tool’un en beğenilen albümündeki en beğenilen şarkılarından biridir.
genç yaşlarımda dinlediğimde sözlerin çok fazla havada kaldığını, bende herhangi bir karşılık bulmadığını, anlamlandıramağımı hatırlıyorum. zaman geçtikçe, yaş aldıkça ve tecrübe edindikçe bu şarkının aslında bir şey anlatmadığını, seni tutup bir yerlere çektiğini fark ettim. gerçi bu durum sadece bu şarkı özelindeki bir durum değil, tool’un asli görevinin bu olduğunu da zaman içinde anladım. tool senin için balık tutmaz. sana balık tutmayı da öğretmez. seni suya bakmaya zorlar. senin bilincini, algını ve içsel farkındalığını geliştiren bir
araçtır tool. "şimdi sen al bu bizim müziği kullan, sorgula, ayıl ve sonra olmanı salık verdiğimiz şeye dönüş" der sana.
şarkının başındaki bebekken her şeyin siyah–beyaz görülme meselesi, o zamanlar görülen ve algılanan her şeyin çok kolay olduğunu, her şeyin iyi-kötü, doğru-yanlış şeklinde basitçe algılanabildiği, ancak sonra diğer renklerin fark edilmesiyle her şeyin karmaşıklaştığı, duyguların ve çelişkilerin grift bir hal aldığı, gri alanların fark edildiği, ezcümle artık büyümeye başlandığı sembolize ediyor. maynard bize "gördüğün şeyler arttıkça kafan da karışacak, fakat korkma, bu kötü bir şey değil" diyerek başlıyor şarkıya.
as below, so above sözleri, şarkının en can alısı kısmı. yukarıda ne varsa, aşağıda da o var gibi bir anlamı var. yani fiziksel alemle metafizik aleminde aynı şey var, yani evrende olan biten neyse bu senin iç dünyanın farklı bir yansımasıdır deniyor. senin kafan karışıksa dış dünyan da karışıktır, eğer sen iç dünyanda bir düzen kurarsan dışarıda gördüğün de değişir diyor tool. velhasıl “kendine bak” diyor. içine bak.
over thinking, over analyzing separates the body from the mind dizesi de şarkının can alıcı yerlerinden biri. türkçesi: aşırı düşünmek, aşırı analiz etmek, bedeni zihinden ayırır. tool burada bize “hele bi dur” diyor. her şeyi ölçmeye, anlamaya, yönetmeye, kontrol etmeye çalışırsan; hissetmek yerine düşünür, yaşamak yerine planlarla boğuşursun. hislerin körelir.
tool bu şarkıda bize insan olarak derinleşmeyi salık veriyor ve şarkının sonunda diyor ki:
spiral out. keep going. buradaki spiral metaforu, düz olmayan bir yolu, dönüp durmayı, aynı hataları yapıp durmayı, aynı soruları sormayı sembolize ediyor. ne tam bir düzen hali ne de tam bir kaos hali. ve tool bize burada “bir yerlerde takıldığında, korktuğunda, aynı yerde dönüp durduğunu hissettiğin anda durma, hareket halinde olmaya devam et” diyor.
ilk dinlediğimde, çok büyük fikirler ortaya attığını ve büyük büyük sözler edildiğini düşünmüş, açıkçası biraz da anlaşılması zor bulmuştum. tam hatırlamıyorum ama muhtemelen henüz 20 yaşında bile değildim. geçen bu 25-30 yıl içinde her şeyin benim anladığım ve algıladığım gibi olmadığını tecrübe ettikçe, yani siyah-beyaz sandığım alanların aslında grilerle dolu olduğunu gördükçe, çok düşünerek ve çok analiz ederek kaçırdığım anları, harcadığım yılları fark ettikçe; şarkıda geçen 'rastlantıyı kucaklamak' fikrinin o kadar da romantik bir şey olmadığını, aksine yıllar içinde bir zaruret haline dönüştüğünü anladım.
zira hayat, insanın kafasına vura vura, kontrolü bırakmadığımız sürece ebemizin cinsel uzuvlarını her daim tersten göreceğimizi öğretiyor. aynı şekilde, şarkıda geçen spiralin de süslü bir metafor değil; yaşadıkça tecrübeye dönüşen bir hal olduğunu ve bu şarkının, birçok başka grubun şarkısında olduğu gibi bana ne yapmam gerektiğini buyurmak yerine, beni sadece hareket halinde tutmaya çalıştığını fark ettim.
unutmadan, bu şarkının giriş sözlerinde
fibonacci dizisi kullanılmıştır. yani bu dizi, sözlerde geçen spiral halinde gelişim fikrinin matematiksel karşılığıdır. zira fibonacci dizisi, doğada görülen spiral büyümenin matematiksel ifadesidir. şarkı hem yapı hem de anlam olarak bu dizilim ile iç içe geçmiştir.
fibonacci dizisi şu şekilde ilerler: 1 – 1 – 2 – 3 – 5 – 8 – 13 – 21 – 34 – 55…
şarkının başlangıcındaki sözler ve hece sayıları şöyledir:
black - 1
then white - 2
are all ı see - 3
in my infancy - 5
sonra geri döner:
red and yellow then came to be - 8
reaching out to me - 5
lets me see - 3
devamını gör...