demir baybars yazar profili

demir baybars kapak fotoğrafı
demir baybars profil fotoğrafı
rozet
karma: 55540 tanım: 12726 başlık: 614 apolet: 5 takipçi: 93
hey there i am using whatsapp

son tanımları | başucu eserleri


afyonu patlamayan insan

sabahları kahve içmeden uyanamıyorum diyen insanlarla gönül bağları vardır. gerçi kahve yani kafein merkezi sinir sistemini uyarır.

beyindeki adenosin reseptörlerini bloke ederek uyarıcı bir etki yaratır ve bu da uyanıklık, enerji ve dikkat artışına neden olur.

bu etkinin niteliği ve niceliği kişinin kahve ile kurduğu geçmiş ilişkisi kadar başka bir çok faktörlerden de etkileniyor.

içilen günlük kahve sayısı ve alınan kafein miktarı biraz da kahve çekirdeğinin özelliği ile kavurulması ve demlenme şekli gibi detaylarla değişiyor.

günün ilk kahvesi belki güne başlamak ve açılmak için tüketilir ama gün içinde yoksunluk belirtileri gösteriyorsanız başlığa yaklaşıyor gibisiniz.
devamını gör...

kitap okurken yaşanan problemler

benim okul harici okuyacağım kitap pek olmuyor. onlar latin alfabesi ama kelimeler osmanlıca. osmanlıca'dan da kaldım. birinden geçtim ikiden kaldım ama zaten kelime bilmek lazım yoksa anlamazsın.

allah'tan yapay zekaya fotoğrafını çekip günümüz türkçesine çevir diyorum. yalnız işte 600 sayfa kitap da böyle okunmaz.

hadi eski dil olanı anlamıyorum. yeni dili de anlamıyorum. ben türkçe biliyor muyum emin değilim artık.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu metin 28 mehmet efendi paris sefaratnamesinden.
devamını gör...

yat alırken dikkat edilmesi gereken hususlar

eski sahibini iyi araştırmak lazım. malum uyuşturucu zulası falan varsa sonradan marinada bulunan yatınıza polis baskını olabilir veya suçtan kazanılan/ sucta kullanılan malın müsadere edilmesi nedeniyle elinizden çıkabilir.

siz iyi niyetliyim ucuza kapattım ama acil nakde ihtiyacım olduğundan satıyorum demişti yoksa kartel patronu olduğunu bilsem alır miydim deseniz de iyi niyetinizi ileri süremeyebilirsiniz.
devamını gör...

market poşetinden çöp poşeti yapmak

çöp poşetleri verimli değil. ipli olanlar kopuyor. ipsiz olanların da ağzını bağlamak sorun. tam dolmadan kapatmayı ayarlamak gerekiyor.

bu açıdan market poşetleri daha kullanışlı. geri dönüşümden üretiliyor. battal boy poşetlerde dürüm böyle mi emin değilim.

bir de sabit fiyat garantisi var. devlet kararname ile zam yapıyor ama çöp poşeti fiyatı anlık çöp poşeti borsasında belirleniyor. belki orada da karşılıklı alıp satacaklar biz de üç kuruşluk poşeti ederinden pahalıya alacağız.

bence enflasyonla mücadele programını bırakalım. nasıl dolarda sabit fiyat politikası var bence tüm mallarda da olsun.

nasıl bir ara devlet market açmıştı. yine açsın ama bu sefer tüm marketler devletin olsun.

bizim kantinde eti cin 45 lira. belmarda 36ira hakmarda 26 lira. 114 gram aynı eti cin.

böyle serbest piyasa olmaz. ben neden 3 farklı fiyata eti cin yiyorum. bisküvi lan bu. fiyatı nasıl dalgalanıyor anlamak mümkün değil. komünizmse komünizm ulan *
devamını gör...

mantık yerine duygularının sesini dinlemek

benim anlayışımda iç sesimi dinlemek var. mesela birini sevmem. bana neden diye sorsan sana şundan diyemem. bir şekilde adam bana batar. konuşması batar, elini kolunu kullanışı batar, ses tonu batar. çok sakin veya çok hareketli olması batar. zekasız olması veya aşırı zekalı olması batar.

ben kararlarımı hep duygularımla verdim. çünkü beyin duygu merkezine algı merkezinden daha önce ulaşıyor.

dün 6 bölümlük below diye bir dizi izledim. dev kalamar var. jaws gibi ama tam değil. neyse işte sen suya bakıyorsun. bir şey göremiyorsun. görsen de öyle bir canlı yok. yani türünün ilk ve muhtemelen tek örneği. görmüyorsun ama ensende bir şey oluyor. biran miden kasılıyor.

sen lan bu dev kalamar diyemeden beynin diyor ki uza oğlum yoksa bu seni..

işte ben beynime daha doğrusu amigdalama güveniyorum. adı bu yani. yanlış anlama olmasın teşbih değil.
devamını gör...

madoff ponzisi

bugün adını ilk kez timur soykan'ın konuğundan duydum. adam dedi ki onların spk'sı bakmış ama kağıt üstünde bir falso bulamamış. adamı takip etmişler. kömürlük gibi bir yerde gerçek gizli belgeleri saklamış onu bulmuşlar.

cem uzan imar bankasında 2 muhasebe tutmuş. biri spk için biri kendi için. bu da onun gibi herhalde.
devamını gör...

ayakkabı kutusunda ilaç saklamak

ben ayakkabı kutularında ayakkabıları saklıyorum. hem toz olmuyor hem istiflemesi kolay oluyor. ayakkabı kutusundan farklı şekillerde faydalanmak mümkün.

ben ilaçlarımı tupperware saklama kapları var boy boy. onlarda saklıyorum çünkü ezilmiyor. ezilmedigi için tablet formunda olanlar patlamıyor cam şişede olanlar kırılmıyor. su geçirmiyor hava geçirmiyor.

ben ayakkabı kutusuna yaptığım kavşak maketini koymuştum. silikon tabancası ile kartondan trafik adası yapmıştım. ışıklar işaretler falan.

yukarıda allah var. çok yeteneksiz olduğum için çok zorlanmıştım. o kadar uğraştım ve beni korku sarmıştı.

ya yağmur yağarsa ya elimden çamura veya suya düşerse ya otobüste okula giderken ezilirse diye dert edinince projeyi yarıda kesip ayakkabı kutusunun içine mikro bir ölçekte yapmıştım.

kapağını kapatıp elimde götürünce içinde deste deste dolar varmış gibi oldu. okula gittim hoca oğlum bu ne dedi. millet projeyi 4 kişi tahteravan gibi sınıfa sokuyor düşünün.

ben de hocam dedim. benim adım hıdır elimden gelen de bu. yapmasam yapmadı olur ben de başına bir şey gelmesin diye ayakkabı kutusuna koydum siyasi bir mesaj yok dedim.

koca sınıftan bir tek benim ödevi aldı. çocuklara da dedi ki oğlum burası eğitim fakültesi mimarlık değil bu ne 4 kişi getirdiniz.
devamını gör...

kitap okuyarak hayatının değişeceğini zannetmek

umberto eco gülün adı isimli kitabında bunu anlatır. eğer olaylara veya dünyaya temel olan bir anlatı varsa ve bu anlatı çökerse hayatınız bir daha asla aynı olmaz.
devamını gör...

mesaj yazıp silip yazıp silip sonunda hiç atmamak

benim sevdiğim bir söz var. yapmadığın bir şey için pişman olmaktansa yaptığın bir şey için pişman olmak daha iyidir.

mesaj atmak veya eski tabirle çıkma teklif etmek istediğiniz bir kız varsa temel ilkeniz her şeyin sonunu düşünen kahraman olamaz olmalı.

kurtlar vadisi alıntısı sanılsa da bu sözün aslı ruslara karşı savaşan şeyh şamil’e ait ve savaşta cesaretin önemini vurguluyor.

ben oraya koşarken top mermisi düşer mi diye hesap edersen ne koşabilirsin ne savaşabilirsin.

işte cesaret eden kazanır anlamında who dares wins mottosu veya baskın basanındır da olduğu gibi ya da talih cesurdan yanadır gibi ikonik latince deyişlerde olduğu gibi ikili ilişkilerde de savaşta da cesaret her şeydir çünkü aşkta ve savaşta her şey mübahtır.

biri fiziksel öbürü ruhsal varoluş mücadelesidir.
devamını gör...

paranın önemli olmasının nedenleri

avrupa birliği üyesi ülkeler vatandaşlarına olası bir salgın, kalkışma, savaş vs tehlikesine karşı en az 72 saat yetecek gıda ve su stoklamaları yönünde bildirimde bulunmaya başlamış.

bizim ülkemizde eskiden insanlar unu patatesi soğanı çuvalla alırdı. kamyonla gezen patates soğan satan insanlar vardı.

yakın zamana kadar ayçiçek yağı almaya kalksan 1 adet ile sınırlıyordu market. kasada izdiham çıkıyordu. kasa görevlisini yağ almak için linç ediyorlardı.

osmanlı devleti ekonomik olarak bazı ilkeler benimsemiş. bu ilkelerden biri piyasada her zaman en iyi kalitede her çeşit mal bulundurmak ve bu malların fiyatlarının belli bir aralık içinde olmak kaydıyla sabit olmasını sağlamak.

bizde iaşecilik adı verilen provizyonizm fransızca supply/tedarik anlamına gelen "provision" (koşul, erzak, tedarik sağlama) kelimesinden türetilmiş.

bugün her şeyde yerli ve milli olanı seçiyoruz ama halkımızın 72 saat dayanacak bir stok yapma imkanı var mı emin değilim.
devamını gör...

param olsa yapmam denen şeyler

kimseyi köle olarak almam. suriye savaşından sonra bize sığınan kadınları veya ırak şam islam devleti örgütünün zincire vurup köle pazarında sattığı kadınları savaşta esir olarak alınan cariye hukuku adı altında seks kölesi yapanlar olmadı mı.

yani afrika’ya amerikan iç savaşına veya osmanlı tarihine gitmeye gerek yok. plazalarda eskinin yaygın şirket telefonu blackberry prangası ile mutlu kölelik yapanları hatırlamaya da gerek yok.

fuhuşta bile bir sözleşme iradesi var. kadın aç kaldığı için kendini satsa bile hiç değilse kafasına silah dayamıyorlar ama savaş esirinin canı erkekse 1 kurşuna bakıyor kadınsa da satılıyor.

bugün hala her yerde savaş devam ediyor. sakallarını kesip takım elbise giyen adamı düne kadar radikal islamcı terörist diye arayan abd bugün diplomatik törenle karşılamıyor mu.

dağlarda gencecik kızları sözde ideolojik eğitimden geçirip bilinçlendiren sonra da seks kölesi yapan bir örgüt ve kurucu önderi olmadı mı.

sözde şeyhler hocalar çocuğu olmayan kadınları nurlandırıyorum adı altında çocuk sahibi yapıp para almıyor mu.

aczimendi şeyhi müslüm gündüzü fadime şahin ile birlikte olurken yatak odasına kamerayla dalıp ifşa etmedi mi bu ülke.
devamını gör...

insanların kendini eğittikçe tanrısal olayların etkisini kaybetmesi

"yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez." üzerinden bakarsak bize mucizevi gelen şeyler bilimsel bir arka plana sahip olabilir.

biz onun arkasında yatan sistemi anladığımızda olayın mucizevi bir boyutu kalmaz. yalnız işte konu bence bilimin her şeye çözüm bulup bulamayacağını bilmiyor oluşumuz.


mesela kızıl kraliçe kendi tanrısına dua etti ve jon snow ölümden geri döndü. bir çok benzer anlatıda olduğu gibi zombie de olmadı. mesela sayid jarrah da lostta ölümden büyüyle döndü ama zombie gibi olmuştu.


biz ölümü yenersek her şey mümkündür. yalnız bilinç aktarmak gibi etrafından dolaşmaktan bahsetmiyorum. 33 yaşındaki haline insanları sabitleyip highlander filmindeki gibi ölümsüz yapan bilim olursa işte o gün kilise falan çok zora girer.
devamını gör...

güne bir kedi bırak

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mutsuz bir insan olup öte yandan da uzun yaşamayı temenni etmek

bu başlıkla ilgili bence şöyle bir yanlış anlaşılma var. mutluluk dediğimiz göz rengi veya saç rengi gibi bir kere sahip olduğunuz ve ölene kadar taşıyacağınız bir özellik değil.

bunu söylerken kişinin doğuştan getirdiği mizaç özelliklerini ve ailesinden aldığı kötümserlik gibi konuları veya doğuştan gelen sağlık sorunlarını bir kenara bırakıp ortalamaya oynuyorum.

özetle siz bugün mutsuz olabilirsiniz. hatta geçmişten günümüze birikimli olarak mutsuzlukları yaşayabilirsiniz ama bu sizin gelecekte de % 100 mutsuz olmanızı gerektirir diye bir yasa değildir. determinizm sadece fizikte var.
devamını gör...

ezanları susturamayacaksınız

islam dininde ibadetler başlığında namaz kılmak üzerinden ezan okunmasının dindeki ağırlığı nedir acaba diye düşünüyorum.

ezan bence ağırlığı olmasından ziyade bir şeyi temsil ediyor. bunu şöyle anlatayım.


fransız işgal komutanının emriyle maraş kalesi'ndeki türk bayrağı indirilmiş ve yerine fransız bayrağı çekilmiştir.

cuma namazı için ulu cami'de toplanan halkın büyük bir üzüntü ve öfke içinde olduğunu gören rıdvan hoca, minbere çıkarak "kalesinde bayrağı dalgalanmayan, hürriyeti olmayan bir milletin cuma namazı kılması caiz değildir!" diyerek halkı direnişe çağırmıştır.

bu anektod da bize gösteriyor ki burada ezanların susması meselesi bir metafor. hristiyan batı hiçbir zaman bize galip gelemez tandaslı bir anlatı.

peki bugün bizim gençlerimiz neden “küffar memleketlerine” gitmek istiyor ve siz de giderseniz gidin diyorsunuz.

küffarla savaş sadece kılıçla mı oluyor. yanlış anlaşılmak istemem kimseyi cihada falan çağırmıyorum. sadece kendi mantığının içindeki zıtlığı ifade etmeye çalışıyorum.
devamını gör...

organize işler karun hazinesi

daha önce yazmıştım ve benzer şeyler söylemek istemediğim için biraz uraz’ı övmeye geldim. kıvanç bey’i de severim ama ona olan sevgim oyunculuğu ile ilgili. insan olarak sempati duyduğum biri değil. bu anlamda mesela uraz’ın şişman olması ve zayıflaması onu benim gözümde daha insani bir yere oturtuyor çünkü o hiçbir zaman kıvanç gibi “yunan heykeli” kontenjanından ünlü olmadı.

uraz öyle belki bir kıvanç ,mehmet günsur veya çağatay gibi “yakışıklı” kontenjanında olmadı ama yeraltı dizisinde birlikte oynadığı gerçek adını bilmediğim ali haydar karakterinden daha karizmatik bir karakter olduğunu düşünüyorum.

adam hangi karakteri canlandırıyor olursa olsun bana karakterin duygusunu geçirmeyi başarıyor. bence bir oyuncu olarak en önemli şey de bunu başarmak.

bazı oyuncular hep aynı şeyi oynuyor ya bizde mesela oktay kaynarca hollywood’da jason statham gibi. işte şu an yeraltında psikopat mafya babası karakterini izlerken yarın başka bir dizide örneğin romantik komedide kasımda aşk başkadır gibi bir konseptte görsem olmadı demem çünkü adamın kızına masal okuyarak başladığı serüveni de izledim.

oyuncu olmak bence bunu başarmak. işte karun hazinesinde adamın oynadığı karakteri adeta yaşadığını düşünüyorum.

mesela sarı saruhan bana geçmiyor çünkü kıvanç yakışıklı. bu kadar boylu poslu yakışıklı adamdan mafya olmaz.

kurtlar vadisinde pala abdülhey ile ilgili aşiretten kaçanlar türkücü olur mafya olmaz diyordu ama abdülhey tipinde bir adamın mafya olmasını yadırgamam.

oyunculukta uygun kast seçimi bu nedenle çok önemli. mesela aşk-ı memnu’nun müjde arlı eski versiyonunda ednan bey baya bildiğin bastonlu dede gibi bir amcaydı .

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ama selçuk yöntem yaşlı olsa da bende aynı etkiyi uyandırmamıştı. yine behlül de yakışıklı olan bir karakter olarak kıvanç tarafından oynanabilir ama işte o “piçliği” ne kadar verebildi bilemiyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu adamdan daha iyi behlül olmuş bence çünkü adamdan piçlik akıyor.
devamını gör...

küçük prens kitabını çocuk kitabı sanmak

çocuk edebiyatı almış biri olarak bir kitabı çocuk kitabı yapan şey çocuğun yaşına uygun olmasıdır.

bir kitap çok katmanlı olabilir ama birden çok katmanlı olması onun çocuklara da hitap eden bir kitap olduğu gerçeğini değiştirmez.
devamını gör...

birinin dizinde uyumak

ıssız adam filminde ada karakterinin böyle bir repliği vardı. sen dizime yattın ben bir hikaye anlattım ve sen büyüdün gibi bir şeydi.

ben bir erkeğin annesi hariç bir kadının dizine yatıp uyumasını libido katili bir durum olarak görüyorum.

belki sevgi vardır dostluk vardır ve bunlar güzel şeylerdir ama bir erkek için bir kadın ya annesidir ya da annesi olmayan diğer kadınlardır. annesi gibi davranan ama sonra aynı yatağa giren kadın karışıklık yaratır.

insan elbette acısını paylaşır ama kadınların bunu alışkanlık haline getiren erkekleri evlilik içinde bile çekici bulmaktan giderek uzaklaştığını düşünüyorum.

evliliğin bana göre en büyük çelişkisi de bu. erkek zayıf olursa veya yumuşak karnını gösterirse erkekliği zedeleniyor. *göstermezse de hayatla yalnız mücadele ediyor. böyle olacaksa neden evlensin. diğer her şey saklı kalmak kaydıyla.
devamını gör...

kadınların meyhaneye gitmesi

bence burada anahtar kelime meyhane. bara giden kadın ile puba giden kadın ayrımı var mı veya bununla ilgili özel olarak başlık açılıyor mu ama meyhane dediğimizde bazısı varosluk bazısı kalenderlik anlıyor. kimi meyhanelerde bir kültür vardan girip kadının kalitesine falan geliyor.

ben içki içmem. içene sözüm olmaz ama bana dışarı çıkalım alkol alalım diyen arkadaşlarıma katılmam. bir kere dediğim gibi alkol almıyorum. ikincisi sarhoş kahrı nedir bilirim ve sevgilim olmayan bir kadının kahrını çekemem.

alkol alıp sarhoş olan kadını evine götürüp olaylar gelişti beraber olduk ben de anlamadım yalanına inanmıyorum. benden hoşlandığı halde bunu söylemeyen kadın sonra ben sarhoştum ama diyerek işin içinden çıkmamalı. benim için ilkeli hareketler değil. bara gidip barda tanışıp bardan beraber çıkıp eve gitmek ve sevişmek gayet normal ama arkadaşını bu şekilde yapınca bu iş bana ahlaki gelmiyor.
devamını gör...

evliliğin sağladığı iç huzur

ben insanın bu dünyada yaşadığı en büyük korkunun da en büyük mutluluğun da yalnızlıkla ilgili olduğuna inanıyorum.

insan doğup büyürken hayatının bir evresinde ölümle ölümün varlığı ile tanışıyor. bu tanışıklık onu ölüm hakkında ve kendi ölümü hakkında farkında olarak veya olmayarak düşünmeye itiyor.

yalnız ölmek fikri ölmek fikri ile birlikte düşünülürse ölüm olgusu olduğundan daha da kötü görünmeye başlayabiliyor.

evlilik bir çok yönüyle ele alınabilir ama hayata karşı tek başına olmak veya biriyle birlikte olmak yani iki kişi mücadele etmek açısından bakılırsa başka bir yere oturuyor.

siz eğer evliliği böyle görüyorsanız. birlikte yaşlanmak istediğim insanı buldum ve biz birbirimizi seviyoruz diyorsanız böyle bir huzur duygusu içinizi kaplayabilir.

böyle bir evliliği olan kaç kişi vardır veya bu tamamen ütopyadır böyle bir evlilik yok çünkü en büyük aşk evlilikleri bile hattâ romeo ile juliette bile böyle bir ömür sürmez diyebilirsiniz. bu sizin seçiminiz.

nasreddin hoca göle maya calarken demiş ya ya tutarsa. bence denemeye değer bir durum ve alınabilir bir risk bu ama buna inanılacak yaşların da erken yaşlar olduğunu düşünüyorum. gençlikte libido zirvedeyken her sey kolay her şey mümkün.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim