zaman tüneli
bir anda evde panik yaratan çok basit şey
kedi hatta benimki gibi bir tekir kedi. bir yere girer çıkmaz ararken panik yaratır. enerjisi bitmez bir şeyleri kırılacak diye panik yaratır.
devamını gör...
tarayıcı geçmişini silip tövbe istiğfar etmek
geçici tövbedir bence.
devamını gör...
sürekli aynı kişilere tekrar tekrar aşık olmak
o sana aşık olmuyorsa sıkıntı büyük.
devamını gör...
ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler
tarihi olarak bu cümlenin söylendiğine dair herhangi bir somut delil yoktur. ağızdan ağıza yayılmış bir söylentiyi mi konusuyoruz yoksa tarih sahnesi içerisinde kurgulanmış- tasarlanmış bir cümleyi mi bilmiyorum. ben delili olmayan her şeye kuşkuyla bakarım. insanlar manipülatiftir ve her şeyi kurgulayabilir.
araştırmalarım esnasında karşıma değiştirilmiş, bağlamından koparılmış tarihi olaylar çıktığı oldu. her kaynakta farklı ifade edilen olaylarda. bu yüzden, her zaman olayı %50 olasılık dahilinde tutarım. yine de söylenmişte olabilir tabi. her iki seçenekte %50 ihtimal.
araştırmalarım esnasında karşıma değiştirilmiş, bağlamından koparılmış tarihi olaylar çıktığı oldu. her kaynakta farklı ifade edilen olaylarda. bu yüzden, her zaman olayı %50 olasılık dahilinde tutarım. yine de söylenmişte olabilir tabi. her iki seçenekte %50 ihtimal.
devamını gör...
yeni bir ilişkiye başlamak
başlayacak yerlerim ağrıyor.
devamını gör...
sabah uyandığında kadın olmak
çok istediğim hede.
tiktokta dolaştıkça kadın olmadığımı öğreniyorum sürekli. hem de başka başka şekillerde. eril eril biriymişim meğer. bi keresinde hocam "heykelini diksek toştoşlarına beton yetmez" demişti. yürekli birisin diyor sanmıştım. belki de adam eril eril oluşumdan dem vuruyordu.
2024 yılında kampta etek giydim, ekip arkadaşlarımdan biri büyük bir hayretle işaret parmağını bana uzatarak "aaa etek" dedi.
artık ben de şüphe eder haldeyim. kadınlığın gerekliliklerini yerine getiremiyorum belki de. yazdıkça aydınlanıyorum...
tiktokta dolaştıkça kadın olmadığımı öğreniyorum sürekli. hem de başka başka şekillerde. eril eril biriymişim meğer. bi keresinde hocam "heykelini diksek toştoşlarına beton yetmez" demişti. yürekli birisin diyor sanmıştım. belki de adam eril eril oluşumdan dem vuruyordu.
2024 yılında kampta etek giydim, ekip arkadaşlarımdan biri büyük bir hayretle işaret parmağını bana uzatarak "aaa etek" dedi.
artık ben de şüphe eder haldeyim. kadınlığın gerekliliklerini yerine getiremiyorum belki de. yazdıkça aydınlanıyorum...
devamını gör...
hemoroidli patron ben idim
zor bir rahatsızlıktır. ilk fark ettiğiniz anda doktora gitmeniz önemlidir. hemoroid'in seviyeleri vardır. başlangıç aşamasındayken krem ve alternatif yöntemlerle sorun çözülebiliyor ama ilerlemiş ve ciddi sorun çıkartan vakalarda, operasyon gerekiyor.
operasyonda çok tatlı bir çözüm değil. hemoroid lavabo alışkanlıklarıyla doğru orantılıdır. operasyon geçirseniz bile, yeniden oluşabilir. illet bir şeydir. keza, amcam geçmişte operasyonunu geçirmiş olmasına rağmen, kendisinde tekrarlamıştır.
tuvalette uzun oturmayın, çok ıkınmayın. bu ikisi direkt sebepleridir.
operasyonda çok tatlı bir çözüm değil. hemoroid lavabo alışkanlıklarıyla doğru orantılıdır. operasyon geçirseniz bile, yeniden oluşabilir. illet bir şeydir. keza, amcam geçmişte operasyonunu geçirmiş olmasına rağmen, kendisinde tekrarlamıştır.
tuvalette uzun oturmayın, çok ıkınmayın. bu ikisi direkt sebepleridir.
devamını gör...
kişisel tarihinizdeki en önemli zafer
tezimi vermek.
asla akademik bir zafer değildi.
psikolojik bir zafer oldu.
asla akademik bir zafer değildi.
psikolojik bir zafer oldu.
devamını gör...
tarayıcı geçmişini silip tövbe istiğfar etmek
iş yerinde düzenli yaptığım eylemdir.
kontrol edilme fikrinden hoşlanmıyorum. eğer çalışanınıza güvenmiyorsanız, işe almayacaksınız. bilgisayarları ve dolaylı yoldan çalışanları, ıt ekibi üzerinden kontrol altında tutmakta nedir?
bu yüzden iş bilgisayarlarını olabildiğince kullanmam. gizliliğiniz ve özeliniz yok çünkü. resmen şahsınızla ilgili gün gün veri toplanıyor.
ben hala ofis masası ve bilgisayarı olduğu için sevinen çalışanlara anlam veremiyorum. adamlar bilgisayarı açtığınız andan- kapattığınız an'a kadar her şeyi kayıt ediyorlar. üzülmeniz lazım, sevinmeniz değil. bir de mümkünse lütfen değerli hissetmeyin. bu çalışana verilen değerle alakalı bir şey değil. aksine çalışanın değerini küçültür.
kontrol edilme fikrinden hoşlanmıyorum. eğer çalışanınıza güvenmiyorsanız, işe almayacaksınız. bilgisayarları ve dolaylı yoldan çalışanları, ıt ekibi üzerinden kontrol altında tutmakta nedir?
bu yüzden iş bilgisayarlarını olabildiğince kullanmam. gizliliğiniz ve özeliniz yok çünkü. resmen şahsınızla ilgili gün gün veri toplanıyor.
ben hala ofis masası ve bilgisayarı olduğu için sevinen çalışanlara anlam veremiyorum. adamlar bilgisayarı açtığınız andan- kapattığınız an'a kadar her şeyi kayıt ediyorlar. üzülmeniz lazım, sevinmeniz değil. bir de mümkünse lütfen değerli hissetmeyin. bu çalışana verilen değerle alakalı bir şey değil. aksine çalışanın değerini küçültür.
devamını gör...
bir dişiyi istiyorum isterse bir köpek olsun
azmış kudurmuş bir beyefendinin son arzusu, isyanı.
devamını gör...
alınan en kötü tavsiye
"sittir et"
"takma kafana"
"boşver ya"
ağzının ortasına vururum kardeşim senin. artık bıçak kemiğe dayandı. kendimi zor tutuyorum. paralarım seni. eşşşek sudan gelene kadar döverim.
"takma kafana"
"boşver ya"
ağzının ortasına vururum kardeşim senin. artık bıçak kemiğe dayandı. kendimi zor tutuyorum. paralarım seni. eşşşek sudan gelene kadar döverim.
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
bunun tek bir yolu yoktur, hatta bazen direkt yolu yoktur cunku her insan kendine ozgu oldugundan sebep, onlarla kurdugumuz iliskiler de —ki bu iliskiler ister romantik, ister arkadasca, ister baska turlu olsun— bir o kadar kendine ozgudur. bazi insanlari unutmak icin ozel bir caba gerekmez, bazi insanlar ise bin dereden su getirilse akilda kalir. bonne chance, ne cikarsa bahtiniza.
devamını gör...
yalaması zevkli şeyler
sıfır bir'de cabbarın meybuz yaladığı sahne geldi aklıma
devamını gör...
travma
bu da pipi gibi bişi.
herkes en büyüğü kendinde sanıyor.
herkes en büyüğü kendinde sanıyor.
devamını gör...
travma
türkiye'de doğmuş olmanın bedelidir. jenerasyonlar değişse de, herkesin psikolojik çıktısı aynı. travmatize olmamış 1 tane ebeveyn göremezsiniz. bu iş zincirleme şekilde jenerasyonlara yayılıyor. içine doğduğumuz ülkenin hiçbir standardı stabil değil. sürekli kötüye giden bir süreç var. bu süreçte insanlar zihinsel bütünlüğünü koruyamıyorlar. günümüzde birçok insanın depresyon, bağlanma sorunları, duygu ve davranış bozukluğu, öfke kontrol problemi , istismardan kaynaklı derin çöküşleri ve okb eğilimi var.
say say bitmez.
say say bitmez.
devamını gör...
yeni bir ilişkiye başlamak
doğru insanı yakayabiliyorsanız, harikadır. aksi, sadece zaman kaybı ve harap olmuş sinir sistemiyle sonuçlanır.
devamını gör...
insanların ölüleri ve acılarıyla dalga geçmek
cenaze evinde bunun drop u nerede? hanginiz loot ladı demeyin dayak yersiniz.
devamını gör...
insanların ölüleri ve acılarıyla dalga geçmek
ciddiye alınmaması gereken durumdur. ben güler geçerim. bunun 2 sebebi var:
1. karşınızdaki kişinin psikolojik problemli olması.
bu tarz toplumsal etik anlayışını zedeleyen tavırda olan insanların empati yapma durumları söz konusu değildir. empati eksikliği bir patolojidir. ayrıca, insanların düzenini- dirliğini- duygu durumunu kasıtlı bozmak için onların hassas noktalarına oynamak yine psikolojik anlamda inceleme gerektirir.
özetle: bu tavırdaki biri %70 ve üstü olasılıkla terapiye gitmesi gereken, sağlıklı olmayan biridir. bu insanları muhatap almaya gerek yok.
2. bireysel anlamda size oynanması/ bilinçli olarak sizi kontrolden çıkarma eğilimi
sizi bilinçli olarak kontrolden çıkarıp, kötülemeye çalışan biriyle/ birileriyle karşı karşıya olabilirsiniz. kontrolünüzü kaybedip, hoş olmayan tavırlar sergilemeniz amacıyla sizi tetikliyor olabilirler. istediklerini onlara vermeyin. sırıtın ve geçin.
tecrübeyle baya sabittir. deliriyorlar. başarısız olma fikri, hepsini delirtiyor. kişneyen ego kötüdür sonuçta.
1. karşınızdaki kişinin psikolojik problemli olması.
bu tarz toplumsal etik anlayışını zedeleyen tavırda olan insanların empati yapma durumları söz konusu değildir. empati eksikliği bir patolojidir. ayrıca, insanların düzenini- dirliğini- duygu durumunu kasıtlı bozmak için onların hassas noktalarına oynamak yine psikolojik anlamda inceleme gerektirir.
özetle: bu tavırdaki biri %70 ve üstü olasılıkla terapiye gitmesi gereken, sağlıklı olmayan biridir. bu insanları muhatap almaya gerek yok.
2. bireysel anlamda size oynanması/ bilinçli olarak sizi kontrolden çıkarma eğilimi
sizi bilinçli olarak kontrolden çıkarıp, kötülemeye çalışan biriyle/ birileriyle karşı karşıya olabilirsiniz. kontrolünüzü kaybedip, hoş olmayan tavırlar sergilemeniz amacıyla sizi tetikliyor olabilirler. istediklerini onlara vermeyin. sırıtın ve geçin.
tecrübeyle baya sabittir. deliriyorlar. başarısız olma fikri, hepsini delirtiyor. kişneyen ego kötüdür sonuçta.
devamını gör...
delibal ne demek sorusu
deli bal, arıların özellikle doğu karadeniz bölgesinde yetişen ormangülü (rhododendron ponticum ve rhododendron flavum, halk arasında "komar", "zifin" veya "dağ gülü") çiçeklerinden topladığı nektarlarla ürettiği, içerdiği doğal zehir nedeniyle güçlü etkileri olan özel ve toksik bir bal türüdür.
çağatay ulusoy'un oynadığı türk yapımı sinema filminde ise, bu adın seçilmesi tamamen karakterin kendisine biçilen son ile alakalı. spoiler vermek istemediğim için ileri gitmiyorum. bu bir betimlemedir. sembolik bir kullanım var. balın tanımını bir kez daha okuyun, zaten çıkarım yaparsınız.
çağatay ulusoy'un oynadığı türk yapımı sinema filminde ise, bu adın seçilmesi tamamen karakterin kendisine biçilen son ile alakalı. spoiler vermek istemediğim için ileri gitmiyorum. bu bir betimlemedir. sembolik bir kullanım var. balın tanımını bir kez daha okuyun, zaten çıkarım yaparsınız.
devamını gör...
sürekli aynı kişilere tekrar tekrar aşık olmak
buna 20'li yaşlarımın ortalarına kadar kesinlikle katılırdım ama yetişkin olduktan sonra ve insanların doğasına ait gerçekliği gördükten sonra kesinlikle katılmıyorum.
istisnalar var olabilir fakat bunca yıllık deneyimim bana şunu çok sert biçimde öğretti:
"herkes kendi çıkarı için bir ilişkide var olur. herkes önce kendisini gözetir. duygu var olabilir ama asla bir ilişkide , karşınızdaki kişiye öncelikli tutunma sebebiniz değildir."
yineliyorum: istisnalar olabilir ama çoğunlukla ilişkiler bu şekilde yürüyorlar. geçmişte alttan alttan güdülen bu fayda, şimdi iyice ayyuka çıktı. tüm diyaloglar arz- talep ilişkisi üstünden kuruluyor. "bunu alabiliyorsan, sunu yapabiliyorsan görüşelim" mantığı var. herkes birbirini "kullandığını" ifade ediyor. bu yüzden herkesin "kendisini kullandırması" için yine kendisine biçtiği bir değer var.
"evin var mı?
araban var mı?
ayrı mı yaşıyorsun?
maaşın ne kadar?
kıskanç mısın?
açık giyinir misin?
evlendikten sonra çalışmayacaksın.
izin vermediklerimi yapamazsın.
senin kocan varken paraya ihtiyacın yok. al ek kartımı dilediğini harca
arabanı yenileyelim
git kendine son model iphone'nu al
bu sene beni .... tatile götür
bir erkek tüm kişisel ihtiyaçlarımı karşılayabilmelidir
bir kadın her şeyini finanse etmemi istiyorsa, beni her anlamda mutlu etmelidir vb. kurulan cümleler...
bunlardan tanıdık gelen var mı? elbette vardır. işte bunlar kadınların/ erkeklerin ağızlarından dökülen, arz-talep ilişkisinin örnekleridir.
bu yüzden "sana her gün yeniden aşık oluyorum" cümlesini duydugumda, "bundan çıkarın nedir?" diye sormamak için zor duruyorum.
genelde zaman gösteriyor zaten.
istisnalar var olabilir fakat bunca yıllık deneyimim bana şunu çok sert biçimde öğretti:
"herkes kendi çıkarı için bir ilişkide var olur. herkes önce kendisini gözetir. duygu var olabilir ama asla bir ilişkide , karşınızdaki kişiye öncelikli tutunma sebebiniz değildir."
yineliyorum: istisnalar olabilir ama çoğunlukla ilişkiler bu şekilde yürüyorlar. geçmişte alttan alttan güdülen bu fayda, şimdi iyice ayyuka çıktı. tüm diyaloglar arz- talep ilişkisi üstünden kuruluyor. "bunu alabiliyorsan, sunu yapabiliyorsan görüşelim" mantığı var. herkes birbirini "kullandığını" ifade ediyor. bu yüzden herkesin "kendisini kullandırması" için yine kendisine biçtiği bir değer var.
"evin var mı?
araban var mı?
ayrı mı yaşıyorsun?
maaşın ne kadar?
kıskanç mısın?
açık giyinir misin?
evlendikten sonra çalışmayacaksın.
izin vermediklerimi yapamazsın.
senin kocan varken paraya ihtiyacın yok. al ek kartımı dilediğini harca
arabanı yenileyelim
git kendine son model iphone'nu al
bu sene beni .... tatile götür
bir erkek tüm kişisel ihtiyaçlarımı karşılayabilmelidir
bir kadın her şeyini finanse etmemi istiyorsa, beni her anlamda mutlu etmelidir vb. kurulan cümleler...
bunlardan tanıdık gelen var mı? elbette vardır. işte bunlar kadınların/ erkeklerin ağızlarından dökülen, arz-talep ilişkisinin örnekleridir.
bu yüzden "sana her gün yeniden aşık oluyorum" cümlesini duydugumda, "bundan çıkarın nedir?" diye sormamak için zor duruyorum.
genelde zaman gösteriyor zaten.
devamını gör...