1.
kadının beyanı esastır
ataerkinin en çok rahatsız olduğu, bu nedenle hedef alıp saldırdığı; içini keyfi biçimde doldurarak olmadığı gibi göstermeye çalıştığı ifade.
muhammed, erkek şiddetine maruz kalmış; bir erkek tarafından, töre ve “namus” gibi patriyarkanın araçları kullanılarak hayattan koparılmıştır. yukarıda muhammed’in feminizm tarafından katledilmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını görüyoruz. oysa muhammed, tam tersine, kadın cinayetlerinin failleri tarafından, eril şiddetin uygulayıcıları tarafından öldürülmüştür.
bakın, patriyarka işte bu kadar korkunç bir şeydir. gün gibi ayan beyan ortada olanı, tam tersiymiş gibi lanse etmeye çalışır. var olmak, tahakküm kurmak, kendine yontmak ve kendi menfaati için öldürmek için yapar bunu.
muhammed patriyarka tarafından öldürülmeseydi, bir erkek şiddeti eliyle yaşamdan koparılmasaydı, eşit ve adil bir yargılanma hakkına sahip olması için feministler meydanlarda olurdu. çünkü muhammed de, tıpkı kadınlar gibi, bir başka ayrımcılığa uğrayan gruptandı: çocuktu. çocuk olduğu için gücü elinde bulunduran bir erkek katil tarafından öldürüldü.
keşke yalan söylemeseymiş, keşke kimse canından olmasaymış. ama neden yalan söyledi? çünkü doğruyu söylese o canavar babası onu öldürecekti. bu sebeple öldürülenlerin ne ilki ne de sonu olacaktı. aşık olduğu adamın adını verse o da öldürülecekti. belki hem babası hem de aşık olduğu adam tarafından tehdit ediliyordu. gerçeği konuşsa bunlardan biri tarafından öldürülecekti. kimse de şaşırmayacaktı. adını iki gün bile hatırlamayacaktık.
korktu. muhammed’in adını verdi. o yalanı ona patriyarka söyletti. bir kez daha söylüyorum: muhammed’in katili patriyarkadır.
yukarıdaki entry’yi hiç çekinmeden yazan zihniyet öldürdü muhammed’i. katile hiçbir şey sormayan, eylemin sahibine, faile en ufak bir eleştiri getirmeyen; kadını suçlarken ise yalanlar söylemekten, hakaretler sıralamaktan hiç çekinmeyen o zihniyet. katil eyleminin sorumluluğunu hiç tartışmadan, “sebebi ne olursa olsun kimse kimseyi öldüremez” diyemeden bütün suçu kıza yıkan o zihniyet. muhammed’i öldüren işte o zihniyettir.
neden sormuyor? katili neden hiç tartışmıyor? çünkü cinayet işleme hakkının doğal olarak onda olduğuna inanıyor. adam katil, yahu. katil. sebebi ne olursa olsun, sakince durup düşünüp bir canlıyı hayattan koparmış. bunun bedeli hakkında tek bir laf etmeden, adamın ne kadar mağdur olduğunu kanıtlamak için yazmaya gelmiş.
peki neden? çünkü patriyarkanın sağladığı ayrıcalıklara sımsıkı tutunmak istiyor. muhammed’in katiline cinayet ayrıcalığını sunan patriyarkanın başka meyvelerini de kendisi yiyor da ondan. hak etmediği o tahtından kaldırılırsa, doğuştan emeksizce kazandığı ayrıcalıklar elinden alınırsa kifayetsiz kalacağının farkında patriyarka. o yüzden bu feryat.
fakat ne yapsanız boşa. direne direne yıkacağız o patriyarkal tahtınızı başınıza.
muhammed, erkek şiddetine maruz kalmış; bir erkek tarafından, töre ve “namus” gibi patriyarkanın araçları kullanılarak hayattan koparılmıştır. yukarıda muhammed’in feminizm tarafından katledilmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını görüyoruz. oysa muhammed, tam tersine, kadın cinayetlerinin failleri tarafından, eril şiddetin uygulayıcıları tarafından öldürülmüştür.
bakın, patriyarka işte bu kadar korkunç bir şeydir. gün gibi ayan beyan ortada olanı, tam tersiymiş gibi lanse etmeye çalışır. var olmak, tahakküm kurmak, kendine yontmak ve kendi menfaati için öldürmek için yapar bunu.
muhammed patriyarka tarafından öldürülmeseydi, bir erkek şiddeti eliyle yaşamdan koparılmasaydı, eşit ve adil bir yargılanma hakkına sahip olması için feministler meydanlarda olurdu. çünkü muhammed de, tıpkı kadınlar gibi, bir başka ayrımcılığa uğrayan gruptandı: çocuktu. çocuk olduğu için gücü elinde bulunduran bir erkek katil tarafından öldürüldü.
keşke yalan söylemeseymiş, keşke kimse canından olmasaymış. ama neden yalan söyledi? çünkü doğruyu söylese o canavar babası onu öldürecekti. bu sebeple öldürülenlerin ne ilki ne de sonu olacaktı. aşık olduğu adamın adını verse o da öldürülecekti. belki hem babası hem de aşık olduğu adam tarafından tehdit ediliyordu. gerçeği konuşsa bunlardan biri tarafından öldürülecekti. kimse de şaşırmayacaktı. adını iki gün bile hatırlamayacaktık.
korktu. muhammed’in adını verdi. o yalanı ona patriyarka söyletti. bir kez daha söylüyorum: muhammed’in katili patriyarkadır.
yukarıdaki entry’yi hiç çekinmeden yazan zihniyet öldürdü muhammed’i. katile hiçbir şey sormayan, eylemin sahibine, faile en ufak bir eleştiri getirmeyen; kadını suçlarken ise yalanlar söylemekten, hakaretler sıralamaktan hiç çekinmeyen o zihniyet. katil eyleminin sorumluluğunu hiç tartışmadan, “sebebi ne olursa olsun kimse kimseyi öldüremez” diyemeden bütün suçu kıza yıkan o zihniyet. muhammed’i öldüren işte o zihniyettir.
neden sormuyor? katili neden hiç tartışmıyor? çünkü cinayet işleme hakkının doğal olarak onda olduğuna inanıyor. adam katil, yahu. katil. sebebi ne olursa olsun, sakince durup düşünüp bir canlıyı hayattan koparmış. bunun bedeli hakkında tek bir laf etmeden, adamın ne kadar mağdur olduğunu kanıtlamak için yazmaya gelmiş.
peki neden? çünkü patriyarkanın sağladığı ayrıcalıklara sımsıkı tutunmak istiyor. muhammed’in katiline cinayet ayrıcalığını sunan patriyarkanın başka meyvelerini de kendisi yiyor da ondan. hak etmediği o tahtından kaldırılırsa, doğuştan emeksizce kazandığı ayrıcalıklar elinden alınırsa kifayetsiz kalacağının farkında patriyarka. o yüzden bu feryat.
fakat ne yapsanız boşa. direne direne yıkacağız o patriyarkal tahtınızı başınıza.
devamını gör...
