ünlülükte şöyle bir şey vardır: istediğin kadar iyilik yap ama tek bir kötülük yapma. eğer sürüsüyle iyiğilin karşısında tek bir kötülük yaparsan kimse o kötülüğü unutmaz. mezara kadara seninle gelir. iyilik unutuluyor ama ne yaparsan yap unutuluyor. ancak kötülük, büyük ya da küçük bir kötülük farketmez yine de unutulmaz.
yani işin özü bu yazarlar için de geçerli. eğer bir kötülüğü görüldüyse siddin sene o etiketten kurtulamaz.
daha önce bir 'yas' yaşamadım bu yüzden fikir verme cürretinde bulunmayacağım. ancak tek bir şey söylemek istiyorum ki herkesin 'yas' anlayışı farklıdır. kimse, kimseye "şu şekilde yas yaşamalısın, yas bu şekilde tutulur vb." diyemez.
çok iyi hatırlıyorum, bir ünlü çocuğunu kaybetmişti ve bu ölümün üzerinden aylar geçtikten sonra kadın yavaş yavaş bıraktığı hayata dönmeye başladı. ardından çok sert linçler yedi, "sen böyle mi yas tutuyorsun!" gibi saçma sapan sözlere mağruz kaldı.
siz kimsiniz ya? siz kimsiniz de çocuğu ölen bir anneye yas tutma dersi veriyorsunuz? hadsizler.
bu kişi benim. asosyal bir insan değilim, sadece arkadaş istemiyorum. kendi halinde takılmayı seven birisiyim. az ve öz arkadaş insanıyım. 3 4 tane arkadaşım var onlarda en yakın arkadaşlarım. başka yok.
iki günde okuyup bitirdiğim, ve en sevdiğim kitaplar listesine giren bir eserdir.
ben çok severek okudum.
kitap'ta verilen mesaj benim çok hoşuma gitti. çocuk karakterlerin gerçek hayatta yaşamış olan bazı kişileri yansıtıyor olması, çok fazla ilgimi çeken bir unsurdu.
ana karakter olan çocuklar hayatta kalmanın yolunu ararken birbirlerine çok fazla ters düşüyorlar ve sonrasında iki gruba ayrılıyorlar. iki grubun liderlerleri de her şeyi körükleyen taraf oluyor. özellikle bir tanesi caniliği ve gaddarlığıyla öne çıkıyor ve bu liderlerden birisi, tahmin edersiniz ki, adolf hitleri çağrıştırıyor.
kısacası, kitabın verdiği mesajlar ve ana konusu bu kitabı daha çok sevmeme vesile oldu. bence herkes bir şans verip okumalı.
nasıl bir vahşilik, haysiyetsizlik, gaddarlık olduğunu söylememe gerek yoktur diye düşünüyorum, çünkü başlık her şeyi açıklıyor. böyle haysiyetsiz, pislik insanların çocukları olmasın. bu nasıl bir caniliktir? aklım almıyor. el kadar çocuktan ne istedin ya?!
iki gün sonra salınacak bir şahısdan bahsediyoruz, aynılarını yapamaya devam edecek. çok yazık!
keşke böyle insanlar yaşamasa, hiç dünyaya gelmese...
sokakta sevdiğim bir ünlüyü de görsem, çok yüksek ihtimal, yanına gitmem. kaldı ki selam vermek... hiç benlik değil. belki sevdiğim bir yazarı görürsem giderim. o kadar...
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.