1.
türkiye'de kimi sol partilerin içine düştüğü dipsiz kuyu da diyebileceğimiz safsata.
nedenine gelirsek , çok da tafsilatlı anlatmadan tek bir örnek vermek kanımca kafi olacaktır.
dış güçler bu örneğin adı.
bugün rte dış güçler deyince nasıl gülüyoruz , eğleniyoruz . hah işte buna antiemperyalist söylem demek doğru olur.
bu söylemin sol ile en ufak bir ilgisi yoktur.
buna çok takılırsanız varacağınız yer doğu perinçekçiliktir.
peki illa bir şeyin antisi olacaksak neyin antisi olalım?
(bkz: antikapitalizm)
(bkz: antifaşizm)
(bkz: antimilitarizm)
bu üçü hayat kurtarır.
nedenine gelirsek , çok da tafsilatlı anlatmadan tek bir örnek vermek kanımca kafi olacaktır.
dış güçler bu örneğin adı.
bugün rte dış güçler deyince nasıl gülüyoruz , eğleniyoruz . hah işte buna antiemperyalist söylem demek doğru olur.
bu söylemin sol ile en ufak bir ilgisi yoktur.
buna çok takılırsanız varacağınız yer doğu perinçekçiliktir.
peki illa bir şeyin antisi olacaksak neyin antisi olalım?
(bkz: antikapitalizm)
(bkz: antifaşizm)
(bkz: antimilitarizm)
bu üçü hayat kurtarır.
devamını gör...
2.
hem enternasyonalist hem antiemperyalist olunmaz. enternasyonalist olduğun zaman, otomatik imparatorlukçu oluyosun zaten.
diyor ve artırıyorum up up up
diyor ve artırıyorum up up up
devamını gör...
3.
yarın ilk işim cuma namazına gitmek, namazdan sonra da tövbe istiğfar edip yukarıdaki iki yazara akıl, fikir ve biraz da bilgi vermesi için dua edeceğim. neymiş enternasyonalist olunca antiemperyalist olunmazmış. ba ba ba. saptamanın gücüne bak. biraz fazla antiemperyalist olursak perinçekçi oluyormuşuz. vay canasını. ne şahane tespit. taş çevirin, nazar değmesin tespitlere tespitçilere. tütütütü.
devamını gör...
4.
kapitalizm sermaye tekelleşmesinin en ileri evresinde, ulusal pazarları taşarak uluslararası çokuluslu (devletsi) şirketlere dönüşür ve artık dünyayı tek bir pazar olarak gören emperyalizm aşamasına evrilir. ulus devletler sermayeye kural koyamaz hale gelirler, devletler artık uluslararası tröstlerin bölge oyucuları rolünü üstlenir. kıtalararası sektör ve pazar paylaşımları , görünürde devletlerarası sorunlar gibi gösterilmekle birlikte, esasında tekellerin pazar ve kaynak anlaşmazlıkları nedenlidir. tröstler güç ve büyüklüklerine göre sektör ve pazarların sahibidir. ülke kaynakları ve işgücü, hakim yerli işbirlikçileri aracılığıyla uluslararası sermayenin fabrikasına dönüşür.özetle artık kapitalizm, emperyalizm evresindedir. emeğin düşmanı emperalist uluslararası tekellerdir. kapitalizme karşı savaş emperyalizme karşı savaşa dönüşmüştür. ulusal nitelikli sermaye ve işveren ortadan kalkmıştır. (adı hacışakirdir ancak aslında bir abd-alman vs kimyasal tröstüdür.)
dolayısıyla dış güçler artık sınır komşusu değil kıtalararasılaşmıştır. eskisinden çok daha "dış" niteliklidir. özetle safsata değil somut bir realitedir. milli ordu vs uluslarası tekeller aracılığı ile emperyalizmin militarist araçlarının (nato vb) bölgesel kıtaları olarak görev alır. (dedelerimiz koreye turistik seyahat yapmadılar, kore gazilerimiz ve şehitliğimiz bu nedenle var.)
hülasa:antiemperyalizm bir safsata değildir. çanakkalede yedi düvel, antepte fransızlar, egede yunanlılar vs. bu nedenle vardılar. bunlar dış güç sayılmayacaksa kim sayılacaktır.
bu söylem kuramsal solun temel analiz ve tezlerinden biridir. solun ta kendisidir. perinçek sol konusunda ne referans ne de argüman oluşturabilecek biridir. o nasyonal sosyalist faşist şarlatanın tekidir. bunu da artık gizleyememektedir zaten.
anti emperyalist olmak zaten antikapitalist oluştur.(kapitalizm uluslararasılaşmış emperyalizme evrilmiştir. ) çok doğal olarakta emperyalist militarizm karşıtı yani anti militaristtir.
kavramların içini boşaltır kafamıza göre tanımlamaya ve tavır almaya başlarsak; yönleri yanlış yazılmış bir haritada doğru yöne gittiğimizi sanarak uğrayacağımız şaşkınlık büyük olur.
adam yoldaş, düşüncelerine katılamıyorum (bu olabilir) ama antiemperyalist oluşun bir safsata, anti kapitalist ve antimilitarist olunamamasına gerekçe kılışının politik kuramsal bir tutarlığı yok.
gramsci, althusser, friedman ve birçok çağdaş kuramcının hiçbirinde bunu değil desteklemek, ima eden bile yok. marks,engels,lenin,troçki, luksemburg,bakunin, kroptkin de de yok. kaynağınız ne, kim.. sizi doğrular hangi veriler var da yazdıklarınız yönünde düşünebiliyorsunuz.
dolayısıyla dış güçler artık sınır komşusu değil kıtalararasılaşmıştır. eskisinden çok daha "dış" niteliklidir. özetle safsata değil somut bir realitedir. milli ordu vs uluslarası tekeller aracılığı ile emperyalizmin militarist araçlarının (nato vb) bölgesel kıtaları olarak görev alır. (dedelerimiz koreye turistik seyahat yapmadılar, kore gazilerimiz ve şehitliğimiz bu nedenle var.)
hülasa:antiemperyalizm bir safsata değildir. çanakkalede yedi düvel, antepte fransızlar, egede yunanlılar vs. bu nedenle vardılar. bunlar dış güç sayılmayacaksa kim sayılacaktır.
bu söylem kuramsal solun temel analiz ve tezlerinden biridir. solun ta kendisidir. perinçek sol konusunda ne referans ne de argüman oluşturabilecek biridir. o nasyonal sosyalist faşist şarlatanın tekidir. bunu da artık gizleyememektedir zaten.
anti emperyalist olmak zaten antikapitalist oluştur.(kapitalizm uluslararasılaşmış emperyalizme evrilmiştir. ) çok doğal olarakta emperyalist militarizm karşıtı yani anti militaristtir.
kavramların içini boşaltır kafamıza göre tanımlamaya ve tavır almaya başlarsak; yönleri yanlış yazılmış bir haritada doğru yöne gittiğimizi sanarak uğrayacağımız şaşkınlık büyük olur.
adam yoldaş, düşüncelerine katılamıyorum (bu olabilir) ama antiemperyalist oluşun bir safsata, anti kapitalist ve antimilitarist olunamamasına gerekçe kılışının politik kuramsal bir tutarlığı yok.
gramsci, althusser, friedman ve birçok çağdaş kuramcının hiçbirinde bunu değil desteklemek, ima eden bile yok. marks,engels,lenin,troçki, luksemburg,bakunin, kroptkin de de yok. kaynağınız ne, kim.. sizi doğrular hangi veriler var da yazdıklarınız yönünde düşünebiliyorsunuz.
devamını gör...