kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ne kadar çok anladıysam o kadar derinlere battım, sıkıştım kaldım.
devamını gör...

- yoksulluk ayıp değil, bir gerçek. sarhoşluğun erdem olmadığı ise daha büyük bir gerçek. ama sefillik, sayın bayım, sefillik yüz karasıdır. yoksullukta yaradılıştan gelen soylu duygularınızı koruyabilirsiniz, sefillikte ise asla! sefil bir kimseyi insanlar aralarından uzaklaştırmak için sopa kullanmazlar, süpürgeyle süpürürler; onu daha çok aşağılama içindir bu ve hakları da yok değildir böyle davranmakta, çünkü sefilliğe düştüğünde kişioğlunun ilk kendisi hazır olmalıdır kendini aşağılamaya.

(bkz: suç ve ceza)
çvr: (bkz: mazlum beyhan)
devamını gör...
ne yaparsan yap pişman öleceksin, 
belki yaptıklarından, belki yapmadıklarından.


bugün de dostoyevski yi analım.
devamını gör...
"sevginin bulunmadığı yerde akıl da yoktur."
devamını gör...
“aslında insanı en çok acıtan şey;hayal kırıklıkları değil.yaşanması mümkünken yaşayamadığı mutluluklardır.”
devamını gör...
aşağılık insanoğlu her şeye alışıyor.
devamını gör...
em* sevdiğim: "rusça öğrenin."
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
ben hasta bir adamım.
devamını gör...
"böylesine güzel bir gökyüzünün altında,bu kadar kötü insan nasıl yasayabiliyordu?
devamını gör...
“yoksa dünyaya gelişimin biricik sebebi, varlığımın sadece bir yalan olduğu neticesine varmak mıdır?”
-yeraltından notlar-
devamını gör...
"ya odanda öldürdüğün örümcek bütün hayatı boyunca senin onun oda arkadaşı olduğunu sanıyorsa."
devamını gör...
*insana en çok acı veren şey, söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur
devamını gör...
ne garip değil mi? sevdiğiniz insanın her yalanında bir doğru, sevmediğiniz insanın her doğrusunda bir yalan ararız.
(bkz: suç ve ceza)
devamını gör...
“bu devir, sıradan insanın en parlak zamanı; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir. kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor. kendisine bir ülkü edinen çok az. umutlu birisi çıkıp iki ağaç dikse herkes gülüyor: "yahu bu ağaç büyüyünceye kadar yaşayacak mısın sen?" öte yanda iyilik isteyenler, insanlığın bin yıl sonraki geleceğini kendilerine dert ediniyorlar. insanları birbirine bağlayan ülkü tümden yitti, kayıplara karıştı. herkes, yarın sabah çekip gidecekleri bir handaymış gibi yaşıyor. herkes kendini düşünüyor. kendisi kapabileceği kadar kapsın, geride kalanlar isterse açlıktan, soğuktan ölsün, vız geliyor...”
devamını gör...
anlayabilmesi için önce kalbi olmalı insanın.
devamını gör...
“aptalca mutlu olmaktansa, nedenini bilerek mutsuz olmak daha iyidir.”
devamını gör...

bir insanın sevilmesi için kendini göstermemesi gerekir; yüzünü gösterdi mi sevgi ortadan silinir


karamazov kardeşler
devamını gör...
hepimiz alınyazımıza dargınız, yaşamdan bıkıp bezmişiz.
(bkz: beyaz geceler)
devamını gör...
bana bir yalan söyle, ama bu yalan senin olsun, senin uydurduğun bir şey olsun, alnından öpeyim! kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir. birincisinde sen bir insansın, ikincisinde ise bir papağan! biz şimdi neyiz?
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"dostoyevski'den alıntılar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim