#televizyon dizileri #final yapan diziler

öne çıkanlar | diğer yorumlar

çağan ırmak tarafından yönetilmiş tarihsel televizyon dizisi. 12 eylül 1980 öncesi türkiye'sindeki yaşamdan kesitleri sunan 2004 yılında yayınlanan, çok beğenilmesine rağmen sadece 1 sezon çekilen ,tam tadında biten ve beni de çok etkileyen bir dizi.
' her yaşam bir hikayedir bazıları anlatılmaya değer'.
devamını gör...
çağan ırmak'ın bir dönem dizisi. yurdanur'un kızı feriha'nın bir gazetede dönem anlatması için kaynak olarak annesine başvurmasıyla başlar. yurdanur üniversiteden başlar anlatmaya. mezuniyetini, karşı düşünceleri, düşmanlığı, çatışmaları bunun yanı sıra dostluğu, sevgiyi ve aşkı da. çağan ırmak dönem dizileri, filmleri için doğmuş gibi. müzikleri de muhteşem.
zaman en iyi ilaçmış, öyle mi? görürsem söylerim
devamını gör...
dizi demeye dilim varmıyor, tv izlemiyorum, hele dizi hiç, nasıl denk geldiyse bu diziyi izledim. hani beni hep dürten, şu dizi var, netflikste, şu dizi var çok ünlü diyenlere, bulursanız izleyin derim,

dip: zarife
devamını gör...
izlediğim de beni eskilere götüren dizidir. şimdinin bir çok ünlüsünün de zamanında çeşitli rollerde yer aldığını tekrar baktığımda fark ettim. ayrıca yeteri kadar değinilmiş ama müzikleri gerçekten muhteşem.
devamını gör...
izlediğim en ama en güzel türk dizisidir. gerçek olmasına bile inanamam çoğu zaman. her dizinin tekrarı 30 kere verilirken bu dizinin tekrarının ana akım medya kanallarının hiçbirinde verilmemesi beni şaşırtmaz. çünkü dizi birbirinden çok farklı düşünceleri, hayatları olan insanların bir çatı altında , türkiye'nin en acımasız zamanlarındaki dayanışmasını anlatır. emeği, yardımlaşmayı ilke edinmenin saflık değil, erdemlilik olduğunu anlatan ender dizilerdendir. "kötü" olarak tabir edilen insanları bile hangi şartların kötü yaptığını ilmek ilmek anlatır. belki de bu yüzden tekrarı verilmez. birbirinden farklı insanların uyum içinde nasıl yaşayacağı bilinmesin istenir. her bir oyuncu özenle seçilmiştir. oyunculuğunu hiç beğenmediğim tuba büyüküstün bile "zarife" karakteri ile göze batmaz. zarife'nin annesi sultan vardır ki, tam bir deryadır. en efsane cümleler hep ondan gelir


"küslük sıcak yaz gününde ipek mendili yıkayıp dala asıp mendil kuruyana kadarmış, gerisi harammış."


bir de yurdanur'un babasıyla olan bir konuşması vardır ki, insanı derinden etkiler.

yurdanur tam bir solcu olan mehmetle evlenmiştir. el bebek gül bebek büyüdüğü hayatını geride bırakmış, hem ideallerine, hem de insanlığına hayran olduğu adamla zorlu bir hayat yaşamayı tercih etmiştir. fabrikatör babası dinçer çok öfkelidir, kızı için planladığı hayat bu değildir. diziyi dikkatli izleyince aslında bu öfkenin kaynağının kızının hayatından edişe etmek değil, kendi ideallerinin gerçekleşmeme korkusu olduğunu anlarsınız. çünkü dinçer bey demokrat partilidir, çünkü ünlü bir milletvekili olmak onun için her şeyden önce gelir. ancak kızının solcu bir adamla evli olması, onun tabiri ile onu "kendi insanları" arasında güç durumda bırakmaktadır. aylardır görmediği kızı, bir başkası için iyilik istemek adına babasının fabrikasına gelir. olumsuz geçen konuşmanın ardından yurdanur babasının odasından çıkarken babası, yurdanur'un canını acıtmak için öfkeyle seslenir:


"seni sevmiyorum artık"


yurdanur buruk bir gülümsemeyle babasına döner,


"seviyorsun, sevmek zorundasın, babamsın çünkü"
der . kapının kenarında çocukluğundan kalan boy çizgilerine bakar. uzun zamandır çentik atılmamıştır. yaklaşır, şimdiki boyunu ölçerek bir çizik atar. seneler önce duvarda bıraktığı izle arasındaki mesafeyi gösterip, babasına sorar:


"bu kadarcık yer mi bizi birbirimize düşman edecek?"
devamını gör...
benim izlediğim en güzel türk dizidir. yalnız selda alkor' u hiç sevemiyorum bu dizide. onun olduğu sahneleri içim sıkılarak izlerim her zaman. geçmişin canlı renklerinde kaybolmak ise bir harika.her bir karakter o kadar özenle yazılmış ki. çağan ırmak' ın yaptığı en iyi iş bence. resmen büyülü bu dizi. hüngür hüngür ağlatırken altıma yaptıracak kadar güldürdüğü sahneleri var.







devamını gör...
çemberimde gül oya
gülmedim doya doya

çalkantılı yılların, dünyayı değiştireceğini sanan, daha adil, daha güzel bir dünyaya inanan gençleri hiç doya doya gülemediler sahiden. bazıları öldü, bazıları işkence gördü, bazıları ülkesinden kaçtı, bazıları hapis yattı ama hiç doya doya gülemediler.

2004-2005 yılları arasında çağan ırmak'ın yönettiği bir senaryo grubu tarafından yazılan 40 bölümlük dizimiz, yayınladığı dönemlerde çok izlenmiş ve beğenilmiştir. bir yanıyla geçmişte, bir yanıyla yayınladığı dönemle eşzamanlı olarak ilerleyen dizi ekranlarda görmeye alışık olmadığımız derinlikte bir hikaye evrenini önümüze getirmiştir.

yurdanur'un hikayesiydi dizimiz. genç kızlığından yaşlılığına kadar uzun bir süreci yine onun ağzından dinledik. özge özberk'in gençliğini, selda alkor'un olgunlaşmış yaşlarını canlandırdığı yurdanur, varlıklı bir ailenin tek kızıydı. edebiyat fakültesinde tanıştığı mehmet'e aşık olup anne ve babasının engellemelerine aldırmadan birkaç ailenin kiracı olarak yaşadığı pansiyona mehmet'le evlenerek yerleşir.

yaş almış yurdanur, gazetecilik yapan kızının ısrarlarına dayanamaz ve o çalkantılı dönemlerin bir yazı dizisi olarak yayınlanması için başlar anlatmaya.

konakta yaşayan herbiri diğerinden daha özgün hikayelere sahip komşuları ile tanıştırır bizleri. torunu ve babası ile yaşayan suna abla, dimdik bir kadın olan sultan, kızı zarife ve güce tapan kocası ibrahim, ses sanatçısı canan dizinin büyük ailesiydi. zor zamanlarında yurdanur'a destek olan, ona tepki gösteren anne-babasının yokluğunu hissettirmemeye çalışıyordu.

mehmet, devrime inanan yaşıtları gibi deli bir koşuşturma içinde debelendiği için yurdanur'un hikayesi aynı zamanda bize o dönemlerdeki ülke gerçeğini yaşatıyordu. 70ler zor yıllardı, bu zorluğu her açıdan görüyorduk.

yurdanur'un anne-babasıyla yaşadığı çekişmeleri yıllar sonra başka bir şekilde kızı feriha ile de yaşıyor olması zaman değişse de bazı şeylerin değişmediğinin ispatıydı aslında.

özge özberk, mehmet ali nuroğlu, selda alkor, ışıl yücesoy, kenan bal, melisa sözen, suzan aksoy, tuba büyüküstün, şerif sezer, mahmut gökgöz, goncagül sunar, ışık aras, ümit çırak nihal menzil, füsun erbulak ve daha adını sayamayacağım kadar çok oyuncuyu izledik. çağan ırmak'ın sevdiği oyuncular diye bir şey var. her filminde oynatmaktan hoşlandığı oyuncular, bu dizide de vardı elbet.

siyasi olayların insanların hayatında neleri alt üst ettiğini, çıkarsız insan ilişkilerinin saflığını, bir kuşağın nasıl yitip gittiğini, aşka olan inancın dipdiri olmasını öyle ustalıkla işlemişlerdi ki, her bölüm bir film tadındaydı.

türk televizyonlarındaki en iyi on diziden biridir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çemberimde gül oya (dizi)" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim