eskiden savaş başlatıp galip gelmek, başka toprakları fethetmek falan bir gurur kaynağıydı.
yani günümüzde öyle değil artık: bugünün halklarının çoğu bunu, tam tersi, bir utanç kaynağı olarak görür.
savaşların misal tıbbı ve teknolojiyi inanılmaz ivmelendirdiği de doğrudur. mesela 2. dünya savaşı zamanı ve işte post-war döneminde tıp öyle gelişmiş ki, normal şartlarda 100'lerce senede ulaşılamayacak bir seviyeye ulaşılmış.
ne olursa olsun savaş kötüdür, totale bakıldığında. onarılsa bile yaraları tam iyileşmeyen yaralar bırakır.
öncelikle galatasaraylıyım ve bu gece müthiş bir zafer kazandık elbette. hele hezimete uğrattığımız juventus'un halihazırdaki durumunu kasımpaşa'yla denk gören falan oldu ki, anormal gülünç buldum. haha. yani en son, lig lideri inter, kendi sahasında zorla yendi bu juve'yi ve gene 10 kişilik bir juve'yi. juve, italya ligi gibi dünyanın en güçlü liglerinden birinde 5. sıraya yeni düştü ama hala ilk 4'ü zorluyor. kasımpaşa, bizim lig gibi dandik bir ligde kaçıncı sırada? fanatiklik gözümüzü kör etmese mi ya? ahaha.
yalnız italyanların cidden benim benzer başka örneğini bilmediğim bir dengesizliği var futbolda. 2000'lerin bir yerlerindeki devasa şike skandalından sonra zaten birçok kulübü bir daha eski gücüne ulaşamadı.
ya da inter'in geçen sezonki şampiyonlar ligi finalinde psg'ye, çöpler sürüsü gibi oynayıp 5-0 yenilmesine ne demeli? üstelik bundan sadece 2 sezon önce manchester city'ye yine finalde 1-0 kaybetmişlerdi ama city'den bariz daha iyi oynamışlardı.
italyan futbolu milli takımlar bazında da dengesiz. 2020 senesinde avrupa şampiyonası'nı kazanan takım 2022'nin dünya kupası'na nasıl katılamaz?! bakın, katılamadılar bile diyorum. aynı jenerasyon sayılır hem de. dünya kupası'nı kazanabilmiş az sayıda ülkeden biri, 2 sene önce avrupa şampiyonu olmuşken, 2 yıl sonraki dünya kupası'na katılamadı bile... 2018'de de katılamamışlardı ve tarihte üst üste iki kere katılamadıkları tek örnekmiş bu. hadi 2018'i anlayabilirim de... 2020 avrupa şampiyonu olmuşken bundan hemen sonraki dünya kupası'na katılamamak cidden büyük dengesizlik. ahaha.
5-2 öne geçtiğimiz maçtır. zaten 3-2 öne geçtikten sonra minimum 5-2 yapmalıyız demiştim ve nihayet yapabildik. rakip dağılınca ve 10 kişi de kalınca bunu değerlendirmek gerekliydi. tebrikler aslanlar!!!
isveçli power metal grubu twilight force'un yeni teklisi. çok yeni hatta. yani youtube'dan 2 saat önce falan yayımlanmış.
bu grubun eski dönemini bilsem de favori 2. vokalistim italyan alessandro conti şarkıcıları olduktan sonra daha da yakından merceğe almaya başladım bu epik arkadaşları. kendisi bu grupta allyon mahlasını kullanmakta.
parça güzel ama bir önceki albümlerindeki, albümün isim şarkısı at the heart of wintervale kadar değil bence. hatta ondan da bir önceki ve alessandro conti'li ilk albümlerinin yine albüme ismini veren çıkış parçası dawn of the dragonstar bu bahsettiğim diğer ikisinin toplamından da güzeldi. böyle kademe kademe düşmelerinin pek hoşuma gittiğini söyleyemem. yani mükemmelden çok iyiye düşmüşlerdi ve bu en yeni şarkılarıyla anca iyi bir iş çıkartabilmişler kanımca. gene de sevdim parçayı. belirli kusurlarına rağmen ve hiçbir yerinde tam parlamamasına rağmen hoş parça. herhalde çok da geçmeden bir albüm daha çıkartırlar ve umarım o muhtemel/müstakbel albümlerindeki diğer parçalar daha iyi olur.
bazen salt, doğrudan, bodoslama dürüstlük göstermek karşıdakini incitebilir veya onun güzel hayallerini yıkabilir mesela. öyle anlarda yalan söylemesem de ya susmayı, ya yuvarlak yanıtlar vermeyi, ya da konuyu değiştirmeyi falan tercih ederim.
mesela karşınızdaki kişi kendisini çok özel görüyor... ama bakıyorsunuz ki iyi/düzgün de bir tip. şimdi "pek özel biri değilsin bence ama iyi bir insansın" da denmez ki şimdi...
ya da karşınızdaki sizi çok özel görüyor... "yok ya, ben sıradan biriyim" demek yerine genelde, "teşekkür ederim. bence herkes kendince özeldir ya" falan demeyi yeğlerim ben şahsen. "sıradan biriyim" desem hem mesela sahte mütevazılık gibi de anlaşılabilir, ya da ne bileyim lüzumsuz muhabbet yani en azından. bir dönem eğitimcilik de yaptığımdan her insanın kendisine özel ayrıksı nitelikleri olduğunu da gözlemledim ve işte herkes kendisine özgü özel nitelikler taşır, gibi düşünürüm. özgür özel nitelikler taşır diyecekmişim neredeyse. bir harfle yırttık. *
genelde tamamen dürüstümdür ama ve düşündüklerimi doğrudan söylerim. iyi niyetimi de birçok insan sezgisel olarak kısa sürede kavradığından dobralığımın birilerini incittiği de çok çok nadirdir.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.