evvel zamanlarda, bulunduğum-bulunamadığım bayramları, yılbaşı gecelerini, kaçırdığım yaz aylarının çetelesini sayar, hatırımda tutardım..
bir sonraki bayramı, seyranı, yazı yakalamak için takvime bakar..”yakalar mıyım acaba?” diye en azından bir dertlenirdim.
hayatın içinde olmamak, hayatı yaşamamak…artık yakalamaya bile çalışmamak..
evet…hayattan alacağım var olduğunu düşünüyormuşum aslında…tüm bunların..”hayatın bana borcu var..koparabildiğimi koparacağım” diyormuşum. şimdi böyle cüretkar talepler peşinde değilim…bunu farkettim yazarken..
hayatın kimseye bir borcu yok..çocukça düşüncelermiş..
devamını gör...