kahveden önce içilen su, ağızdaki tatları nötrler. kahveden sonra içilen su, ağızda kalan acılığı dengeler, ferahlık verir. ama geçmişe baktığımızda kahve yanında su bulunmasının hikayesi çok daha farklı, eskiden misafir önce suya uzanırsa aç, kahveye uzanırsa tok kabul edilirmiş. ev sahibi de ona göre sofra hazırlarmış.
masumiyet müzesi’ni izledikten ve daha öncede okuduktan sonra kafamda kalan şey ‘aşk’tan çok takıntı oldu. kitaptaki kemal karakteri bana hiçbir zaman gerçek bir aşık gibi gelmedi. onun saplantı ve takıntılarının romantikleştirilmesi bana sıkıntılı geldi; bence karakter, kaybettiği şeyi kabullenemeyen bir psikolojik yükle boğuşan biri.
hikayede en çok haksızlığa uğrayan kişi bana göre sibel’di. oldukça net ve gerçek duyguları olan biriydi ama çevresi ve olay örgüsü içinde bu hiç göze çarpmadı. füsun’a karşı sert konuşmak istemiyorum ama yine de “nişanacak olduğunu bir adam ile neden beraber oluyorsun?” sorusu kafamda kaldı belki hayallerinin peşinden gitmeye çalıştı ama sonuçta bunuda başaramadı. kemal ile geçireceğini hayal ettiği hayat ona zindan oldu. yaşanılan bu hikayede aşık olan tek kişi sibel‘di, ne kemal aşıktı ne de füsun aşıktı. bu yüzden benim için dizi klasik bir aşk hikâyesi değil, daha sorgulayıcı ve boğucu bir hikaye oldu.
açıp kanun okumak zor geldiği için ya da araştırmak sevgili chatgpt’ye sordum. verdiği cevaptan çok emin olamadım çünkü 2026 yılında bazı değişiklikler olmuştu mevzuatta. daha sonra 2026 yılına göre istiyorum cevabimi dedim, hemen düzeltiyorum dedi. belki kırk yılda bir belki böyle bir şeyle karşılaşabilirsiniz yinede haberiniz olsun.
yargı paketi ile on binlerce hükümlünün cezaevinden çıkmasının yolu açılıyor ama toplumda artacak riskler kimsenin umurunda değil. adalet ve güvenlik bu kadar tartışmalı bir pakete bırakılamaz.
"bugün kalan hayatımın ilk günü" insanın içini ferahlatan kitaplardan. maelle'nin hayatının tam darmadağınık olduğu bir zamanda başlıyor. dışarıdan bakınca her şey yolundaymış gibi ama aslında kadın içinde fena halde tükenmiş. en yakın arkadaşıyla ilgili öğrendiği bir şey var ki… resmen hayatını durdurup ‘ben ne yapıyorum?’ diye düşündürüyor. o andan sonra maëlle kendini toparlamaya, ne istediğini bulmaya ve hayata yeniden başlamaya çalışıyor. okurken sanki onunla beraber nefes alıyorsun. böyle insana umut veren, ‘ya ben de yeniden başlayabilirim’ dedirten bir hikâye. kendine şöyle küçük bir nefes alanı açmak isteyen herkese tavsiye ederim.
diyanet işleri başkanlığı din işleri yüksek kurulu üyesi idris bozkurt: "kopya veya torpille girilen işten elde edilen kazanç, helaldir!" demişti. ne değişti acaba?
ruhları şâd olsun, milletimizin başı sağ olsun. 12 askerimiz şehit oldu, hâlâ yas ilan edilmedi.... askerler eksik teçhizatla mı göreve gönderildi? tüm gerçekler halka açıklansın.
sınava girecek herkese başarılar diliyorum. unutmayın; hayat sadece bu sınavdan ibaret değil. her zaman yeni bir yol, yeni bir şans vardır. hiçbir insanın başarısı 180 dakikalık bir sınavla ölçülemez.
yolunuz hep aydınlık, şansınız bol olsun.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.