1.
ökselerin yöresinde
" yaşamı hangi aynada gördüm? "
1927/ 2004 yılları arasında yaşayan türk şair ve yazar şükran kurdakul imzalı eser; şiir türünde yer alır iken 1984 yılında yayınlanmıştır.
ölümsüzlerle adlı eserinden sonra kendisinden okuduğum son kitap bu oldu, şimdi ise kitabımıza geçelim;
sanki bir uçurumun kenarındaymışım gibi hissettiren şiirlerdi, hayatın kritik zamanlarını yansıtır nitelikte şiirlerdi benim için.
yalnızlığı, uzaklıkları, sonsuzluğa karışıp gidenin geride bıraktığı anılarla yaşamayı, yarım kalmışlığına bir cevap aramayı, buruk hissetmenin sonsuzluğunu, yere göğe sığamamayı, aşktan sonra değişmiş olmayı, herkesin gitmesini ve kendine kalmayı, ne kadar beklesen de bir sonuca varamamayı, kısacası hayatın kritik zamanlarını yansıtan şiirlerdi denilebilir.
insanı etkileyen, düşündüren, hayata dair bazı konularda sorgulamaya iten, sarsıcı, dokunaklı şiirler olmasını sevdim.
hayatta her şeyin ve herkesin geçici olduğunu, insanın bir kendisinin kendisine kaldığını, herkesin yolcu, kendisinin hancı olduğunu düşündüren bir yanı da vardı benim için bazı dizelerin.
en etkili bulduğum dize ise;
yaşamı hangi aynada gördüm? dizesi oldu, yaşamı anladığında ruhun aynaya nasıl yansımıştı, sorusu üzerine düşündüren bir dizeydi benim için.
okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kırlarda dolanan bir sürgün gibi
gerçeği yalnızlığımda aradım.
kervanlar gitti, trenler gitti.
ben kaldım gurbetimde,
ben kaldım...
birileri coşkumu istiyor benden
uzaya tırmandığım merdivende.
kuşku oldum, gerçeğe vardım sonunda.
melekler şarkıma hazırlar beni
gücümün sonuna kadar.
şurda gerçeğin kaldı, burda gölgen.
odandı, kitaplarındı, gençliğindi
günlerin aynasında tozlanır gider.
seni nerelerde arasın şimdi
akşam vakti yolunu gözleyenler.
öyküler gerçeğinde
öykümüzü ararsan.
içi yandı beklemekten
gelen olmadı.
hastanın bakışı, içimize işleyen
bugün yarın söneceğini bildiğimiz
göz göze geldikçe çaresiz kaldığımız
alıştığını istiyor evrendeki yerinden.
hangi çileye alışmıştı ellerin?
neleri anımsardın durmadan?
neden korkardın geceleri?
kimleri beklerdin gelsinler diye?
uçar adım benden çıktım sana geldim
bir gözüm gülerdi bir gözüm ağlar...
el verip kendimi bulduğum zaman
tanrılar karşımda dövüştü benim.
şu perdeyi aralamak geçse içimden
geleceği görecek gibiyim.
yalnızlığımda ne duygular gelişti
bilir miydiniz?
biri beni arıyordu,
bana sorarsan.
1927/ 2004 yılları arasında yaşayan türk şair ve yazar şükran kurdakul imzalı eser; şiir türünde yer alır iken 1984 yılında yayınlanmıştır.
ölümsüzlerle adlı eserinden sonra kendisinden okuduğum son kitap bu oldu, şimdi ise kitabımıza geçelim;
sanki bir uçurumun kenarındaymışım gibi hissettiren şiirlerdi, hayatın kritik zamanlarını yansıtır nitelikte şiirlerdi benim için.
yalnızlığı, uzaklıkları, sonsuzluğa karışıp gidenin geride bıraktığı anılarla yaşamayı, yarım kalmışlığına bir cevap aramayı, buruk hissetmenin sonsuzluğunu, yere göğe sığamamayı, aşktan sonra değişmiş olmayı, herkesin gitmesini ve kendine kalmayı, ne kadar beklesen de bir sonuca varamamayı, kısacası hayatın kritik zamanlarını yansıtan şiirlerdi denilebilir.
insanı etkileyen, düşündüren, hayata dair bazı konularda sorgulamaya iten, sarsıcı, dokunaklı şiirler olmasını sevdim.
hayatta her şeyin ve herkesin geçici olduğunu, insanın bir kendisinin kendisine kaldığını, herkesin yolcu, kendisinin hancı olduğunu düşündüren bir yanı da vardı benim için bazı dizelerin.
en etkili bulduğum dize ise;
yaşamı hangi aynada gördüm? dizesi oldu, yaşamı anladığında ruhun aynaya nasıl yansımıştı, sorusu üzerine düşündüren bir dizeydi benim için.
okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kırlarda dolanan bir sürgün gibi
gerçeği yalnızlığımda aradım.
kervanlar gitti, trenler gitti.
ben kaldım gurbetimde,
ben kaldım...
birileri coşkumu istiyor benden
uzaya tırmandığım merdivende.
kuşku oldum, gerçeğe vardım sonunda.
melekler şarkıma hazırlar beni
gücümün sonuna kadar.
şurda gerçeğin kaldı, burda gölgen.
odandı, kitaplarındı, gençliğindi
günlerin aynasında tozlanır gider.
seni nerelerde arasın şimdi
akşam vakti yolunu gözleyenler.
öyküler gerçeğinde
öykümüzü ararsan.
içi yandı beklemekten
gelen olmadı.
hastanın bakışı, içimize işleyen
bugün yarın söneceğini bildiğimiz
göz göze geldikçe çaresiz kaldığımız
alıştığını istiyor evrendeki yerinden.
hangi çileye alışmıştı ellerin?
neleri anımsardın durmadan?
neden korkardın geceleri?
kimleri beklerdin gelsinler diye?
uçar adım benden çıktım sana geldim
bir gözüm gülerdi bir gözüm ağlar...
el verip kendimi bulduğum zaman
tanrılar karşımda dövüştü benim.
şu perdeyi aralamak geçse içimden
geleceği görecek gibiyim.
yalnızlığımda ne duygular gelişti
bilir miydiniz?
biri beni arıyordu,
bana sorarsan.
devamını gör...





















