1.
murathan mungan
biraderle kitap muhabbeti yaparken yerli yazarlarımızdan bazılarının da aslında özgün üsluba sahip olup edebî kabiliyetlerini gayet usturuplu kullanabildiğini anlatıyordum. o esnada murathan mungan’ın 995 km adlı romanı kitaplıkta gözüme ilişince kitabın yazarını verdiğim örnekler arasına almış bulundum. “birader, edebî izleklerde esinlenmeler kaçınılmaz olsa dahi adam özgün üsluba sahip bir kere! temayı derinlemesine, bağlam dahilinde sıçıp sıvamadan işleyebiliyor. olay örgüsü merak uyandırıcı. hikâye unsurları yerli yerinde. karakterlerle özdeşim kurulabiliyor. işlenen zamanın ruhu ve atmosfer seni içine çekiyor, karakterlerle kendini neredeyse hemhâl buluyorsun cart curt!” derken “adam ‘gey’ değil miydi?” sorusu apansız geldi. “geyliğine gey amma tam bir kalemşor!” dedim. neden anlattım bilmiyorum. kitap fuarında elimizde satıştaki son eseri upuzun kuyrukta sıramızı bekliyorduk. görevli oğlan post-it dağıtıyor. adımızı yazalım ki sıra geldiğinde yazar kişi zaman kaybetmeksizin oradan kopya çekip hemen kitabı ismi anarak imzalasın deyü. adımı lisân-ı âlî osmânî ile yazdım. maksat hasıl oldu. kitabı imzalarken sohbeti aradan çıkardık. fotoğrafta konu mankenliği yaptırdık. tam bir centilmen. işin erbabı.
devamını gör...


