yazar: burak aksak
yayım yılı: 2019
kısa hikayelerden oluşan kitapta istanbul'un ve martıların güzel tasvirleriyle birlikte hüzün dolu insanların karamsar ve umutsuz ruh hallerini çok farklı hikayelerde okumak mümkün.
yayım yılı: 2019
kısa hikayelerden oluşan kitapta istanbul'un ve martıların güzel tasvirleriyle birlikte hüzün dolu insanların karamsar ve umutsuz ruh hallerini çok farklı hikayelerde okumak mümkün.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "squidwardunteyzesi" tarafından 22.02.2021 00:21 tarihinde açılmıştır.
1.
senaryolarında, dergi köşelerinde yazdıklarında, kitaplarında anlattıklarında, kullandığı dilde, ettiği beddua ve küfürlerde, aktarmak istediklerini anlatırken yaptığı şakalarda buram buram 90’lar kokusu aldığım ve çok fazla sevdiğim bir kalem burak aksak...
bu kitap da içinde yukarıda saydıklarımı fazlasıyla barındıran, onlarca mini öykü ve denemelerden oluşan bir öykü kitabı...
yermek için söylemiyorum fakat çıkaracağı işlerin hemen arefesinde; anlamsız bir ‘popüler kültür uğrunda yitirir miyiz’ endişesi taşıyorum.
nitekim, bu kitabında da endişelerimin yersiz olmadığını gördüğümü üzülerek belirtmek isterim.
burak aksak’ın mizahını seviyorum. gerçekten çok seviyorum.
dolandırmadan bodoslama konuya dalışını da seviyorum, absürt ve alışılagelenin çok dışında kurgusunu da...
lakin bu kitap biraz şey koktu burnuma okurken:
yazmış olmak için yazmış..
içinde çok beğendiğim hikayeler de var elbet. sizlerin de beğeneceğini öngörüyorum. lakin bazıları gerçekten okurken; “keşke yazmasaydın be abicim...” dedirtmedi desem yalan olur.
kitap kötü değil.
ama iyi de değil.
kitabın kalınlığına aldanmayın çünkü gayet büyük puntolarla basılmış.
illa ki yüreğinizde bir kaç yere dokunacak bir kaç satır barındırıyor içinde. bunu rahatlıkla söyleyebilirim ama;
kurban olayım burak hoca,
zorlamayla olmuyor işte sen de farkındasın, biliyorum.
yazasın yoksa yazma n’olur.
çünkü çok belli oluyor...
yine de meraklıları okuduğuna pişman olmayacaktır.
bu kitap da içinde yukarıda saydıklarımı fazlasıyla barındıran, onlarca mini öykü ve denemelerden oluşan bir öykü kitabı...
yermek için söylemiyorum fakat çıkaracağı işlerin hemen arefesinde; anlamsız bir ‘popüler kültür uğrunda yitirir miyiz’ endişesi taşıyorum.
nitekim, bu kitabında da endişelerimin yersiz olmadığını gördüğümü üzülerek belirtmek isterim.
burak aksak’ın mizahını seviyorum. gerçekten çok seviyorum.
dolandırmadan bodoslama konuya dalışını da seviyorum, absürt ve alışılagelenin çok dışında kurgusunu da...
lakin bu kitap biraz şey koktu burnuma okurken:
yazmış olmak için yazmış..
içinde çok beğendiğim hikayeler de var elbet. sizlerin de beğeneceğini öngörüyorum. lakin bazıları gerçekten okurken; “keşke yazmasaydın be abicim...” dedirtmedi desem yalan olur.
kitap kötü değil.
ama iyi de değil.
kitabın kalınlığına aldanmayın çünkü gayet büyük puntolarla basılmış.
illa ki yüreğinizde bir kaç yere dokunacak bir kaç satır barındırıyor içinde. bunu rahatlıkla söyleyebilirim ama;
kurban olayım burak hoca,
zorlamayla olmuyor işte sen de farkındasın, biliyorum.
yazasın yoksa yazma n’olur.
çünkü çok belli oluyor...
yine de meraklıları okuduğuna pişman olmayacaktır.
devamını gör...