normal sözlük yazarlarının benzediği film karakteri
başlık "sehpadaki midi klavye" tarafından 07.09.2026 23:18 tarihinde açılmıştır.
1.
amy dunne'a benzetiyorum karakterimi.
hiçbir şeyi yüzüme yansıtmıyorum ben... kimse o an ne hissettiğimi bilmiyor, mutlu muyum, mutsuz muyum, onu öldürmek mi istiyorum yoksa her an ilan-ı aşk mı ederim inanın anlayamazlar.
birisiyle tartışıyorum, karşı taraf muhtemelen benim sinirlendiğimi düşünüyor. ben ise ekrana bakıp o an kahkahalar atıp zero kolamı içiyorum... bazen gerçekten sinirleniyorum, cidden kudurduğum zamanlar da az değil... bazen hiç umrumda olmuyor, bazen de sadece karşımdaki insanın ne kadar ileri gideceğini merak ediyorum, sınıyorum onu... sinsi sinsi izliyorum, elbette ki hangisi olduğunu kendisine söylemiyorum.
birisi canımı sıkarsa da ki genelde pek olmaz bu, o an tepki vermeyi pek sevmiyorum. neden bağırayım, neden kavga edeyim, neden bütün kartlarımı aynı anda masaya koyayım? üç saatlik bir hesaplaşmaya girmenin ne anlamı var? insanın elinde böyle güzel bir avantaj varken bunu niye harcasın?
ben biraz beklemeyi tercih ediyorum.
çünkü bazı insanların en büyük hatası, karşısındaki insanın kendisine yapılanları unuttuğunu sanmasıdır. ben unutmuyorum... sadece üzerinde durmuyorum. hatta çoğu zaman hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam ediyorum ki karşımdaki de meselenin kapandığını sansın.
halbuki ben sadece zamanlamayı kötü buluyorum.
işte amy dunne'a benzediğim yer tam olarak burası. sinsilikten çok sabır diyelim buna.
en azından ben kendime böyle söylüyorum.
hiçbir şeyi yüzüme yansıtmıyorum ben... kimse o an ne hissettiğimi bilmiyor, mutlu muyum, mutsuz muyum, onu öldürmek mi istiyorum yoksa her an ilan-ı aşk mı ederim inanın anlayamazlar.
birisiyle tartışıyorum, karşı taraf muhtemelen benim sinirlendiğimi düşünüyor. ben ise ekrana bakıp o an kahkahalar atıp zero kolamı içiyorum... bazen gerçekten sinirleniyorum, cidden kudurduğum zamanlar da az değil... bazen hiç umrumda olmuyor, bazen de sadece karşımdaki insanın ne kadar ileri gideceğini merak ediyorum, sınıyorum onu... sinsi sinsi izliyorum, elbette ki hangisi olduğunu kendisine söylemiyorum.
birisi canımı sıkarsa da ki genelde pek olmaz bu, o an tepki vermeyi pek sevmiyorum. neden bağırayım, neden kavga edeyim, neden bütün kartlarımı aynı anda masaya koyayım? üç saatlik bir hesaplaşmaya girmenin ne anlamı var? insanın elinde böyle güzel bir avantaj varken bunu niye harcasın?
ben biraz beklemeyi tercih ediyorum.
çünkü bazı insanların en büyük hatası, karşısındaki insanın kendisine yapılanları unuttuğunu sanmasıdır. ben unutmuyorum... sadece üzerinde durmuyorum. hatta çoğu zaman hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam ediyorum ki karşımdaki de meselenin kapandığını sansın.
halbuki ben sadece zamanlamayı kötü buluyorum.
işte amy dunne'a benzediğim yer tam olarak burası. sinsilikten çok sabır diyelim buna.
en azından ben kendime böyle söylüyorum.
devamını gör...
2.
3.
4.
5.
(bkz: mark bellison)
devamını gör...
6.
7.
#4040442 biz bunları hep anlattık.
devamını gör...



