ünlü yönetmen christopher nolan'ın 1997 çıkışlı bu psikolojik gerilim ve fantastik korku türlerine dahil edilen 3 dakikalık kısa filminde oyuncu olaraksa the man (adam) karakteriyle jeremy theobald yer almaktadır. eleştirmenlerin ve izleyicilerin çoğunluğu tarafından beğenilen yapımın konusunda bir adam, dairesine giren böcek benzeri bir yaratığı öldürmeye çabalamaktadır ve adamın bilinçaltı ona oyunlar oynamaya başlayınca kahramanımız aklını kaybetmemek için de mücadele edecektir. nolan, 16 mm film kullanarak çektiği bu kısa filmini üniversite zamanlarında yaratmıştır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "mnemosyne" tarafından 23.12.2025 20:21 tarihinde açılmıştır.
1.
1997 yapımı, yönetmen koltuğunda christopher nolan'ın oturduğu psikolojik gerilim türünde kısa bir filmdir. nolan'ın ilk filmi olma özelliğini de taşıyor.
filmin konusu başlangıçta küçük bir dairede yaşayan adamın etrafında şekilleniyor. adam yerde dolaşan böceğe benzeyen varlığı fark eder. takıntı hâline getirir ve öldürmeye çalışır. ama yaklaşıktıkça varlık kaçmayı başarır. denedikçe işler daha da sinir bozucu bir hal alır ve bu durum adamı sinirlendirir. sonunda varlığı adam bir köşeye sıkıştırır ve ezmeyi başarır. her şey bitti derken fark ediyoruz ki ezilen aslında adamın küçültülmüş halidir. daha şok edici kısım ise hemen ardında adamın daha büyük kopyası ile ezilmesidir. film burada da sona eriyor.
mekanın kirli ve dağınık oluşundan aslında adamın nasıl bir ruh hali içerisinde olduğunu rahatlıkla görüyoruz. bir şeylerden rahatsız ama ne olduğu tam bilinmiyor. kendi düşüncelerinden mi yoksa kendi benliğinden mi o kısmı tam çözümleyemedim hala. ama bence konu kendisini sevmeme, kendini kabul etmeme üzerine kurulu.
bir de ezilen, ezer; ezen, ezilir durumu da söz konusu. anlatılmıyor ama o döngü çok güzel gösteriliyor. üstünde derin derin düşülecek bir kısım daha.
filmi ilk izlediğimde zihnimde bir şey canlanmadı. ikinci izleyişte anca anladım. kısa film olmasına rağmen bence çok başarılı bir iş olmuş. nolan'ın o zamandan belliymiş çok daha başarılı işler yapacağı. 3 dakika civarında bir şey zaten. bakın derim.
filmin konusu başlangıçta küçük bir dairede yaşayan adamın etrafında şekilleniyor. adam yerde dolaşan böceğe benzeyen varlığı fark eder. takıntı hâline getirir ve öldürmeye çalışır. ama yaklaşıktıkça varlık kaçmayı başarır. denedikçe işler daha da sinir bozucu bir hal alır ve bu durum adamı sinirlendirir. sonunda varlığı adam bir köşeye sıkıştırır ve ezmeyi başarır. her şey bitti derken fark ediyoruz ki ezilen aslında adamın küçültülmüş halidir. daha şok edici kısım ise hemen ardında adamın daha büyük kopyası ile ezilmesidir. film burada da sona eriyor.
mekanın kirli ve dağınık oluşundan aslında adamın nasıl bir ruh hali içerisinde olduğunu rahatlıkla görüyoruz. bir şeylerden rahatsız ama ne olduğu tam bilinmiyor. kendi düşüncelerinden mi yoksa kendi benliğinden mi o kısmı tam çözümleyemedim hala. ama bence konu kendisini sevmeme, kendini kabul etmeme üzerine kurulu.
bir de ezilen, ezer; ezen, ezilir durumu da söz konusu. anlatılmıyor ama o döngü çok güzel gösteriliyor. üstünde derin derin düşülecek bir kısım daha.
filmi ilk izlediğimde zihnimde bir şey canlanmadı. ikinci izleyişte anca anladım. kısa film olmasına rağmen bence çok başarılı bir iş olmuş. nolan'ın o zamandan belliymiş çok daha başarılı işler yapacağı. 3 dakika civarında bir şey zaten. bakın derim.
devamını gör...
