1.
nedir bu çılgınlık anlamadım big brotherlar alıntılar 1984 84 84 bende mi algıda seçicilik oldu, yoksa millet mi bokunu çıkartıyor anlamadım. tamam güzel kitap tamam öngörü sahibi george orwell abimiz iyi kitap yazmış da yani her yerde bu kadar konuşulması da ne bileyim.
t: 1984 isimli kitabından haddinden fazla olur olmaz şekilde konuşulması hadisesini ifade etmeye çalışma biçimi.
t: 1984 isimli kitabından haddinden fazla olur olmaz şekilde konuşulması hadisesini ifade etmeye çalışma biçimi.
devamını gör...
2.
mış gibi yapma örneklerinden biri. çoğu kitabın tamamını okumamıştır emin olabilirsin. bi kitap var çok iyi ya popüler kültürünün ürünü bir durum.
devamını gör...
3.
kesinlikle çılgınlıktır.
daha önce zaten yazmıştım ama yine söylüyorum güzel bir kitaptır ama o kadar.
efsane mest olunacak bir kitap değildir.
abartılıyor.
daha önce zaten yazmıştım ama yine söylüyorum güzel bir kitaptır ama o kadar.
efsane mest olunacak bir kitap değildir.
abartılıyor.
devamını gör...
4.
tanıtım çalışmaları yapılıyor çünkü (bkz: 2021'de george orwell teliflerinin düşecek olması)
devamını gör...
5.
şahit olmadığım çılgınlık türü. daha sık gördüğüm başlıklar var ona gelene kadar. sanırım dediğiniz gibi, algıda seçicilik olmuş biraz.
mesela exxen'in günlerdir konuşulmasını saçma buluyorum ama insanlar konuşur efendim işte, durduramayız bunu. saçma bulduğum daha onlarca konu var, üzerinde uzun uzun konuşmaya değmeyeceğini düşündüğüm fakat aynı şeyi bir başkası da benim konuştuğum konular için düşünebilir. yapacak bir şey kalmıyor bu durumda pek.
mesela exxen'in günlerdir konuşulmasını saçma buluyorum ama insanlar konuşur efendim işte, durduramayız bunu. saçma bulduğum daha onlarca konu var, üzerinde uzun uzun konuşmaya değmeyeceğini düşündüğüm fakat aynı şeyi bir başkası da benim konuştuğum konular için düşünebilir. yapacak bir şey kalmıyor bu durumda pek.
devamını gör...
6.
sanırım türkiye'de son dönemde yaşanan siyasal gelişmeler ile paralel olayları anlattığı düşünülüyor ve son zamanlardaki popülerliği buradan kaynaklanıyor. 1984 bir distopik eser olmasına rağmen ve gelecekte geçmesine rağmen, aslında anlattığı rejim kitabın yazıldığı yıllarda sovyetler birliğinde hakim olan stalinist diktatörlüktür. yani aslında gelecekte gerçekleşebilecek bir diktatörlükten bahsetmemektedir, mevcutta zaten bulunan bir diktatörlüğün gelecekte hakim politik sistem olabileceğini hayal etmiştir orwell.
orwell'in distopyasındaki totaliter toplum, tek parti tarafından yönetilen, tarihin partinin günümüzdeki çıkarları ve politikaları için tahrif edildiği, insanların büyük bir kontrol altında (bu kontrol aynı zamanda cinsellik, tüketim, zevk vb. alanlara da yansımaktadır) yaşadığı, konuşma ve ifade özgürlüğünün olmadığı yani insanların hayatlarını her bir veçhesinin tek parti ve onun bürokrasisinin kontrolü altında olduğu bir sistemdir.
fakat günümüzde, özellikle batı avrupa'da ve kuzey amerika'da yaşanan gelişmelere bakıldığında, orwell'in bu distopyasından ziyade huxley'in cesur yeni dünya'sının doğru çıktığının vurgulanması gerekir. insanlar büyük bir bürokratik kontrol tarafından sıkıştırılmaktan ziyade, anlamsız bir tüketim, sürekli bir eğlence (diziler, sosyal medya, televizyon, komikli videolar), tüketim, hedonizm ve benzerleri ile kontrol altında tutulmaktadırlar. insanların kafası kitle eğlencesi ile doldurulduğu için, "ciddi" meselelerle, ya da mevcut sistemin işleyişi ile ilgilenen bir insan pek kalmamıştır. hatta v for vendetta, black lives matters ve benzeri gösteriler ile sistem karşıtlığının kendisi bir tüketim ve eğlence haline gelmiştir. yani insanlar eğlence, tüketim ve hedonizm ile uyuşturuldukları için 1984'te olduğu gibi bir de onların üzerinde cinselliği kısıtlamak, "fikir" ve "düşünce" "özgürlüğünü" kısıtlamak gibi ekstra zahmetlere girilmemektedir. çünkü sistem o kadar esnektir ve her şeyi bünyesinde eritmektedir ki, fikrileri ve düşünceleri kısıtlamanın bir anlamı yoktur, çünkü hiç birinin gerçek bir önemi kalmamıştır. çok daha etkili ve derine işleyen bir yönlendirme söz konusudur. insanları sisteme uydurmak için dışarıdan bir devlet ya da parti baskısına gerek yoktur, insanlar gönüllü olarak sistemin kendisini kabul etmektidir.
bana kalırsa, günümüz toplumları konusunda cesur yeni dünya, 1984'den daha doğru tahminlerde bulunmuştur.
orwell'in distopyasındaki totaliter toplum, tek parti tarafından yönetilen, tarihin partinin günümüzdeki çıkarları ve politikaları için tahrif edildiği, insanların büyük bir kontrol altında (bu kontrol aynı zamanda cinsellik, tüketim, zevk vb. alanlara da yansımaktadır) yaşadığı, konuşma ve ifade özgürlüğünün olmadığı yani insanların hayatlarını her bir veçhesinin tek parti ve onun bürokrasisinin kontrolü altında olduğu bir sistemdir.
fakat günümüzde, özellikle batı avrupa'da ve kuzey amerika'da yaşanan gelişmelere bakıldığında, orwell'in bu distopyasından ziyade huxley'in cesur yeni dünya'sının doğru çıktığının vurgulanması gerekir. insanlar büyük bir bürokratik kontrol tarafından sıkıştırılmaktan ziyade, anlamsız bir tüketim, sürekli bir eğlence (diziler, sosyal medya, televizyon, komikli videolar), tüketim, hedonizm ve benzerleri ile kontrol altında tutulmaktadırlar. insanların kafası kitle eğlencesi ile doldurulduğu için, "ciddi" meselelerle, ya da mevcut sistemin işleyişi ile ilgilenen bir insan pek kalmamıştır. hatta v for vendetta, black lives matters ve benzeri gösteriler ile sistem karşıtlığının kendisi bir tüketim ve eğlence haline gelmiştir. yani insanlar eğlence, tüketim ve hedonizm ile uyuşturuldukları için 1984'te olduğu gibi bir de onların üzerinde cinselliği kısıtlamak, "fikir" ve "düşünce" "özgürlüğünü" kısıtlamak gibi ekstra zahmetlere girilmemektedir. çünkü sistem o kadar esnektir ve her şeyi bünyesinde eritmektedir ki, fikrileri ve düşünceleri kısıtlamanın bir anlamı yoktur, çünkü hiç birinin gerçek bir önemi kalmamıştır. çok daha etkili ve derine işleyen bir yönlendirme söz konusudur. insanları sisteme uydurmak için dışarıdan bir devlet ya da parti baskısına gerek yoktur, insanlar gönüllü olarak sistemin kendisini kabul etmektidir.
bana kalırsa, günümüz toplumları konusunda cesur yeni dünya, 1984'den daha doğru tahminlerde bulunmuştur.
devamını gör...
7.
daha önce benzer bir başlıkta da belirttiğim üzere yayınevinin reklam politikaları bu kitabı çok sık görmemize sebep olmuştur. ayrıca güzel bir kurguya sahip olan distopya eserdir. bunlar bir yana bu kitabın çok fazla konuşulmasından rahatsız olmak çok anlamlandırabildiğim bir şey değil. bırakın abartsınlar, paylaşsınlar, alıntılar yapsınlar, herkese bahsetsinler, her yerde konuşsunlar. bunun bize batan tarafı nedir? sevmiş demek kitabı. belki de daha önce buna benzer bir şey okumamış ya da okumuş ama bunu abartası gelmiş. salın milleti artık. okumasalar okumuyorlar diye dertlenirsiniz, okuyup paylaşımlar yaptıklarında çok abartıyorlar dersiniz.
tanım: 1984 romanının popüler kültürün eline geçip çok fazla yeşillenmesinden rahatsız olan suserin serzenişte bulunmak için açtığı başlık.
tanım: 1984 romanının popüler kültürün eline geçip çok fazla yeşillenmesinden rahatsız olan suserin serzenişte bulunmak için açtığı başlık.
devamını gör...
8.
2021'de george orwell'ın telifinin düşmesinin de epey etkisi olan durum.
devamını gör...
9.
yarıda bıraktım. sarmadı çok kitap okudum ama fazlasına ihtiyacım var. zaman kaybedemezdim.
devamını gör...
10.
bu kitap çok okunduğu için başlık olmuyor arkadaşlar, bir edebiyat türünün en iyi örneği olması ve bu yıl telif hakkı bitince gençlerin alabilmesi bu eseri gündem yaptı. ama çok kitap okudum, bu eser kadar otoriter yönetimi ve bizim ülkeyi anlatan örnek görmedim. eskinin dostlarının şimdi düşman olması ve zamanında o düşman olan cemaate laf edenlerin, şimdi terörist ilan edilmesi gibi örnekler normalde sadece kitaplarda olur bizim ülkemizde bu bir gerçek.
devamını gör...
11.
eser edebiyat dünyasının kaliteli eserlerinden biri ama insanlar bu kitabı kaliteli olduğu için değil, popüler olduğu için okuyor. tıpkı kürk mantolu madonna gibi. instagram profillerinin vazgeçilmeziydi kürk mantolu madonna- kahve fincanlı fotoğraflar hatırlayın.
devamını gör...
12.
kitap çok iyi. ancak orta sınıf atıl karakteri sayesinde protestosunu ve eylemini bu kitabı okumaya indirgedi. bu yüzden de abi 1984 ülkeyi anlatıyorcu ahmaklardan gına geldi.
tamam anlatıyor ee? senin bu konudaki fikrin ne peki napalım?
önceden entelektüel ve muhalif tatmin derdim ama artık protesto diyorum evet bu kadar ağır konuşuyorum.
seküler zamanın din kitaplarından birisi uyuşturuyor.
tamam anlatıyor ee? senin bu konudaki fikrin ne peki napalım?
önceden entelektüel ve muhalif tatmin derdim ama artık protesto diyorum evet bu kadar ağır konuşuyorum.
seküler zamanın din kitaplarından birisi uyuşturuyor.
devamını gör...
13.
mi5 fonlu yazarın sözde günümüzü <daha çok twitter tarafınca memkeketimizi!> anlattığı eser. salak değilseniz okur geçersiniz, cesur yeni dünyaya bakın, orwell'in hoca huxley'in eseri, hele türkiye esinlenmesi bilgin mustafa tarafından yönetilen ülke bile var.
devamını gör...
14.
aslında sevgi, başarıyı doğrulama ve yüceltme çılgınlığı değil bu, sadece sanat seviciliği ve diğer her şeyde olduğu gibi bir samimiyet taklidinden daha fazlası değil. bir şeyleri hissetmiyor ve düşünmüyoruz artık. yalnızca insanlar tarafından sevilen biri olmak istiyor, insanlar nereye giderse bizler de oraya gidiyor, yalnız kalmak istemiyor ve bundan korkuyoruz. hepsi bu.
devamını gör...
15.
george orwell’ın en çok bilinen eserinin popülerliğinin eleştirisi.
beni burada az çok tanıyan bilir. george orwell denince benim için akan sular durur. tabi bu durum onun kaşı gözü için değil, yazarlık yeteneğinden ötürüdür. çünkü yazım yeteneği bir yana, kendisi şu ana kadar okuduğum yazarlar arasında en iyi karakter analizini yapan yazardır. ha analiz derken neyi kastediyorum; karakterin anlık duyguları, anlık hisleri, hepimizin gün içinde kafamızdan geçen zilyon adet düşünceleri bile yansıtabilecek yetenektedir. neden biliyor musunuz? her karakter kendisini yansıtır çünkü. çoğu karakter onun bir yansımasıdır. bir gün uzun uzun hayatını yazacağım başka başlıkta. şimdi ise konudan kopmayayım.
daha önce kara dörtleme diye bir başlık açtım. bu başlıkta sadece 1984, kitabı değil, bu türün öncüleri olan 3 yazar daha bulunmaktadır. kendisi distopik romanlar yazar. çünkü hayatın ne kadar berbat ve adaletsiz olduğunu görmüştür. kitap verdiği derslerle, içinden çıkarılacak bir çok sözle bile dönemin çok çok üstündedir.
özgürlük, iki kere iki dört eder diyebilmektir. buna izin verilirse, arkası gelir.”
bakın bu söz bile çok şey anlatır. yazar aslında kendi dönemini eleştirir ( kara dörtlemedeki her yazarın yaptığı gibi), ayrıca bu gidişatın ilerde nelere yol açabileceğini ön görür. nitekim 2021’deyiz ve dürüst olun, ön görüsü doğru değil midir?
ayrıca şunu belirteyim; yazarın her kitabı güzeldir; okunasıdır, elinizde kalemle bir çok satırını işaretletir size. inanın tek bir defa değil, bir çok defa okunsa da aynı zevki verir.
yani kitabın bu kadar popüler olmasının nedeni, ön görülerinin şu anki zamana uygunluğu. ayrıca muhteşem bir yazar olduğunu yazmış mıydım?
beni burada az çok tanıyan bilir. george orwell denince benim için akan sular durur. tabi bu durum onun kaşı gözü için değil, yazarlık yeteneğinden ötürüdür. çünkü yazım yeteneği bir yana, kendisi şu ana kadar okuduğum yazarlar arasında en iyi karakter analizini yapan yazardır. ha analiz derken neyi kastediyorum; karakterin anlık duyguları, anlık hisleri, hepimizin gün içinde kafamızdan geçen zilyon adet düşünceleri bile yansıtabilecek yetenektedir. neden biliyor musunuz? her karakter kendisini yansıtır çünkü. çoğu karakter onun bir yansımasıdır. bir gün uzun uzun hayatını yazacağım başka başlıkta. şimdi ise konudan kopmayayım.
daha önce kara dörtleme diye bir başlık açtım. bu başlıkta sadece 1984, kitabı değil, bu türün öncüleri olan 3 yazar daha bulunmaktadır. kendisi distopik romanlar yazar. çünkü hayatın ne kadar berbat ve adaletsiz olduğunu görmüştür. kitap verdiği derslerle, içinden çıkarılacak bir çok sözle bile dönemin çok çok üstündedir.
özgürlük, iki kere iki dört eder diyebilmektir. buna izin verilirse, arkası gelir.”
bakın bu söz bile çok şey anlatır. yazar aslında kendi dönemini eleştirir ( kara dörtlemedeki her yazarın yaptığı gibi), ayrıca bu gidişatın ilerde nelere yol açabileceğini ön görür. nitekim 2021’deyiz ve dürüst olun, ön görüsü doğru değil midir?
ayrıca şunu belirteyim; yazarın her kitabı güzeldir; okunasıdır, elinizde kalemle bir çok satırını işaretletir size. inanın tek bir defa değil, bir çok defa okunsa da aynı zevki verir.
yani kitabın bu kadar popüler olmasının nedeni, ön görülerinin şu anki zamana uygunluğu. ayrıca muhteşem bir yazar olduğunu yazmış mıydım?
devamını gör...
16.
muhteşem bir hayal gücü ile yazılmış distopik bir eser. yazar, daha önce de değinildiği gibi 1948 yılında yazıp son 2 rakamı değiştirerek, yakın bir gelecekte olabileceğine gönderme yaparak kitabının adını 1984 olarak belirlemiş.
antatılan hikaye, hiçbir kurgu hatası, hiçbir boşluk bırakmadan, imkansız olabileceğini düşündürmeyen ürkütücü bir gerçeklik sunuyor. günümüzde ise tekelleşen siyasetin, insan hakları noktasında gerileyen kuralların ve teknolojik gelişmelerin ışığında, yapılabilmesi oldukça mümkün bir hayat haline geliyor. bu nedenle de hikayenin güncelliğini hiçbir zaman yitirmemesi bu çılgınlığın esas nedenidir.
antatılan hikaye, hiçbir kurgu hatası, hiçbir boşluk bırakmadan, imkansız olabileceğini düşündürmeyen ürkütücü bir gerçeklik sunuyor. günümüzde ise tekelleşen siyasetin, insan hakları noktasında gerileyen kuralların ve teknolojik gelişmelerin ışığında, yapılabilmesi oldukça mümkün bir hayat haline geliyor. bu nedenle de hikayenin güncelliğini hiçbir zaman yitirmemesi bu çılgınlığın esas nedenidir.
devamını gör...