ankara'da 15 yaşındaki matmazel'in darp edilerek öldürülmesi
başlık "armysuzy" tarafından 06.01.2026 21:22 tarihinde açılmıştır.
1.
ego genel müdürlüğü'nün 12 ocak tarihli duyurusuyla ankara üniversitesi'nin yaptığı patolojik inceleme sonucu açıklandı: ''matmazel'in darp edildiği tespit edildi.''
kaynak
bu haberle birlikte başlık altındaki zırvalıklara da cevap vermiş olayım; ''üzülecek başka şey mi yok'' diyenler, ''matmazel'e gelene dek başka sorunlar var'' diyerek kendince sosyolojik tespitte bulunanlar ve acı kıyaslayanlar... ahlaki çürümenizle sizi baş başa bırakıyorum. çünkü amacınız diğer sorunları önemsemek değil, bir canın darp edilerek öldürülmesini önemsizleştirmekti.
"daha önemli şeyler var" diyerek hiçbir şeye tepki vermemeye, hayvanlara uygulanan şiddete duyarsız kalmaya ve tek akıllı sizmişsiniz gibi davranmaya devam edebilirsiniz. 15 yaşında dilsiz bir canın darp edilerek öldürülmesi karşısında bile acı yarıştıran o boş vicdanınız size yeter.
kaynak
bu haberle birlikte başlık altındaki zırvalıklara da cevap vermiş olayım; ''üzülecek başka şey mi yok'' diyenler, ''matmazel'e gelene dek başka sorunlar var'' diyerek kendince sosyolojik tespitte bulunanlar ve acı kıyaslayanlar... ahlaki çürümenizle sizi baş başa bırakıyorum. çünkü amacınız diğer sorunları önemsemek değil, bir canın darp edilerek öldürülmesini önemsizleştirmekti.
"daha önemli şeyler var" diyerek hiçbir şeye tepki vermemeye, hayvanlara uygulanan şiddete duyarsız kalmaya ve tek akıllı sizmişsiniz gibi davranmaya devam edebilirsiniz. 15 yaşında dilsiz bir canın darp edilerek öldürülmesi karşısında bile acı yarıştıran o boş vicdanınız size yeter.
devamını gör...
2.
matmazel, ankara demetevler metrosunun çevredeki herkes tarafından bilinen bir sakiniydi. 15 yaşında, vücudunu bile zor oynatan ve bu soğuk havada kendisine iyi koşullarda sıcak bir yer sağlanmadığından ısınmak için metroya inmişti. söylenenlere göre metroya indiği gerekçesiyle iki görevli tarafından yürüyen merdivenlere itiliyor/sürükleniyor/dövülerek götürülüyor ve yaşlı köpek matmazel ne yazık ki yürüyen merdivenlere kapılarak feci şekilde can veriyor. olaya şahit olan insanlar veterinere götürseler de kurtarılamıyor.
ego genel müdürlüğü, olayla ilgili açıklama yaparak güvenlik kameralarının incelendiğini, işkence olup olmadığını anlamak için matmazel'in gömüldüğü yerden çıkarıldığını, sonuçların 15 gün içerisinde çıkacağını ve görevlilerin kısa süreliğine görevden uzaklaştırıldığını bildirdi. eğer söylendiği gibi bir durum söz konusuysa (ki bu iddia yaşanmasa ortaya atılmaz) umarım bu sefer adalet yerini bulur ve bu vicdansız insanlar hak ettikleri gibi yargılanırlar. hiçbir canlıya tahammül edemeyen empatiden yoksun ve kendilerini bu dünyanın sahibi sanan insanlardan nefret ediyorum;
empati yapan insanlara itperest diyenlerden,
sokak hayvanlarının topluca öldürülmesini dile getirenlerden,
onlara işkence edenlerden,
ve tüm bunlara sessiz kalıp hatta destekleyen zihniyetlerden nefret ediyorum.
eros, cezve, matmazel ve nicesi... daha kaç canlının katledilmesi lazım tepki vermeniz için? bir de son olarak, bu başlığın altına "ittapar" yazacak olanlar kendini yormasın; bir canın öldürülmesine hâlâ duyarsızsanız ve ittaparlık olarak adlandırıyorsanız sorun hassasiyet değil, insanlık eksiğidir ve onu da tanım yazarak kapatamazsınız.
kaynak 2
ego genel müdürlüğü, olayla ilgili açıklama yaparak güvenlik kameralarının incelendiğini, işkence olup olmadığını anlamak için matmazel'in gömüldüğü yerden çıkarıldığını, sonuçların 15 gün içerisinde çıkacağını ve görevlilerin kısa süreliğine görevden uzaklaştırıldığını bildirdi. eğer söylendiği gibi bir durum söz konusuysa (ki bu iddia yaşanmasa ortaya atılmaz) umarım bu sefer adalet yerini bulur ve bu vicdansız insanlar hak ettikleri gibi yargılanırlar. hiçbir canlıya tahammül edemeyen empatiden yoksun ve kendilerini bu dünyanın sahibi sanan insanlardan nefret ediyorum;
empati yapan insanlara itperest diyenlerden,
sokak hayvanlarının topluca öldürülmesini dile getirenlerden,
onlara işkence edenlerden,
ve tüm bunlara sessiz kalıp hatta destekleyen zihniyetlerden nefret ediyorum.
eros, cezve, matmazel ve nicesi... daha kaç canlının katledilmesi lazım tepki vermeniz için? bir de son olarak, bu başlığın altına "ittapar" yazacak olanlar kendini yormasın; bir canın öldürülmesine hâlâ duyarsızsanız ve ittaparlık olarak adlandırıyorsanız sorun hassasiyet değil, insanlık eksiğidir ve onu da tanım yazarak kapatamazsınız.
kaynak 2
devamını gör...
3.
efsane duyarlarda bugün. rus ukran savaşında bir sürü insan ve gazzede bir sürü çocuk savaştan, yemende bir sürüsü açlıktan ölürken bir it mi kaldı yas tutmamız gereken? tamam. en duyarlı sensin. inandık. ne mükemmel bir vicdan. matmazel ismi koyduğu itin ismini biliyor en azından. rus ukran savaşında ölen bir askerin adı? yemende açlıktan ölen bir çocuğun adı? var mı? matmazelin en azından adı var, diğerlerinin aksine. ağlayacak olsam en azından adı bile olmayanlara ağlarım ki umurumda değil. buraya kalmaya değil, gitmeye geldik, ha it, ha insan, ha matmazel, ha isimsiz. boş boş duyarlar. tamam. en merhametli sensin.
devamını gör...
4.
adam o kadar ezik ki acı kıyaslıyor lan?
buradaki tek bir gencin gözyaşı için saydıklarının hepsini katlederim oğlum ben. buradaki bir köpek için de insanların üzüntü duyması normal.
ulan ülkende gençlerin geleceği yok, çocukları, kadınları,hayvanları, insanları (teröristler, tarikatçılar hariç.) bile koruyamayacak kadar boktan bir ülkede yaşıyoruz bir hayvanın dövülerek öldürülmesi haber olmuş yukarıdaki sığır adı üstünde savaş olan bir şeyden bahsediyor. sanki o insanlar metro da uyurken dövülerek öldürüldü? lan ısınmak için girdiği metro durağında hayvan dövülerek öldürüldü ne anlatıyorsun sen? bugün köpeğe bunu yapan yarın sana sevdiklerine yapar bunu anlamaktan aciz sığırlar aforizma kasıp vicdan mastürbasyonu yaptırmaya çalışıyor.
buradaki tek bir gencin gözyaşı için saydıklarının hepsini katlederim oğlum ben. buradaki bir köpek için de insanların üzüntü duyması normal.
ulan ülkende gençlerin geleceği yok, çocukları, kadınları,hayvanları, insanları (teröristler, tarikatçılar hariç.) bile koruyamayacak kadar boktan bir ülkede yaşıyoruz bir hayvanın dövülerek öldürülmesi haber olmuş yukarıdaki sığır adı üstünde savaş olan bir şeyden bahsediyor. sanki o insanlar metro da uyurken dövülerek öldürüldü? lan ısınmak için girdiği metro durağında hayvan dövülerek öldürüldü ne anlatıyorsun sen? bugün köpeğe bunu yapan yarın sana sevdiklerine yapar bunu anlamaktan aciz sığırlar aforizma kasıp vicdan mastürbasyonu yaptırmaya çalışıyor.
devamını gör...
5.
#3843582 dün birisi kedileri asıp kesiyordu bugün sıra köpeklerde. onlar canlı yaw. bu gezegenin ortakları. bunu içselleştirmek nasıl bu kadar zor olabilir.
ihlara vadisinde köpekler kovalasın sizi emi.
ihlara vadisinde köpekler kovalasın sizi emi.
devamını gör...
6.
hareket etmekte bile zorlanan köpek kime ne yapmış olabilir, neyine bu kadar kurulmuş olabilirler aklım almıyor.
bana tamamen insanlık dışı geliyor açıkçası.
nasıl bu kadar duyarsız kalabilirsin, nasıl için acımaz, ne istemiş olabilirsin?
hayvansever falan olmaya da gerek yok, zarar vermeyin yeter.
bunların vereceği sevgiden de bir hayır geleceğini düşünmüyorum zaten.
bana tamamen insanlık dışı geliyor açıkçası.
nasıl bu kadar duyarsız kalabilirsin, nasıl için acımaz, ne istemiş olabilirsin?
hayvansever falan olmaya da gerek yok, zarar vermeyin yeter.
bunların vereceği sevgiden de bir hayır geleceğini düşünmüyorum zaten.
devamını gör...
7.
#3843582 ağır cahilce ve aşırı duyar kasma hareketi kendi yazın olsa gerek.
rusya-ukrayna savaşının bu durumla alakası ne? rusya-ukrayna savaşını bırakın köpeğe üzülün gibi bir yazı mı vardı?
duyar kasmayın derken senden ve okuyan arkadaşlardan da çok özür dileyerek söylüyorum ki resmen duyar sıçmışsın ve cıvık sıçmışsın.
rusya-ukrayna savaşının bu durumla alakası ne? rusya-ukrayna savaşını bırakın köpeğe üzülün gibi bir yazı mı vardı?
duyar kasmayın derken senden ve okuyan arkadaşlardan da çok özür dileyerek söylüyorum ki resmen duyar sıçmışsın ve cıvık sıçmışsın.
devamını gör...
8.
aklıma hiç de dahiyane olmayan ama en nihayetinde bana ait olan bir fikir getirmiştir :
bir şeyleri sevmeyen, o şeylere merhamet duygusu ve adalet anlayışı ile yaklaşamayacak olan iki kişinin bir arada çalışması engellenmelidir.
o şeyler : artık "zenci" mi olur, kedi-köpek mi olur, kürt-mürt mü olur, engelli mi olur, dilenci mi olur, ateist-komünist mi olur.. gerisini siz çeşitlendirin işte kendi görüşünüze göre. bir yerlerde feci şeylere maruz bırakılan herhangi bir türden varlık olabilir..
sıcak iki şey, çok daha sıcak bir tek şeye dönüşür..
bir şeyleri sevmeyen, o şeylere merhamet duygusu ve adalet anlayışı ile yaklaşamayacak olan iki kişinin bir arada çalışması engellenmelidir.
o şeyler : artık "zenci" mi olur, kedi-köpek mi olur, kürt-mürt mü olur, engelli mi olur, dilenci mi olur, ateist-komünist mi olur.. gerisini siz çeşitlendirin işte kendi görüşünüze göre. bir yerlerde feci şeylere maruz bırakılan herhangi bir türden varlık olabilir..
sıcak iki şey, çok daha sıcak bir tek şeye dönüşür..
devamını gör...
9.
koca bir mezarlık oldu ülke!
çocuklar, kediler, köpekler, kadınlar...
öyle şeyler yaşıyoruz ki daha fazlasını yazmaya gücüm yetmiyor artık benim.
çocuklar, kediler, köpekler, kadınlar...
öyle şeyler yaşıyoruz ki daha fazlasını yazmaya gücüm yetmiyor artık benim.
devamını gör...
10.
içimizdeki şeytan hep mi hükümran?
nasıl bunca gaddar olunabiliyor?
yazıklar olsun cana kıyana, kıyanlara...
nasıl bunca gaddar olunabiliyor?
yazıklar olsun cana kıyana, kıyanlara...
devamını gör...
11.
bizim kanımızda var böyle yapmak bizden güçsüz olana özellikle hayvanlara karşı acayip zulüm ederiz imkan bulunca çuvala koyar atarız işimiz biter dağ başına bırakırız ağzını iple bağlar yavaş yavaş ölsün diye bir kenara atarız yaparız biz ..
devamını gör...
12.
aynı anda bir çok şeye üzülebilir, tepki verebiliriz. gazze'de öldürülen bir çocuğa, ukrayna'daki bir kadına, türkistan'daki bir türk'e ve bir köpeğe.
zulme uğrayan neredeyse insan olan oradadır, velev ki bu bir köpek olsun.
zulme uğrayan neredeyse insan olan oradadır, velev ki bu bir köpek olsun.
devamını gör...
13.
dünyanın sonunu sjwler ve woke kültürü getirecek.
devamını gör...
14.
ne demek bizim kanımızda var? sizin olabilir ama türk milletinin kanında yok. 3-5 tane caninin eylemlerini bütün türk milletine genelleyemezsiniz.
tıpkı tayyipin sokağa saldığı suçlular yüzünden kadınlar öldürülünce tecavüze uğrayınca sanki bütün erkekler katil ve tecavüzcüymüş gibi yorum yapmak gibi.
sokakta başı boş hayvan olmaz. türkiye'deki kadar çok sayıda zaten olmaz, olmamalı. bu durumu savunmak akıl hastalığı bence. sokak hayvanları için hayvanseverler acilen organize olup barınak inşası, işletmesi ve kısırlaştırma işlemleri için para toplamalılar. hayvanlara eziyet eden belediye görevlileri yerine hayvanseverler kendileri gönüllü olarak barınaktaki hayvanlara bakmak için mesai çizelgesi oluşturmalılar.
sokaklardan, köylerden, ormanlardan, mezarlıklardan toplanmış, barınakta kısırlaştırılmış hayvanlar çoğalamayacağı için 15 yıla kadar hepsi ömürlerini tamamlar zaten. böylece sokak hayvanları sorunumuz acısız şekilde hayvanseverlerin vicdanına uyacak şekilde biter. hayvanlar sokaklarda rezillik çekiyor, soğukla, sıcakla, açlıkla, arabalarla boğuşuyorlar. bir de onlara işkence eden psikopatlar var. bence en mantıklı çözüm yolu böyle.
köpeklerin insanlara saldırması, ormanlık alanlarda yada köylerde başka hayvanlara saldırması sorunu da önlenmiş olur. kedilerin kuş popülasyonuna ciddi olumsuz etkileri olduğuna dair pek çok araştırma var. örneğin serçe sayısı gözle görülür şekilde azaldı. şehirlerde ağaçlık alanlarda ve parklarda bile eskiye göre büyük serçe grupları göremiyorum.
başıboş hayvanların sayısının bu denli artması işini yapmayan belediyelerin ve kendine hayvansever diyen tiplerin suçu. kedi ve köpekler vahşi doğadaki geyik, domuz, kurt falan değil ki. sayıları bu denli arttığında onları dengeye ulaştıracak doğal bir mekanizma yok. insan müdahalesiyle evcilleştiler, insanlar yüzünden çoğaldılar ve sokağa bırakıldılar. mevcut durumu kontrol altına almak, sayılarını düşürmek ve bir daha artmamasını sağlamak yine insanlara bağlı.
hem hayvanların hem de insanların güvenliği ve refahı için hayvanseverler para toplayıp içlerine sinecek barınaklar yaptırmalı, tüm hayvanları kısırlaştırmalı. üçkağıtçılara mama için para vermeyi biliyorsunuz. bari paralarınız bir işe yarasın, vicdan mastürbasyonu yerine bu çözüme para verin, inşaatında ve hayvanlara bakımında gönüllü olun. yoksa devletin itlaf etmesine karşı çıkmayın. hayvanlar sokakta kalsın diye direttiğiniz sürece 3-5 tane cani çıkıp illa ki işkence edecek yada hayvanlara araba çarpacak, soğukta/sıcak ölecek vs.
ek olarak yeni hayvanların üretimi sıkı denetlenmeli, evcil hayvan sahiplerinin bakamadığı hayvanı sokağa atması engellenmeli. az sayıda kısırlaştırılmış kedi bırakırız, şehirlerde fare avlarlar. hadi kolları sıvayın, pamuk ellerinizi cebinize götürün ve belediyeleri barınak için yer göstermeye zorlayın.
tıpkı tayyipin sokağa saldığı suçlular yüzünden kadınlar öldürülünce tecavüze uğrayınca sanki bütün erkekler katil ve tecavüzcüymüş gibi yorum yapmak gibi.
sokakta başı boş hayvan olmaz. türkiye'deki kadar çok sayıda zaten olmaz, olmamalı. bu durumu savunmak akıl hastalığı bence. sokak hayvanları için hayvanseverler acilen organize olup barınak inşası, işletmesi ve kısırlaştırma işlemleri için para toplamalılar. hayvanlara eziyet eden belediye görevlileri yerine hayvanseverler kendileri gönüllü olarak barınaktaki hayvanlara bakmak için mesai çizelgesi oluşturmalılar.
sokaklardan, köylerden, ormanlardan, mezarlıklardan toplanmış, barınakta kısırlaştırılmış hayvanlar çoğalamayacağı için 15 yıla kadar hepsi ömürlerini tamamlar zaten. böylece sokak hayvanları sorunumuz acısız şekilde hayvanseverlerin vicdanına uyacak şekilde biter. hayvanlar sokaklarda rezillik çekiyor, soğukla, sıcakla, açlıkla, arabalarla boğuşuyorlar. bir de onlara işkence eden psikopatlar var. bence en mantıklı çözüm yolu böyle.
köpeklerin insanlara saldırması, ormanlık alanlarda yada köylerde başka hayvanlara saldırması sorunu da önlenmiş olur. kedilerin kuş popülasyonuna ciddi olumsuz etkileri olduğuna dair pek çok araştırma var. örneğin serçe sayısı gözle görülür şekilde azaldı. şehirlerde ağaçlık alanlarda ve parklarda bile eskiye göre büyük serçe grupları göremiyorum.
başıboş hayvanların sayısının bu denli artması işini yapmayan belediyelerin ve kendine hayvansever diyen tiplerin suçu. kedi ve köpekler vahşi doğadaki geyik, domuz, kurt falan değil ki. sayıları bu denli arttığında onları dengeye ulaştıracak doğal bir mekanizma yok. insan müdahalesiyle evcilleştiler, insanlar yüzünden çoğaldılar ve sokağa bırakıldılar. mevcut durumu kontrol altına almak, sayılarını düşürmek ve bir daha artmamasını sağlamak yine insanlara bağlı.
hem hayvanların hem de insanların güvenliği ve refahı için hayvanseverler para toplayıp içlerine sinecek barınaklar yaptırmalı, tüm hayvanları kısırlaştırmalı. üçkağıtçılara mama için para vermeyi biliyorsunuz. bari paralarınız bir işe yarasın, vicdan mastürbasyonu yerine bu çözüme para verin, inşaatında ve hayvanlara bakımında gönüllü olun. yoksa devletin itlaf etmesine karşı çıkmayın. hayvanlar sokakta kalsın diye direttiğiniz sürece 3-5 tane cani çıkıp illa ki işkence edecek yada hayvanlara araba çarpacak, soğukta/sıcak ölecek vs.
ek olarak yeni hayvanların üretimi sıkı denetlenmeli, evcil hayvan sahiplerinin bakamadığı hayvanı sokağa atması engellenmeli. az sayıda kısırlaştırılmış kedi bırakırız, şehirlerde fare avlarlar. hadi kolları sıvayın, pamuk ellerinizi cebinize götürün ve belediyeleri barınak için yer göstermeye zorlayın.
devamını gör...
15.
ve yine et yiyen hayvansever duyarlarından birine daha şahit oluyoruz. sen köfteleri sucukları ye ondan sonra da hayvan öldürülmüş de. bir ayarınız olsun yahu.
devamını gör...
16.
matmazel'i tanıyorum hem de çok iyi tanıyorum, yaklaşık 5 senedir aramız çok iyiydi. metro kullandığım günler mutlaka eve kadar takip ederdi beni. kısa mesafe de olsa konuşurduk, o kuyruğunu sallayarak cevap verirdi sadece.
esnaf da çok severdi, mahalle sakinleri, apartman görevlileri.. hepsi için önemliydi. saldırganlığı asla yoktu, çocukları görünce hemen sırt üstü yatıp göbeğini açardı..
galatasaray şampiyonluklarını caddede kutlarken en önde o olurdu. bazen omuzlara çırakılıp havlarayak tezahürat etmişliği bile vardı.
kimseye zararı olmayan kendi halinde bir çocuktu.
metroya yakın bazı apartmanlarda matmazel'e özel olarak yapılmış mama su yerleri vardı. kendisine özel de olsa bu yerler diğer arkadaşlarıyla her zaman paylaşırdı.
soğuk ankara ayazında her kış metro istasyonunun içine girer orada ısınırdı, uyurdu.
yazları da istasyonun girişindeki hava perdesinin tam altına yatardı serinlemek için..
artık yok..
en son 1 hafta önce havalar ankara'da -12 gösterdiğinde yine metroda battaniyenin altında yatarken rastlaştık; ben bir makas aldım yanağından o göz kırptı..
bugün saat 13:00 demetevler metrosunda büyük bir kalabalık toplanacak, üzüntüler paylaşılacak, matmazel anılacak, hesap sorulacak..
lakin bu sorulan hesap ahlaki değerler açısından sadece tepki olarak kalacak.
ama..
matmazel'e bu kötülüğü yapan o iki görevliden hesap ayrıca sorulacak. çünkü burası demetevler..
içiniz rahat olsun.
esnaf da çok severdi, mahalle sakinleri, apartman görevlileri.. hepsi için önemliydi. saldırganlığı asla yoktu, çocukları görünce hemen sırt üstü yatıp göbeğini açardı..
galatasaray şampiyonluklarını caddede kutlarken en önde o olurdu. bazen omuzlara çırakılıp havlarayak tezahürat etmişliği bile vardı.
kimseye zararı olmayan kendi halinde bir çocuktu.
metroya yakın bazı apartmanlarda matmazel'e özel olarak yapılmış mama su yerleri vardı. kendisine özel de olsa bu yerler diğer arkadaşlarıyla her zaman paylaşırdı.
soğuk ankara ayazında her kış metro istasyonunun içine girer orada ısınırdı, uyurdu.
yazları da istasyonun girişindeki hava perdesinin tam altına yatardı serinlemek için..
artık yok..
en son 1 hafta önce havalar ankara'da -12 gösterdiğinde yine metroda battaniyenin altında yatarken rastlaştık; ben bir makas aldım yanağından o göz kırptı..
bugün saat 13:00 demetevler metrosunda büyük bir kalabalık toplanacak, üzüntüler paylaşılacak, matmazel anılacak, hesap sorulacak..
lakin bu sorulan hesap ahlaki değerler açısından sadece tepki olarak kalacak.
ama..
matmazel'e bu kötülüğü yapan o iki görevliden hesap ayrıca sorulacak. çünkü burası demetevler..
içiniz rahat olsun.
devamını gör...
17.
hayatımın neredeyse tamamını demetevlerde geçirdim.. orada büyüdüm okudum.. matmazeli de tanırdım.. bu neresinden bakarsanız rezillik... hayvanseverlere itperest diyip sözümona çocuk duyarı kasan allahın cezası troller kına yakabilir...
evet, hak ettiğimiz kadar rezil olalım dünyaya. tabii ki, gusoder terör örgütü ve utanmaz destekçileri umursamıyor. bu canı tanıyordum. yıllarca onun yaşadığı yerde yaşadım. oradaki insanlar her zaman köpeklere sevgiyle davranırdı. metro durağında her daim köpek ve kedilere sahip çıkılırdı zaten.. seyyar satıcılar ,dükkan sahipleri ,yolcular herkes... büyüdüğüm yerdeki insanların şefkatli itibarını lekelediler. yağmur ya da kar yağdığında onu ve arkadaşlarını her zaman içeri alıp onlara yiyecek koyduklarını hatırlıyorum. o koca, kabarık peluş bebek, adeta bir maskot gibiydi.küçük çocuklar da dahil olmak üzere herkes onları çok seviyordu... bu zulüm şimdi ruhlarımızı yaralıyor... kötülük örgütlüdür ve biz ona karşı koymaya çalışırken, bunlar gibi masumlar kaybediliyor...
not :hayvanlarla derdi olanın derdi bitmesin!
evet, hak ettiğimiz kadar rezil olalım dünyaya. tabii ki, gusoder terör örgütü ve utanmaz destekçileri umursamıyor. bu canı tanıyordum. yıllarca onun yaşadığı yerde yaşadım. oradaki insanlar her zaman köpeklere sevgiyle davranırdı. metro durağında her daim köpek ve kedilere sahip çıkılırdı zaten.. seyyar satıcılar ,dükkan sahipleri ,yolcular herkes... büyüdüğüm yerdeki insanların şefkatli itibarını lekelediler. yağmur ya da kar yağdığında onu ve arkadaşlarını her zaman içeri alıp onlara yiyecek koyduklarını hatırlıyorum. o koca, kabarık peluş bebek, adeta bir maskot gibiydi.küçük çocuklar da dahil olmak üzere herkes onları çok seviyordu... bu zulüm şimdi ruhlarımızı yaralıyor... kötülük örgütlüdür ve biz ona karşı koymaya çalışırken, bunlar gibi masumlar kaybediliyor...
not :hayvanlarla derdi olanın derdi bitmesin!
devamını gör...
18.
metroda, markette, hastanede, lokantada, hatta sokakta kedi köpeğin işi yok.
15 yıldır biriniz evlat edinseydiniz. olmuyor değil mi? zahmeti, masrafı, karakteri, yaşadığı travmalar ile uğraşmak zor geliyor.
sokaktan beş tane yavru köpek aldım bugüne kadar, dördünü idare edemeyip geri bıraktım. faydasız, hatta zararlı bir eylem olduğunu görüp karşı "tarafa" geçtim.
yukarıda "çocuklar, köpekler, kadınlar öldürülüyor" diye araya sapık ideolojilerini sokmaya çalışan feministlerin de canı cennete! bizden çok bebek öldürüyorsunuz caniler.
15 yıldır biriniz evlat edinseydiniz. olmuyor değil mi? zahmeti, masrafı, karakteri, yaşadığı travmalar ile uğraşmak zor geliyor.
sokaktan beş tane yavru köpek aldım bugüne kadar, dördünü idare edemeyip geri bıraktım. faydasız, hatta zararlı bir eylem olduğunu görüp karşı "tarafa" geçtim.
yukarıda "çocuklar, köpekler, kadınlar öldürülüyor" diye araya sapık ideolojilerini sokmaya çalışan feministlerin de canı cennete! bizden çok bebek öldürüyorsunuz caniler.
devamını gör...
19.
üzgünüm ama bu işler boş ağız gürültüsü sadece. 10 gün maksimum 15 gün daha öyle böyle konuşulup kapanacak bir konu bu.
türk toplumu pasif bir toplum. başına ne kötülük gelirse gelsin, ancak sosyal medyada faydasız faydasız paylaşımlarla sistemin değişmesini/ çözüm bulmasını bekliyor.
laik- demokratik bir sistemde yaşıyorsanız, sosyal medya gayet ahlaki ölçüt korunduğu sürece, güzel bir çözüme giden araç olabilir. evet! ama sizce içinde olduğumuz rejimin neresi laik? demokratik? insan haklarına saygılı?
bunun avrupa'nın herhangi bir ülkesinde veya amerika'da yapıldığını düşünün? hayal edin sistem- mahkeme o canilere ne yapar. şimdi türkiyeye geri dönün. bunu yapan tipler doğru düzgün yargılanabilsin diye bu caniliği sürekli konusan bir online kitle var. adamlar yargılansın, cinayetten hüküm yesin diye uğraşıyoruz.. "uğraşıyoruz."
adalet halkın çabasıyla gelen bir olgu değildir.
adalet, hükmünü kendi kendisine keser ( normalde).
düşünün nerelerdeyiz..
türk toplumu pasif bir toplum. başına ne kötülük gelirse gelsin, ancak sosyal medyada faydasız faydasız paylaşımlarla sistemin değişmesini/ çözüm bulmasını bekliyor.
laik- demokratik bir sistemde yaşıyorsanız, sosyal medya gayet ahlaki ölçüt korunduğu sürece, güzel bir çözüme giden araç olabilir. evet! ama sizce içinde olduğumuz rejimin neresi laik? demokratik? insan haklarına saygılı?
bunun avrupa'nın herhangi bir ülkesinde veya amerika'da yapıldığını düşünün? hayal edin sistem- mahkeme o canilere ne yapar. şimdi türkiyeye geri dönün. bunu yapan tipler doğru düzgün yargılanabilsin diye bu caniliği sürekli konusan bir online kitle var. adamlar yargılansın, cinayetten hüküm yesin diye uğraşıyoruz.. "uğraşıyoruz."
adalet halkın çabasıyla gelen bir olgu değildir.
adalet, hükmünü kendi kendisine keser ( normalde).
düşünün nerelerdeyiz..
devamını gör...
20.
hayatta uzulecek o kadar cok sey varken bir kopegin olumune uzulemiyorum. sira gelmiyor, uzgunum. kaldiki olduruldugunden de emin degiliz.
olenle olunmez.
olenle olunmez.
devamını gör...
21.
it doydu haydar kaldı diye atalarımızın güzel bir lafı var, matmazele gelene kadar ne biçim sorunları var bu toplumun ses çıkarmadığı, ben de dahil çıkaramıyoruz çünkü kaybedeceğimiz çok şey var, bugünümüz, yarınımız, sağlığımız, varlığımız, canımız, öyle bir cenderedeyiz ki, iki kişi bir araya gelip iki adım atsak başımıza ne gelecek allah bilir.
herkes klavye delikanlısı, kimse sokağa dökülmüyor ama herkes herkesi eleştiriyor niye sokağa dökülmüyorlar diye. bir kitap bitirdim dün, sosyal mücadelelerin tarihini anlatan bir kitap, kitabın başından sonuna kadar bu mücadelelerin çoğunluğunun gizli yürütülmek zorunda bırakıldığını ve başarısızlıkla sonuçlandığını okudum. belki de sosyal mücadelelerin başarıya ulaştığı yegane örnekler halkların vermiş olduğu kurtuluş savaşları. bu kurtuluş savaşlarının ortak yönüne baktığımız zaman, sosyal mücadeleci bütün grupların çoğalmasının beklendiği ve zamanı gelince bir kişinin ya da grubun bütün bu grupları bir tek çatı altında topladığı görülür. işte kul sıkışmayınca hızır yetişmezmiş hesabı ya da akıl sıkışınca çalışırmış hesabı da denilebilir, başarı yumurta kapıya dayanınca elde edilebiliyor, demek ki bizim daha o kurtuluş savaşı ihtiyacımız gelmemiş, o yumurta kapıya dayanmamış demek ki..
herkes klavye delikanlısı, kimse sokağa dökülmüyor ama herkes herkesi eleştiriyor niye sokağa dökülmüyorlar diye. bir kitap bitirdim dün, sosyal mücadelelerin tarihini anlatan bir kitap, kitabın başından sonuna kadar bu mücadelelerin çoğunluğunun gizli yürütülmek zorunda bırakıldığını ve başarısızlıkla sonuçlandığını okudum. belki de sosyal mücadelelerin başarıya ulaştığı yegane örnekler halkların vermiş olduğu kurtuluş savaşları. bu kurtuluş savaşlarının ortak yönüne baktığımız zaman, sosyal mücadeleci bütün grupların çoğalmasının beklendiği ve zamanı gelince bir kişinin ya da grubun bütün bu grupları bir tek çatı altında topladığı görülür. işte kul sıkışmayınca hızır yetişmezmiş hesabı ya da akıl sıkışınca çalışırmış hesabı da denilebilir, başarı yumurta kapıya dayanınca elde edilebiliyor, demek ki bizim daha o kurtuluş savaşı ihtiyacımız gelmemiş, o yumurta kapıya dayanmamış demek ki..
devamını gör...