cengiz aytmatovun eseri. öyle güzel betimlemeleri var ki okurken bozkırın ortasında o hafif rüzgarın yanağımı okşamasını hissetmiştim. tüm eserleri harika mutlaka okunmalı.
bunu diyenin bahsettiği şahsın itiraflarından haberi yoktur. buyurun :
"1970'li yıllarda istanbul'un anadolu yakasında yapılan yapıların büyük bir kısmına inşaat malzemesini ben sattım. kumları marmara denizi'nden demirleri hurdadan çektik. o zamanın şartlarında en iyi malzeme buydu. sadece biz değil tüm firmalar aynı şeyi yapıyordu. deprem olursa istanbul'a ordu bile giremez, ölen şanslıdır"
kaynak isteyen de ağaoğlu itiraf yazsın tüm haber sitelerinde çıkar.
maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidinin en üst basamağıdır. insanın özünde var olan potansiyelini açığa çıkarması ve bu potansiyelini en mükemmel şekilde kullanabilmesidir. kendini gerçekleştiren insan, insanları ve olayları olduğu gibi kabul eder. yaratıcı, verimli ve üretkendir. kendini gerçekleştirme, ömür boyu devam eden ve gelişen bir süreçtir. insan kendini gerçekleştirdiği kadar mutludur.
1.bekar yakınlarına birini bulmaya çalışmaları
2.sırf evlendiler diye hayatta başka amaçlarının, görevlerinin kalmadığını, kendini gerçekleştirdiklerini sanmaları. (bkz: maslow’a göre kendini gerçekleştirme)
ilk aklıma gelen kurutma odasında kızın birinin külodunun çalınması. evet donu çalınmıştı bildiğin. çok şey çalan duymuştum ama don çalmalarına şok olmuştum. insan başkasının çamaşırını nasıl giyer ya.
ha bi de ilgi delisi kızların ayılıp bayılıp ambulans çağırmaları var. geceleri ambulans eksik olmazdı kyk önlerinde.
valla herkes orijinal ses tonlamaları daha önemli vs demiş hatta dublajlı izleyenleri yerenler dahi olmuş. kendi adıma konuşayım benim için karakterlerin sesinden önce bakışlarını, mimiklerini saniyesi saniyesine görmek, anlamak daha önemli. altyazı okurken de haliyle kaçırıyorum. yani görselliğe önem verenler dublajlı, işitselliğe önem verenler altyazılı izlesin. dublajlı izlemek de altyazılı izlemek de gurur duyulacak hava atılacak bir şey değil. sıktı bu muhabbet yıllardır.
nasıl unuturum yaa seviyor sevmiyor tuna bi de. yazık olmuştu çocuğa. tunanın kıymetini bilememişti deniz çok gıcık kızdı zaten. orijinal dizideki yani kore dizisindeki denizi oynayan kız çok tatlıydı ama bizdekiler abartmıştı karakteri.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.