çatışma hayatın ve diyalektiğin kalbidir... varoluşun itici gücüdür diye düşünüyorum. karşıtlıklar olmasa hareket olmaz, hareket olmasa zaman beni sıkmaya başlar, hayat da yerinde sayar. soru doğmadan cevap, çelişki ortaya çıkmadan bilinç gelişmez. insanın içindeki iyiyle kötü, toplumdaki eskiyle yeni, düşüncedeki tezle antitez bir arada uslu uslu oturmaz... çatışır, didişir, sonra da beni dönüştürür. zaten herkes aynı fikirde olsaydı, felsefeye değil belki uzun ve derin bir uykuya ihtiyacımız olurdu.
diyalektikten anladığım; çatışma bir yıkım değildir, doğru okunduğunda gelişimin motorudur gibi geliyor bana. kaçtığım çatışmalar beni konforlu ama hareketsiz kılar, yüzleştiğim çatışmalar ise biraz rahatsız eder ama ileri taşır. her yüzleşmem, bilincimin kendisiyle yaptığı ciddi bir sohbettir... arada sesler yükselir, kapılar çarpılır ama mesele tam da budur. insan çelişkilerini yok ederek değil, onları düşüncenin süzgecinden geçirerek olgunlaşır.
umut da tam burada başlar. çatışmanın tamamen bitmesinde değil, onun içinden yeni bir denge kurabilme ihtimalinde. hayat bana pürüzsüz bir yol vadetmez, ama dönüşme şansı sunar. belki de en güzel tarafı şu desem yanlış olmaz... beni geliştiren şey, her şeyin yolunda gitmesi değil, yolunda gitmeyenlerle ne yaptığımdır. ve buna hala gülümseyebiliyorsam, diyalektik görevini fazlasıyla iyi yapıyor demektir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çatışma hayatın ve diyalektiğin kalbidir" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim