1.
son tanımları
2.
toshiro (yazar)
#4001278 hocam, abicim, ablacım...benim bi girdime yönelik cevap niteliğinde yazmışsın. doğal olarak bana da cevap hakkı doğduğu için mesaj attım ancak mesajlara kapalı olduğun için buradan cevabımı ileteyim. bu nasıl iştir amk lan.
öncelikle ben psikolog ya da terapist falan değilim ancak kendimce bir açıklama yapayım yine de. durduk yere bir şeylerden korkuyorsan ya da taciz de olmuş olsa iki durumun nedeni de veya olayın kendisi de geçmiş de kaldığı için bu noktadan bakılırsa terapist iki duruma da bir şey yapamaz. danışanın suratına bile bakmadan ilaç yazıp gönderen doktorları öperek tenzih ediyorum bu noktada. ilaç tedavisi başka bir nokta. oraya girmeyecem ancak sizin söyleminiz doğrultusunda ilerlersek, iki durumda da olayların nedenleri geçmişte kalmış. terapist değil, hiç kimse geçmişi değiştiremez. o zaman gitmenin ne faydası var ? niye gidiyoruz ki ?
yine verdiğiniz örnekten devam edeyim. mesela taciz veya dayak konusundan sonra evet insanın kendisini koruması gerektiğini terapistin söylemesine çok da gerek yok. ancak kendimizi korurken kullanacağımız yöntemler neler olacak? bıçak da taşıyabilirsiniz, silah da...bunu bir yana koyarsak yaşayacığımız tedirginliğin ya da olası bir paranoya ile nasıl baş edebiliriz? ki olaya sadece dayak ya da taciz olarak bakmamak gerek. hepimiz geçmişte yaşadığımız travmalardan dolayı belki de hayatımızı olumlu yönde etkileyecek kişileri ya da olayları görmezden geliyoruz zaman zaman. yani böyle olaylardan sonra zannetmiyorum ki hiç kimse "tamam ya dayak/taciz yedim, olabilir, bundan sonra kendimi koruyacam" deyip sanki hiçbir şey olmamış gibi günlük hayatına devam edemez. bu gibi elzem olaylar, farkında olalım ya da olmayalım ister istemez çevremizdeki insanlarla kurduğumuz ilişkilere illa ki yansıyacaktır. günler içerisinde bu kadar büyük olmasa da bu ve benzeri birçok durumla karşılaşıyoruz ve etkileniyoruz ve etkiliyoruz çevremizi. bunların hepsi ile baş edebiliyorsak evet gitmeyelim de baş ettiğini düşündüğümüz şeylerle gerçekten baş mı ediyoruz yoksa kendimizi/çevremizi mi kandırıyoruz veya kaçıyoruz?
hadi hayırlı forumlar...
öncelikle ben psikolog ya da terapist falan değilim ancak kendimce bir açıklama yapayım yine de. durduk yere bir şeylerden korkuyorsan ya da taciz de olmuş olsa iki durumun nedeni de veya olayın kendisi de geçmiş de kaldığı için bu noktadan bakılırsa terapist iki duruma da bir şey yapamaz. danışanın suratına bile bakmadan ilaç yazıp gönderen doktorları öperek tenzih ediyorum bu noktada. ilaç tedavisi başka bir nokta. oraya girmeyecem ancak sizin söyleminiz doğrultusunda ilerlersek, iki durumda da olayların nedenleri geçmişte kalmış. terapist değil, hiç kimse geçmişi değiştiremez. o zaman gitmenin ne faydası var ? niye gidiyoruz ki ?
yine verdiğiniz örnekten devam edeyim. mesela taciz veya dayak konusundan sonra evet insanın kendisini koruması gerektiğini terapistin söylemesine çok da gerek yok. ancak kendimizi korurken kullanacağımız yöntemler neler olacak? bıçak da taşıyabilirsiniz, silah da...bunu bir yana koyarsak yaşayacığımız tedirginliğin ya da olası bir paranoya ile nasıl baş edebiliriz? ki olaya sadece dayak ya da taciz olarak bakmamak gerek. hepimiz geçmişte yaşadığımız travmalardan dolayı belki de hayatımızı olumlu yönde etkileyecek kişileri ya da olayları görmezden geliyoruz zaman zaman. yani böyle olaylardan sonra zannetmiyorum ki hiç kimse "tamam ya dayak/taciz yedim, olabilir, bundan sonra kendimi koruyacam" deyip sanki hiçbir şey olmamış gibi günlük hayatına devam edemez. bu gibi elzem olaylar, farkında olalım ya da olmayalım ister istemez çevremizdeki insanlarla kurduğumuz ilişkilere illa ki yansıyacaktır. günler içerisinde bu kadar büyük olmasa da bu ve benzeri birçok durumla karşılaşıyoruz ve etkileniyoruz ve etkiliyoruz çevremizi. bunların hepsi ile baş edebiliyorsak evet gitmeyelim de baş ettiğini düşündüğümüz şeylerle gerçekten baş mı ediyoruz yoksa kendimizi/çevremizi mi kandırıyoruz veya kaçıyoruz?
hadi hayırlı forumlar...
devamını gör...
3.
emre fel
severek dinliyorum. zamanında konserine gitmişliğim de vardır. abartı bi hayranlığım yok tabi ki ancak yaptığı şarkıları beğeniyorum.
devamını gör...
5.
ev temizleyen erkek
evi de temizlerim yeri gelir bulaşık da yıkarım yemek de yaparım yeri gelir eşim yapar. hangimiz o an müsaitsek ya da daha az yorgunsak falan...ee noluyor şimdi böyle olunca ?
devamını gör...
6.
psikoloğa gitmek
abi gidin, kesinlikle gidin. 2-3 senedir gidiyorum ben bi terapiste. böyle bir şey yaşamadım. tabi gideceğiniz psikolog ya da terapistle o etkileşiminizin tutması çok önemli bir detay ama tutturabilirseniz bırakmayın.
neden gidin? bunun cevabını burada yazılan "neden gidilmemesi gerektiği" tezlerine naçizane yanıtlar vererek açıklayayım :
"bi arkadaşınızla için, gitmeye gerek yok" öncelikle o içtiğin arkadaşın sana nesnel bir yaklaşım sunmayacak. seni az çok ya seviyordur ya da nebleyim eskiden yaptığın bi davranışından dolayı öfkelidir, sana karşlı hırslıdır. yaptığı yorumlara bunlar etki edecektir. hadi diyelim ki nesnel bir yaklaşım sunuyor. arkadaşın psikolojiye ne kadar hakim? tecrübesi nedir? çok tecrübeli dahi olsa sana vereceği tavsiyeler nesnel olmaz.
"ya ben evi baştan aşağı bir temizliyorum, terapiden daha iyi valla billa" bunu ben de zaman zaman diyorum bazı eylemlerim sonucunda ancak bu terapi falan değil tabi ki, sadece anlık ya da günlük bir rahatlama.
"genetik bir hastalığınız yoksa..." travmaların da nesilden nesile aktarıldığı bilimsel olarak kanıtlanmış bir şey.
"çok pahalı..." evet bazı özel klinikler, terapistlerin uçuk ücretleri olabiliyor ancak 4-5 psikologun birleşerek kurduğu yine özel psikolojik kliniklerde ya da vakıf hastanelerinde ücret daha uygun oluyor. devlet hastanesine bu anlamda hiç gitmedim ama pek öneremiyorum. emin olun ki bu iş, üzerinize aldığınız alacağınız kıyafetlerden, atıştırmalıklardan vb. harcamalarınızdan çok daha elzem.
başlıktaki bütün yazılanları okumadım tabi ki ancak diğer anti-tez üretenlerin de benzer yaklaşımlar sunduğunu düşünüyorum.
velhasılı kelam, gidin.
neden gidin? bunun cevabını burada yazılan "neden gidilmemesi gerektiği" tezlerine naçizane yanıtlar vererek açıklayayım :
"bi arkadaşınızla için, gitmeye gerek yok" öncelikle o içtiğin arkadaşın sana nesnel bir yaklaşım sunmayacak. seni az çok ya seviyordur ya da nebleyim eskiden yaptığın bi davranışından dolayı öfkelidir, sana karşlı hırslıdır. yaptığı yorumlara bunlar etki edecektir. hadi diyelim ki nesnel bir yaklaşım sunuyor. arkadaşın psikolojiye ne kadar hakim? tecrübesi nedir? çok tecrübeli dahi olsa sana vereceği tavsiyeler nesnel olmaz.
"ya ben evi baştan aşağı bir temizliyorum, terapiden daha iyi valla billa" bunu ben de zaman zaman diyorum bazı eylemlerim sonucunda ancak bu terapi falan değil tabi ki, sadece anlık ya da günlük bir rahatlama.
"genetik bir hastalığınız yoksa..." travmaların da nesilden nesile aktarıldığı bilimsel olarak kanıtlanmış bir şey.
"çok pahalı..." evet bazı özel klinikler, terapistlerin uçuk ücretleri olabiliyor ancak 4-5 psikologun birleşerek kurduğu yine özel psikolojik kliniklerde ya da vakıf hastanelerinde ücret daha uygun oluyor. devlet hastanesine bu anlamda hiç gitmedim ama pek öneremiyorum. emin olun ki bu iş, üzerinize aldığınız alacağınız kıyafetlerden, atıştırmalıklardan vb. harcamalarınızdan çok daha elzem.
başlıktaki bütün yazılanları okumadım tabi ki ancak diğer anti-tez üretenlerin de benzer yaklaşımlar sunduğunu düşünüyorum.
velhasılı kelam, gidin.
devamını gör...
7.
bir topluluğa ait olmadan var olamamak
bireyin kendisi ile olan ilişkisini sağlam bir şekilde sorgulamasını gerektirecek durum. evet insan sosyal bir varlıktır ve aidiyet önemlidir ancak varolmak için bir zaruret veya ihtiyaç söz konusuysa orada varlıktan bahsetmemiz komik olur.
sanıyorum ki mevlananın bir sözüydü : yokluk, varlığın aynasıdır.
sanıyorum ki mevlananın bir sözüydü : yokluk, varlığın aynasıdır.
devamını gör...
8.
sözlük yazarlarının çektiği tarihi yerler
toplasan 10 etmeyecek il dışında bütün ülkeyi gezdim zamanında otostopla. binlerce fotoğraf çektim ama şimdi içinden seçmeye kalksam bile yarım saatimi alacağı için uğraşmaya gözüm yetmiyor ama ilk aklıma gelenler : sivas divriği ulu cami, ağrı dağı ve ishakpaşa sarayı ve artvin'in içi değil ancak köylerine sarkan yeşil yolları.
devamını gör...
9.
2. mahmud
osmanlı'daki favori padişahlarımdan bir tanesidir. aslında mahmud'un yaptıklarını başlangıçta ııı. selim başlatmışsa da, yanlış olmayacaksa temellerini atmışsa da, selimin hükümranlığı çok uzun sürmemiştir, isyanlardan ötürü.
halk arasına karışması, kılık kıyafetini değiştirmesi, sakalını kısaltması, yabancı dil öğrenmeye çalışması ve bu konuya önem vermesi gibi nedenlerden ötürü gavur padişah olarak bilinmekle birlikte bir diğer mahlası (lakabı), adlidir.
tanzimat'ın hatta günümüz türkiyesinde hala devam eden birçok kurumun temellerini atmıştır. yaptığı reformları tek yek sayma gereği duymuyorum.
yaptığı reformlar bir yana, eğitime özel bir önem vermiş olmakla birlikte eğitim konusunda yaptığı kritik bir hata vardır. mühendishane, tıbbiye ve harbiye okulları açarak özellikle askere yönelik eğitimlere önem vermiş ancak bu okullarda okuyacak öğrenci bulamamıştır. medresenin okutacağı dersler konusunda "bu iş, din işlerini ilgilendiren bir konu" diyerek topu şeyhülismala atması ve şeyhülislamın da eğitimi fen, matematik yerine dini bilgiler üzerine inşa etmesi neticesinde açtığı yükseköğrenim gören okullarda okuyacak öğrenci pek bulunamamıştır. gelenler de basit aritmetik işlemleri yapamayacak durumdadır.
böyle kritik bir hata yapmış olsa da diğer yaptıkları, yapmaya çalıştıkları takdire şayandır. yerinde rahat uyusun.
halk arasına karışması, kılık kıyafetini değiştirmesi, sakalını kısaltması, yabancı dil öğrenmeye çalışması ve bu konuya önem vermesi gibi nedenlerden ötürü gavur padişah olarak bilinmekle birlikte bir diğer mahlası (lakabı), adlidir.
tanzimat'ın hatta günümüz türkiyesinde hala devam eden birçok kurumun temellerini atmıştır. yaptığı reformları tek yek sayma gereği duymuyorum.
yaptığı reformlar bir yana, eğitime özel bir önem vermiş olmakla birlikte eğitim konusunda yaptığı kritik bir hata vardır. mühendishane, tıbbiye ve harbiye okulları açarak özellikle askere yönelik eğitimlere önem vermiş ancak bu okullarda okuyacak öğrenci bulamamıştır. medresenin okutacağı dersler konusunda "bu iş, din işlerini ilgilendiren bir konu" diyerek topu şeyhülismala atması ve şeyhülislamın da eğitimi fen, matematik yerine dini bilgiler üzerine inşa etmesi neticesinde açtığı yükseköğrenim gören okullarda okuyacak öğrenci pek bulunamamıştır. gelenler de basit aritmetik işlemleri yapamayacak durumdadır.
böyle kritik bir hata yapmış olsa da diğer yaptıkları, yapmaya çalıştıkları takdire şayandır. yerinde rahat uyusun.
devamını gör...
10.
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
geçen gün bi kafeden kahve alıyorum "teyk ewey (take away) mi olacak" dedi. dedim o ne ya? şimdi son zamanlarda da overthinking kalıbını çok duyuyorum, görüyorum. o da fazla düşünmek anlamına geliyor galiba. bi de sosyal medyada ghostlamak deyimi var sanırım ama onun ne olduğu konusunda hiç bir bilgim yok.
ya şimdi tabi ki tdk müfettişi gibi takılmak istemiyorum ama bu nedir abi ya? yeri geldiğinde küfür etsen veya argo konuşsan ortalık ayağa kalkar ama bunları deyince "çağa ayak uydurmuş" mu oluyorsunuz? ya da 2 kelime eksik söyleyerek kazandığınız zamanda kansere çözüm mü buluyorsunuz laboratuvarda?
ama sorsan herkes ülkesini ve atasını çok sever. aynen canım kardeşim ya, aynen öyle.
ya şimdi tabi ki tdk müfettişi gibi takılmak istemiyorum ama bu nedir abi ya? yeri geldiğinde küfür etsen veya argo konuşsan ortalık ayağa kalkar ama bunları deyince "çağa ayak uydurmuş" mu oluyorsunuz? ya da 2 kelime eksik söyleyerek kazandığınız zamanda kansere çözüm mü buluyorsunuz laboratuvarda?
ama sorsan herkes ülkesini ve atasını çok sever. aynen canım kardeşim ya, aynen öyle.
devamını gör...
12.
az bilinen muhteşem bıyıklar
gabriel garcia marquez'in yüzyıllık yalnızlık kitabındaki albay aureliano buendia'nın bıyıklarıdır.
devamını gör...
13.
yazarların itiraf köşesi
bazı 12. sınıf öğrencilerimin yanımda sigara içmelerine göz yumuyorum.
devamını gör...
14.
türk eğitim sistemi
olması gereken şey aslında basit : öğrencilere yeteneklerine uygun eğitim ortamı sağlamak. yoksa müzisyen olacak olan çocuğun matematik dersinde disiplin sorunu çıkarması normal.
bununla birlikte bir iş yerinde çalışarak alnının teriyle insanlar rahatlıkla tatil yapabilmeli, ev araba alabilmeli yoksa çocuk "adam gibi yaşamayacaksam ne diye gidip elektrikçi olayım ki" diye sorar ki haklıdır da o yüzden önce ekonominin yoluna girmesi gerek eğitimin toplanması için.
bununla birlikte bir iş yerinde çalışarak alnının teriyle insanlar rahatlıkla tatil yapabilmeli, ev araba alabilmeli yoksa çocuk "adam gibi yaşamayacaksam ne diye gidip elektrikçi olayım ki" diye sorar ki haklıdır da o yüzden önce ekonominin yoluna girmesi gerek eğitimin toplanması için.
devamını gör...
15.
sözlük kızlarının gündemle ilgilenmemesi
gündemde koltuk kavgaları, savaşlar, karpuz kelek çıktı diye manavın kafasına sıkanlar, yıllardır biriktirdiği altınları dolandırıcıya kaptıranlar oldukça ilgilenmiyorum ve ilgilenmeyecem de.
devamını gör...
16.
normal sözlük yazarlarının kedileri
fotoğrafını falan atmakla uğraşamıcam ama yakın zamanda yavru bir kedi sahiplendik. üstüne üstelik de bir dişi ve böylece evde 2 tanesi cimcime olmak üzere 4 tane dişinin arasında kaldım. allahım sana geliyorum...
adını da kızlar maya koydular. maya aşağı maya yukarı. kediye müthiş şekilde keraneci diye hitap edesim var. ancak kızlar anlamını sorduklarında verecek cevap bulamıyorum. kötü bir şey desem, kediye niye söylüyorsun? iyi bir şey desem okulda kullanma ihtimali var.
ama ortada bir kedi, hele ki yavru bir kedi varsa o her şekilde keranecidir ve o şekilde çağrılmayı hak ediyordur.
mayaymış...pırt!
adını da kızlar maya koydular. maya aşağı maya yukarı. kediye müthiş şekilde keraneci diye hitap edesim var. ancak kızlar anlamını sorduklarında verecek cevap bulamıyorum. kötü bir şey desem, kediye niye söylüyorsun? iyi bir şey desem okulda kullanma ihtimali var.
ama ortada bir kedi, hele ki yavru bir kedi varsa o her şekilde keranecidir ve o şekilde çağrılmayı hak ediyordur.
mayaymış...pırt!
devamını gör...
17.
slim sigara içen erkek
dibini dövdürüyordur.
bu arada ben de zaman zama slim içerim ama çabuk bitiyor lan
bu arada ben de zaman zama slim içerim ama çabuk bitiyor lan
devamını gör...
19.
hiçbir şeyi kontrol edemediğini hissetmek
hayatımızdaki kendimiz dışında neredeyse hiç bir şeyi kontrol edemeyiz, edemiyoruz zaten. her şey kendi akışında ilerliyor. kimine göre tesadüf kimine göre kader kimine göreyse karma...ama adı her ne olursa olsun bir bilinmezlik silsilesi içerisinde ilerliyoruz ve ilerleyecez. insan kendi varoluşunu hatta çoğu zaman yok oluşunu bile kontrol edemiyorken geri kalan sonsuz sayıda değişkenin hangisini kontrol edebilir? evet, bu insana güçsüz olduğu hissiyatını verebilir. insan güçlü müdür güçsüz müdür bu da bambaşka bir beyin fırtınası konusu ancak bunu şimdilik bir yana bırakarak yazımın ilk cümlesine döneyim:
evet hayatımızı büyük oranda tesadüfler (veya kader) yönlendiriyor olabilir (benim naçizane görüşüm gereği) ancak bu durumlar karşısında alacağımız reaksiyonları, vereceğimiz tepkileri, içinde dalgalanacağımız duygu durumlarını her ne kadar geçmişten ve şu anda yaşadığımız travmatik durumlar etkili olsa da belli ölçüye kadar kontrol etmemiz mümkündür.
belki de ilk başta yazmam gerekeni en sonda yazayım o halde : bir şeyleri kontrol etme ihtiyacı neden ki ?
evet hayatımızı büyük oranda tesadüfler (veya kader) yönlendiriyor olabilir (benim naçizane görüşüm gereği) ancak bu durumlar karşısında alacağımız reaksiyonları, vereceğimiz tepkileri, içinde dalgalanacağımız duygu durumlarını her ne kadar geçmişten ve şu anda yaşadığımız travmatik durumlar etkili olsa da belli ölçüye kadar kontrol etmemiz mümkündür.
belki de ilk başta yazmam gerekeni en sonda yazayım o halde : bir şeyleri kontrol etme ihtiyacı neden ki ?
devamını gör...
