orijinal adı: aristotle and dante discover the secrets of the universe
yazar: benjamin alire saenz
yayım yılı: 2012
içinde öfke barındıran 15 yaşındaki aristo, bir gün havuzda yaşıtı dante ile tanışır ve birlikte evrenin sırlarını keşfetmeye çalışırlar. bu arayışta kendilerini keşfetmeye yönelik bir yolculuğa çıkacaklardır.
yazar: benjamin alire saenz
yayım yılı: 2012
içinde öfke barındıran 15 yaşındaki aristo, bir gün havuzda yaşıtı dante ile tanışır ve birlikte evrenin sırlarını keşfetmeye çalışırlar. bu arayışta kendilerini keşfetmeye yönelik bir yolculuğa çıkacaklardır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "scaremongering" tarafından 19.11.2022 17:35 tarihinde açılmıştır.
1.
benjamin alire sáenz'in dex yayınları'ndan çıkan kitabı. kitap "genç-yetişkin" tabir edilen yaş grubuna hitap ediyor. (tiineycırlar). bu "genç-yetişkin" tabiri de yeni çıktı galiba, son yıllarda çok kullanılıyor. ergenlere yazmışlar işte.
15 yaşında iki yalnız oğlanın dostluğunu anlatıyor kitap. önce tanış oluyorlar, dante, aristo'ya yüzme öğretiyor. sonra arkadaş oluyorlar. sonra dost oluyorlar. sonra da aşık oluyorlar. işte 15 yaşın krizleri, kendini tanıma çabası, ebeveynlerle yaşanan çatışmalar filan güzel yansıtılmış. kitapta iki oğlanın da ebeveynleri gayet düzgün ebeveynler aslında. ama cidden ergenken öyle olur, bütün dünya sana batar zaman zaman.
dante erkeklerden hoşlandığını kendisine nispeten daha rahat itiraf etse de, aristo bu konuda epey zorlanıyor. bence en tuhaf olan şey, aristo'nun anasıyla babasının çocuğu karşılarına oturtup "evladım sen gaysin, dante'ye de aşıksın" temalı bi' konuşma yapmaları oldu. yani tabii ki ilgili ebeveynler bunu fark edebilirler, çocuklarının yönelimini ya da iletişimine tanık oldukları bi başka arkadaşına romantik hisler besleyip beslemediğini. ya tabii çocuğun gay veya lezbiyense biraz daha destekleyici olmak da isteyebilirsin. bunlar çok anlaşılabilir. ama bunu biraz daha üstü kapalı yapmaz mısın ya? yani ne bileyim çocuğunu alıp karşına laps diye "çocuğum sen gaysin" demektense, şahsi fikrinin bunda hiçbir sakınca olmadığını anlamasını sağlamak ama kendisiyle ilgili bu tür bi şeyi de kendisinin keşfetmesine olanak tanımak makul olmaz mı?
kitapta ailesiyle bu konuşmayı yaptıktan sonra gerçi aristo bi' çözülme yaşıyor, önce inkar ediyor, sonra biraz ağlıyor, sonra dante'ye koşuyor filan ama bilmiyorum. kendimi hayal etmeye çalışıyorum, ben domuzum arkadaşlar, ben kendimle alakalı şeyler bana söylendiğinde kesinlikle reddederim yani, keşfedilecekse kendim keşfetmek isterim. ama eşcinsel de değilim, o yaşlarda zaten öküzün tekiydim sevdiğim tek canlı muhabbet kuşumdu. o yüzden o yıllarda aşık maşık olmadım, nası' bi tepki verirdim bilemiyorum.
rahatsız olduğum başka bir konu her taraftan üzerimize lgbtq kurguları, karakterleri ve senaryoları fırlatılması gerçekten. bu kitap özelinde söylemiyorum. edebiyatta, televizyonda, sinemada, her yerde bu insanların görünür olması gerektiğine inanıyorum. bu kitapta iki yeniyetme oğlanın ilişkisi anlatılmak istenmiş ve anlatılmış. buna okeyim. beni rahatsız eden tam olarak şu: yavaş yavaş haklarını arayan lgbtq bireylerin lüzumlu lüzumsuz her şeye sokuşturulması. yani bazı senaryolarda o karakter gerçekten orada olmalı, bunu hissediyorsun. o kadar düzgün ve güzel yaratılıyor ki kurguda sırıtmıyor. üstelik ben bu karakterler karikatürize edilmediğinde daha memnun oluyorum çünkü bütün lezbiyenler maskülen, bütün geyler de feminen olmak zorunda değil. ama bazı senaryolarda o karakter öyle düşünülmemiş ve iğreti duruyor ki, orada lgbtq bireylerin de göynü hoş olsun, o kitleden de nemalanalım diye kurguya sokuşturulmuş gibi hissediyorsun. işte tam olarak bundan rahatsız oluyorum. trans, lezbiyen, gay, biseksüel karakter görmekle bi derdim yok ama her yerde görmek istemiyorum. tıpkı her senaryoda "güçlü kadın" görmek istemediğim gibi. hayır abi, o senaryoyu tamamlayacak şey ezik kadınsa ezik kadın koyun oraya, benim feminist hislerimi kabartmak zorunda değilsiniz. bundan bahsediyorum.
neyse kitap özelinde dediğim gibi böyle bi' şey yok. zaten en başta bu amaçlanmış. ben biraz yavan buldum, tek sıkıntısı o. çocuğum olsa okutur muydum deseniz, okuyası varsa okuturdum.
15 yaşında iki yalnız oğlanın dostluğunu anlatıyor kitap. önce tanış oluyorlar, dante, aristo'ya yüzme öğretiyor. sonra arkadaş oluyorlar. sonra dost oluyorlar. sonra da aşık oluyorlar. işte 15 yaşın krizleri, kendini tanıma çabası, ebeveynlerle yaşanan çatışmalar filan güzel yansıtılmış. kitapta iki oğlanın da ebeveynleri gayet düzgün ebeveynler aslında. ama cidden ergenken öyle olur, bütün dünya sana batar zaman zaman.
dante erkeklerden hoşlandığını kendisine nispeten daha rahat itiraf etse de, aristo bu konuda epey zorlanıyor. bence en tuhaf olan şey, aristo'nun anasıyla babasının çocuğu karşılarına oturtup "evladım sen gaysin, dante'ye de aşıksın" temalı bi' konuşma yapmaları oldu. yani tabii ki ilgili ebeveynler bunu fark edebilirler, çocuklarının yönelimini ya da iletişimine tanık oldukları bi başka arkadaşına romantik hisler besleyip beslemediğini. ya tabii çocuğun gay veya lezbiyense biraz daha destekleyici olmak da isteyebilirsin. bunlar çok anlaşılabilir. ama bunu biraz daha üstü kapalı yapmaz mısın ya? yani ne bileyim çocuğunu alıp karşına laps diye "çocuğum sen gaysin" demektense, şahsi fikrinin bunda hiçbir sakınca olmadığını anlamasını sağlamak ama kendisiyle ilgili bu tür bi şeyi de kendisinin keşfetmesine olanak tanımak makul olmaz mı?
kitapta ailesiyle bu konuşmayı yaptıktan sonra gerçi aristo bi' çözülme yaşıyor, önce inkar ediyor, sonra biraz ağlıyor, sonra dante'ye koşuyor filan ama bilmiyorum. kendimi hayal etmeye çalışıyorum, ben domuzum arkadaşlar, ben kendimle alakalı şeyler bana söylendiğinde kesinlikle reddederim yani, keşfedilecekse kendim keşfetmek isterim. ama eşcinsel de değilim, o yaşlarda zaten öküzün tekiydim sevdiğim tek canlı muhabbet kuşumdu. o yüzden o yıllarda aşık maşık olmadım, nası' bi tepki verirdim bilemiyorum.
rahatsız olduğum başka bir konu her taraftan üzerimize lgbtq kurguları, karakterleri ve senaryoları fırlatılması gerçekten. bu kitap özelinde söylemiyorum. edebiyatta, televizyonda, sinemada, her yerde bu insanların görünür olması gerektiğine inanıyorum. bu kitapta iki yeniyetme oğlanın ilişkisi anlatılmak istenmiş ve anlatılmış. buna okeyim. beni rahatsız eden tam olarak şu: yavaş yavaş haklarını arayan lgbtq bireylerin lüzumlu lüzumsuz her şeye sokuşturulması. yani bazı senaryolarda o karakter gerçekten orada olmalı, bunu hissediyorsun. o kadar düzgün ve güzel yaratılıyor ki kurguda sırıtmıyor. üstelik ben bu karakterler karikatürize edilmediğinde daha memnun oluyorum çünkü bütün lezbiyenler maskülen, bütün geyler de feminen olmak zorunda değil. ama bazı senaryolarda o karakter öyle düşünülmemiş ve iğreti duruyor ki, orada lgbtq bireylerin de göynü hoş olsun, o kitleden de nemalanalım diye kurguya sokuşturulmuş gibi hissediyorsun. işte tam olarak bundan rahatsız oluyorum. trans, lezbiyen, gay, biseksüel karakter görmekle bi derdim yok ama her yerde görmek istemiyorum. tıpkı her senaryoda "güçlü kadın" görmek istemediğim gibi. hayır abi, o senaryoyu tamamlayacak şey ezik kadınsa ezik kadın koyun oraya, benim feminist hislerimi kabartmak zorunda değilsiniz. bundan bahsediyorum.
neyse kitap özelinde dediğim gibi böyle bi' şey yok. zaten en başta bu amaçlanmış. ben biraz yavan buldum, tek sıkıntısı o. çocuğum olsa okutur muydum deseniz, okuyası varsa okuturdum.
devamını gör...
2.
aristo gamlı baykuş gibi sürekli düşündüğü için bazen sinirim bozulsa da dantenin çocuksu ama bir o kadar da olgun tavırları aristonun her sonra ki sayfada biraz daha büyümesi falan çok hoşuma gitti açıkçası yani söylemeden geçemem ikinci kitabı aristo ve dante dünyanın sularına dalıyor daha etkileyiciydi bence. ilk kitapta sadece adını duyduğumuz karakterleri tanımak iki çocuğumuzun gerçeklerle biraz zorlu olsa da göğüs göğse çarpışarak olgunlaşması güzeldi. en sevdiğim yanı aristonun günlük ayağına danteye yazdığı mektuplardı. hala ergen olduğumu düşündüğüm için beni inanılmaz keyifli hissettiren yanları oldu ve hep kendimden bir parça buldum hikayede. feministliğe lgbtye katil olmanın katilden çok çevresindekine etkisine ahlaki normlara insancıl duygulara ergen olmaya ve büyürken kimliğini keşfetmeye çocuksu ama bir o kadarda anlaşılır değinmişti. duyguları, bazen gözyaşlarını bazense hevesleri paylaştım okurken. baştan bir kez daha okumam muhtemelen ama sorana önerebileceğim hoş bir süreçti.
devamını gör...
"aristo ve dante evrenin sırlarını keşfediyor" ile benzer başlıklar
al dante
1
