affetmeyi öğrenmek istiyorum. ben kimseyi affetmem egosu değil, neden bu şekilde davrandı bunu dedi şeklinde. çok yoruldum sevdiğim insanlardan vazgeçmekten. o kalp kırıldıktan sonra beraber içtiğim her çayda o kırıklar canımı acıtıyor ve düzeltemiyorum.
her seye yetismeye calisirken en yetismem, aksatmamam gereken seyleri atlamisim. zamaninda ugruna neleri goze aldigim ozgurluge sahip olduktan sonra, bir yere baglanmanin ne kadar kiymetli oldugunu anladim. nilfurler olur, kok salamazlar, suyun ustunde yasar giderler. her sey disaridan muazzam gorunur ama basini almis gitmislerdir ya. ben nilufer olmaktan cok yoruldum. ben köklerimi kaybetmis olmaktan cok yoruldum. kucukken bu bagimsizliktan korkardim ve sanirim bu sebeple kendimi bu senaryoya cok hazirladim. sonrasinda bu kurdugum hayali senaryoyu yaşarken buldum kendimi. bundan korktugum ve yasanmasi halinde şoka girmemem icin icine girdigim savunma yonteminden cok yoruldum. baglanmak belki de o kadar korkunc degildi ve sonundaki kayiplari da goze alarak tadi cikarilmaliydi. kendimi tebrik ederim ben bunu basaramadim.
bana gore bazi acilarin unutarak hafifledigini ogreten gun. o gecenin de sabahi olduysa vardir bi umut o dogan guneste dedirten gun.
en yakinlarimi o gun kaybetmedigim icin, cevremdekilerden bir nebze iyi durumda oldugum icin utanip ablami aradigimi hatirliyorum. 'herkesin acisi kendine agir, sen de az sey yasamadin.' demisti.
odami, kitaplarimi, posterlerimi, kardesimle kavgalar ettigimiz mutfagi, kosa kosa indigim merdivenleri, yazin yatmak icin can attigim balkonu en son insaat seklinde gormemin uzerinden 3 yil gecmis.
ozlem ayri, hüzün ayri, şükür ayri..
o dogan guneste de vardir bi umut.
sevdiklerimize sarilalim..
yaptigimiz seyleri tek basimiza yaptigimizda öz'e, beraber/birlikte yaptigimizda gerceklige yaklastigimizi dusunuyorum. bu yaklasmalarin hicbir zaman bi finali olmayacak ama her adim biraz 'daha' hissrttirecek. sanirim 'hayat' dedigimiz de öz ve gerceklik arasinda dokudugumuz mekiklerin toplami olacak.
bocekleri cok severim. dokunurken korkmam da midem de bulanmaz. kuslari hic sevmem hayatta en cok korktugum hayvan turudur. umarim bi gun trafik cevirmesinde ya da milyonerde sorarlar da isinize yarar.
kablosuz kulaklığımın kutusu cebimdeyken çikolatayı paketi açık koymuşum cebime. çikolata sen git eri, kulaklığımın şarj girişine dol bir de orada don. tekrar eritemedim de çikolatayı. kulaklığımı sonsuzluğa uğurlamak durumunda kaldim. epik bir hikayedir benim için.
durakta üç kişi
adam, kadın ve cocuk.
adamın elleri ceplerinde
kadin çocuğun elini tutmuş.
adam hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü.
kadin guzel
güzel anılar gibi güzel.
çocuk
güzel anılar gibi hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi güzel.
-cemal süreya, fotoğraf
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.