1.
ingmar bergman imzalı başyapıt olmakla birlikte en güzel filmlerinden biridir. bugünkü gibi bir salgın hastalığın kol gezdiği ortaçağ avrupasında bir şövalyenin inancını ve varoluşunu sorgulamasını konu edinen, tanrı, ölüm, hayatın anlamı gibi temaların işlendiği 1957 isveç yapımı felsefik bir film. hoşuma giden diyaloglarından biri:
"-mutsuz görünüyorsunuz?
-canımı sıkan biriyleyim.
-kim?
-kendim."
"-mutsuz görünüyorsunuz?
-canımı sıkan biriyleyim.
-kim?
-kendim."
devamını gör...
2.
anlattığı mefhumun evrenselliğine rağmen belki çeviriden belki de kültür farkından ötürü, türk seyirci için anlamak zorlaşıyor. diyaloglarda bir kopukluk, olaylarda durağanlık, karakterlerin tepkilerinde bir meskenet hali var. amerikalı izleyicilerin de sevebileceği tarzda bir film değil.
bergman yaratılış, inanç, yabancılaşma, ölüm gibi konularda derin düşüncelere sahip, bu mevzulara kafa yormuş bir adam. savaşlar, katliamlar görmüş, din adına büyük kıyımları yaşamış, öldürmüş ve arkadaşlarının ölümünü görmüş, bambaşka bir tanrıya inanan, çetin ve sert savaşçılarla dövüşmüş, hatta kendi ikliminde olmayan hayvanlarla karşılaşmış bir şövalye, artık uğruna savaştığı tanrının varlığından şüphe duymaktadır. inanmak istemekte ancak varlığa dair kanıt bulamamaktadır. savaş meydanında canını almayan ölüm meleği, yurduna vardığında kendisini almak için geldiğinde, mühlet verilmesi üzerine oynanan satranç oyununda azrail'i yener, yahut azrail bilerek yenilir. kalan süresi, ona tek hakikatin ölüm olduğunu öğretecektir.
not. film hem isveççe hem ingilizce çekilmiş. yani her iki dilde de aynı çekimi gerçekleştirmişler.
bergman yaratılış, inanç, yabancılaşma, ölüm gibi konularda derin düşüncelere sahip, bu mevzulara kafa yormuş bir adam. savaşlar, katliamlar görmüş, din adına büyük kıyımları yaşamış, öldürmüş ve arkadaşlarının ölümünü görmüş, bambaşka bir tanrıya inanan, çetin ve sert savaşçılarla dövüşmüş, hatta kendi ikliminde olmayan hayvanlarla karşılaşmış bir şövalye, artık uğruna savaştığı tanrının varlığından şüphe duymaktadır. inanmak istemekte ancak varlığa dair kanıt bulamamaktadır. savaş meydanında canını almayan ölüm meleği, yurduna vardığında kendisini almak için geldiğinde, mühlet verilmesi üzerine oynanan satranç oyununda azrail'i yener, yahut azrail bilerek yenilir. kalan süresi, ona tek hakikatin ölüm olduğunu öğretecektir.
not. film hem isveççe hem ingilizce çekilmiş. yani her iki dilde de aynı çekimi gerçekleştirmişler.
devamını gör...