zaman tüneli
kavanozdaki adam
senaryosu mesut uçakan tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen türk dizisi olup 1987/ 1988 yılları arasında yayınlandığı bilgisi verilmiş iken başrolde yer alan isimler ise ahmet mekin, nevra serezli, metin serezli, sevda ferdağ, efgan efekan, selma tarcan, nil ünal ve efe durak olarak bilinmektedir.

dizimiz dram türünde yer alıyor olsa da kısmen bilimkurgu türüne selam çaktığı da görülmektedir.
dizimizin şu soru etrafında şekillendiği söylenebilir, bizi biz yapan nedir, beden mi, ruh mu, anılar mı, zihin mi, karakterimiz aslında ruhumuz mudur, bir insanı seni artık tanımıyor olsa da yine de sevebilir misin?
ünlü yazar semih şerifoğlu genç oğlunu trajik bir şekilde kaybeder, oğlunu kaybettikten sonra ölüm kavramına yoğunlaşır ve artık eskisi kadar mutlu olmadığı görülmektedir, aradan bir süre geçtikten sonra ünlü yazarın beyninde tümör olduğu fark edilir ve tek çare ise dizide metin serezli'nin bastırarak söylediği gibi "beyinnnn nakli"dir.
yazar semih şerifoğlu beyin nakli olmak istemez, şiddetle karşı çıkar, ailesi ise onu sonsuza dek yitirmektense onun başka biri olmasına bile râzı olmaktan başka çare içerisinde değildir.
beyin cerrahı kenan aksal ise daha önce hiç denenmemiş olan beyin naklini gerçekleştirmek ister, hastasını düşünüyor olsa da asıl nedeninin kendi çıkarları ve menfaati olduğu üzerine tartışılabilir, kendini kanıtlamak, büyük bir başarıya imza atmak, kibir gibi nedenler olduğu söylenebilir.
semih şerifoğlu beyin naklinden sonra adeta bambaşka biri olacaktır, heykeltıraş karısı inci'nin artık haz etmediği biri haline gelecektir, beyni nakledilen köylü bir gencin ruhuna kısmen büründüğü görülecektir, önceki hayatında sigara içmez iken beyin nakli olduktan sonra sigara tiryakisi olmak, şiddete meyyal biri haline gelmek, kabalaşmak, onun beyin nakli olduktan sonra değişen bazı tavırları arasında yer alır iken ruhu ise aynı kalabilecek midir?
anıları silinmiş bir insan hayata ne kadar tutunabilir?
dizimiz salt bu konu etrafında dönmez, yazarın aile hayatı, beyin cerrahı kenan aksalı'nın ailesindeki durumlar, aldatılması ve karısının yaşadığı trajediler, yazar semih şerifoğlu'nun kızının hikâyesi, karısı inci'nin değişen duyguları, diziyi harmanlayan diğer unsurlardandı benim için.
dizi hakkında kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
konusu ilgi çekici olmakla birlikte, içerisinde olağanüstü oyuncular yer alıyor olsa da, izlerken fazla duygulanmadığım bir dizi oldu, belki de, bir insanın anlarını yitirmesinin soğukluğunu başka bir biçimde yansıttığı içindir.
son sahnede belki biraz duyulandım,
bir insanın kendisinden geriye hiçbir şey kalmadığını hissettiğini gördüğüm için olabilir.
hepsi o kadar.
bir insanı o kişi yapan şeyin tam olarak ne olduğu sorusu üzerine inşa edilmiş, izlenesi ve güzel bir diziydi her hâlükârda benim için.
anıların senden uzaklaşırsa
nasıl yaşarsın?

dizimiz dram türünde yer alıyor olsa da kısmen bilimkurgu türüne selam çaktığı da görülmektedir.
dizimizin şu soru etrafında şekillendiği söylenebilir, bizi biz yapan nedir, beden mi, ruh mu, anılar mı, zihin mi, karakterimiz aslında ruhumuz mudur, bir insanı seni artık tanımıyor olsa da yine de sevebilir misin?
ünlü yazar semih şerifoğlu genç oğlunu trajik bir şekilde kaybeder, oğlunu kaybettikten sonra ölüm kavramına yoğunlaşır ve artık eskisi kadar mutlu olmadığı görülmektedir, aradan bir süre geçtikten sonra ünlü yazarın beyninde tümör olduğu fark edilir ve tek çare ise dizide metin serezli'nin bastırarak söylediği gibi "beyinnnn nakli"dir.
yazar semih şerifoğlu beyin nakli olmak istemez, şiddetle karşı çıkar, ailesi ise onu sonsuza dek yitirmektense onun başka biri olmasına bile râzı olmaktan başka çare içerisinde değildir.
beyin cerrahı kenan aksal ise daha önce hiç denenmemiş olan beyin naklini gerçekleştirmek ister, hastasını düşünüyor olsa da asıl nedeninin kendi çıkarları ve menfaati olduğu üzerine tartışılabilir, kendini kanıtlamak, büyük bir başarıya imza atmak, kibir gibi nedenler olduğu söylenebilir.
semih şerifoğlu beyin naklinden sonra adeta bambaşka biri olacaktır, heykeltıraş karısı inci'nin artık haz etmediği biri haline gelecektir, beyni nakledilen köylü bir gencin ruhuna kısmen büründüğü görülecektir, önceki hayatında sigara içmez iken beyin nakli olduktan sonra sigara tiryakisi olmak, şiddete meyyal biri haline gelmek, kabalaşmak, onun beyin nakli olduktan sonra değişen bazı tavırları arasında yer alır iken ruhu ise aynı kalabilecek midir?
anıları silinmiş bir insan hayata ne kadar tutunabilir?
dizimiz salt bu konu etrafında dönmez, yazarın aile hayatı, beyin cerrahı kenan aksalı'nın ailesindeki durumlar, aldatılması ve karısının yaşadığı trajediler, yazar semih şerifoğlu'nun kızının hikâyesi, karısı inci'nin değişen duyguları, diziyi harmanlayan diğer unsurlardandı benim için.
dizi hakkında kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
konusu ilgi çekici olmakla birlikte, içerisinde olağanüstü oyuncular yer alıyor olsa da, izlerken fazla duygulanmadığım bir dizi oldu, belki de, bir insanın anlarını yitirmesinin soğukluğunu başka bir biçimde yansıttığı içindir.
son sahnede belki biraz duyulandım,
bir insanın kendisinden geriye hiçbir şey kalmadığını hissettiğini gördüğüm için olabilir.
hepsi o kadar.
bir insanı o kişi yapan şeyin tam olarak ne olduğu sorusu üzerine inşa edilmiş, izlenesi ve güzel bir diziydi her hâlükârda benim için.
anıların senden uzaklaşırsa
nasıl yaşarsın?
devamını gör...
forgotten
izlenir mi evet. güzel mi idare eder.
sonu hiç olmamış.
film aslında abisinin sol yerine sağ ayağının mıydı teklemesi ile başlıyor.
sonu hiç olmamış.
film aslında abisinin sol yerine sağ ayağının mıydı teklemesi ile başlıyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başarıları
akıl hastanesine düşmemeyi veya katil olmamayı başardım...*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başarıları
(bkz: bugün de ölmedim anne)
devamını gör...
sahibinden.com
bütçeme göre araba bakarken en son ferrariye falan gelip kapatmak
devamını gör...
dünyanın en çabuk kirlenen şeyleri
devamını gör...
hayvan gibi kokmasına rağmen çok sevdiğiniz sözlük yazarları
bill gates, windows'u bu nedenle kurdu. koku önemli. bir pencere açın havalansın ortam..
devamını gör...
sözlükte güzel kadın kalmaması
o güzel insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. demirin tuncuna, insanın sivilcelisine kaldık
edit: geleli zaten 1 hafta anca oldu :d neyin artistliğini yapıyorsam
edit: geleli zaten 1 hafta anca oldu :d neyin artistliğini yapıyorsam
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başarıları
hâlâ canlıyım.
devamını gör...
insanı mutlu eden filmler
sonu iyi biten filmler. intikam filmleri .
iyilerin kazandığı filmler.
iyilerin kazandığı filmler.
devamını gör...
hayvan gibi kokmasına rağmen çok sevdiğiniz sözlük yazarları
at mı besliyoz ne kokusu çok şükür soğanla beslenip kolonyayla süslenen insanız ....
devamını gör...
dünyanın en çabuk kirlenen şeyleri
mutfak, banyo, lavabo... sürekli elimde bezle gezsem belki yetişirim.
devamını gör...
japonca
bende senin ama şimdi ulu ortada söylencek şey mi o , ne dediysen allah sana iki katını versin
devamını gör...
japonca
深夜、嵐が激しく吹き荒れるその瞬間、あの古い家で君と一緒にいたい。僕が死んで君のそばに来た時、一度だけそうしよう、いいかな?
devamını gör...
kızılcık şerbeti kıvılcım'ın artık gözüme çekici gelmesi
neyse ki 3 dakika sürüyor hayranlıkları.. takıntılı beğeniler can sıkar.
devamını gör...
dünyanın en çabuk kirlenen şeyleri
zihniyet. maya bozuk olunca ne yapsan boş.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başarıları
galiba ilk başarım 2006 yıllarında dota da türkiye 6. sı olduyduk
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başarıları
1843 ukd seviyesine çıkmıştım. sponsor yoktu bizim zamanımızda.
devamını gör...
protesto eden fransızların protestan olmaması
william shakespeare'in şeyh pir olmaması kadar üzmez.
"to be, or not to be"
faniler aleminde sıradan olaylar..
"to be, or not to be"
faniler aleminde sıradan olaylar..
devamını gör...
mahkemeye verilen yazarların son durumları
karşı tarafa devasa bir çete davası açtım, başka bir bankaya ise büyük bir tazminat davası.. benimle uğraşılmaz.
devamını gör...