dile dolanan şarkılar
başlık "sadrazam ikarus'un sol kanadı" tarafından 30.10.2021 22:40 tarihinde açılmıştır.
21.
no.1 - harikalar diyarinda 2
devamını gör...
22.
senden güzeli mi var
devamını gör...
23.
bi' çıkıp gider misin aklımdan?
devamını gör...
24.
kutupyıldızı ayırdı bizi, perişan eyledi dost ikimizi.
sözlüğün yan etkileri de diyebiliriz.
sözlüğün yan etkileri de diyebiliriz.
devamını gör...
25.
devamını gör...
26.
aşırı saçma gelişti. 2 gündür esiri oldum. her şey glen hansard'ın ölüm haberini görmemle başladı. zaten geçmişinden paçasını kurtaramayan biri olmuşumdur hep. gecenin ebesi. çılgınlar gibi bira içmekte bilmem kaçıncıdayım. offf moralim bir bozuldu. sanki babam öldü len.
böyle tuhaf reflekslerim olmuştur hep. teoman ölse intihar etmeyi düşünebilirim. gibi gibi. hep böyle gereksiz içerlenmeleri yaşarım.
kerim tekin aklıma gelir, tekele giderim falan. yaa abii aslında bi mezarına su döksem iyiydi, zincirlikuyu zaten dibimde. bok var, neden hiç gitmedin diye suçlarım kendimi. garip huylarım var işte. melankoliyi arar, yıkanırım onunla. aşırı hassasım.. kimsenin haberi yok. sısısıs
neyse.. glen efendi diyordum. abii sen tut oradan 'once' filmi aklına gel. o filmi ilk izlediğim senelerde yine tuhafımsı aşk meşk meselelerini hatırla.. adama da kendime de deli gibi üzgünken buldum kendimi. çıldırdım. garip garip instagramsal paylaşımlar yapıyorum. ne yapıyorum belli değil. s
geçmişe dönünce, duracağı yeri de bilemiyor insan. aa dedim birden. lan şu grubu da çok dinlerdim demeye kalmadı. lanet gelesice youtube 'özledin dimi lan' diye karşıma sometimes şarkısını çıkardı. dinle pezevenk, bat iyice dedi. hangi karanlıkta sızdım haberim yok o gece.
o geceden beri, sometimes anasını satayım. çıkmıyor aklımdan da kulaklarımdan da. ilk birada da o, 34234 birayı açarken de.
boku yedim. geçmişten dönemiyorum. s
böyle tuhaf reflekslerim olmuştur hep. teoman ölse intihar etmeyi düşünebilirim. gibi gibi. hep böyle gereksiz içerlenmeleri yaşarım.
kerim tekin aklıma gelir, tekele giderim falan. yaa abii aslında bi mezarına su döksem iyiydi, zincirlikuyu zaten dibimde. bok var, neden hiç gitmedin diye suçlarım kendimi. garip huylarım var işte. melankoliyi arar, yıkanırım onunla. aşırı hassasım.. kimsenin haberi yok. sısısıs
neyse.. glen efendi diyordum. abii sen tut oradan 'once' filmi aklına gel. o filmi ilk izlediğim senelerde yine tuhafımsı aşk meşk meselelerini hatırla.. adama da kendime de deli gibi üzgünken buldum kendimi. çıldırdım. garip garip instagramsal paylaşımlar yapıyorum. ne yapıyorum belli değil. s
geçmişe dönünce, duracağı yeri de bilemiyor insan. aa dedim birden. lan şu grubu da çok dinlerdim demeye kalmadı. lanet gelesice youtube 'özledin dimi lan' diye karşıma sometimes şarkısını çıkardı. dinle pezevenk, bat iyice dedi. hangi karanlıkta sızdım haberim yok o gece.
o geceden beri, sometimes anasını satayım. çıkmıyor aklımdan da kulaklarımdan da. ilk birada da o, 34234 birayı açarken de.
boku yedim. geçmişten dönemiyorum. s
devamını gör...
27.
dayte minye kinjal balşoy, dayte nozik finku. ya payedu na kavkaz, tantsetyu lezginku.
bana büyük hançerimi verin, bana fin bıçağımı verin. kafkasyaya gidip, lezginku dansı yapacağım.
bu anadolu topraklarına, kültürüne, insanına hiçbir zaman aidiyet hissetmedim.
ben bu toprakların insanı değilim. büyük dedelerim zamanında kızıllara karşı çar'ı desteklediği ve çar yenildiği için tası tarağı toplayıp, buraya gelmişler. kurtuluş savaşı zamanı.
insanların tam asimile olması için, kaç nesil geçmesi lazım acaba? ben burada doğup, büyüyen 3. nesilim. hiç değilse babam kadar uyum sağlayabilirdim ama yok. hiç yok.
babamın da o kadar uyumlu olduğu söylenemez zaten. mesela kız kardeşlerimin ne giyimlerine, ne de hangi saatte nerede olduklarına hiç karışmazdı. bizde yaş aristokrasisi de olmadığından babamın yanında içki ve sigara içerdim, muhabbet ederdik. hiçbir şekilde çekinmezdim babamdan. bu toprakların kültürüne uygun bir ilişki modeli değil elbette. bütün arkadaşlarım yadırgardı.
burada hep öteki oldum zaten. müslüman da değildim, hiç olmadım. namaz kılmadım, oruç tutmadım. sonra bu ülkenin kendine ait o tırt iç meseleleri, yani şu kürt, türk meseleleri de beni hiç ilgilendirmedi. kürt düşmanı olmadım mesela.
babam sadece toplumsallık noktasında gayet uyum sağlamıştı buraya. kankacıydı bir nevi. bende o da yok. tamamen bireysel ve bireyciyim.
sonra kafkasya'ya gittim. kendimi oraya ait hissederim belki diye ama olmadı. orası da bana göre değilmiş.
kogda my byli na voyne'de dediği gibi; no vidno smert dlya menya, yani ölüm de bana göre değilmiş, tıpkı kafkasya gibi.
ben türk hissetmiyorum hiç. tıpkı, no vidno smert dlya menya diyen terek kazakları gibi hissediyorum her zaman.
yüreğimde tuhaf bir melankoli ve içimde kozmik boyutta, hiçbir nedeni olmayan bir sinir. kimseye sinirlenemiyorum o sebeple. çünkü sinirim herhangi birisinden çıkacak kadar ufak tefek değil. dünyayı on kere ateşe versem, fayda etmez.
ayrıca o rus fatalizmi de iliklerime kadar işlemiş durumda. olacakları biliyorum ama onlara karşı öylesine kayıtsızım ki, ne korku hissediyorum, ne kaygı. öylesine bakıyorum sadece. yabancı bir şekilde.
ve dilimde kaybedilmiş bir umut daha; ya payedu na kavkas. öylesine.
bana büyük hançerimi verin, bana fin bıçağımı verin. kafkasyaya gidip, lezginku dansı yapacağım.
bu anadolu topraklarına, kültürüne, insanına hiçbir zaman aidiyet hissetmedim.
ben bu toprakların insanı değilim. büyük dedelerim zamanında kızıllara karşı çar'ı desteklediği ve çar yenildiği için tası tarağı toplayıp, buraya gelmişler. kurtuluş savaşı zamanı.
insanların tam asimile olması için, kaç nesil geçmesi lazım acaba? ben burada doğup, büyüyen 3. nesilim. hiç değilse babam kadar uyum sağlayabilirdim ama yok. hiç yok.
babamın da o kadar uyumlu olduğu söylenemez zaten. mesela kız kardeşlerimin ne giyimlerine, ne de hangi saatte nerede olduklarına hiç karışmazdı. bizde yaş aristokrasisi de olmadığından babamın yanında içki ve sigara içerdim, muhabbet ederdik. hiçbir şekilde çekinmezdim babamdan. bu toprakların kültürüne uygun bir ilişki modeli değil elbette. bütün arkadaşlarım yadırgardı.
burada hep öteki oldum zaten. müslüman da değildim, hiç olmadım. namaz kılmadım, oruç tutmadım. sonra bu ülkenin kendine ait o tırt iç meseleleri, yani şu kürt, türk meseleleri de beni hiç ilgilendirmedi. kürt düşmanı olmadım mesela.
babam sadece toplumsallık noktasında gayet uyum sağlamıştı buraya. kankacıydı bir nevi. bende o da yok. tamamen bireysel ve bireyciyim.
sonra kafkasya'ya gittim. kendimi oraya ait hissederim belki diye ama olmadı. orası da bana göre değilmiş.
kogda my byli na voyne'de dediği gibi; no vidno smert dlya menya, yani ölüm de bana göre değilmiş, tıpkı kafkasya gibi.
ben türk hissetmiyorum hiç. tıpkı, no vidno smert dlya menya diyen terek kazakları gibi hissediyorum her zaman.
yüreğimde tuhaf bir melankoli ve içimde kozmik boyutta, hiçbir nedeni olmayan bir sinir. kimseye sinirlenemiyorum o sebeple. çünkü sinirim herhangi birisinden çıkacak kadar ufak tefek değil. dünyayı on kere ateşe versem, fayda etmez.
ayrıca o rus fatalizmi de iliklerime kadar işlemiş durumda. olacakları biliyorum ama onlara karşı öylesine kayıtsızım ki, ne korku hissediyorum, ne kaygı. öylesine bakıyorum sadece. yabancı bir şekilde.
ve dilimde kaybedilmiş bir umut daha; ya payedu na kavkas. öylesine.
devamını gör...