21.
"birlikte gülmediğiniz bir kimseyi gerçekten sevemezsiniz."
...
"sevdiğimiz varsın mutlu olsun da ne çıkar,varsın hayatımız mahvolsun."
...
"bir anlık mutlulukar değil mi yaşamı bunca güzel, bunca yaşanılası kılan."
...
"acı çekmek iyi bir şeydir. acı çekiniz."
...
"sevdiğimiz varsın mutlu olsun da ne çıkar,varsın hayatımız mahvolsun."
...
"bir anlık mutlulukar değil mi yaşamı bunca güzel, bunca yaşanılası kılan."
...
"acı çekmek iyi bir şeydir. acı çekiniz."
devamını gör...
22.
''bir çocuğun ölümünü görmektense, dünyaya geliş biletimi iade etmek isterim.''
(bkz: karamazov kardeşler)
(bkz: karamazov kardeşler)
devamını gör...
23.
gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum.
devamını gör...
24.
çok tuhaftı, ağlayamadım ama ruhum paramparça olmuştu.
devamını gör...
25.
bu kasvetli küçük şehirde bir sonraki adımımı planlamak yerine, izleri henüz silinmiş duyguların, taze hatıraların, yakın zamanda beni içine çekip girdabında döndürdükten sonra bir yerlere fırlatıp atan hortumun etkisi altında oturuyorum. bazen yine o girdaba kapılacağımı, hortumun yaklaştığını, yanımdan geçerken beni içine çekeceğini, düzen ve ölçü duygularımı kaybedip yine dönmeye, dönmeye, dönmeye başlayacağımı sanıyorum...
-kumarbaz
-kumarbaz
devamını gör...
26.
"duvarı yıkacak gücüm yoksa, onu yıkmak için kendimi paralayacak halim yok tabii ki, fakat önümde duvar var diye ona boyun eğecek de değilim."
devamını gör...
27.
geceleri gökkuşağına boyamak mıdır suçum?
herkes bağırırken şiirler okumak mı,
susmak mı sözün bittiği yerde,
kusmak mı sindirebildiklerinizi?
apansız uykum kaçıyor kaç gece,
bu da mı aleyhime kanıt?
sondan saymaya başladım adları
-böyle hoşuma gidiyor-
beğenmeseler de seviyorum ellerimi,
hep olmayacak düşler görüyorum,
yenileceğim kavgalara giriyorum durmadan.
itiraf ediyorum...
silin adımı listenizden, yokum;
aslında bir oyun olan kavgalarınızda
ve aslı bir kavga olan oyunlarınızda.
kirli sevinçlerinize ortak etmeyin beni.
gözyaşlarınızı da paylaşmıyorum.
yalan övgülerinize ihtiyacım yok.
gıyabımda kesinleşmiş hükümler verin.
bir sürgün nereye sürülebilir
gölgeler kelepçeye vurulur mu
çekilin, yürümediğiniz yolları(mı) kirletmeyin! *
herkes bağırırken şiirler okumak mı,
susmak mı sözün bittiği yerde,
kusmak mı sindirebildiklerinizi?
apansız uykum kaçıyor kaç gece,
bu da mı aleyhime kanıt?
sondan saymaya başladım adları
-böyle hoşuma gidiyor-
beğenmeseler de seviyorum ellerimi,
hep olmayacak düşler görüyorum,
yenileceğim kavgalara giriyorum durmadan.
itiraf ediyorum...
silin adımı listenizden, yokum;
aslında bir oyun olan kavgalarınızda
ve aslı bir kavga olan oyunlarınızda.
kirli sevinçlerinize ortak etmeyin beni.
gözyaşlarınızı da paylaşmıyorum.
yalan övgülerinize ihtiyacım yok.
gıyabımda kesinleşmiş hükümler verin.
bir sürgün nereye sürülebilir
gölgeler kelepçeye vurulur mu
çekilin, yürümediğiniz yolları(mı) kirletmeyin! *
devamını gör...
28.
devamını gör...
29.
"yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun."
devamını gör...
30.
insanların çoğu kendileri için değil, başkaları için giyinir. daireye gelen pasaklı bir köylü ile iyi giyimli bir çiftlik ağası aynı muameleyi görmez. pasaklı köylüye bağırır çağırırlar; bugün git yarın gel derler. çiftlik ağası, general gibi itibar görür; işleri tıkır tıkır yürür. general deyince aklıma geldi. bir general kişiliğinden dolayı mı, yoksa omuzundaki yıldızlardan dolayı mı itibar görür?
(bkz: insancıklar)
(bkz: insancıklar)
devamını gör...
31.
eğer hepimiz tanrı'nın kulları isek; neden genç bir kız basma entari bulamazken kokanalar ipeklere bürünsün? neden biri üç gün aç yatarken öbürü tıka basa yesin? ben öyle sanıyorum ki; bunlar tanrının bile gücüne gidiyordur.
(bkz: suç ve ceza)
(bkz: suç ve ceza)
devamını gör...
32.
gücümü, içimdeki güçsüzlükle boğuşurken kaybettim.
çoğunluğun yakın zamanlarıyla ilişkilendirebileceğini düşündüğüm bir alıntı.
çoğunluğun yakın zamanlarıyla ilişkilendirebileceğini düşündüğüm bir alıntı.
devamını gör...
33.
"önce biraz ağladılar, ama alıştılar şimdi. aşağılık insanoğlu her şeye alışır!"
devamını gör...
34.
iyi kadınlar kötü adamların pencerelerinden iyi adamları seyrederken ölür.
devamını gör...
35.
etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.
– yeraltından notlar
– yeraltından notlar
devamını gör...
36.
— ne yapıyorsunuz? —diye mırıldandı. sonya, yüzü bembeyazdı, yüreği sıkışıyordu. —ne yapıyorsunuz böyle? benim gibi birinin önünde!...
raskolnikov hemen kalktı, pencereye doğru yürüdü, yabanıl bir sesle:
—ben senin önünde değil, insanlığın çektiği acıların önünde eğildim, dedi.
(bkz: fyodor mihayloviç dostoyevski)
- suç ve ceza
raskolnikov hemen kalktı, pencereye doğru yürüdü, yabanıl bir sesle:
—ben senin önünde değil, insanlığın çektiği acıların önünde eğildim, dedi.
(bkz: fyodor mihayloviç dostoyevski)
- suç ve ceza
devamını gör...
37.
bir insan, intikam peşinde koşar, çünkü bunun adil olduğunu düşünür. böylece, öncelikli sebep bulmuş olur, bu da adalettir.
devamını gör...
38.
ölmeden evvel ölünüz.
devamını gör...
39.
"ya hatalarına yüzleşirsin,
ya da hataların ile yüzsüzleşirsin.
cahil olmak ayrı,
pislik olmak ayrıdır"
bu cümleyi yüzüne yüzüne söylemek istediğim insanlar var bu hayatta..
ya da hataların ile yüzsüzleşirsin.
cahil olmak ayrı,
pislik olmak ayrıdır"
bu cümleyi yüzüne yüzüne söylemek istediğim insanlar var bu hayatta..
devamını gör...
40.
bana en çok dokunan, suçlu olsam da olmasam da her zaman bir çeşit tabiat kanununa uyar gibi, herkesten önce kendimi suçlu görmemdi.
devamını gör...