bugün mecidiyeköy meydan ışıklarında yaşanan elim hadise
başlık "simurg freud" tarafından 17.03.2026 19:51 tarihinde açılmıştır.
1.
üst edit: bu olay yaşanırken aklıma bu video gelmişti ama yazıyı yazarken unutmuşum.
olay, saat 15:55 sularında, çetrefilli mecidiyeköy trafiğinin göbeğinde vuku bulmuştur. yayalar için kırmızı yeni yandığında ışıklara ulaşmış bulundum. fakat işte o kırmızı yandıktan sonra yoldaki yayaların tamamen yolu boşaltması için, araçlara birkaç saniye daha yanan kırmızı, insanın aklını başından alacak bir cezbedicilikle parlıyordu. ben, kendine hakim olmayı bilen biri olarak beklemeyi tercih ettim, zira beş dakika onceya da sonrasıyla ilgili bir acelem de yoktu ama herkes ben değil. araçlara üç beş saniye fazladan yanan kışkırtıcı kırmızı ışık, birçok yayayı baştan çıkarmıştı. edep sen ne güzel şeysin...
yolun karşısında hali hazırda tedirgin duruşu dikkatimi çekmiş 45-50 yaşlarında bir kadın -bilmiyorum belki de daha fazla- bir tereddutten sonra kendini attı yola o sırada araçlar da hareket etti, yeşil yanmıştı. hanımefendi(!), eli ile dur işareti yaparak "hayır, yoo" diye bağırdı. seke seke karsiya geçerken, bitirmeye bir adım kala bir daha feryat etti: "allah belanı versin senin, oro..u çocuğu!!! küfrediyor bir de serefsiz!!!" diye. anladığım kadarıyla motorsikletle geçenden küfür yemişti ve buna tepki gösteriyordu. zaten otobüs şoförü kufretseduymazdı.
bu olay karşısında duygularımı tayin etmeye aradım kendimi tekrar yeşil ışık yana kadar. önce "mala bak" demiştim kendini yola atanlar için. sonra kadının küfrüne anlam veremedim, sonra aractakinin küfrü falan derken bir gülümsedim, bir yüzüm ekşidi.
yani, ezilmekten korkuyorsan, kırmızı da gecmezsin. motorsikletli kişinin küfrü her ne kadar yanlışsa da -ki bu senin iddian, biz duymadık- yol onun hakkı ve sana çarpsa belki yıllarca mahkemede sürünecek, öfkelenmekte çok haklı. öte yandan, o haklı iken küfrediyor, senden başka duyan kimse yok; sen birinci derece hatalı bir durumdayken zincirleme küfrediyorsun; viyadük inliyor. kafamda böyle mahkeme kurup yargıladım, kadına para cezası kestim, ödeyemediğim bi borcum var çünkü. sonra neden trafikteki arabalara sürekli kafa tutuyoruz diye sorguladım, yani bu kural lazım ki koyulmuş. şahsen ben sürücülere guvenmedigim için yeşil yanınca da birkaç saniye beklerim, can datlı. böyle böyle muhataplarin ruhu bile duymadan kendi kendime astım, kestim, rejim degistirdim. neyse ki yeşil ışık yandı da dikkatim dağıldı. karşıya geçip metroya bindim ve sıradan günüme devam ettim.
insan yapısı, hata yapınca sıklıkla ses yükselten bir yerdedir. bu bir "haklı olma illüzyonu"dur. haksız olduğu bir durumda agresyona bağlayıp, üste çıkmaya meyillidir.
bu hadise, kural tanımaz ve kendine aşırı güvenen türk genlerinin yüzünden vuku bulmuştur.
olay, saat 15:55 sularında, çetrefilli mecidiyeköy trafiğinin göbeğinde vuku bulmuştur. yayalar için kırmızı yeni yandığında ışıklara ulaşmış bulundum. fakat işte o kırmızı yandıktan sonra yoldaki yayaların tamamen yolu boşaltması için, araçlara birkaç saniye daha yanan kırmızı, insanın aklını başından alacak bir cezbedicilikle parlıyordu. ben, kendine hakim olmayı bilen biri olarak beklemeyi tercih ettim, zira beş dakika onceya da sonrasıyla ilgili bir acelem de yoktu ama herkes ben değil. araçlara üç beş saniye fazladan yanan kışkırtıcı kırmızı ışık, birçok yayayı baştan çıkarmıştı. edep sen ne güzel şeysin...
yolun karşısında hali hazırda tedirgin duruşu dikkatimi çekmiş 45-50 yaşlarında bir kadın -bilmiyorum belki de daha fazla- bir tereddutten sonra kendini attı yola o sırada araçlar da hareket etti, yeşil yanmıştı. hanımefendi(!), eli ile dur işareti yaparak "hayır, yoo" diye bağırdı. seke seke karsiya geçerken, bitirmeye bir adım kala bir daha feryat etti: "allah belanı versin senin, oro..u çocuğu!!! küfrediyor bir de serefsiz!!!" diye. anladığım kadarıyla motorsikletle geçenden küfür yemişti ve buna tepki gösteriyordu. zaten otobüs şoförü kufretseduymazdı.
bu olay karşısında duygularımı tayin etmeye aradım kendimi tekrar yeşil ışık yana kadar. önce "mala bak" demiştim kendini yola atanlar için. sonra kadının küfrüne anlam veremedim, sonra aractakinin küfrü falan derken bir gülümsedim, bir yüzüm ekşidi.
yani, ezilmekten korkuyorsan, kırmızı da gecmezsin. motorsikletli kişinin küfrü her ne kadar yanlışsa da -ki bu senin iddian, biz duymadık- yol onun hakkı ve sana çarpsa belki yıllarca mahkemede sürünecek, öfkelenmekte çok haklı. öte yandan, o haklı iken küfrediyor, senden başka duyan kimse yok; sen birinci derece hatalı bir durumdayken zincirleme küfrediyorsun; viyadük inliyor. kafamda böyle mahkeme kurup yargıladım, kadına para cezası kestim, ödeyemediğim bi borcum var çünkü. sonra neden trafikteki arabalara sürekli kafa tutuyoruz diye sorguladım, yani bu kural lazım ki koyulmuş. şahsen ben sürücülere guvenmedigim için yeşil yanınca da birkaç saniye beklerim, can datlı. böyle böyle muhataplarin ruhu bile duymadan kendi kendime astım, kestim, rejim degistirdim. neyse ki yeşil ışık yandı da dikkatim dağıldı. karşıya geçip metroya bindim ve sıradan günüme devam ettim.
insan yapısı, hata yapınca sıklıkla ses yükselten bir yerdedir. bu bir "haklı olma illüzyonu"dur. haksız olduğu bir durumda agresyona bağlayıp, üste çıkmaya meyillidir.
bu hadise, kural tanımaz ve kendine aşırı güvenen türk genlerinin yüzünden vuku bulmuştur.
devamını gör...
2.
okumadım ama güzel
devamını gör...