dataizm kavramı ilk olarak david brooks tarafından 2013 yılında new york times "veri felsefefi" isimli makalede bahsedilmiştir. ünlü tarihçi yuval noah harari'nin yoğun araştırma ve çalışmaları sonrasında daha popüler bir hale gelmiştir.

internette yaptığımız tüm arama geçmişleri, telefon veya diğer cihazlardaki hareketlerimiz, konumumuz, beğeni ve tercihlerimiz, internet alışveriş geçmişlerimiz gibi insana dair tüm verilerin herkese açık hale getirilmesi nasıl bir şeye sebep olurdu, diye bir soru soracak olursak karşımıza bu kavram çıkacaktır.

dataizm'in temel düşüncesi veri işlemeye en fazla katkıda bulunan kişilere (sistem, toplum veya birey olabilir) evrenin çok daha fazla değer atfetmesidir. harari'nin ifade ettiği şekliyle, dataizm, evrenin bir veri akışından meydana geldiğini ve bireylerin değerinin veri akışındaki sürece katkısı ile belirlendiğini söyler. daha açık bir ifade için şu örnek verilebilir: mesela teknolojinin daha zayıf veya hiç olmadığı bir çağda herhangi bir aktivitenin değeri insanda yarattığı duygu ile belirlenirdi. bir kafeye giderdiniz ve atmosfer veya menü veya aurası sizde olumlu şeyler yarattıysa bu eyleminiz değerli olurdu. dataizm'e veya dataizm çağa göre eylemin insanda yarattığı anlam önemli değildir. eğer eylemler verilere yani paylaşıma dönüşmüyorsa değersizdir. bu da şuna çıkıyor: bir kafeye gidersiniz, telefonunuzu çıkarıp fotoğrafını çeker ve sosyal medyada paylaşırsınız. aldığınız etkileşim de eyleminizin değerini belirler. bu aynı zamanda insanın hayatta kalma mücadelesi gibidir de, kişi deneyimlerini verilere dönüştürerek değerli olduğunu göstererek sistem içinde kendini var etmelidir.

dataizm'e inanan kişilere dataist veya vericiler denir. eğer dataizm'i gerçek bir din olarak düşünürsek bir dataist'in işleyebileceği en büyük günah veri akışı sürecine olumsuz bir etki yaratmaktır. yine tam tersi şekilde, olumlu bir etki de onun için sevap niteliği taşır, çok daha fazla iletişim aracına ulaşmalı, veri üretim ve tüketimini üst seviyelere çıkarmak için uğraşmalıdır. aynı zamanda dataizm'e inanmayan ve bağlanmaktan uzak duran "her şeyi" (evet her şeyi, insanı da aşan bir boyutta) de sistemin içerisine dahil etmelidir.

tüm bunlar insana çok çılgınca geliyor değil mi? ama dönüp bakınca şimdiden bu dini kabul ettiğimizi ve kurallarına sorgusuz uyduğumuzu görebiliriz. harari dataizm'in hümanist arzuları vaat ederek hızlıca yükseleceğini söyler. bugün veriye bağlı, sosyal medya, internet alışverişleri, müzik-film gibi aktiviteler düşünüldüğünde bizim arzularımızı tatmin eden sistemler olduğunu görebiliriz. ama aynı zamanda bizi sanki bir kutsal kitapmış gibi yönlendiren algoritmalara sahip olduğunu da söyleyebiliriz bence. aslında dataizm'in tam olarak ortaya çıktığı nokta da bu. bugün kendimizden, başka insanlardan daha çok algoritmalara, verilere güveniyoruz. önceki dinler, kutsal kitaplar her zaman bizim hayatımızı yönlendiren, iyi ve kötü arasındaki seçimlerimi şekillendiren olgular olmuştu. şimdi ise bizi bizden daha çok tanıyan veriler var. üstelik bir kutsal kitap bize doğru ve yanlışı söyleyebilir belki ama yanlışı seçmemize sebep olan insani duyguların nasıl oluştuğunu anlayabilir mi? basit örnekler olarak, spotify, netflix gibi platformaların bize önerdiği şeylerin zevklerimize hitap ettiğini görebiliriz. çünkü bizi her an izliyor, hangi müzikleri ne kadar dinlediğimizi, hangi filmi kapattığımızı, ve bu bakımdan bizi de tanıyor. "rastgele karşıma çıktı" dediğimiz herhangi bir şey gerçekten "rastgele" mi karşımıza çıkıyor? :)

işte bu örnekler çoğaltılabilir. gelecekte, mesela yüz sensörleri ile desteklenirse bu algoritmalar, herhangi bir insan karşısında duyduğumuz heyecanı ölçebilse, ya da kalp ritmimizi, bizim için hangi insanın ötekinden daha büyük bir değeri olduğunu dahi bilemez mi? şöyle bir senaryo canlanabilir: "google, sence ben a ve b kişisinden hangisini daha çok seviyorum?" bu soru karşısında da google bu zamana dek iki insan ile olan tüm yazışma geçmişimizi tarar, karşılarında yaşadığımız duyguları analiz eder, sonuçları dünyadaki tüm diğer eğilimlerle karşılaştırır ve istatistiklere dayanarak bizim karakterimizdeki bir kişinin bu iki karakter arasında uyumlu olduğunu bulur ve bize evleneceğimiz kişiyi söyleyebilir.* elbette tüm bu konforun yanında bambaşka sorunlar da ortaya çıkacaktır. içinde bulunduğumuz dönem için oldukça önemli ve ilgi çekici bir konu.

konuya ilgi duyan arkadaşlar evrim ağacı'nda bu konuyla ilgili yazdığım makaleyi okuyabilirler. ya da daha ileri okumalar için kaynaklara göz atabilirler.
kapsamlı bir diğer kaynak: yuval noah harari
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim