1987 yapımı bir yeşilçam klasiği film. komşu evlerde bahçeye giren hayvan sürüsünün sebep olduğu tartışmanın mahkemeye taşınması ancak davanın 7 yıl sürmesi işleri iyice arapsaçına çevirir. bu yeşilçam komedisi zeki ökten imzası taşıyor.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "armysuzy" tarafından 08.02.2021 20:50 tarihinde açılmıştır.
1.
''geç gelen adalet, adalet değildir'' sözüne vurgu yapan, kemal sunal ve savaş yurttaş'ın başrollerini paylaştığı 1987 yılında yayınlanan filmdir.
kemal sunal'ın birçok filmi güldürürken düşündürüp sistem eleştirisini içerisinde bulundurduğu için izlerken büyük keyif duydum fakat bundan 34-35 yıl öncesi ile şu anki yargı sisteminin trajikomik hali tüylerimi ürpertti doğrusu. o günden bu güne nasıl olur da yargı sisteminde neredeyse hiçbir şey değişmez? nasıl olur da hukuk sistemi yaşamı bu kadar zorlaştıran bir halde ilerlemeye devam eder? düşünmesi izleyiciye kalmış. düşünelim bakalım.
edit: filmi izlerken sinirlerinize hakim olamıyorsunuz onun da uyarısını yapayım. küçük bir olay için aylarca hatta yıllarca insanların nasıl yıprandığına şahitlik ediyorsunuz çünkü. bu ülkede adaleti aramak bile hem masraf, hem israf. zaman israfı. ah bir de bulunsa keşke.
dava aç ve sonra avukat tut, masraf. şahitleri getir- götür masraf. dava temyize gitsin sonrasında hakim değişsin, döngüyü tekrarla, masraf. hakim köye incelemeye gelsin, masraf. hadi parayı da geçtim, insanların bir umut içerisinde günlerinin, aylarının, yıllarının geçmesine ne demeli?
avukat: ''kolayı olur mu? hukuk işi kardeşim bu, her şeyin bir usulü var.''
kemal sunal'ın birçok filmi güldürürken düşündürüp sistem eleştirisini içerisinde bulundurduğu için izlerken büyük keyif duydum fakat bundan 34-35 yıl öncesi ile şu anki yargı sisteminin trajikomik hali tüylerimi ürpertti doğrusu. o günden bu güne nasıl olur da yargı sisteminde neredeyse hiçbir şey değişmez? nasıl olur da hukuk sistemi yaşamı bu kadar zorlaştıran bir halde ilerlemeye devam eder? düşünmesi izleyiciye kalmış. düşünelim bakalım.
edit: filmi izlerken sinirlerinize hakim olamıyorsunuz onun da uyarısını yapayım. küçük bir olay için aylarca hatta yıllarca insanların nasıl yıprandığına şahitlik ediyorsunuz çünkü. bu ülkede adaleti aramak bile hem masraf, hem israf. zaman israfı. ah bir de bulunsa keşke.
dava aç ve sonra avukat tut, masraf. şahitleri getir- götür masraf. dava temyize gitsin sonrasında hakim değişsin, döngüyü tekrarla, masraf. hakim köye incelemeye gelsin, masraf. hadi parayı da geçtim, insanların bir umut içerisinde günlerinin, aylarının, yıllarının geçmesine ne demeli?
avukat: ''kolayı olur mu? hukuk işi kardeşim bu, her şeyin bir usulü var.''
devamını gör...
2.
avukat adresi sahnesi çocukluğumdan beri aklıma gelip beni güldüren film. mübaşir iki tarafa tek bir avukat adresi verir fakat ahmet (bkz: savaş yurttaş) elinde adres olmadan sırf yunus (bkz: kemal sunal)'tan önce adrese varmak için ipini koparmış gibi koşar. yunus onu merdivende yakalar ve "lan ne koşturuyon? adres bende" cevabını verir. belki çok komik değil ama ben buna çok gülüyorum, yani o anki saçmalığa.
sahne şurada
sahne şurada
devamını gör...
3.
kemal sunal'ın az bilinen ve underrated dediğimiz filmlerindendir.insanımızın sudan sebeplerden gırtlak gırtlağa kavga etmesi,bunun yargıya taşınması ve bürokrasi işinin bir arpa boyu ilerlemeyişini çok iyi yansıtmışlar.tavsiye ederim.
devamını gör...
