1.
yazarların favori fantastik yaratıkları
sanki favori mitolojik varlıklarımızı yazdığımız bir başlık vardı diye hatırlıyorum, ancak bu başlık daha kapsamlı ve tüm fantastik varlıkları kapsayabilir.
dungeons and dragons'ta yer alan şu yaratıklar net favorimerim arasındadır ve:
1-) lich - bunlar undead'lerin elitleridir diyebiliriz. yani hem zekidirler, hem genelde karizmatiktirler, hem de sıklıkla başkalarını veya başka yaratıkları yönetirler. zaten kudretlerinden bahsetmeme gerek bile yok: çoğunlukla üst level mage/wizard'lardır ama sorcerer, cleric ve hatta bard bile olabilirler. bunların en zayıfları bile tipik undead'lerden güçlüdür normalde. hastasıyız. ekleme: sözlükteki bir önceki nick'imin kaynağı olan count dahlvier hakkında da bayağı detaylı bir tanım girmiştim, başlığını açıp. yani ilgilenirseniz tipik bir d&d lich'i hakkında epey bilgiye rastlayabilirsiniz orada.
2-) mind flayer - bunlar da lovecraftian varlıklardır ve tuhaf bir uzaylı ırkı andırırlar. bunlar da zeki ve korkulası yaratıklardır. hele ulitharid'lerden ve illithilich'lerden direkt sakınmak gerekir, epik seviyelerde bir karakter değilseniz. ki epikseniz bile illithilich'ler gene de dikkat edilesi varlıklardır.
3-) ultroloth - bunlar da uzaylı gibidirler ama aslında bir şeytan/demon türüdürler. bunlar da aynı şekilde zeki varlıklardır, lich'ler ve ulitharid'ler/illithilich'ler kadar olmasa da—gerçi o kadar zeki de olabilirler: eski d&d edisyonlarında genius/supra-genius arasında intelligence'ları vardır ve bu da 17-20 arası skorlar demek oluyor. genelde prime material plane'e gelmezler ama duruma göre gelebilirler de. yine çok kudretli bir karakter veya çok güçlü bir ekip değilseniz bu yaratıklara da bulaşmamanız iyi olabilir.
4-) time dragon - bu, d&d'de bir deity olmayıp onların kimisi kadar kudretli olmasıyla dikkat çeken, en nadir ejderha türüdür. cidden 90 challenge rating nedir yahu. bunlara ise über epik bir karakterseniz bile bulaşmayın bence. hatta bir lesser deity iseniz bile bulaşmamanız iyi olabilir. intermediate veya greater deity iseniz ize bulaşabilirsiniz sanırım. haha.
5-) deity - bunun başlığını açıp detaylı bir tanım girmiştim. yazıya da sonradan eklemek aklıma geldi. tabii tanrılara veya tanrısal varlıklara ne kadar "yaratık" denebilir bilemedim, zira aslında kendileri hem tinsel hem de "yaratıcı" varlıklar olurlar genelde. gene de bir yere kadar yaratık da diyebiliriz bunların bir kısmına. kimisine "varlık" demek bile mümkün olmasa da, bazı deity'ler ise gayet cismani nitelikleri olan birer yaratıktırlar. en azından ölümlülerin arasına öyle formlarda gelirler sıklıkla. ilgili başlıktaki tanımıma bakarsanız hangi deity'leri favorilerim arasında sayabileceğim hakkında sağlam tahminler yürütebilirsiniz bence.
üsttekilerim hepsinin başlığını açıp kapsamlıca tanıtmıştım. hatta lovecraftian (bunun da başlığını ben açtım) yaratıklar zaten ekseriyetle huşu içinde bıraktırıcı ve ilgi celbedicidir.
ekleme: d&d'deki shade'ler de elbette ilgimi ziyadesiyle celbeder ve 2026 haziran başları itibarıyla kendime bu race'ten bir persona yarattım.
üstte d&d konseptinden bu konuya girdiğimden ve d&d'de karakter yaratırkan race'in/ırkın önemini de vurgulayabilmek adına bu karakterimi epey detaylandıracağım, ki burada race/class bağını, bunların işte benim karakterimdeki gibi bir mahiyette olduğunda nasıl da tematik ve sinerjik bir uyum yakalayabildiğinin bir portresini çizme gayesinde olacağım. shade de elbette bir "yaratık" kategorisinde ve aslında normalde bir npc olabiliyor, tıpkı lich gibi. ama aşağıdan da görebilirsiniz ki bulduğum bir kaynakta bir pc olarak da bir shade'e dönüşebilmenin yoluna rastladım. bu elbette herhangi bir mage için mümkün olabilse de benim seçtiğim shadow seeker class'ı özelinde adeta kaçınılmaz bir son gibi; ki bu class'ın bundan kaçındığı yok, bilakis bir shade olabilmek için ziyadesiyle obsesif ve bu onun için bir numaralı hedef. ben tabii yarı pc yarı npc gibi yaklaştım bu karakterin yaratımında zira doğrudan pc yolundan gidebilmem için bu karakteri bir frp oyununda oynamam gerekirdi. siz bu yazıyı gördüğünüzde ben bu karakteri online personam yapmaktan vazgeçmiş de olabilirim elbette. en azından bu eklemeyi yaptığım zaman itibariyle bu shade büyücü online personamdır. bu karakterle ilgili detaylı anlatımım yazıdaki bu eklemedir ve yazının sonrasında önceden yazdığım içerik yer buluyor.
karakterim öncelikle race/ırk olarak bir human ve class olarak shadow mage varyantı/kit'i olan bir shadow seeker; shadown mage'in özellikleriyle birlikte işte spesifik kit'inin getirdiği belirli avantajları ve dezavantajları var standart shadow mage class'ıyla mukayese edildiğinde. yazının ilerilerinde detaylara girecek olsam da tabii ki yararlandığım kaynaklardaki içerikleri baştan aşağı taşımayacağım buraya zira yazı zaten uzun olacak ve ultra-uzun olmasını istemiyorum. işte level 10 veya sonrasında bir shade'e dönüşülebiliyor baz aldığım kaynakta ve ben de nihayetinde bir human shade shadow seeker oluyorum/oldum. bu class'ın, tıpkı diğer 2 shadow mage kit'inde de olduğu gibi reaction adjustment konusunda penaltısı var zira biraz gloomy, iç karartıcı karakterler oluyor shadow seeker'lar ilgili kaynağa göre, fakat aşağılarda da bahsedeceğim gibi yüksek charisma skorum bunu fazlasıyla kompanse ediyor. 17 yani, boru değil.
bana göre avantajları zaten dezavantajlarıyla kıyaslandığında kesinlikle avantajları ağır basan bir class bu, ve shade ırkına da tartışmasız en uygun class olduğu kanısındayım shadow seeker'ın, ki henüz bir shade'e dönüşmeden de böyle melankolik duygu denizlerinde yüzebildiklerinden ve işte gloomy mizaçlarından ötürü tematik olarak da shade'e en smooth geçişi sağlayabilecek class bana göre tartışmasız budur—ki mekanik bağlamda bunun tartışılması söz konusu bile olamaz zira shadow seeker'lar, devasa bir quest'telerse bile shade'e dönüş(türül)ebilmelerinde bir ipucu ve/ya yardım sağlayabilecek bir kişi, item veya yerle ilgili bir dedikodu duyarlarsa dahi o serüvenlerini her şekilde yarıda kesip shade'liğin sırlarının peşine düşüyorlar. mekanik derken... yani tam mekanik sayılmaz bu dediğim ama işte saçma sapan bir dm'iniz yoksa sizin bu denli obsesifçe peşine düştüğünüz yegane emelinize ulaşmanıza nihai bir engel de koymaz diye değerlendiriyorum. zaten shadow seeker'ın tanıtıldığı kaynaktaki ilgili kısmı okursanız bu dediklerimi anlarsınız diye düşünüyorum.
burada tabii ki ad&d 2nd edition'ı baz alıyorum, yoksa mesela d&d 3/3.5e'yi baz alsaydım zaten bu edisyon(lar)da shadow seeker diye bir class yok, fakat noctumancer—ki bu wizard/shadowcaster base class'ları üzerine kurulu bir karakter olur genelde, ama wizard yerine rogue üzerinden bir karakter de yaratabilirsiniz misal—ve shadow adept gibi shade'lere süper uygun prestige class'lar mevcut, lakin işte bunlar da bir önceki edisyonda yok. hem zaten mesele 3/3.5e'de shade'lerin ömürleri 1 milenyumu aşabilse de işte ölümsiz değiller, fakat benim karakterimi baz aldığım 2e'de kesinlikle yaşlanma yüzünden ölmeleri veya işte disentegre olmaları gibi bir şey söz konusu değil ve bu türden bir ölümsüzlük de müthiş cazip elbette. bu arada shade ırkına d&d 5/5.5e'de—yani en azından bu edisyondaki official d&d içeriklerinde—nedense yer verilmese de öncesindeki tüm edisyonlarda rastlayabiliyoruz.
neyse biz konumuz olan ad&d 2e'ye dönelim ve bununla sınırlı tutalım mevzuyu, veya en azından mevzunun geri kalanını...
benim karakterimin 17 charisma skoru da tabii shade olabilmesinde büyük yardımı olabilecek bir şey. yani illaki persuasion'ı ile ve belki önceki quest'lerinden edindiği kimi değerli treasure item'larıyla bir shade veya lich archmage'i ikna edebilir yani kendisi üzerinde bir create shade büyüsü yapabilmesi için; shade veya lich dedim zira alignment change riskini elimine etmek için wish büyüsü de gerekiyor ve bunu da zaten seneleri sayılı bir archmage kolay kolay yapmaz fakat shade veya lich gibi ölümsüz büyücüler bir bedel ödemeden yapabilir. yani bu en düz ve garantiye yakın yol gibi görünse de işte 12. seviyeye çıkmış ve tüm büyücülük kariyerinde kafasını tamamen shade olmaya adamış bir karakter bu olmazsa başka bir yolunu bulur bunun illaki, ki işte bu class'ın tanıtıldığı kaynakta dm'lere işte shade dönüşmenin, uzun bir kariyerden sonraki bir "major turning point" veya "big character event" gibi (hangisiydi ya? ama aynı şey de sayılır. haha.) olmasının uygun olacağı söyleniyor ve 12. seviye de "long career" kapsamında gayet de değerlendirilebilir, ki teknik/mekanik bağlamda level 10'da bile shade olunabiliyor, benim baz aldığım kaynakta. ayrıca işte bunu yarı-npc yarı pc gibi yarattığımdan işler biraz da benim hayal gücüme kalıyor. hatta sözlükteki bir önceki nick'im olan dahlvier'nın, yani ünvanıyla count dahlvier'nın (dallfiya gibi okuduğumdan "nın" diye koydum ekleri) da beni wish + create shade büyüleriyle bir shade yaptığını bile düşünebilirim. ben yaptım oldu yani, çünkü neden olmasın?.. *
aşağılarda merak edenleriniz çıkabilirse diye bu gibi bilgilerin tümünü okuyabileceğiniz kaynakların bağlantılarını koyacağım aynı zamanda.
aslında sözlükteki usta bir dm/gm ile birlikte temellerini attık bu karakterimin, ben de acayip ballı zarlar attım falan... bu karakteri oynayarak 12. seviyeye çıkarmasam da aşağıya koyacağım görseldeki niteliklerinde kendime torpil geçtiğim söylenemez. cidden çok iyi ability score zarları attım, hatta bir de o gm arkadaşım "atacağın sıraya göre dizilecek stat'ların" dedi ve ona rağmen 100'de 1 bile denk gelmeyecek güzellikte zarlar denk geldi. 6 x 4d6 drop lowest yöntemiyle ability score zarlarımı attım ama esas olay bunların attığım sırayla ability score'larım olacağıydı. yani gayet iyi zarlar attım zaten, fakat işte bunların sırasının da böyle denk gelmesi çok nadir gerçekleşebilecek bir bal diyebilirim. intelligece score'um mesela 16 idi. shadow seeker class'ında olduğumdan bir shade de olabildim elbette ve bu da +1 intelligence verdi. fakat... en ballı zarım şeyde geldi. intelligence'ımı en azından bir item'la ya da geçici olarak potion'larla 18'e çıkarabilmek için bir tablo oluşturdum. ve tablo şuydu:
1-2= deck of many things: idiot
3-4 = none
5 = potions
6= scarlet & blue ioun stone
7= ring of clear thought
8 = tome of clear thought
9 = gem of insight
10 = deck of many things: star
yani 1d10 zar attım ve 1 ve 2 intelligence'ımı 1d4 sayıda düşürecek korkunç kötü zarlardı zira işin zevki zaten karakterini böyle tehlikelere sokmak. 3 veya 4 atsam hiçbir şey kazanamayacaktım. 5'te potion'lar ki bu da 12. seviye bir mage'in bulabileceği şeylerdi zaten. ben buna da razıydım ama dm'in işte mesela potion of genius'ı içip intelligence'ımı geçici olarak yükseltmişken büyüleri spellbook'uma yazmaya başladıktan sonraki chance to learn spell'in check'inin yapılmasına izin vermesi gerekiyordu ve öyle düşündüm o seçenekte de. yoksa bu türden intelligence boost'u sağlayan iki tane potion biliyorum. genius yapanın süresi zaten çok kısa, diğerinin epey uzun olsa da büyüleri spellbook'a copy'lemek de çok uzun süre ve kuvvetle muhtemeldir ki potion'ın etkisi gene bu proses bitmeden sonlanırdı. tek çözüm dm'in bu check'i potion'ı içer içmez yapmasıydı ve 5. seçenek de bunu sağlayacaktı. gene de istediğim kadar büyü yazamazdım bu yöntemle galiba zira o potion'lar da su kadar yaygın değil.
yani sadece kitabıma büyüleri geçirirken bana lazım olacaktı 18 intelligence skoru ve diğer zamanlarda 17 zaten gayet iyiydi. tabii 18 intelligence skoruyla birlikte 18 spells/level şeysi de var... yani kapasitenizi artırıyor, 19 intelligence'taki gibi sınırsız yapmasa da. ve bu ekstra büyüleri 18 intelligence ile spellbook'uma yazdıktan sonra bu skorum sonra 17'ye inse bile bildiğim/known büyülerde bir düşme olmuyordu. chance to learn spell'i %85'e çıkartıyor 18 intelligence skoru ve benim class'ım özelinde bu shadow bazlı büyülerde %100 başarı, alanım dışındakilerde ise %70 başarı manasına geliyor ve bu da bayağı önemli bir şey. 6 ve 7 ise +1 intelligence sağlayan item'lar ve bunlara da gayet razıydım. 8 ve 9 atabilsem şahane olacaktı zira direkt ve kalıcı olarak int'im 1 puan yükselecekti bu takdirde, ki gem of insight bir de item'ı kaybetmediğin falan sürece +1 wisdom da veriyor, kaybetsen bile +1 int boost'u kalıcı oluyor.
10 ise mükemmel bir şeydi: prime ability'me +2 boost. 10 gelmez herhalde ya derken... attığım zar 10 geldi, yemin ederim ki. acayip sevindim hakikaten. karakterimin major turning point'i shade olması olduğundan ve ondan sonra daha ziyade bir npc gibi olacağından da önce bu +2 bonus geldi ve intelligence skorum 18'e yükseldi. shade'in bir class olarak sunulduğu dragon magazine'in 213. sayısındaki içerikte de intelligence'a +1 verildiği yazılıyor shade'e dönüşünce ve "up to 19" deniyor, yani 18 limitini aşmak mümkün oluyor böylece. oldu mu sana intelligence'ım 19! 19 intelligence inanılmaz fark ediyor zira class'ının falan sınırlamadığı tüm büyüleri kitabına yazabilmek için gerekli minimum skor bu. fazlasına da pek gerek yok bence zaten. ayrıca 19 intelligence score'uyla kendi class'ımdan bonus aldığım büyüleri spellbook'uma yazmamda %100 başarının garanti olması gibi, negatif bonus aldığım diğer büyülerde de oran %80'e çıktı. ki pahalı, özel mürekkeplerle, seçkin library'lerde falan bunları spellbook'uma kopyalamaya çalışırsam bu yüzdeyi daha bile yükseltebiliyorum! hit points zarlarında da nispeten şanslıydım ve 10d4 atıp 30 skoruna ulaştım. sonra class'ımın ilerlemesinden ve constitution'ımın da 16 olmasından gelen bonuslarla da hp'm 52 oldu ve cidden bu konuda da şanslıydım işte!

üstteki görselde bir tek, büyük balımın da yardımıyla intelligence score'um 16'dan 19'a yükseldi. diğerleri sırasıyla attığım 4d6 - drop lowest'lardı. yani intelligence için attığım zar da öyleydi ama 16 gelmişti, sonra anlattığım şekilde 19'a yükseldi.
karakterim için norton neo'nun yapay zekasına yaptırdığım görsel de şu alttaki:

bu arada shadow mage specialist wizard'ını biliyordum ama shadow seeker kit'ini de google aramamda keyword'lerim tesadüfen önüme getirdi. bir baktım ki bu class bir shade olmak için acayip bir obsesyon geliştirmiş, diğer özelliklerini de çok beğendim ve anında online personam olarak benimsedim! bu arada başlarda shade olayım gibi bir düşüncem de yoktu, işte shadow seeker class'ı önüme çıkınca shade olmak da kaderim gibi bir şey oldu ve bundan hiç şikayetçi değilim! haha. benim baz aldığım d&d edisyonu, ad&d 2e, zira bu class zaten sadece orada var. ve bu edisyonda shade'ler, tıpkı lich'ler gibi ölümsüz. yani tabii ki d&d deity'leri bile öldürülebiliyor da işte yaşlılıktan falan ölmüyorlar yani shade'ler de. attığım zarlarda anormal ballıydım bu arada hakikaten. bu karakter için ileri level'ları da düşünebilirim sonrasında ama şimdilik 12. seviye olmak benim açımdan yeterli. tamam, karakteri gerçek bir frp oyununda oynamıyorum ama yarı npc mantalitesiyle de olsa, yarı da pc mantalitesiyle geliştirdim sayılabilir.
dönüştüğüm ırk olan shade class'ım olan shadow seeker için official d&d kaynakları olak 2 dragon magazine'den faydalandım: shade için sayı 213 ve shadow seeker için sayı 261; ama bunların içeriklerini internete de taşımışlar. aşağı bağlantılarını koyacağım. zaten shadow seeker, üstlerde dediğim gibi bir google aramamda tesadüfen karşıma çıkmıştı, öncesinde böyle bir shadow mage kit'inden haberim bile yoktu. haha. ve bu class'tan yürüyünce karakteri oluşturma ilk düşüncesinde aklımdan bile geçmeyen bir şey olan bir shade'e dönüşmem de doğal ve fazlasıyla makul bir netice denebilir. öncesinde alışıldık bir human shadow mage olurdum diye tahayyül etmekteydim. haha.
www.completecompendium.com/...
adnd2e.fandom.com/wiki/Shad... - sayfanın bağlantısını olduğu gibi vermeme rağmen nedense buna tıklayınca sayfa açılmıyor, yani ilgili içerik görünmüyor. google'a shadow seeker (character kit) yazarsanız çıkar ve merak edenleriniz o şekilde göz atabilir herhalde.
hatta şu kaynağı da ekleyeyim, ki class'ımla ilgili dragon magazine'in kapsamlı içeriği de internete taşınmış aynı şekilde: adnd2e.fandom.com/wiki/Wiza... - bu da üstteki gibi çıkmıyor bende. google'a wizards of dusk & gloom (article) yazınca ulaşılabilir sanırım.
sahi, shadow mage kaynağını da ekleyeyim zira shadow seeker, bunun bir kit'i. yani shadow seeker esasen bir shadow mage ama işte shadow mage'in özellikleriyle birlikte bir varyant olarak belirli avantajları ve dezavantajları da olan bir kit. adnd2e.fandom.com/wiki/Shad... - bunda da bağlantıya tıklayınca içerik gelmezse google'a ad&d 2e shadow mage yazıp aratarak en üstteki fandom sayfasına bakabiilrsiniz.
chaotic neutral'ı kendime daha uygun bulduğumu sözlükte defalarca belirtmişimdir ama bu üstte bahsettiğim karakterim true neutral oldu. hem karaktere daha uygun, hem de ben "delirmeden önce" true neutral idim bence ve sanki zaten gene dengemi buldukça bu alignment'a git gide yeniden hizalanıyorum gibi. belki de artık yeniden true neutral'ımdır. bence öyleyimdir hatta. ayrıca mage başlığında genelde generalist wizard'ları tercih ettiğimi söylesem de specialist wizard karakterlerim de elbette hiç olmadı değil. bu karakter cidden süper ya. başlarım generalist'ine, deyip online personam yaptım bile bunu! bu başlıkta da amma konu dışına çıktım... ama tam da çıkmadım... shade de bir creature/yaratık sonuçta ve online personam da bir shade. shade'leri elbette çok uzun zamandır biliyorum, hatta wyrruth adlı shade bir zamanlarki online personam idi bile. yani bu mahlası kullanmıştım eskiden, bu sözlükle tanışmadan çok çok öncesinde yani.
shade'ler işte demiplane of shadow'da bol rastlanan "shadowy" yaratıklar ama farklı düzlemlere de gidebiliyorlar, prime material plane de dahil. mutlak karanlık—yani standart gece karanlığında iyiler de işte mesela sıfır ışık kaynağı olan bir mağara gibi bir mutlak karanlıktan bahsediyorum, ama aslında böyle bir koşulda da bir meşale veya fenerle istedikleri "ortamı" oluşturabilirler—ve güneş altında ciddi ötesi sıkıntılar yaşıyorlar. yani gölgelerin içinde en güçlü ve sağlıklı hallerinde oluyorlar. vampirler gibi güneşe çıkar çıkmaz mahvolmasalar da işte gene de sağlıkları ve güçlerini korumaları için bu koşullardan kaçınmaları gerekiyor, kaçınamadıkları durumlarda da kısa süre içinde gölgelere çekilebilmeleri kendileri için iyi olur—hoş, ad&d 2e'deki vampirler de yaş kategorilerine göre güneşe karşı dayanıklılık kazanıyorlar, hatta yaşları 1 milenyum+ olduğunda güneş ışığına bağışıklık da kazanıyorlar, yani hala nefret ediyorlar güneş ışığından ama immune oluyorlar buna öyle en kadimleri; shade'lerde ise böyle bir yaşa göre tablo yok sanırım: her zaman güneş ışığında sıkıntı yaşıyorlar fakat gene de genç vampirler gibi bir anda pert olmuyorlar güneşe çıkmaları gerekirse.
üstte bahsettiğim kaynaklardan shade'ler hakkında epey bilgi edinebilirsiniz. yani ingilizce bilmeseniz bile ilginizi çekerse yapay zeka veya google translate gibi bir şeylerin yardımıyla içerikleri türkçe olarak da okuyabilirsiniz. ben dediğim gibi dragon magazine'in 213. sayısındaki versiyonu baz aldım zira bu bir pc karakter için daha uygun gibiydi. bir de +1 intelligence da beni cezbetmişti, ki standart shade'de bu bonus yok, fakat onda da çok anormal güçleri var shade'lerin, benim faydalandığım kaynakta olmayan. mesela yoğun gölgelik alanlardaki movement rate'inin 18 olması gibi bir hayvanlığı örnek verebilirim bunlar arasından. benim versiyonda "as the original creature" deniyor. benim karakterin original varlığı human/insan olduğu için de movement rate'i 12 olabiliyor. gerçi benim kullandığım versiyonda da shadow spell'lerin 2 kat etkili/güçlü ve süreli büyüyse de duration'larının 2 kat uzun olması avantajı var shade'lerin; bu da diğer/core kaynak shade'inde yoktu. işte ilgilenen ilgili kaynaklara bakabilir ve bunların bahsettiklerime ek olan birbirine olan avantajlarını ve dezavantajlarını karşılaştırabilir. hoş, shade'in benim kullandığım versiyonu dışındaki standart versiyonunun bilgilerini görmek için google'a ad&d 2e shade yazıp başta çıkan fandom sitesi sonuçlarına bakabilirsiniz. hatta bu bağlamda 2 fandom sayfası çıkıyor ve ikisinin de bağlantısını koyayım. dediğim gibi, bu bağlantılar gerekli içerikleri getirmezse dediğim gibi google'da aratabilirsiniz.
adnd2e.fandom.com/wiki/Shade
adnd2e.fandom.com/wiki/Shad...
benim shade karakterimi baz aldığım dragon magazine'in 213. sayısındaki ilgili içerikte wizard-shade'ler için spesifik bilgiler de verilmiş, ki bu da bu kaynağı baz almamda etkin oldu bir hayli. zaten en çok karşılaşılan shade class'ının bu olduğu söyleniyor ve bu tür wizard'lar, diğer tür wizard'ların demiplane of shadow'da deneyimlediği büyü yapma limitasyonlarından etkilenmiyor. bazı wizard-shade'lerin quasi-
elemental plane'ler ve bir energy plane'in sınırındaki shadowstuff'tan yapılma kulelerde yaşadıkları belirtiliyor—ki bu shadowstuff denen şey zaten shade'in varlığının özlerinden ama shade'ler tabii ki tamamen shadowstuff'tan oluşmuyorlar, ama cismani özlerinde işte prime material plane'e özgü materyal yapıyla demiplane of shadow'a özgü bu shadowstuff elementi harmanlanmış oluyor ve shade'lerin maddesel yapısı bu hibrit yapıya dayanıyor diyebiliriz.
wizard shade'ler genelde yalnız takılsa da kimisi de prime material plane'deki eski tanıdıklarıyla kontaklarını sürdürüyorlar ve onları ziyaret edebiliyorlar. benim şimdiki mahlasım sojourant'ın manası da "visitor/ziyaretçi" zaten ve ben de hem böyle kulesinde shadowstuff'ı ve büyüleri araştıran/çalışan, hem de dönem dönem orayı burayı ziyaret eden bir karakter olarak düşündüm kendi karakterimi. 12. level'a geldikten sonra ise "nasılsa artık shade oldum ve sonsuza dek yaşayabilirim. artık çılgın maceralara atılmaktansa kendimi büyüler konusunda akademik çalışmalara ve işte araştırmalarım için gezmelere vereyim uzun bir süre" dedim. zaten shadow seeker class'ında olduğumdan da bu akademik yaklaşımım son derece makul bir tutum. 19 intelligence'ım da olduğuna göre zaten class'ımın sınırlamadığı tüm büyüleri de öğrenebilirim—shadow seeker, bir shadow mage kit'i olduğu için bana invocation/evocation ve abjuration okullarındaki büyüler yasak olsa da bu kit bana standart bir shadow mage'den farklı olarak, demiplane of shadow enerjileriyle yoğrulmuş olan invocation/evocation büyülerini öğrenme ve yapma fırsatını da sunuyor. 12. level'da tabii en üst seviyelerdeki büyüleri öğrenemiyorum henüz, ama şimdilik öğrenebildiğim seviyelerdeki her büyünün peşine düşeyim diyorum, sonra bir zaman yeniden bir adventurer olabilirim ve bunun neticesinde nice level'lar atlayıp archmage'liğe de yükselebilirim ve class'ımın sınırlamadığı her büyüyü öğrenebilirim; lakin hiç acelem yok kafasındayım, işte çünkü shade olarak sonsuza kadar yaşayabilirim.
shade olmanın sağladığı sonsuz yaşam sayesinde işte mesela 12. seviyede bir shadow seeker olduktan sonra uzunca bir süre kendimi sadece akademik çalışmalara ve çok nadir büyüleri araştırıp, bulup öğrenmeye adayabilirim. zaten nihai amacım bir shade olmaktı, class'ım gereği ve bunu başardıktan sonra hiçbir şeye acelemin olmaması son derece makul. örneğin shadow play, shadow speak, shadow hand, shadow gauntlet, zala's deception, argaster's cloak of shadows gibi çok nadir shadow büyülerini ve class'ımın sınırlamadığı diğer büyü okullarındaki büyüleri bulup öğrenebilirim, ne kadar zamanımı alırsa alsın. mesela ölümlü bir human olarak devam etsem bunlardan 1-2'sine erişebilmem bile mümkün olmayabilirdi ama shade olunca yüzyıllar, hatta bin yıllar da sürse illaki öğrenebilirim bu büyüleri, ki zaman sınırım da olmadığından tehlikelere atılmadan da bir şekilde erişebilirim bu büyülere. charisma skorum da çok yüksek olduğundan, gezgin de bir persona benimsediğimden envaitürlü ortama ve envaiçeşit interaksiyona girip bunun yollarını bulabilirim mutlaka ve tehlikeli bir kişi/durum ile karşılaştığımda da gölgelere çekilme üstadı olan bu karakterimle sıvışabilmem işten bile olmaz. baktım artık öğrenebileceğim tüm büyüleri öğrenmişim character level'ımın elverdiği seviyelerdeki, ondan sonra level atlamak için yeniden çılgın maceralara atılabilirim ve daha üst seviyelerdeki büyülerin avına da çıkabilirim. yalnız bu karakterimi uzunca bir süre 12. seviyede tutacağım.
üstte yazdıklarımda şimdiki d&d karakterimi/personamı anlatsam da başlıkla alakasız da sayılmaz. işte shade yaratığı bunun temelini oluşturuyor sonuçta ve bu da favori yaratıklarımdan biridir.
beholder'lar da çok enteresan bence ama onun başlığı açılmadı henüz, daha doğrusu öyle bir başlık açılmış da bu yaratıkları tanıtan bir tanım girilmemiş daha. bunlar da d&d'nin en ikonik varlıklarındandır. veya neutral bir yaratık olan rilmani'ler de var. özellikle de aurumach rilmani'ler ve bunlar da dev cüssesinde ama çok zeki ve kudretli varlıklardır; neutral'lığın vücut bulmuş halidirler. saysam daha rakshasa'lar var, nerra'lar, harpy'ler, nagpa'lar, sarrukh'lar, yuan-ti'ler, malaugrym'ler, naga'lar var falan... bitmez yani. d&d'deki ilginç bulduğum yaratıklar bitmez. biter aslında da hepsini yazarsam bu yazı bitmez. * tyranthraxus'u da anmadan edemedim ama. haha.
doppelganger'ları da çok ilgi celbedici bulurum. veya vampirleri. bunların başlığını ben açmadım ama vampir anlamındaki strigoi başlığını da açmıştım. bunlar elbette ki d&d için yaratılan yaratıklar değiller orada yer alsalar da, yani bu oyunların çıktığı 1974'ten çok çok daha eskilere gidiyorlar.
vampirler denince akla ilk gelen elbette bram stoker'ın meşhur yaratığı... yani dracula'dır. bu kapsama dahil farklı başlıklar açmıştım. ilk anda aklıma gelenler: bran kalesi, dracula land ve the last voyage of the demeter. yine bir stoker uyarlaması olan shadow builder'daki kötücül varlık da pek karizmatiktir, hele ki sesi... bunun da başlığını açmıştım. vampirler zaten genel olarak karizmatik yaratıklar. karizmanın vücut bulmuş halleri hatta. en fazla kere izlediğim film olan the lost boys'daki david mesela... ya da the strain'deki strigoi'ler. bu paragraftaki tıklanabilir çoğu başlığı ben açtım ve bu da vampirleri ne kadar "cool" bulduğumu kanıtlayan bir şey olabilir bence. haha. aklıma gelmeyenler de olabilir.
üstten de anlayabileceğiniz gibi en azından duruş olarak insansı yaratıkları daha ilginç bulurum normalde/çoğunlukla.
peki en bilineni cthulhu olan lovecraftian yaratıkları da neden saymayayım? iki başlığı da açıp gayet kapsamlı tanımlar girmiştim. lovecraft'la ilgili açtığım başlıklardan başka aklıma gelenler şu şekilde: dagon: ki buradaki tanrısal varlık aynı zamanda gayet de korkunç bir yaratık formunda. bu tanıma sonradan die farbe'yi de ekleyeyim dedim ama buradaki "ışık" için bir yaratık diyebilir miyiz bilemiyorum. fakat en azından temasa geçtiği doğal oluşumları yaratıklaştırdığı kesin. haha. pickman's muse'da bir yaratığa rastlayamasak da o yıldızlı bilgelik kültünü bir şekilde çeşitli yaratıklarla ilişkilendirebiliriz elbette. işkillendirici bir ilişkilendirilebilirlik bu. * in the mouth of madness'ın başlığını ben açmasam da bu başlığa tanım girmiştim ve burada da lovecraftian yaratıklar var. the resurrected'ın başlığını ben açmıştım ve diriltilen birine gayet de yaratık diyebiliriz bence. ha hortlak ha yaratık, demiş atalarımız. ehehe. necronomicon: book of the dead filminin de başlığını ben açmıştım ve burada da lovecraftian yaratıklar mevcut. şimdilik aklıma gelenler bunlar oldu bu bağlamda.
mitolojik varlıklara gelirsek kimera/chimera ve tepegöz/cyclops'u de çok enteresan bulurum. medusa'yı da eklemeliyim tabii. sfenks/sphinx de neden olmasın mesela? türk mitolojisine dahil olan arçura'dan da bahsedebilirim ki kendisi batı kültüründeki trickster'ları akla getiriyor zaten. d&d* de bilenin bildiği gibi böyle mitolojik yaratıkların da ciddi kısmını paletine ekler/eklemiştir.
uzaylılar da sayılır mı? şu griler denen, bildiğimiz uzaylı tiplemesini de çok enteresan buluyorum ben. (bkz: zeta reticulan) - ufoloji'ye inananlar bu ve böyle bahsedilen birçok uzaylı türünün gerçek olduğunu düşünse de ben pek o sularda yüzmüyorum. yani d&d yaratıklarını ne kadar gerçek buluyorsam, bunları da o kadar gerçek buluyorum gibi düşünebilirsiniz. evrende tabii ki bizden başka zeki yaratıklar olması ihtimalini yüksek görüyorum ama onlar hiç dünyamıza uğramış mıdır, bunu bilemiyorum. yani mümkün görsem de böyle konularda kafayı sıyıran insanlara da rastladığımdan, böyle uzaylı türlerinin gerçekliğine her zaman şüpheyle bakarım. bu kapsamda da night skies başlığını açmıştım mesela ve buradaki griler hakikaten de inanılmaz. başka uzaylılı başlıklar da açmışımdır sözlükte ama griler denince aklıma bu geldi şu anda sadece.
evrenin sırrı filminin de başlığını açmıştım mesela ama buradaki uzaylılar tasarım olarak bildiğimiz griler gibi değiller tam olarak. gene de o okuldan uzaylı tipleri denebilir ama. beyond the sky da başlığını açıp sözlükte tanıttığım uzaylılı bir film. buradaki uzaylılara net kötücül diyemesek de gene de motivasyonları karanlık da olabilir gibi görünüyor. bunlar da karizmatik yaratıklar ayrıca. night sky'da da reptilian'ların mevzusu geçse de bu olay herhalde dizi tek sezondan sonra iptal edildiği için yeterince açılmıyor. the faculty'nin de başlığını ben açtım. buradaki parazitik uzaylılar da etkileyici. henüz başlığı açılmayan dark skies (1996-1997) dizisinde de gene parazitik uzaylılar var ve cidden manyak bir dizi bu. bir ara başlığını açıp tanıtabilirim. burasını yazarken henüz açmış değilim yani. parazitik dediğime bakmayın, bu tür uzaylılar sizi tamamen ele geçiriyor!
jon irenicus'u da sayayım ya, başlığını açtıklarımdan. kendisi geçmişte bir elf imiş ama sonradan bayağı acayip bir şey oldu. karizması muazzamdır fakat.
genelde kötücül yaratıkları saydım bu arada, çünkü: evil'lık kutsal bir müessesedir.
ama iyiler de iyi olabilir ya. mesela he-man'deki kötücül yaratık darkdream'i ne kadar seviyorsam, iyiler tarafındaki stratos'u da o kadar severim. yalnız, stratos aslında ilk tasarlandığında evil* imiş ama sonra iyi bir varlık olmasına karar vermişler. iyi ki de öyle yapmışlar diyorum, ki motu* evrenindeki iyiler tarafında olan en sevdiğim karakterdir kendisi.
faun'lar da var mesela, ya da. narnia günlükleri: aslan, cadı ve dolap'taki mr. tumnus çok sevilesi bir karakterdi bence. jadis'e de yaratık denebilir belki ki kendisi yine aynı filmde tilda swinton tarafından olağanüstü etkileyici bir tiplemeye dönüştürülmüştü. ırksal olarak tam insan değil sonuçta ve bu kategoriye alabiliriz onu da ama buralarda sözde kötülerden bahsetmeyecektim. *
bir de gene iyilerden abe sapien*'ı sayabilirim. yazımı da onunla bitireyim hatta. bu insansı, amfibik, uzaylıya benzeyen varlık da hellboy'daki favori karakterimdi.
d&d'de de karizmatik bulduğum iyi yaratıklar var elbette. elfler mesela. ya da aurumach rilmani'ler. bu ikincisi gerçi neutral/nötr bir varlık ama kozmosun iyiliği için çalıştıkları söylenebilir. rilmani'den yukarıda bahsetsem de evil'lar arasında kaynamasın diye burada ayrıca da bahsedeyim dedim. shade'ler de evil veya neutral olurlar genelde ama %10 kadarı good da olabiliyor. aslında d&d'de hemen her ırkın/yaratığın sıra dışı alignment'ta olanları olabiliyor. yani ultroloth'lardan, mind flayer'lardan falan da iyi veya nötr bireyler çıkabiliyor, veyahut elf'lerden de kötücül bireyler çıkabiliyor. lich'lerde bile durum aynı: yani gayet de nötr veya iyi lich'lere hiç rastlanmıyor değil.
geleneksel, kanatsız çin ejderhalarını da çok severim ayrıca. bunu eklemesem olmazdı.
biz insanlar da yaratıklar sayılabiliriz elbette. yani burası da plot twist gibi oldu. haha. bazı insanları severken, bazılarını ise sevmem. herhalde çoğu kişi gibi. bence insan da karizmatik bir yaratık ya. ama ona bakılırsa kaplan da karizmatik bir yaratık. karıncaaslanı da öyle. bunlar fantastik değillll... dediğinizi duyar gibi oldum. hissah zul mesela öyle. başlığını açıp bundan bahsetmiştim. yani ne biliim, birçok hayvanın da fantastik versiyonu var sonuçta. hani konuşan aslanlar filan... ayrıca bazı fantastik sandığım(ız) şeyler de gerçekte olabilir. yani ya gri uzaylılar, reptilian'lar falan gerçekse? buna sıfır ihtimal vermezdim ben şahsen. haha.
neyse, nihayet yazıma burada nokta koyuyorum. (bkz: geç olsun da güç seninle olsun)
dungeons and dragons'ta yer alan şu yaratıklar net favorimerim arasındadır ve:
1-) lich - bunlar undead'lerin elitleridir diyebiliriz. yani hem zekidirler, hem genelde karizmatiktirler, hem de sıklıkla başkalarını veya başka yaratıkları yönetirler. zaten kudretlerinden bahsetmeme gerek bile yok: çoğunlukla üst level mage/wizard'lardır ama sorcerer, cleric ve hatta bard bile olabilirler. bunların en zayıfları bile tipik undead'lerden güçlüdür normalde. hastasıyız. ekleme: sözlükteki bir önceki nick'imin kaynağı olan count dahlvier hakkında da bayağı detaylı bir tanım girmiştim, başlığını açıp. yani ilgilenirseniz tipik bir d&d lich'i hakkında epey bilgiye rastlayabilirsiniz orada.
2-) mind flayer - bunlar da lovecraftian varlıklardır ve tuhaf bir uzaylı ırkı andırırlar. bunlar da zeki ve korkulası yaratıklardır. hele ulitharid'lerden ve illithilich'lerden direkt sakınmak gerekir, epik seviyelerde bir karakter değilseniz. ki epikseniz bile illithilich'ler gene de dikkat edilesi varlıklardır.
3-) ultroloth - bunlar da uzaylı gibidirler ama aslında bir şeytan/demon türüdürler. bunlar da aynı şekilde zeki varlıklardır, lich'ler ve ulitharid'ler/illithilich'ler kadar olmasa da—gerçi o kadar zeki de olabilirler: eski d&d edisyonlarında genius/supra-genius arasında intelligence'ları vardır ve bu da 17-20 arası skorlar demek oluyor. genelde prime material plane'e gelmezler ama duruma göre gelebilirler de. yine çok kudretli bir karakter veya çok güçlü bir ekip değilseniz bu yaratıklara da bulaşmamanız iyi olabilir.
4-) time dragon - bu, d&d'de bir deity olmayıp onların kimisi kadar kudretli olmasıyla dikkat çeken, en nadir ejderha türüdür. cidden 90 challenge rating nedir yahu. bunlara ise über epik bir karakterseniz bile bulaşmayın bence. hatta bir lesser deity iseniz bile bulaşmamanız iyi olabilir. intermediate veya greater deity iseniz ize bulaşabilirsiniz sanırım. haha.
5-) deity - bunun başlığını açıp detaylı bir tanım girmiştim. yazıya da sonradan eklemek aklıma geldi. tabii tanrılara veya tanrısal varlıklara ne kadar "yaratık" denebilir bilemedim, zira aslında kendileri hem tinsel hem de "yaratıcı" varlıklar olurlar genelde. gene de bir yere kadar yaratık da diyebiliriz bunların bir kısmına. kimisine "varlık" demek bile mümkün olmasa da, bazı deity'ler ise gayet cismani nitelikleri olan birer yaratıktırlar. en azından ölümlülerin arasına öyle formlarda gelirler sıklıkla. ilgili başlıktaki tanımıma bakarsanız hangi deity'leri favorilerim arasında sayabileceğim hakkında sağlam tahminler yürütebilirsiniz bence.
üsttekilerim hepsinin başlığını açıp kapsamlıca tanıtmıştım. hatta lovecraftian (bunun da başlığını ben açtım) yaratıklar zaten ekseriyetle huşu içinde bıraktırıcı ve ilgi celbedicidir.
ekleme: d&d'deki shade'ler de elbette ilgimi ziyadesiyle celbeder ve 2026 haziran başları itibarıyla kendime bu race'ten bir persona yarattım.
üstte d&d konseptinden bu konuya girdiğimden ve d&d'de karakter yaratırkan race'in/ırkın önemini de vurgulayabilmek adına bu karakterimi epey detaylandıracağım, ki burada race/class bağını, bunların işte benim karakterimdeki gibi bir mahiyette olduğunda nasıl da tematik ve sinerjik bir uyum yakalayabildiğinin bir portresini çizme gayesinde olacağım. shade de elbette bir "yaratık" kategorisinde ve aslında normalde bir npc olabiliyor, tıpkı lich gibi. ama aşağıdan da görebilirsiniz ki bulduğum bir kaynakta bir pc olarak da bir shade'e dönüşebilmenin yoluna rastladım. bu elbette herhangi bir mage için mümkün olabilse de benim seçtiğim shadow seeker class'ı özelinde adeta kaçınılmaz bir son gibi; ki bu class'ın bundan kaçındığı yok, bilakis bir shade olabilmek için ziyadesiyle obsesif ve bu onun için bir numaralı hedef. ben tabii yarı pc yarı npc gibi yaklaştım bu karakterin yaratımında zira doğrudan pc yolundan gidebilmem için bu karakteri bir frp oyununda oynamam gerekirdi. siz bu yazıyı gördüğünüzde ben bu karakteri online personam yapmaktan vazgeçmiş de olabilirim elbette. en azından bu eklemeyi yaptığım zaman itibariyle bu shade büyücü online personamdır. bu karakterle ilgili detaylı anlatımım yazıdaki bu eklemedir ve yazının sonrasında önceden yazdığım içerik yer buluyor.
karakterim öncelikle race/ırk olarak bir human ve class olarak shadow mage varyantı/kit'i olan bir shadow seeker; shadown mage'in özellikleriyle birlikte işte spesifik kit'inin getirdiği belirli avantajları ve dezavantajları var standart shadow mage class'ıyla mukayese edildiğinde. yazının ilerilerinde detaylara girecek olsam da tabii ki yararlandığım kaynaklardaki içerikleri baştan aşağı taşımayacağım buraya zira yazı zaten uzun olacak ve ultra-uzun olmasını istemiyorum. işte level 10 veya sonrasında bir shade'e dönüşülebiliyor baz aldığım kaynakta ve ben de nihayetinde bir human shade shadow seeker oluyorum/oldum. bu class'ın, tıpkı diğer 2 shadow mage kit'inde de olduğu gibi reaction adjustment konusunda penaltısı var zira biraz gloomy, iç karartıcı karakterler oluyor shadow seeker'lar ilgili kaynağa göre, fakat aşağılarda da bahsedeceğim gibi yüksek charisma skorum bunu fazlasıyla kompanse ediyor. 17 yani, boru değil.
bana göre avantajları zaten dezavantajlarıyla kıyaslandığında kesinlikle avantajları ağır basan bir class bu, ve shade ırkına da tartışmasız en uygun class olduğu kanısındayım shadow seeker'ın, ki henüz bir shade'e dönüşmeden de böyle melankolik duygu denizlerinde yüzebildiklerinden ve işte gloomy mizaçlarından ötürü tematik olarak da shade'e en smooth geçişi sağlayabilecek class bana göre tartışmasız budur—ki mekanik bağlamda bunun tartışılması söz konusu bile olamaz zira shadow seeker'lar, devasa bir quest'telerse bile shade'e dönüş(türül)ebilmelerinde bir ipucu ve/ya yardım sağlayabilecek bir kişi, item veya yerle ilgili bir dedikodu duyarlarsa dahi o serüvenlerini her şekilde yarıda kesip shade'liğin sırlarının peşine düşüyorlar. mekanik derken... yani tam mekanik sayılmaz bu dediğim ama işte saçma sapan bir dm'iniz yoksa sizin bu denli obsesifçe peşine düştüğünüz yegane emelinize ulaşmanıza nihai bir engel de koymaz diye değerlendiriyorum. zaten shadow seeker'ın tanıtıldığı kaynaktaki ilgili kısmı okursanız bu dediklerimi anlarsınız diye düşünüyorum.
burada tabii ki ad&d 2nd edition'ı baz alıyorum, yoksa mesela d&d 3/3.5e'yi baz alsaydım zaten bu edisyon(lar)da shadow seeker diye bir class yok, fakat noctumancer—ki bu wizard/shadowcaster base class'ları üzerine kurulu bir karakter olur genelde, ama wizard yerine rogue üzerinden bir karakter de yaratabilirsiniz misal—ve shadow adept gibi shade'lere süper uygun prestige class'lar mevcut, lakin işte bunlar da bir önceki edisyonda yok. hem zaten mesele 3/3.5e'de shade'lerin ömürleri 1 milenyumu aşabilse de işte ölümsiz değiller, fakat benim karakterimi baz aldığım 2e'de kesinlikle yaşlanma yüzünden ölmeleri veya işte disentegre olmaları gibi bir şey söz konusu değil ve bu türden bir ölümsüzlük de müthiş cazip elbette. bu arada shade ırkına d&d 5/5.5e'de—yani en azından bu edisyondaki official d&d içeriklerinde—nedense yer verilmese de öncesindeki tüm edisyonlarda rastlayabiliyoruz.
neyse biz konumuz olan ad&d 2e'ye dönelim ve bununla sınırlı tutalım mevzuyu, veya en azından mevzunun geri kalanını...
benim karakterimin 17 charisma skoru da tabii shade olabilmesinde büyük yardımı olabilecek bir şey. yani illaki persuasion'ı ile ve belki önceki quest'lerinden edindiği kimi değerli treasure item'larıyla bir shade veya lich archmage'i ikna edebilir yani kendisi üzerinde bir create shade büyüsü yapabilmesi için; shade veya lich dedim zira alignment change riskini elimine etmek için wish büyüsü de gerekiyor ve bunu da zaten seneleri sayılı bir archmage kolay kolay yapmaz fakat shade veya lich gibi ölümsüz büyücüler bir bedel ödemeden yapabilir. yani bu en düz ve garantiye yakın yol gibi görünse de işte 12. seviyeye çıkmış ve tüm büyücülük kariyerinde kafasını tamamen shade olmaya adamış bir karakter bu olmazsa başka bir yolunu bulur bunun illaki, ki işte bu class'ın tanıtıldığı kaynakta dm'lere işte shade dönüşmenin, uzun bir kariyerden sonraki bir "major turning point" veya "big character event" gibi (hangisiydi ya? ama aynı şey de sayılır. haha.) olmasının uygun olacağı söyleniyor ve 12. seviye de "long career" kapsamında gayet de değerlendirilebilir, ki teknik/mekanik bağlamda level 10'da bile shade olunabiliyor, benim baz aldığım kaynakta. ayrıca işte bunu yarı-npc yarı pc gibi yarattığımdan işler biraz da benim hayal gücüme kalıyor. hatta sözlükteki bir önceki nick'im olan dahlvier'nın, yani ünvanıyla count dahlvier'nın (dallfiya gibi okuduğumdan "nın" diye koydum ekleri) da beni wish + create shade büyüleriyle bir shade yaptığını bile düşünebilirim. ben yaptım oldu yani, çünkü neden olmasın?.. *
aşağılarda merak edenleriniz çıkabilirse diye bu gibi bilgilerin tümünü okuyabileceğiniz kaynakların bağlantılarını koyacağım aynı zamanda.
aslında sözlükteki usta bir dm/gm ile birlikte temellerini attık bu karakterimin, ben de acayip ballı zarlar attım falan... bu karakteri oynayarak 12. seviyeye çıkarmasam da aşağıya koyacağım görseldeki niteliklerinde kendime torpil geçtiğim söylenemez. cidden çok iyi ability score zarları attım, hatta bir de o gm arkadaşım "atacağın sıraya göre dizilecek stat'ların" dedi ve ona rağmen 100'de 1 bile denk gelmeyecek güzellikte zarlar denk geldi. 6 x 4d6 drop lowest yöntemiyle ability score zarlarımı attım ama esas olay bunların attığım sırayla ability score'larım olacağıydı. yani gayet iyi zarlar attım zaten, fakat işte bunların sırasının da böyle denk gelmesi çok nadir gerçekleşebilecek bir bal diyebilirim. intelligece score'um mesela 16 idi. shadow seeker class'ında olduğumdan bir shade de olabildim elbette ve bu da +1 intelligence verdi. fakat... en ballı zarım şeyde geldi. intelligence'ımı en azından bir item'la ya da geçici olarak potion'larla 18'e çıkarabilmek için bir tablo oluşturdum. ve tablo şuydu:
1-2= deck of many things: idiot
3-4 = none
5 = potions
6= scarlet & blue ioun stone
7= ring of clear thought
8 = tome of clear thought
9 = gem of insight
10 = deck of many things: star
yani 1d10 zar attım ve 1 ve 2 intelligence'ımı 1d4 sayıda düşürecek korkunç kötü zarlardı zira işin zevki zaten karakterini böyle tehlikelere sokmak. 3 veya 4 atsam hiçbir şey kazanamayacaktım. 5'te potion'lar ki bu da 12. seviye bir mage'in bulabileceği şeylerdi zaten. ben buna da razıydım ama dm'in işte mesela potion of genius'ı içip intelligence'ımı geçici olarak yükseltmişken büyüleri spellbook'uma yazmaya başladıktan sonraki chance to learn spell'in check'inin yapılmasına izin vermesi gerekiyordu ve öyle düşündüm o seçenekte de. yoksa bu türden intelligence boost'u sağlayan iki tane potion biliyorum. genius yapanın süresi zaten çok kısa, diğerinin epey uzun olsa da büyüleri spellbook'a copy'lemek de çok uzun süre ve kuvvetle muhtemeldir ki potion'ın etkisi gene bu proses bitmeden sonlanırdı. tek çözüm dm'in bu check'i potion'ı içer içmez yapmasıydı ve 5. seçenek de bunu sağlayacaktı. gene de istediğim kadar büyü yazamazdım bu yöntemle galiba zira o potion'lar da su kadar yaygın değil.
yani sadece kitabıma büyüleri geçirirken bana lazım olacaktı 18 intelligence skoru ve diğer zamanlarda 17 zaten gayet iyiydi. tabii 18 intelligence skoruyla birlikte 18 spells/level şeysi de var... yani kapasitenizi artırıyor, 19 intelligence'taki gibi sınırsız yapmasa da. ve bu ekstra büyüleri 18 intelligence ile spellbook'uma yazdıktan sonra bu skorum sonra 17'ye inse bile bildiğim/known büyülerde bir düşme olmuyordu. chance to learn spell'i %85'e çıkartıyor 18 intelligence skoru ve benim class'ım özelinde bu shadow bazlı büyülerde %100 başarı, alanım dışındakilerde ise %70 başarı manasına geliyor ve bu da bayağı önemli bir şey. 6 ve 7 ise +1 intelligence sağlayan item'lar ve bunlara da gayet razıydım. 8 ve 9 atabilsem şahane olacaktı zira direkt ve kalıcı olarak int'im 1 puan yükselecekti bu takdirde, ki gem of insight bir de item'ı kaybetmediğin falan sürece +1 wisdom da veriyor, kaybetsen bile +1 int boost'u kalıcı oluyor.
10 ise mükemmel bir şeydi: prime ability'me +2 boost. 10 gelmez herhalde ya derken... attığım zar 10 geldi, yemin ederim ki. acayip sevindim hakikaten. karakterimin major turning point'i shade olması olduğundan ve ondan sonra daha ziyade bir npc gibi olacağından da önce bu +2 bonus geldi ve intelligence skorum 18'e yükseldi. shade'in bir class olarak sunulduğu dragon magazine'in 213. sayısındaki içerikte de intelligence'a +1 verildiği yazılıyor shade'e dönüşünce ve "up to 19" deniyor, yani 18 limitini aşmak mümkün oluyor böylece. oldu mu sana intelligence'ım 19! 19 intelligence inanılmaz fark ediyor zira class'ının falan sınırlamadığı tüm büyüleri kitabına yazabilmek için gerekli minimum skor bu. fazlasına da pek gerek yok bence zaten. ayrıca 19 intelligence score'uyla kendi class'ımdan bonus aldığım büyüleri spellbook'uma yazmamda %100 başarının garanti olması gibi, negatif bonus aldığım diğer büyülerde de oran %80'e çıktı. ki pahalı, özel mürekkeplerle, seçkin library'lerde falan bunları spellbook'uma kopyalamaya çalışırsam bu yüzdeyi daha bile yükseltebiliyorum! hit points zarlarında da nispeten şanslıydım ve 10d4 atıp 30 skoruna ulaştım. sonra class'ımın ilerlemesinden ve constitution'ımın da 16 olmasından gelen bonuslarla da hp'm 52 oldu ve cidden bu konuda da şanslıydım işte!

üstteki görselde bir tek, büyük balımın da yardımıyla intelligence score'um 16'dan 19'a yükseldi. diğerleri sırasıyla attığım 4d6 - drop lowest'lardı. yani intelligence için attığım zar da öyleydi ama 16 gelmişti, sonra anlattığım şekilde 19'a yükseldi.
karakterim için norton neo'nun yapay zekasına yaptırdığım görsel de şu alttaki:

bu arada shadow mage specialist wizard'ını biliyordum ama shadow seeker kit'ini de google aramamda keyword'lerim tesadüfen önüme getirdi. bir baktım ki bu class bir shade olmak için acayip bir obsesyon geliştirmiş, diğer özelliklerini de çok beğendim ve anında online personam olarak benimsedim! bu arada başlarda shade olayım gibi bir düşüncem de yoktu, işte shadow seeker class'ı önüme çıkınca shade olmak da kaderim gibi bir şey oldu ve bundan hiç şikayetçi değilim! haha. benim baz aldığım d&d edisyonu, ad&d 2e, zira bu class zaten sadece orada var. ve bu edisyonda shade'ler, tıpkı lich'ler gibi ölümsüz. yani tabii ki d&d deity'leri bile öldürülebiliyor da işte yaşlılıktan falan ölmüyorlar yani shade'ler de. attığım zarlarda anormal ballıydım bu arada hakikaten. bu karakter için ileri level'ları da düşünebilirim sonrasında ama şimdilik 12. seviye olmak benim açımdan yeterli. tamam, karakteri gerçek bir frp oyununda oynamıyorum ama yarı npc mantalitesiyle de olsa, yarı da pc mantalitesiyle geliştirdim sayılabilir.
dönüştüğüm ırk olan shade class'ım olan shadow seeker için official d&d kaynakları olak 2 dragon magazine'den faydalandım: shade için sayı 213 ve shadow seeker için sayı 261; ama bunların içeriklerini internete de taşımışlar. aşağı bağlantılarını koyacağım. zaten shadow seeker, üstlerde dediğim gibi bir google aramamda tesadüfen karşıma çıkmıştı, öncesinde böyle bir shadow mage kit'inden haberim bile yoktu. haha. ve bu class'tan yürüyünce karakteri oluşturma ilk düşüncesinde aklımdan bile geçmeyen bir şey olan bir shade'e dönüşmem de doğal ve fazlasıyla makul bir netice denebilir. öncesinde alışıldık bir human shadow mage olurdum diye tahayyül etmekteydim. haha.
www.completecompendium.com/...
adnd2e.fandom.com/wiki/Shad... - sayfanın bağlantısını olduğu gibi vermeme rağmen nedense buna tıklayınca sayfa açılmıyor, yani ilgili içerik görünmüyor. google'a shadow seeker (character kit) yazarsanız çıkar ve merak edenleriniz o şekilde göz atabilir herhalde.
hatta şu kaynağı da ekleyeyim, ki class'ımla ilgili dragon magazine'in kapsamlı içeriği de internete taşınmış aynı şekilde: adnd2e.fandom.com/wiki/Wiza... - bu da üstteki gibi çıkmıyor bende. google'a wizards of dusk & gloom (article) yazınca ulaşılabilir sanırım.
sahi, shadow mage kaynağını da ekleyeyim zira shadow seeker, bunun bir kit'i. yani shadow seeker esasen bir shadow mage ama işte shadow mage'in özellikleriyle birlikte bir varyant olarak belirli avantajları ve dezavantajları da olan bir kit. adnd2e.fandom.com/wiki/Shad... - bunda da bağlantıya tıklayınca içerik gelmezse google'a ad&d 2e shadow mage yazıp aratarak en üstteki fandom sayfasına bakabiilrsiniz.
chaotic neutral'ı kendime daha uygun bulduğumu sözlükte defalarca belirtmişimdir ama bu üstte bahsettiğim karakterim true neutral oldu. hem karaktere daha uygun, hem de ben "delirmeden önce" true neutral idim bence ve sanki zaten gene dengemi buldukça bu alignment'a git gide yeniden hizalanıyorum gibi. belki de artık yeniden true neutral'ımdır. bence öyleyimdir hatta. ayrıca mage başlığında genelde generalist wizard'ları tercih ettiğimi söylesem de specialist wizard karakterlerim de elbette hiç olmadı değil. bu karakter cidden süper ya. başlarım generalist'ine, deyip online personam yaptım bile bunu! bu başlıkta da amma konu dışına çıktım... ama tam da çıkmadım... shade de bir creature/yaratık sonuçta ve online personam da bir shade. shade'leri elbette çok uzun zamandır biliyorum, hatta wyrruth adlı shade bir zamanlarki online personam idi bile. yani bu mahlası kullanmıştım eskiden, bu sözlükle tanışmadan çok çok öncesinde yani.
shade'ler işte demiplane of shadow'da bol rastlanan "shadowy" yaratıklar ama farklı düzlemlere de gidebiliyorlar, prime material plane de dahil. mutlak karanlık—yani standart gece karanlığında iyiler de işte mesela sıfır ışık kaynağı olan bir mağara gibi bir mutlak karanlıktan bahsediyorum, ama aslında böyle bir koşulda da bir meşale veya fenerle istedikleri "ortamı" oluşturabilirler—ve güneş altında ciddi ötesi sıkıntılar yaşıyorlar. yani gölgelerin içinde en güçlü ve sağlıklı hallerinde oluyorlar. vampirler gibi güneşe çıkar çıkmaz mahvolmasalar da işte gene de sağlıkları ve güçlerini korumaları için bu koşullardan kaçınmaları gerekiyor, kaçınamadıkları durumlarda da kısa süre içinde gölgelere çekilebilmeleri kendileri için iyi olur—hoş, ad&d 2e'deki vampirler de yaş kategorilerine göre güneşe karşı dayanıklılık kazanıyorlar, hatta yaşları 1 milenyum+ olduğunda güneş ışığına bağışıklık da kazanıyorlar, yani hala nefret ediyorlar güneş ışığından ama immune oluyorlar buna öyle en kadimleri; shade'lerde ise böyle bir yaşa göre tablo yok sanırım: her zaman güneş ışığında sıkıntı yaşıyorlar fakat gene de genç vampirler gibi bir anda pert olmuyorlar güneşe çıkmaları gerekirse.
üstte bahsettiğim kaynaklardan shade'ler hakkında epey bilgi edinebilirsiniz. yani ingilizce bilmeseniz bile ilginizi çekerse yapay zeka veya google translate gibi bir şeylerin yardımıyla içerikleri türkçe olarak da okuyabilirsiniz. ben dediğim gibi dragon magazine'in 213. sayısındaki versiyonu baz aldım zira bu bir pc karakter için daha uygun gibiydi. bir de +1 intelligence da beni cezbetmişti, ki standart shade'de bu bonus yok, fakat onda da çok anormal güçleri var shade'lerin, benim faydalandığım kaynakta olmayan. mesela yoğun gölgelik alanlardaki movement rate'inin 18 olması gibi bir hayvanlığı örnek verebilirim bunlar arasından. benim versiyonda "as the original creature" deniyor. benim karakterin original varlığı human/insan olduğu için de movement rate'i 12 olabiliyor. gerçi benim kullandığım versiyonda da shadow spell'lerin 2 kat etkili/güçlü ve süreli büyüyse de duration'larının 2 kat uzun olması avantajı var shade'lerin; bu da diğer/core kaynak shade'inde yoktu. işte ilgilenen ilgili kaynaklara bakabilir ve bunların bahsettiklerime ek olan birbirine olan avantajlarını ve dezavantajlarını karşılaştırabilir. hoş, shade'in benim kullandığım versiyonu dışındaki standart versiyonunun bilgilerini görmek için google'a ad&d 2e shade yazıp başta çıkan fandom sitesi sonuçlarına bakabilirsiniz. hatta bu bağlamda 2 fandom sayfası çıkıyor ve ikisinin de bağlantısını koyayım. dediğim gibi, bu bağlantılar gerekli içerikleri getirmezse dediğim gibi google'da aratabilirsiniz.
adnd2e.fandom.com/wiki/Shade
adnd2e.fandom.com/wiki/Shad...
benim shade karakterimi baz aldığım dragon magazine'in 213. sayısındaki ilgili içerikte wizard-shade'ler için spesifik bilgiler de verilmiş, ki bu da bu kaynağı baz almamda etkin oldu bir hayli. zaten en çok karşılaşılan shade class'ının bu olduğu söyleniyor ve bu tür wizard'lar, diğer tür wizard'ların demiplane of shadow'da deneyimlediği büyü yapma limitasyonlarından etkilenmiyor. bazı wizard-shade'lerin quasi-
elemental plane'ler ve bir energy plane'in sınırındaki shadowstuff'tan yapılma kulelerde yaşadıkları belirtiliyor—ki bu shadowstuff denen şey zaten shade'in varlığının özlerinden ama shade'ler tabii ki tamamen shadowstuff'tan oluşmuyorlar, ama cismani özlerinde işte prime material plane'e özgü materyal yapıyla demiplane of shadow'a özgü bu shadowstuff elementi harmanlanmış oluyor ve shade'lerin maddesel yapısı bu hibrit yapıya dayanıyor diyebiliriz.
wizard shade'ler genelde yalnız takılsa da kimisi de prime material plane'deki eski tanıdıklarıyla kontaklarını sürdürüyorlar ve onları ziyaret edebiliyorlar. benim şimdiki mahlasım sojourant'ın manası da "visitor/ziyaretçi" zaten ve ben de hem böyle kulesinde shadowstuff'ı ve büyüleri araştıran/çalışan, hem de dönem dönem orayı burayı ziyaret eden bir karakter olarak düşündüm kendi karakterimi. 12. level'a geldikten sonra ise "nasılsa artık shade oldum ve sonsuza dek yaşayabilirim. artık çılgın maceralara atılmaktansa kendimi büyüler konusunda akademik çalışmalara ve işte araştırmalarım için gezmelere vereyim uzun bir süre" dedim. zaten shadow seeker class'ında olduğumdan da bu akademik yaklaşımım son derece makul bir tutum. 19 intelligence'ım da olduğuna göre zaten class'ımın sınırlamadığı tüm büyüleri de öğrenebilirim—shadow seeker, bir shadow mage kit'i olduğu için bana invocation/evocation ve abjuration okullarındaki büyüler yasak olsa da bu kit bana standart bir shadow mage'den farklı olarak, demiplane of shadow enerjileriyle yoğrulmuş olan invocation/evocation büyülerini öğrenme ve yapma fırsatını da sunuyor. 12. level'da tabii en üst seviyelerdeki büyüleri öğrenemiyorum henüz, ama şimdilik öğrenebildiğim seviyelerdeki her büyünün peşine düşeyim diyorum, sonra bir zaman yeniden bir adventurer olabilirim ve bunun neticesinde nice level'lar atlayıp archmage'liğe de yükselebilirim ve class'ımın sınırlamadığı her büyüyü öğrenebilirim; lakin hiç acelem yok kafasındayım, işte çünkü shade olarak sonsuza kadar yaşayabilirim.
shade olmanın sağladığı sonsuz yaşam sayesinde işte mesela 12. seviyede bir shadow seeker olduktan sonra uzunca bir süre kendimi sadece akademik çalışmalara ve çok nadir büyüleri araştırıp, bulup öğrenmeye adayabilirim. zaten nihai amacım bir shade olmaktı, class'ım gereği ve bunu başardıktan sonra hiçbir şeye acelemin olmaması son derece makul. örneğin shadow play, shadow speak, shadow hand, shadow gauntlet, zala's deception, argaster's cloak of shadows gibi çok nadir shadow büyülerini ve class'ımın sınırlamadığı diğer büyü okullarındaki büyüleri bulup öğrenebilirim, ne kadar zamanımı alırsa alsın. mesela ölümlü bir human olarak devam etsem bunlardan 1-2'sine erişebilmem bile mümkün olmayabilirdi ama shade olunca yüzyıllar, hatta bin yıllar da sürse illaki öğrenebilirim bu büyüleri, ki zaman sınırım da olmadığından tehlikelere atılmadan da bir şekilde erişebilirim bu büyülere. charisma skorum da çok yüksek olduğundan, gezgin de bir persona benimsediğimden envaitürlü ortama ve envaiçeşit interaksiyona girip bunun yollarını bulabilirim mutlaka ve tehlikeli bir kişi/durum ile karşılaştığımda da gölgelere çekilme üstadı olan bu karakterimle sıvışabilmem işten bile olmaz. baktım artık öğrenebileceğim tüm büyüleri öğrenmişim character level'ımın elverdiği seviyelerdeki, ondan sonra level atlamak için yeniden çılgın maceralara atılabilirim ve daha üst seviyelerdeki büyülerin avına da çıkabilirim. yalnız bu karakterimi uzunca bir süre 12. seviyede tutacağım.
üstte yazdıklarımda şimdiki d&d karakterimi/personamı anlatsam da başlıkla alakasız da sayılmaz. işte shade yaratığı bunun temelini oluşturuyor sonuçta ve bu da favori yaratıklarımdan biridir.
beholder'lar da çok enteresan bence ama onun başlığı açılmadı henüz, daha doğrusu öyle bir başlık açılmış da bu yaratıkları tanıtan bir tanım girilmemiş daha. bunlar da d&d'nin en ikonik varlıklarındandır. veya neutral bir yaratık olan rilmani'ler de var. özellikle de aurumach rilmani'ler ve bunlar da dev cüssesinde ama çok zeki ve kudretli varlıklardır; neutral'lığın vücut bulmuş halidirler. saysam daha rakshasa'lar var, nerra'lar, harpy'ler, nagpa'lar, sarrukh'lar, yuan-ti'ler, malaugrym'ler, naga'lar var falan... bitmez yani. d&d'deki ilginç bulduğum yaratıklar bitmez. biter aslında da hepsini yazarsam bu yazı bitmez. * tyranthraxus'u da anmadan edemedim ama. haha.
doppelganger'ları da çok ilgi celbedici bulurum. veya vampirleri. bunların başlığını ben açmadım ama vampir anlamındaki strigoi başlığını da açmıştım. bunlar elbette ki d&d için yaratılan yaratıklar değiller orada yer alsalar da, yani bu oyunların çıktığı 1974'ten çok çok daha eskilere gidiyorlar.
vampirler denince akla ilk gelen elbette bram stoker'ın meşhur yaratığı... yani dracula'dır. bu kapsama dahil farklı başlıklar açmıştım. ilk anda aklıma gelenler: bran kalesi, dracula land ve the last voyage of the demeter. yine bir stoker uyarlaması olan shadow builder'daki kötücül varlık da pek karizmatiktir, hele ki sesi... bunun da başlığını açmıştım. vampirler zaten genel olarak karizmatik yaratıklar. karizmanın vücut bulmuş halleri hatta. en fazla kere izlediğim film olan the lost boys'daki david mesela... ya da the strain'deki strigoi'ler. bu paragraftaki tıklanabilir çoğu başlığı ben açtım ve bu da vampirleri ne kadar "cool" bulduğumu kanıtlayan bir şey olabilir bence. haha. aklıma gelmeyenler de olabilir.
üstten de anlayabileceğiniz gibi en azından duruş olarak insansı yaratıkları daha ilginç bulurum normalde/çoğunlukla.
peki en bilineni cthulhu olan lovecraftian yaratıkları da neden saymayayım? iki başlığı da açıp gayet kapsamlı tanımlar girmiştim. lovecraft'la ilgili açtığım başlıklardan başka aklıma gelenler şu şekilde: dagon: ki buradaki tanrısal varlık aynı zamanda gayet de korkunç bir yaratık formunda. bu tanıma sonradan die farbe'yi de ekleyeyim dedim ama buradaki "ışık" için bir yaratık diyebilir miyiz bilemiyorum. fakat en azından temasa geçtiği doğal oluşumları yaratıklaştırdığı kesin. haha. pickman's muse'da bir yaratığa rastlayamasak da o yıldızlı bilgelik kültünü bir şekilde çeşitli yaratıklarla ilişkilendirebiliriz elbette. işkillendirici bir ilişkilendirilebilirlik bu. * in the mouth of madness'ın başlığını ben açmasam da bu başlığa tanım girmiştim ve burada da lovecraftian yaratıklar var. the resurrected'ın başlığını ben açmıştım ve diriltilen birine gayet de yaratık diyebiliriz bence. ha hortlak ha yaratık, demiş atalarımız. ehehe. necronomicon: book of the dead filminin de başlığını ben açmıştım ve burada da lovecraftian yaratıklar mevcut. şimdilik aklıma gelenler bunlar oldu bu bağlamda.
mitolojik varlıklara gelirsek kimera/chimera ve tepegöz/cyclops'u de çok enteresan bulurum. medusa'yı da eklemeliyim tabii. sfenks/sphinx de neden olmasın mesela? türk mitolojisine dahil olan arçura'dan da bahsedebilirim ki kendisi batı kültüründeki trickster'ları akla getiriyor zaten. d&d* de bilenin bildiği gibi böyle mitolojik yaratıkların da ciddi kısmını paletine ekler/eklemiştir.
uzaylılar da sayılır mı? şu griler denen, bildiğimiz uzaylı tiplemesini de çok enteresan buluyorum ben. (bkz: zeta reticulan) - ufoloji'ye inananlar bu ve böyle bahsedilen birçok uzaylı türünün gerçek olduğunu düşünse de ben pek o sularda yüzmüyorum. yani d&d yaratıklarını ne kadar gerçek buluyorsam, bunları da o kadar gerçek buluyorum gibi düşünebilirsiniz. evrende tabii ki bizden başka zeki yaratıklar olması ihtimalini yüksek görüyorum ama onlar hiç dünyamıza uğramış mıdır, bunu bilemiyorum. yani mümkün görsem de böyle konularda kafayı sıyıran insanlara da rastladığımdan, böyle uzaylı türlerinin gerçekliğine her zaman şüpheyle bakarım. bu kapsamda da night skies başlığını açmıştım mesela ve buradaki griler hakikaten de inanılmaz. başka uzaylılı başlıklar da açmışımdır sözlükte ama griler denince aklıma bu geldi şu anda sadece.
evrenin sırrı filminin de başlığını açmıştım mesela ama buradaki uzaylılar tasarım olarak bildiğimiz griler gibi değiller tam olarak. gene de o okuldan uzaylı tipleri denebilir ama. beyond the sky da başlığını açıp sözlükte tanıttığım uzaylılı bir film. buradaki uzaylılara net kötücül diyemesek de gene de motivasyonları karanlık da olabilir gibi görünüyor. bunlar da karizmatik yaratıklar ayrıca. night sky'da da reptilian'ların mevzusu geçse de bu olay herhalde dizi tek sezondan sonra iptal edildiği için yeterince açılmıyor. the faculty'nin de başlığını ben açtım. buradaki parazitik uzaylılar da etkileyici. henüz başlığı açılmayan dark skies (1996-1997) dizisinde de gene parazitik uzaylılar var ve cidden manyak bir dizi bu. bir ara başlığını açıp tanıtabilirim. burasını yazarken henüz açmış değilim yani. parazitik dediğime bakmayın, bu tür uzaylılar sizi tamamen ele geçiriyor!
jon irenicus'u da sayayım ya, başlığını açtıklarımdan. kendisi geçmişte bir elf imiş ama sonradan bayağı acayip bir şey oldu. karizması muazzamdır fakat.
genelde kötücül yaratıkları saydım bu arada, çünkü: evil'lık kutsal bir müessesedir.
ama iyiler de iyi olabilir ya. mesela he-man'deki kötücül yaratık darkdream'i ne kadar seviyorsam, iyiler tarafındaki stratos'u da o kadar severim. yalnız, stratos aslında ilk tasarlandığında evil* imiş ama sonra iyi bir varlık olmasına karar vermişler. iyi ki de öyle yapmışlar diyorum, ki motu* evrenindeki iyiler tarafında olan en sevdiğim karakterdir kendisi.
faun'lar da var mesela, ya da. narnia günlükleri: aslan, cadı ve dolap'taki mr. tumnus çok sevilesi bir karakterdi bence. jadis'e de yaratık denebilir belki ki kendisi yine aynı filmde tilda swinton tarafından olağanüstü etkileyici bir tiplemeye dönüştürülmüştü. ırksal olarak tam insan değil sonuçta ve bu kategoriye alabiliriz onu da ama buralarda sözde kötülerden bahsetmeyecektim. *
bir de gene iyilerden abe sapien*'ı sayabilirim. yazımı da onunla bitireyim hatta. bu insansı, amfibik, uzaylıya benzeyen varlık da hellboy'daki favori karakterimdi.
d&d'de de karizmatik bulduğum iyi yaratıklar var elbette. elfler mesela. ya da aurumach rilmani'ler. bu ikincisi gerçi neutral/nötr bir varlık ama kozmosun iyiliği için çalıştıkları söylenebilir. rilmani'den yukarıda bahsetsem de evil'lar arasında kaynamasın diye burada ayrıca da bahsedeyim dedim. shade'ler de evil veya neutral olurlar genelde ama %10 kadarı good da olabiliyor. aslında d&d'de hemen her ırkın/yaratığın sıra dışı alignment'ta olanları olabiliyor. yani ultroloth'lardan, mind flayer'lardan falan da iyi veya nötr bireyler çıkabiliyor, veyahut elf'lerden de kötücül bireyler çıkabiliyor. lich'lerde bile durum aynı: yani gayet de nötr veya iyi lich'lere hiç rastlanmıyor değil.
geleneksel, kanatsız çin ejderhalarını da çok severim ayrıca. bunu eklemesem olmazdı.
biz insanlar da yaratıklar sayılabiliriz elbette. yani burası da plot twist gibi oldu. haha. bazı insanları severken, bazılarını ise sevmem. herhalde çoğu kişi gibi. bence insan da karizmatik bir yaratık ya. ama ona bakılırsa kaplan da karizmatik bir yaratık. karıncaaslanı da öyle. bunlar fantastik değillll... dediğinizi duyar gibi oldum. hissah zul mesela öyle. başlığını açıp bundan bahsetmiştim. yani ne biliim, birçok hayvanın da fantastik versiyonu var sonuçta. hani konuşan aslanlar filan... ayrıca bazı fantastik sandığım(ız) şeyler de gerçekte olabilir. yani ya gri uzaylılar, reptilian'lar falan gerçekse? buna sıfır ihtimal vermezdim ben şahsen. haha.
neyse, nihayet yazıma burada nokta koyuyorum. (bkz: geç olsun da güç seninle olsun)
devamını gör...










































