budakim yazar profili

budakim kapak fotoğrafı
budakim profil fotoğrafı
rozet
karma: 507 tanım: 147 başlık: 0 takipçi: 3

son tanımları


yaş ilerledikçe daha iyi anlaşılan şeyler

ben kötü biriyim diyen insan gerçekten de kötü biri olabilir. ayy bu gecikmiş ergenlik yaşıyor diye hayalperest sanrılar yaşamamak lazım aptal gibi.
devamını gör...

dungeons & dragons tarzı normal sözlük yazarları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sokak çocuğu ha.. öyle olsun chatgpt.
devamını gör...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

bir haftalık mutluluğun tek seferde yoğun bir şekilde alınıp geri kalan günlerde aynı yoğunlukta mutsuz hissetmek mi yoksa sınırlı olsa da dengeli bir şekilde bir haftalık sürecin genelinde iyi hissetmek mi daha değerlidir acaba.
devamını gör...

sır saklamak

bana anlatmadıkları sırlarını bile fark ettiğim halde kendileri de dahil kimseye anlatmıyordum, sadece kendilerinin bildiğini sansınlar diye. değerimi bilmiyorlar efenim.
devamını gör...

sıradan bir sözlük erkeğinin totosunu kaldırmak

kim bu zeus? görmedim de o yüzden soruyorum.
devamını gör...

geceye bir şarkı bırak

devamını gör...

geceye bir şarkı bırak

devamını gör...

sözlükteki varlığınızı birkaç kelime ile tanımlayın

varlığıyla yokluğu bir.
devamını gör...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

son zamanlarda uykumun içinden geçtim resmen. geceleri ancak 2-3 saat derin uyku uyuyabiliyorum. sonra 20-30 dakikada bir uyanıyorum. normalde 4-5 saat kesintisiz uyuyabilen biriydim. yorucu.
devamını gör...

yazarlar hakkında gereksiz bilgiler

küçükken gündüz vakti uyurgezerlik yapmışım. evden 10 dk uzaklığa gözlerim kapalı gitmişim. neyse ki komşu görmüş, eve götürmüş. şansa yaşıyorum yemin ediyorum.
kendimi bildim bileli kahvaltıyla aram yok. uyanır uyanmaz nasıl yemek yiyorlar anlamıyorum.
sabah uyandığımda yorganım mutlaka yerde olur.
mbtı tipim intp.
en sevdiğim renk bir süredir mor.
küçükken erik sevmezdim ama ağaca çıkmayı sevdiğim için baya bi erik toplamışlığım vardır. en yaygın ağaç erik ağacıydı, napim.
aslında içe dönük biriyim ama ortamda utandığı için topluma katılamayan biri varsa dışa dönüklük konusunda zirve yapıyorum. onu ortama katınca da tekrar eski halime dönüyorum.
küçükken okuduğum mumya kitabı hâlâ aklımda. senin seçimlerinle hikaye şekilleniyordu, harikaydı.
vişne çürüğü rengini kendime çok yakıştırıyorum.
korku filmleri korkutmuyor ama yine de izlemeyi seviyorum.
en sevdiğim kitaplar; suç ve ceza, acımak (reşat nuri güntekin).
tolstoy sinir bozucu bulduğum bir yazar ama yine de kendisine biraz daha şans vereceğim sanırım.
fotografik hafızam iyidir; özellikle sınavlarda sayfaları gözümün önüne getirmek konusunda çok işlevseldi.
en erken anım 2 yaşımda ama emekledigime dair bir anım var ve bunun için 9 aylıktan küçük olmam gerekiyor, bu bağlamda pek güvenilir bir anı değil.
leblebiden nefret ediyorum.
her şeye muhalefet olmayı severim. kendim de dahil her şeye karşıt görüş üretirim, tabii bu otomatik oluyor. genelde her şeyi içimde yaşadığım için insanlar tarafından uyumlu görülüyorum. ayrıca insanlar bana güvenir.
geçenlerde ilkokul 3. sınıfta aldığım demokrasi ve insan hakları dersi hocasını rüyamda gördüm. saçmaydı.
en sevdiğim dersler fen dersleriydi. lisede kafayı sıyırmış fizik hocasıyla arası iyi olan tek kişiydim. kimya dersini severdim ama özellikle felsefesi çok hoşuma giderdi. evet, bence kimya tam bir felsefe dersiydi. zaten kökeni simya, her şeyin kökeninin felsefe olmasından bile daha ileriye taşıyordu bence. saçma cümle, neyse. açık söylemek gerekirse biyoloji dersinde tek ilgimi çeken şey genetikti. gerisi biraz sıkıcıydı bence. kraliçe arılar ile ilgili bir ödev hazırladığımı hatırlıyorum. daha ilgi çekici şeyler olmalıydı, mesela karıncaların gizli dünyası.
taş, kum, diş gibi şeyleri izlemeyi severim. bir ara yirmilik dişim çekilmişti ve ben de onu kavanoza koyup arada çıkarıp dakikalarca izliyordum. sonra annem onu attı, doğrusu üzülmüştüm.
çocukken kumlama tekniğini bulmuştum, neden buldun diye sormayın. böyle gereksiz şeyleri düşünmeyi severim.
kendimi kaplumbağaya benzetiyorum. evcil hayvan olarak kaplumbağa alabilirim kendime.
düşünemediğim şeyler beni rahatsız eder, o yüzden otomatik olarak tüm ihtimalleri hesaplıyorum. ne kadar kötü olursa olsun, o ihtimali düşünebilmek beni rahatlatıyor.
lisede tırnaklarımı hep uzun tutardım ve temiz tutma konusunda da çok takıntılıydım. gün içinde defalarca temizlerdim. sonra kısa tırnak kullanmaya başladım ve artık uzun tırnağa geçemiyorum.
tam bir son dakika insanıyım. birde mesela bir şey yapmak için bir zaman belirledim kendime, kesinlikle öncesinde başlamam. atıyorum dışarı 10 u 5 geçe çıkacağım dediysem 10 u 4 geçe çıkmam ve buna zorlanırsam moralim bozulur, huzursuz olurum ama 10 u 6 geçe çıksam çok da bir şey olmaz yani. en fazla geç kalırım diye düşünürüm. ha tabii birini bekletmem. yani gerekirse 1 saat önce çıkarım ama bu tarz bir saygısızlık yapmam yani. benimki sadece bireysel konularda böyle.
kan pıhtısına bakmayı severim.
omuz gamzem var.
sol gözümde kirpiklerim arasında minik bir boşluk var, orada kirpik çıkmıyor ama sanırım benden başka kimse fark etmiyor.
odamın kapısının açık olması rahatsız eder ama pencerenin açık olmasını seviyorum.
çok kıskanç biriyim ama kısıtlamaktan hoşlanmam. zaten benim sözümle olacak şeyi de istemem.
müziksiz hayat çekilmezdi diye düşünüyorum.
siyah zeytin aşığıyım ama yeşil zeytinden hiç haz etmem.
çikolata dışındaki tatlıları gereksiz buluyorum. şerbetli tatlılarla hiç aram yoktur.
geçenlerde ikinci astral seyahat deneyimimi yaşayacaktım, yine bilinçsizdim ama bu sefer korkudan değil, bilinçli olarak yapmamayı tercih ettim. çünkü o an çok anlamsız geldi.
yaşadığım şeyin toplumdaki karşılığı astral seyahat oldugu için öyle diyorum, başka bir anlamı da olabilir tabii.
annemle babam tamamen iki zıt kutup desem yanlış olmaz. birinin ak dediğine diğeri kara dedi hep. küçüklüğümde bu durumdan çok çektim. bence bu beni biraz dengeli dengesiz bir duruma soktu.
kan grubum 0 pozitif.
rüyalarımda sürekli koruma teması vardı. geçen gördüğüm rüyamda koruma isteğine rağmen kendimi seçtim. baya ilginç bir rüyaydı.
yön bulamama konusunda bir dünya markasıyım. evimin yakınındaki belli başlı yerleri degistirseniz evimi bile bulamam muhtemelen. o derece yani. neyse ki soğukkanlı biriyim de panik yapmıyorum böyle durumlarda. turist edasıyla dolaşıyorum her yerde.
neyse, sıkıldım. yeter bu kadar.
devamını gör...

geceye bir şarkı bırak

devamını gör...

geceye bir şarkı bırak

devamını gör...

ağaç

sürekli yürüdüğüm yolda bir ağaç var. ağacın dallarından birine her geçişimde ya çarpıyordum ya da hatırlayıp yön değiştiriyordum.
bugün fark ettim, biri o dalı kırmış. hayat çok garip. hiç aklıma gelmemişti o dalı kırmak.
aklıma yıllar önce çok sevdiğim ve bir gün kesildiğini görünce çok üzüldüğüm ağaç geldi. bugün de ona üzülelim.
devamını gör...

yürümenin sıkıcılığı

ben seviyorum ya. hele ormanda yürümek çok keyifli. fazla enerjik oluyorum orada.
en kötü takarsın kulaklığı, soyutlanırsın her şeyden.
devamını gör...

sarımsak

şunu yoğurdun içine koyup mantıyı, makarnayı mahveden insanları hiç anlamıyorum. azıcık bile koysan sarımsak tadından başka bir tat alamıyorsun. allah affetsin leş gibi bir şey. kokusuna girmiyorum bile.
devamını gör...

güne bir şarkı bırak

devamını gör...

kemik ısıtan sıcakların nihayet marmara'da başlaması

o sırada hâlâ mont giyen ben.
geçen hırka giyeyim dedim, dondum. haziran gelmeden inanmam valla.
devamını gör...

jean-jacques rousseau

insan özünde iyidir falan diyor, bu kadar iyimserlik fazla değil mi hocam? yine de ismi havalı diye kendisini mazur görüyorum.
devamını gör...

geceye bir şarkı bırak

devamını gör...

yazarların hayattan beklentileri

.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim