vay arkadaş başlığı bile açılmamış, ondan sonra sözlükte neden portakal savaşları yaşanıyor, yok efendim sözlük neden can çekişiyor?*

neyse efendim bir sözlük için niçin bu kadar önemli bir şahsiyet bu anansi;

çünkü kendisi tüm anlatılmış ve anlatılmamış hikayelerin, şarkıların ve kelimelerin tanrısıdır. anansi ya da ananse insanlara hayatta kalabilmeleri ve yaratabilmeleri için gereken dilin gizemli gücünü nyame’den çalan örümcektir. kendisi için afrika’nın prometheus’u da diyebiliriz. elbette bir örümcek olduğu için küçüktür ama afrika’nın düzenbaz tanrısı (tüm düzenbazlar gibi) kurnazdır. bu yüzden zavallı prometheus gibi işkencelere maruz kalmaz.

anansi isimlerin ve kelimelerin gücünün farkındadır;
“ne de olsa önce söz vardı ve söz dediğinizin melodisi olurdu”

dünyalar bu şekilde yaratılır ve dünyalar bu şekilde yıkılır...

bir “şey”e isim verdiğiniz zaman onu gerçek kılarsınız, var edersiniz...

kelimeler kurşun geçirmezdir, sistemleri alt üst edebilir ve krallıkları yok edebilirler... hikayeler ise krallar öldükten çok sonraları bile yaşamaya devam ederler...

insan karşılaşacağı kötü kurtları, onlarla nasıl yüzleşeceğini ve onları nasıl seveceğini hikayelerden öğrenir...

bir kuyunun dibinde, gecenin en karanlık saatinde iken bir balığın karnından çıkan ve yeniden doğan kahramanlar bize dayanma ve mücadele etme gücü verir...

hikayeler insanlığa verilen en büyük hediyedir.

bu hediyeye nankörlük edip kelimelerin ve öykülerin bu yaramaz tanrısına saygı göstermeyi ihmal etmeyin efendim, portakal sekmesini capslerle doldurursa kocakarı demişti dersiniz *.
devamını gör...
güzel biz kız galiba bu kadar uzun ve destansı bir şekilde anlatıldığına göre.
devamını gör...
kaplumbağalarla bir takım sorunları olduğu için başlığının bugüne kadar açılmamasını uygun bulduğum, düzenbaz şahsiyet olur kendileri. * varlığını kabul ediyoruz lakin saygı gösterme konusunda çekincelerimiz var. asırlar önce atalarımdan birini kahvaltıya davet etmiş. mükellef bir sofra hazırlamış. bir tek kuş sütü eksikmiş. onu da bizim ata efendi kabuğunda taşıyarak masaya getirmiş. büyük bir keyifle sofraya oturmuş. sonra bu düzenbaz ne yapsın beğenirsiniz? bizim tosbağa atamıza ''rica ederim, gidiniz ellerinizi yıkayınız. bu şekilde kahvaltıya oturamazsınız!'' demiş. edep biraz yahu! zaten sırtta kocaman bir kabuk. dört ayak üzerinde tıngır mıngır ilerliyoruz. böyle bir talepte bulunulur mu? bizim ki yine de kalkmış sofradan gitmiş dere kenarına, yıkamış gelmiş ellerini. naif yaratık tabi. amma velâkin el ayak mevzusu bizde karışık. farzı mahal ön ayaklara el dedik diyelim. dört ayak üzerinde ilerlediğimiz için bizimkinin patiler yine kirlenmiş. anansi denen bu kıtipiyoz, tosbağa atadan yeniden ellerini yıkamasını istemiş. biz evimizi sırtımızda taşıdığımız için ev sahipliği müessesini önemseriz. saygıda kusur etmemeye çalışırız. haliyle bizim tosbağa ata yine yollara düşmüş. ağır aksak göl kenarına ulaşmış. dönerken çimler üzerinden ilerlemeye çalışmış. tek tek basaraktan, inci dizerekten kahvaltı sofrasına ulaşmış. bir de ne görsün? bu örümcek görünümlü habis yaratık tüm kahvaltıyı midesine indirmiş. saygısızlık bunda, hile, desise bunda. hem de bunu camianın en saygıdeğer hayvanına yapıyor. rezalet!

ha sonra kapağı yemiş orası ayrı tabi. bizim tosbağa ata kendisine zarif bir kahvaltı teklifinde bulunmuş. ama nerede? göl tabanında. * atamız temiz temiz elleri kirlenmeden yemeğini yerken örümcek efendi öyle bakakalmış. eee böyle mevzularda mütekabiliyet esastır. oh olsun anansi!

bu arada tanrılığı da düşmüştür bu arkadaşın. tarlasında otlayan koça tahammül edemeyen tanrı mı olur? aynı zamanda bir şekil değiştirenmiş. ilginç şekilde tilki, tavşan ve insana dönüşebilme yetisi varmış. insanı anladık da neden tilki ve tavşan? o kısım enteresan. neyse yahu düşmüş bir tanrı üzerine amma çok lakırdı yaptık. ha ama hikâyeler mühim. onların anlatılması, aktarılması mühim. kendisine saygı göstermiyorum ama hikâyelerini önemsiyorum. önemsendiğini bilsin ve bizi şu görsel felaketlerden kurtarsın. artık hile, desise, ne tür düzenbazlıklar yapıyorsa yapsın, instagrama bir tünel açsın. portakalı soydum baş ucuma koydum tırınım tırınım...
devamını gör...
spider man'in marvel noir evreninde peter parker'a güçlerini veren tanrı.

tarihi eser kaçakçılarının afrika'dan çaldıkları heykeli amerika'ya getirilirken peter parker limanda olup bitene casusluk eder ve bu çalıntı heykel anansi'den fışkıran örümcekler kaçakçıları yerlerken örümceklerden biri peter'ı ısırır ve şokta olan peter anansi tanrısıyla karşı karşıya gelir. "neden titriyosun küçük adam? sana lanetimi veriyorum." der. yani radyoaktifli örümcek gibi bir hikaye olmaz bunda.
devamını gör...
sonuna "-kem" takısı eklenince diyarbakır'a has bir küfür oluyor.
devamını gör...
tarihin ilk anancisi
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"anansi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim