umberto eco’un başyapıtıdır. cinayet romanı sevmeyen beni bile içine hapsetmiştir. şanslıyım çünkü elimde 1986 basım bir tane var ve kitaplığımın kıymetlileri arasında nadide eser.
hep düşünürüm otomatik vites teknolojisi geliştirildikten sonra neden hala düz vites üretimi devam ediyor? tabiki teknik, ekonomik ya da başka türlü açıklamaları olabilir, hakim olduğum bir konu değil ama yine de mantıklı gelmiyor bana.
şu an tek derdimizin eğitim ve bu eğitimi nasıl sağlıklı bir şekilde sürdürebiliriz olması gerekirken bu dediğimin esamesi bile okunmuyor olması düşündürücü.
rivayete göre sezar‘ın doğabilmesi için annesinin karnı kesilmişti. fransızca‘da “sezar’a ait” anlamına gelen “césarienne” (okunuşu: sezaryen) doğum tekniği de onunla beraber dünyaya gelmişti.
biz sezeryan olarak yanlış telafuz ediyoruz diyoruz ama belki de onun da bir hikayesi vardır. mesela benim aklıma gelen şu: “eskiden sezaryen karın dik bir şekilde kesilerek yapılıyor idi ama sonradan estetik kaygılar nedeniyle ‘yan’ olarak kesilmeye başlandı belki de ‘yan’ kesi ile doğan ilk bebeğin adı ‘sezer’ di ve bu doğum şeklinin adı ‘sezeryan’ oldu
2004-2012 yıllarında yayınlanmış tıp tv dizisi, gerçekçi ve sürükleyici.
aşk, ihtiras, dram... ne ararsanız var.
amazon prime’dan ulaşabilirsiniz. kesinlikle tavsiyemdir.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.