bir sarhoşu ayıltmak için soğansız menemenle işkence yapmak
başlık "simurg freud" tarafından 21.03.2026 23:13 tarihinde açılmıştır.
1.
sarhoşun çukurovalı, işkence yapanın egeli olması ilk akla gelendir.
bundan yıllar önce, göcek'te 2+1, bahçeli ve mütevazı evimde yaşıyorum. hayat inanılmaz keyifli ilerliyor o zaman için. iki kedim ile, göcek ormanlarında aylak aylak gezmemle olsun mikemmel bir dönem.
sezon sonu, artık teknelerin tamamen limana çekildiği zaman, bandırmalı ve en yakın arkadaşım olan sevgi, bandırma'ya dönmeden önce bana geldi. geziyoruz, tozuyoruz... her akşam sahildeki bar restoranta gidip, deniz kenarinda ateş başı keyfi yapıyoruz. kâh sıcak çikolata kah rakıyı şaraba katıyoruz ayağımız suya değdi değecek ama değdirmeyerek.
yine bir gün, rakıyı şaraba katıp bira ile cilaladiktan sonra eve döndük. ben miss gibiyim ama kafam aşırı güzel. o düpedüz sarhoş bence. o kadar güzelim ki o sıra, kedim fiko'nun sevgi'nin kucağına gitmesinde bir beis görmüyor, asla kıskanmıyorum.
derken sevgi, "kanka ben acıktım" dedi. gece saat üç mü, dört mü?... kim bilir kaç, kimin umurunda zaten. dışarıdan söyleyemeyiz o net ama. "evde ne var?" diye sordu. ben de dedim ki "bana misafir pozu kesme, mutfak orada,ne istersen yap". bu gitti mutfağa, dolabı açtı. ablamın getirdiği domates konservelerinden birini göstererek "menemen yapsam sen de yer misin?" dedi. "yerim" dedim. hiç uyarmak aklıma gelmiyor tabii, soğan da var, sarımsak da var ekle deyu. zira benim kitabımda sogansiz menemen diye bir şey olmadığı için, zannediyorum ki herkesin normali bu. aksi akla bile gelmemeli zira.
bu sağa saalndi sola bayıldı derken elinde tava ve ekmekle geldi. sehpanın üzerinde hazırladı her şeyi. ben de acıkmışım bu arada tabii, sırf yemeği ben yapmamak için poz kestim en başta.
çatalı daldırıp ekmegimin üzerine bir parça koydum ve zihnimde yalnızca bildiğim ve hayal edebildiğim menemenin tadını bekleyerek ağzıma götürdüm. götürmemle birlikte yüzüm bir ekşidi benim. direkt sordum "sen soğan kullanmadım mi ya?" diye; "kanka menemene soğan koyulmaz" diyo sarhoş köpek. minimini sığın kıyılmız... (allah'ım ne olursun egelileri kapat ya)*... birden ne çakırlık kaldı ne kanda dolaşan alkol... alkol o an ısıyla uçucu bir madde olduğunu kanıtladı, zira ensemden ateş çıkıyordu rafine damagima yapılan bu hakaret karşısında.
ne demek soğan koyulmaz dan girip, domateslerin tadı niye böyle ile söylenmeye başladım ben tabii... allah'ın delisi konserve zaten pişmiş ürün diye ısıtıp içine yumurta kırmış sadece. utanmadan bunları anlatıyor bana...
ertesi gün buna "adana'da sogansiz menemen yapayan kafeye atılan molotof kokteyli" haberlerini falan okuttum. sonra buna bol soğanlı bir menemen yapıp, önce zorla sonra zevkle yemesine sebep oldum.
bana diyor ki, "kanka sana vampir saldirmaz her şeye sarımsak koyuyorsun"... hahaha ne espri,çok komik. yallah bandırma'ya!
bundan yıllar önce, göcek'te 2+1, bahçeli ve mütevazı evimde yaşıyorum. hayat inanılmaz keyifli ilerliyor o zaman için. iki kedim ile, göcek ormanlarında aylak aylak gezmemle olsun mikemmel bir dönem.
sezon sonu, artık teknelerin tamamen limana çekildiği zaman, bandırmalı ve en yakın arkadaşım olan sevgi, bandırma'ya dönmeden önce bana geldi. geziyoruz, tozuyoruz... her akşam sahildeki bar restoranta gidip, deniz kenarinda ateş başı keyfi yapıyoruz. kâh sıcak çikolata kah rakıyı şaraba katıyoruz ayağımız suya değdi değecek ama değdirmeyerek.
yine bir gün, rakıyı şaraba katıp bira ile cilaladiktan sonra eve döndük. ben miss gibiyim ama kafam aşırı güzel. o düpedüz sarhoş bence. o kadar güzelim ki o sıra, kedim fiko'nun sevgi'nin kucağına gitmesinde bir beis görmüyor, asla kıskanmıyorum.
derken sevgi, "kanka ben acıktım" dedi. gece saat üç mü, dört mü?... kim bilir kaç, kimin umurunda zaten. dışarıdan söyleyemeyiz o net ama. "evde ne var?" diye sordu. ben de dedim ki "bana misafir pozu kesme, mutfak orada,ne istersen yap". bu gitti mutfağa, dolabı açtı. ablamın getirdiği domates konservelerinden birini göstererek "menemen yapsam sen de yer misin?" dedi. "yerim" dedim. hiç uyarmak aklıma gelmiyor tabii, soğan da var, sarımsak da var ekle deyu. zira benim kitabımda sogansiz menemen diye bir şey olmadığı için, zannediyorum ki herkesin normali bu. aksi akla bile gelmemeli zira.
bu sağa saalndi sola bayıldı derken elinde tava ve ekmekle geldi. sehpanın üzerinde hazırladı her şeyi. ben de acıkmışım bu arada tabii, sırf yemeği ben yapmamak için poz kestim en başta.
çatalı daldırıp ekmegimin üzerine bir parça koydum ve zihnimde yalnızca bildiğim ve hayal edebildiğim menemenin tadını bekleyerek ağzıma götürdüm. götürmemle birlikte yüzüm bir ekşidi benim. direkt sordum "sen soğan kullanmadım mi ya?" diye; "kanka menemene soğan koyulmaz" diyo sarhoş köpek. minimini sığın kıyılmız... (allah'ım ne olursun egelileri kapat ya)*... birden ne çakırlık kaldı ne kanda dolaşan alkol... alkol o an ısıyla uçucu bir madde olduğunu kanıtladı, zira ensemden ateş çıkıyordu rafine damagima yapılan bu hakaret karşısında.
ne demek soğan koyulmaz dan girip, domateslerin tadı niye böyle ile söylenmeye başladım ben tabii... allah'ın delisi konserve zaten pişmiş ürün diye ısıtıp içine yumurta kırmış sadece. utanmadan bunları anlatıyor bana...
ertesi gün buna "adana'da sogansiz menemen yapayan kafeye atılan molotof kokteyli" haberlerini falan okuttum. sonra buna bol soğanlı bir menemen yapıp, önce zorla sonra zevkle yemesine sebep oldum.
bana diyor ki, "kanka sana vampir saldirmaz her şeye sarımsak koyuyorsun"... hahaha ne espri,çok komik. yallah bandırma'ya!
devamını gör...
2.
işe yarayabilir. soğansız menemen mi olur ya!
devamını gör...
3.
menemenle ancak bir insana dünyanın en güzel iyiliğini yapmış olursunuz. soğanlı sogansız da farketmez. yanına taze ekmek bir de çay. "oh mis." eziyet etmek isteyenler bana bununla yaparsa çok sevaba girer.
devamını gör...
4.
soğanlı menemen kadar saçma bir şey yok bence.
devamını gör...
5.
soğansız menemene ayılmam, aksine bayılırım.
devamını gör...