polisleri
son zamanlarda trafikte çok fazla görüyorum. ya sayıları çok mu arttı ya ben mi çok denk geliyorum bilinmez.
çoğu da niyeyse güzel oluyor. çevirmeye yakalandığı için pek az sevinir insan, seviniyorsa da sebebi onlar. suçum varsa kelepçe de takın memurem ben severim.*
çoğu da niyeyse güzel oluyor. çevirmeye yakalandığı için pek az sevinir insan, seviniyorsa da sebebi onlar. suçum varsa kelepçe de takın memurem ben severim.*
devamını gör...
fiyatı pahalı gelince mağazada uydurulan yalanlar
ben direkt pahalıymış diyorum, ne kırılgan egonuz varmış. orada çalışan tezgahtar/kasiyer sizden zengin mi sanki, kime neyin kuyruğunu dik tutmaya çalışıyorsunuz ki.
devamını gör...
en fingirdek burç
balık mı. biz ağlamakla meşgul değil miydik?
devamını gör...
sözlükteki gotik kız eksikliği
bir fosil olarak emolardan yana kullaniyorum oyumu
devamını gör...
zendaya'nın güzel olmaması
örümcek adam filmlerindeki performansıyla tanıdım kalan filmlerini izlemedim, çok çok güzel diyemem elbette ama sempatik geliyor bana. güzel değil ama tatlı derler ya öyle işte.
devamını gör...
en fingirdek burç
#4089819 milyon kere başak.
devamını gör...
fiyatı pahalı gelince mağazada uydurulan yalanlar
geçen gün bir hırka beğendim mağazada. öyle bir beğenmek ki dokusuna bakıyorum, kolunu düzeltiyorum, aynada kendime tutup nasıl duracağını düşünüyorum. sonra etiketi çevirdim.
neyse, hırkayla aramızda güzel bir şey başlamadan bitti.
annem yanımda olsa kesin “bunun aynısını evde öreriz” derdi. halbuki ikimiz de öremiyoruz.
ben de mağaza çalışanına dönüp “çok güzelmiş ama ben aslında başka rengini arıyordum” dedim. kadın da hangi renk diye sordu. bir an durdum, aklıma hiçbir renk gelmedi. “ daha koyu bir renk olabilir ama ben bir dolanıp geleyim bulamazsam bu da güzel ” dedim ve hırkayı yerine bıraktım.
sonra mağazadan çıkınca kendime kızdım. sanki pahalı bulduğumu söylesem ayıp olacakmış gibi boşu boşuna yalan atmış oldum. halbuki insanın bazen bir şeyi çok beğenip almamaya da hakkı var. keşke fiyatlara bakarken içimiz bu kadar burkulmasa.
hırkayı almadım tabii. ama eve dönerken aklım hala ondaydı. insan bazen bir kıyafeti değil de, onu hiç düşünmeden alabilecek kadar rahat olduğu bir hayatı istiyor galiba.
neyse, hırkayla aramızda güzel bir şey başlamadan bitti.
annem yanımda olsa kesin “bunun aynısını evde öreriz” derdi. halbuki ikimiz de öremiyoruz.
ben de mağaza çalışanına dönüp “çok güzelmiş ama ben aslında başka rengini arıyordum” dedim. kadın da hangi renk diye sordu. bir an durdum, aklıma hiçbir renk gelmedi. “ daha koyu bir renk olabilir ama ben bir dolanıp geleyim bulamazsam bu da güzel ” dedim ve hırkayı yerine bıraktım.
sonra mağazadan çıkınca kendime kızdım. sanki pahalı bulduğumu söylesem ayıp olacakmış gibi boşu boşuna yalan atmış oldum. halbuki insanın bazen bir şeyi çok beğenip almamaya da hakkı var. keşke fiyatlara bakarken içimiz bu kadar burkulmasa.
hırkayı almadım tabii. ama eve dönerken aklım hala ondaydı. insan bazen bir kıyafeti değil de, onu hiç düşünmeden alabilecek kadar rahat olduğu bir hayatı istiyor galiba.
devamını gör...
zevkler ve renkler tartışılmaz sözünün anlamı
kardeşim seninle mi uğraşacağım'ın kibarcası.
devamını gör...
ayda 3000 tl kenara atabilen insan
çalışmadığım halde ben. ufak ufak birikiyor vallahi.
devamını gör...
sınavda kesin soru çıkar denilen yerden hiç soru çıkmaması
bize şeyi sordular şeyi, 15 yaşını doldurup da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda dava zamanaşımı kaç yıldır dediler! cevab veremedim!
devamını gör...
fiyatı pahalı gelince mağazada uydurulan yalanlar
manyak mısınız niye yalan söylüyorsunuz?
-hmm, bütçeme uygun değilmiş.
de geç.
satış görevlisi sizi zaten 5 saniye sonra unutacak lan bu neyin kıvırması?*
-hmm, bütçeme uygun değilmiş.
de geç.
satış görevlisi sizi zaten 5 saniye sonra unutacak lan bu neyin kıvırması?*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çocukluk fotoğrafları
hayvanların yavruları çok tatlı oluyor ya anlamıyorum bunca tatlılık nasıl böyle bazılarınız gudubete döndü ne oldu acaba küçükkene
devamını gör...
zengin olmanın ucundan dönmek
babamın bir zamanlar zengin olmanın ucundan döndüğünü düşünüyorum bazen. aslında zengin olmak dediğim de öyle yatlar katlar değil. annemin yıllarca ertelediği şeyleri ertelemek zorunda kalmadığı, babamın bir şey alırken önce fiyatına bakmadığı, benim de büyürken bazı şeyleri istemeye utanmadığım bir hayat.
bir ara babamın eline güzel bir fırsat geçmiş. herkes olacak gözüyle bakmış ama son anda olmamış. nedenini şimdi tam hatırlamıyorum. çocukken büyüklerin para konuşmalarını anlamazdım zaten. yalnızca o günlerde babamın biraz daha sessiz olduğunu hatırlıyorum.
sonra hayat devam etmiş. faturalar ödenmiş, alışveriş yapılmış, biz büyümüşüz. kimse dönüp de o fırsat olsaydı nasıl bir hayatımız olurdu diye konuşmamış. belki babam unutmuştur bile.
ama ben bazen düşünüyorum. belki annem bir gün kendine almak isteyip de vazgeçtiği o şeyi alırdı. belki babam bu kadar yorulmazdı. belki bazı akşamlar eve geldiğinde yüzündeki yorgunluk yerine başka bir şey görürdüm.
en çok da bunu bilmemek üzüyor beni. insan hiç yaşamadığı bir hayatı nasıl özler ki? o evde hiç oturmadık, o rahatlığı hiç görmedik. ama sanki bir zamanlar bize de ait olabilecek bir şey, çok yakınımızdan geçip gitmiş.
babamın o fırsatı kaybettiği gün ne hissettiğini bilmiyorum. keşke bir kere sorsaydım. şimdi sorsam da belki hatırlamaz. belki de hatırlar ama bana belli etmez.
bazı şeyler insanın elinden bir kere kaçıyor. geriye de yalnızca, acaba hayatımız nasıl olurdu diye düşünmek kalıyor.
bir ara babamın eline güzel bir fırsat geçmiş. herkes olacak gözüyle bakmış ama son anda olmamış. nedenini şimdi tam hatırlamıyorum. çocukken büyüklerin para konuşmalarını anlamazdım zaten. yalnızca o günlerde babamın biraz daha sessiz olduğunu hatırlıyorum.
sonra hayat devam etmiş. faturalar ödenmiş, alışveriş yapılmış, biz büyümüşüz. kimse dönüp de o fırsat olsaydı nasıl bir hayatımız olurdu diye konuşmamış. belki babam unutmuştur bile.
ama ben bazen düşünüyorum. belki annem bir gün kendine almak isteyip de vazgeçtiği o şeyi alırdı. belki babam bu kadar yorulmazdı. belki bazı akşamlar eve geldiğinde yüzündeki yorgunluk yerine başka bir şey görürdüm.
en çok da bunu bilmemek üzüyor beni. insan hiç yaşamadığı bir hayatı nasıl özler ki? o evde hiç oturmadık, o rahatlığı hiç görmedik. ama sanki bir zamanlar bize de ait olabilecek bir şey, çok yakınımızdan geçip gitmiş.
babamın o fırsatı kaybettiği gün ne hissettiğini bilmiyorum. keşke bir kere sorsaydım. şimdi sorsam da belki hatırlamaz. belki de hatırlar ama bana belli etmez.
bazı şeyler insanın elinden bir kere kaçıyor. geriye de yalnızca, acaba hayatımız nasıl olurdu diye düşünmek kalıyor.
devamını gör...
fiyatı pahalı gelince mağazada uydurulan yalanlar
(bkz: ben bi eşime sorayım ekolü)
devamını gör...
