mobil, tablet aplikasyonu ve bilgisayarda da ayrı aplikasyonu olan çok yönlü dijital çizim, boyama, illustrasyon yapma, fotoğraf üzerinde çizim, boyama, kesme(photosop da yapmıştım) yapılabilen çok yönlü çizim uygulaması.
dijital çizim sevenlere göre bir de baştan sona sen çizerken kaydettiği için video olarak da indirebilir ve sosyal medyandan nasıl çizimini, resmini yaptığını paylaşabilirsin.
mobildeki uygulaması ücretsiz, reklam izlemeyle paralı fırçaları süreli olarak açılıyordu.
fakat microsoft'tan indirilen uygulaması ücret istiyordu hatırladığım kadarıyla.
pc'deki cracklı full versiyonunu bulamadım. bulan olduysa çok sevinirim.
doktorun iştah açsın diye de yazdığı ilaç, antidepresan.
bazı bünyelerde ters de etki ediyormuş.
bende bir değişiklik olmadı, hatta yemeyi azalttım. belki uzun kullanımda durum değişir.
geçmiş olsun. -_-
ana medya akımına daha çok ulaşması için tüm izmir, çanakkale, muğla, bolu halkının whatsapp haber hatlarına yüklenmesi gerekiyor.
fotoğraf, videolarla daha çok gündemde tutulur.
duymayan da duyar.
anlık ağızdan çıkan yapmam, etmem kesinliğiyle birlikte asla, hayatta kelimelerini cümle içinde kullanmaktır.
ya bilinçaltına işliyor, ya da hayat cidden senle dalga geçiyor.
tövbe etmek, bilinçaltında bu sözünü geri alıp iptal etmek işe yarıyor mu bilmiyorum, deneyen söylesin.*
diğer adobe'lerin başlığı varken yapay zeka içeren firefly'ın olmamasına şaşırdım.
tanım: adobe'nin yapay zekası. creative cloud üyeliğim varken ayda 1000 kullanma hakkı veriyor. bu yapay zekayı kullanma hakkı illustrator, photoshop gibi programları da kapsıyor.
istediğim gibi metin girerek ve belirli temayı seçerek fotoğraf veya resim oluşturabiliyorum.
fotoğraf veya resmi bilgisayar arkaplan olarak istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz.
yalnız ünlü kişileri yazıp yapamıyorsunuz eski spekülasyonlu olaylardan ötürü.
fakat bir de arkaplanı silip fotoğraflara yapay zekayla arkaplan oluşturabiliyorsunuz, bir de bazı yerleri silip fotoğrafa bir şeyler ekleyebiliyorsunuz, belki ünlü kişiliklere fotoğrafları kullanarak spekülasyon yapan yine yapar.*
bu zamana gelmesi gereken belirsizlikten kurtaran mucizevi iksir.
bazen arkadaşça güvenerek bir şeyler anlatmak istediklerin oluyor ne bileyim. bazen de başka şekilde ilgi gösterdiğin oluyor. bu çıkma teklifi gelse, vicdan yapan kişileri büyük bir yükten kurtarır.
iyi bir zamanda değiliz, neyin ne olduğu belli değil. bir bakıyorsun bütün vaktini harcadığın seni belirsizlikte bırakıyor. en iyisi bir durum varsa enerjin de uyuşuyorsa belli bir müddet sonra çıkma teklifi edilmeli.
ister istemez karma marma da biriktirmiş olunmaz.
yani gene yapan sevgilisi varken de birini sevgili yapar da o kişinin niyetiyle ilgili.
çıkma teklifi gelse en azından başka durumdakiler büyük rahatlamayla vicdan yapmaz. ya redderdersin ya da kabul edersin bu kadar.
çağla'nın televizyona çıkan sözde ailesi sürekli çelişkili ifadeler vermesi en dikkat çekici olaylar arasında, annesi de oğlunu seviyor ama kızını sevmiyor, sözlerinden, davranışlarından belli.
oğlunu koruyor, anlık cinayet diyelim. yine de ikisine üzülür dimi? mendil ile ağlamalı numaralar çok ucuz. benim gibi cinayetin konuşulduğu programların en azından çoğunu izleyenler anlayacaktır. ekşi'de sürekli başlığın canlandırılması, üstüne gidilmesine rağmen ailenin bu olayı çözmek için uğraşanlara destek vermek yerine onların ayağına taş olmaları da dikkat çekici.
ekşi sözlük'teki sözlükçülerin başından geçen doğaüstü olaylar başlığına doyamayanlar yabancılardan da bu tür olayları okuyabilir.
keşfettim, bayağı güzel.
stephan castang yönetmenliğinde yapılan distopik, gerilimli bilim-kurgu fransız filmi.
vincent iş yerinde durduk yere stajyer çocuk tarafından saldırıya uğrar, film böyle başlıyor.
ve tekrardan sebepsiz yer saldırılara uğramaya devam eder.
filmi anlatacak olursam hepsini anlatırım. teması şöyle: göz temasıyla insanları bilinçsizce kendine saldırma dürtüsü uyandıran bir virüs gibi bir şey ülkeye yayılır. bu da devam eder. olaylar bu tema üzerinden şekillenir.
değişik bir konusu var.
farklı bir konseptte film izlemek isteyenlere öneririm.
2004'de yayınlanan korku kategorisine sokulmuş fakat korkudan ziyade psikolojik, sosyolojik olarak değerlendirilebilecek dram ağırlıklı m. night shayamalan filmi.
bir orman sınırında yaşayan köyü anlatan filmde köylüler yaratıklara karşı önlem alarak yaşamaktadır. spoiler kısmında ayrıntılı şekilde yazacağım.
filmde kırmızı renge ve sarıya çok odaklanılmış.
kapalı ortamda yaşayan köylülere göre kırmızı tehlike, sinyal demek. sarı ise güvenliği temsil ediyor, çıkarımıma göre. bu filmdeki durumlara göre anlamları da değişiyor.
ıvy'ye göre ise artık aşkı temsil etmeye başlıyor. noah'ın elinde kan gördüğümde demiştim, kırmızı tehlike, cinayet, kan, kötülüğü çağrıştırdığı için köyden bu rengi uzak tutuyorlar. ve tutkuyu, adrenali de temsil ediyor.
sözde yaratıklar köyün saflığını, aile sıcaklığını korumak için uydurulmuş, köyün büyükleri tarafından planlanmış kostüm giyen insanlar olarak karşımıza çıkıyor. ıvy'nin sevdiği bıçaklanınca ıvy kendisi şehre gidip ilaçları almak ister. köyün gençleri şehre adımını dahi atmamıştır. galiba da bu ilk olur. bu sebeple ıvy'e babası durumu açıklar. o kostümleri gösterir. ıvy görme engelli olmasına rağmen çok yeteneklidir. o yüzden gözü kapalı kızına güvenir.
filmin sonlarında gördüğümüz gibi bütün köy kurgulanmış bir plandan ibarettir. o kalabalık, şehir hayatından korunmak için kendilerini orda izole etmiş. parayı hayatlarından çıkarmışlardır.
burdan kapitalizmin vs. nasıl ruhlarımızı kirlettiğinden söz edebilir.
çocukluğumda izlediğim ama az hatırladığım filmi tekrar izledim.
sonu gerçekten ters köşe bir şekilde bitti.
kesinlikle izlenmesi gereken m. night shyamalan filmi daha.
eski filmler bir başka güzelmiş. çocuk aktör de çok iyi oynuyor.
daha yeni bitirdiğim film.
dünyada kıtlık yaşandığı için gdo'lu tarıma başlıyorlar. sonra bu gdo'lu tarım birden fazla çocuk doğmasına sebep oluyor (ikiz, üçüz..). bir çocuk harici de diğerlerini derin uykuya yolluyorlar.
sonra kaçak bir yerde bir dedenin kızı yedi çocuk dünyaya getiriyor. bunlar ispiyonlanmıyor. ergenlik gösterilmemiş, cidden mantık olarak bakarsak senaryo çöküyor. aynı yerlerinde sivilce de çıkamaz hepsinde. bir şeyler fark edilirdi. belki de teknoloji geliştiğinden onlara da çare buldular. ne bileyim.
izlemek isteyen izlesin. güzel ve farklı bir konu
çocukları öldüreceklerine hamileyken zorunlu olarak daha yeni döllenmiş yumurtalar veya döllenmiş hücreler alınabilirdi. bu kadar madem teknoloji gelişti. sürekli mantık hatası bulunuyor aslında bakarsak. yoksa senaryo, film olmazdı.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.