doruk madencilik işçilerinin açlık grevinin sürmesi
başlık "viva zapata" tarafından 25.04.2026 12:49 tarihinde açılmıştır.
1.
maden işçileri haklarını alabilmek için 11 gün boyunca yaklaşık 200 km yürüdüler..
kurtuluş parkı'nda açlık grevindeler şimdi.
seslerini duyurabilmek için her yolu deniyorlar.
hükümet de duyurmamaları için...
24 nisan'da sabah saatlerinde biber gazı ile müdahale edildi direnişçilere.
üçü hastanede şu anda..
8 yaşındaki efe’nin babası da bu madencilerden biri..
babası aylardır maaş alamayan, tazminatları ödenmeyen, ücretsiz izinlere çıkarılan doruk madencilik işçisi babaların çaresizliğine çare olmaya gelen direniş çocuklarından sadece biri.
okuldaki 23 nisan gösterisini bırakıp geliyor efe, o gün doğan kız kardeşine hediye alamamış babasının yanında.
isa, 9 yaşında ve annesi hasta.
akif'in 4 kardeşi daha var. babası 14 senelik tazminatını ve 4 aylık ücretini alamamış..
çağ atlayan türkiye’de, çocuklarını aç yaşadıkları bir hayattan çıkabilmek için yürüyen madenciler bunlar.20 bin lira emekli maaşıyla geçinemeyip madende çalışmak zorunda kalanlar var aralarında..
açlık grevlerinin beşinci günü bugün.
enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı’na yürümek istiyorlar sadece.
polis izin vermediği gibi, gaz atıyor birde..
yerin metrelerce altında emek veren madencilerimiz alın terinin karşılığını istiyor sadece..
çok mu istedikleri?
kurtuluş parkı'nda açlık grevindeler şimdi.
seslerini duyurabilmek için her yolu deniyorlar.
hükümet de duyurmamaları için...
24 nisan'da sabah saatlerinde biber gazı ile müdahale edildi direnişçilere.
üçü hastanede şu anda..
8 yaşındaki efe’nin babası da bu madencilerden biri..
babası aylardır maaş alamayan, tazminatları ödenmeyen, ücretsiz izinlere çıkarılan doruk madencilik işçisi babaların çaresizliğine çare olmaya gelen direniş çocuklarından sadece biri.
okuldaki 23 nisan gösterisini bırakıp geliyor efe, o gün doğan kız kardeşine hediye alamamış babasının yanında.
isa, 9 yaşında ve annesi hasta.
akif'in 4 kardeşi daha var. babası 14 senelik tazminatını ve 4 aylık ücretini alamamış..
çağ atlayan türkiye’de, çocuklarını aç yaşadıkları bir hayattan çıkabilmek için yürüyen madenciler bunlar.20 bin lira emekli maaşıyla geçinemeyip madende çalışmak zorunda kalanlar var aralarında..
açlık grevlerinin beşinci günü bugün.
enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı’na yürümek istiyorlar sadece.
polis izin vermediği gibi, gaz atıyor birde..
yerin metrelerce altında emek veren madencilerimiz alın terinin karşılığını istiyor sadece..
çok mu istedikleri?
devamını gör...
2.
itibarımızı hiç düşünmeyen madencilerin yaptığı eylemin sürmesi durumu.
maaş alamıyorlarmış. ee almayıversinler? patronlar lamborghinilere, ferrarilere binmesin mi? ülkemize gelen turistler ferrarileri, lamborghinileri görüp üff ne zengin ülke yav wunderbar demesin mi?
yok efendim patron maaş ödesin yok efendim patron vergi ödesin hep aynı laflar. patronlar her şeyi tam öder de geliri %10 azalırsa hesabını kim verecek? soruyorum kim verecek?
maaş alamıyorlarmış. ee almayıversinler? patronlar lamborghinilere, ferrarilere binmesin mi? ülkemize gelen turistler ferrarileri, lamborghinileri görüp üff ne zengin ülke yav wunderbar demesin mi?
yok efendim patron maaş ödesin yok efendim patron vergi ödesin hep aynı laflar. patronlar her şeyi tam öder de geliri %10 azalırsa hesabını kim verecek? soruyorum kim verecek?
devamını gör...
3.
maalesef başka işçiler alınır, firmanın bağlantıları varsa 2-3 parayla çözülür. bunlar halka pek yansımaz, arada bir haberi yapılır bir kaçının o kadar. ben asıl gelecekte yapay zeka ile birlikte insan gücüne ve emeğine gerek kalmadığında ne bok yiyecek insanlık onu merak ediyorum. daha şimdiden global işsizlik baş göstermişken ileride iyice boka saracak.
devamını gör...
4.
adaletsizlik ve eşitsizlik bu ülkenin kabullenilmiş gerçeği haline geldi. kabul ediyoruz… çünkü susuyoruz, sorgulamuyoruz. “bana dokunmasın, bin yıl yaşasın” diyoruz. aç yatan çocuklardan ya haberimiz yok ya da var ama görmemeyi seçiyoruz.
burada, klavye başında güçlü cümleler kuruyoruz. peki gerçekten dokunuyor muyuz? sesimizle, vicdanımızla, varlığımızla birine değebiliyor muyuz?
bu ülkenin insanına yazık… türküyle, kürdüyle, çerkeziyle, lazıyla, süryanisiyle, ermenisiyle hepimize yazık. çünkü insana değer verilmeyen yerde, hiçbir canlıya değer verilmez.
sokaklara baktıkça içim acıyor. ekonomik uçurumun bu kadar derinleştiğini bu yaşıma kadar görmedim. enflasyonla fakirleşen geniş bir halk… ve karşısında sefahat içinde yaşayan, adeta “seçilmiş” bir kesim. seçilmiş diyorum, çünkü yönetime yakınsan ayrıcalıklısın.
söylenecek çok şey var… ama insan bazen kendi gücünün yetmediğini hissediyor. yine de susmak çözüm değil.
öte yandan, türkiye işçi partisi genel başkanı ve istanbul milletvekili erkan baş, doruk madencilik işçilerinin ankara’da sürdürdüğü açlık grevine katıldı. kurtuluş parkı’nda işçilerle birlikte açlık grevine başladı. kim ne derse desin, en azından onların yanında durmayı seçti.
burada, klavye başında güçlü cümleler kuruyoruz. peki gerçekten dokunuyor muyuz? sesimizle, vicdanımızla, varlığımızla birine değebiliyor muyuz?
bu ülkenin insanına yazık… türküyle, kürdüyle, çerkeziyle, lazıyla, süryanisiyle, ermenisiyle hepimize yazık. çünkü insana değer verilmeyen yerde, hiçbir canlıya değer verilmez.
sokaklara baktıkça içim acıyor. ekonomik uçurumun bu kadar derinleştiğini bu yaşıma kadar görmedim. enflasyonla fakirleşen geniş bir halk… ve karşısında sefahat içinde yaşayan, adeta “seçilmiş” bir kesim. seçilmiş diyorum, çünkü yönetime yakınsan ayrıcalıklısın.
söylenecek çok şey var… ama insan bazen kendi gücünün yetmediğini hissediyor. yine de susmak çözüm değil.
öte yandan, türkiye işçi partisi genel başkanı ve istanbul milletvekili erkan baş, doruk madencilik işçilerinin ankara’da sürdürdüğü açlık grevine katıldı. kurtuluş parkı’nda işçilerle birlikte açlık grevine başladı. kim ne derse desin, en azından onların yanında durmayı seçti.
devamını gör...
5.
6.
yerin yüzlerce metre altında çalışan insanların en büyük korkusunun göçük olduğunu sanırdım. meğer değilmiş. asıl korku, günün birinde yeryüzüne çıkıp hakkımı istiyorum dediğinde, bir duvara çarpmakmış. sesinin yankılanıp yine kendine dönmesiymiş.
soma’dan sonra değişmesi gereken çok şey vardı. ama değişen tek şey, unutma hızımız oldu. şimdi aynı hikayenin başka bir versiyonunu izliyoruz. bu kez kimse toprağın altında kalmadı belki ama adalet yine yüzeye çıkamadı.
en ağır olan ne biliyor musun..?
o insanlar aslında çok basit bir şey istedi: sadece haklarını..
ama bu ülkede bazı mesleklerin maaşı yok.
sadece sabrı var.
ve sabır, burada hep en ucuz şey.
bir acı nokta da arabulucu olması gereken devletin çalışanların haklarını savunmak yerine zorbalaması.. daha bunlar iyi günlerimiz..
soma’dan sonra değişmesi gereken çok şey vardı. ama değişen tek şey, unutma hızımız oldu. şimdi aynı hikayenin başka bir versiyonunu izliyoruz. bu kez kimse toprağın altında kalmadı belki ama adalet yine yüzeye çıkamadı.
en ağır olan ne biliyor musun..?
o insanlar aslında çok basit bir şey istedi: sadece haklarını..
ama bu ülkede bazı mesleklerin maaşı yok.
sadece sabrı var.
ve sabır, burada hep en ucuz şey.
bir acı nokta da arabulucu olması gereken devletin çalışanların haklarını savunmak yerine zorbalaması.. daha bunlar iyi günlerimiz..
devamını gör...
7.
bu insanlara 1 yılda 2 kere maaş ödenmiş, sadece 2 kere. zorlu, güvenli olmayan çalışma ortamını geçtim bile 12 ayda 2 kere maaş almışlar. buna ses çıkartmamak için kapitalist değil, vicdansız ve namussuz olmak gerekir. onca hak hukuk savunan millet vekili var mecliste hiç utanmadan o sıralarda oturuyorlar. yazık. destek vermek için ankarada olduğum ve çalışmadığım zaman abilerin yanında parkta olacağım.
devamını gör...
8.
.
devamını gör...
9.
bu adamları sahiplenen kitle, sendika, siyasi oparti yok mu? 110 kişi ortalıkta heder olacaklar.
devamını gör...
