#ödüllü filmler
orijinal adı: last night in soho
zamanda yolculuk yapıp 1960'lar londrasına giden sandie'nin başına gelen gizemli ve korku dolu olayları konu alan filmin yönetmeni ünlü ingiliz filmci edgar wright'tır. kendisine ait kısa bir hikayeden yola çıkarak senaryosunu yazdığı bu filminde bazıları, yönetmen'in, adeta 2011 çıkışlı midnight in paris filminin daha karanlık bir versiyonunu çektiğini belirtmektedir.
zamanda yolculuk yapıp 1960'lar londrasına giden sandie'nin başına gelen gizemli ve korku dolu olayları konu alan filmin yönetmeni ünlü ingiliz filmci edgar wright'tır. kendisine ait kısa bir hikayeden yola çıkarak senaryosunu yazdığı bu filminde bazıları, yönetmen'in, adeta 2011 çıkışlı midnight in paris filminin daha karanlık bir versiyonunu çektiğini belirtmektedir.
yönetmen:
edgar wright
oyuncular:
thomasin mckenzie
anya taylor-joy
matt smith
diana rigg
aimee cassettari
rita tushingham
edgar wright
oyuncular:
thomasin mckenzie
anya taylor-joy
matt smith
diana rigg
aimee cassettari
rita tushingham
*new mexico film eleştirmenleri (2021) - en iyi yardımcı kadın oyuncu [(gbkz: anya taylor-joy)]
*st. louis film eleştirmenleri topluluğu ödülleri (2021) - en iyi montaj [paul machliss]
*detroit film eleştirmenleri topluluğu ödülleri (2021) - en iyi müzik/ses kullanımı
*hawaii film eleştirmenleri topluluğu ödülleri (2022) - en iyi film
*bloodguts birleşik krallık korku ödülleri (2022) - en iyi kötü adam [matt smith]
film toplan 24 ödüle sahiptir.
*st. louis film eleştirmenleri topluluğu ödülleri (2021) - en iyi montaj [paul machliss]
*detroit film eleştirmenleri topluluğu ödülleri (2021) - en iyi müzik/ses kullanımı
*hawaii film eleştirmenleri topluluğu ödülleri (2022) - en iyi film
*bloodguts birleşik krallık korku ödülleri (2022) - en iyi kötü adam [matt smith]
film toplan 24 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "marie curie" tarafından 16.12.2021 22:22 tarihinde açılmıştır.
1.
2.
2021 yılında yayınlanmış dram-korku ve gerilim filmidir.
öncelikle öneri için @karanliktakimum'a teşekkürler. *
filmin öncelikle oyuncularıyla başlamak istiyorum çünkü hakikaten müthişti oyunculuklar. başrolleri paylaşan hanımefendiler tüm filmi sırtlanmıştı ve kesinlikle performansları harikaydı.
(bkz: thomasin mackenzie)
(bkz: anya taylor joy)
filmimizin konusu ise bir takım yeteneklere sahip olan kızımız moda tasarımı okumak için kırsaldan londra'ya gider. kızımız 60'lı yıllara epey takıktır, tasarımlarında bu yıllardan ilham alır ve bu yılların müziklerini dinler.
londra'ya gittiğinde artık 60'lı yıllara nasıl takıksa bir şekilde 60'lı yıllara gidip gelebilmeye başlar ve bu noktada o dönemde star olmak isteyen güzeller güzelli bir genç kızın hayatına tanıklık eder.
aslında bu noktada başta epey kafa karıştırıcı. başta bu kızın bedenine girebiliyor gibiyken bazen ise sadece hayatında seyirciydi. orayı çok muallakta bırakmışlar bu yüzden o kısmı pek sevemedim. o kadarcık da mantık hatası olsun diyorum efenim.
çünküüü o dönem havasını o kadar güzel vermişler ki filmde ba-yıl-dım. sanki sahnenin hemen dibinde gösterileri izliyor gibiydim. anya hanımefendinin o dönemden bu döneme ışınlanmadığına artık kimse beni inandıramaz.
bir eleştiri daha, canlı renkler çok fazla kullanılmıştı filmde. ışıltılı görüntü vermek isterken neon bir diskoda gibiydim, günümüz havası sürekli her yerdeydi. korku filmi havası yoktu.
şimdi konuya geri dönecek olursam hayatına şahitlik ettiği kızın travmaları kendi hayatına yansımaya başlar ve bu kızın hayatıyla ilgili sırları çözmeye çabalar. çünkü kızın travmaları kendisine o kadar yüklenir ki kendi hayatına devam edemez, sanrıların içine düşer sürekli.
başrolün oyunculuğu ve konuşması o kadar tatlıydı ki. ayrıca bozuk psikolojisini çok güzel yanıstmıştı.
elbette sırları çözer, benim için çok da şaşırtıcı olmayan bir sona bağlar film ancak izlemesi oldukça keyifliydi. 60'lar ve günümüz arasında geçtiği için sanırım.
bu arada uyarı, bazı sahneler farkında olmadığınız fobilerinizi tetikleyebilir, ışıklar da aynı şekilde. hatta bence epilepsi hastaları izlemesin, ışıklar cidden rahatsız edici.
güzel filmdi. imdb 7.2 vermiş. eh, hakettiği kadarı tamı tamına.
bir de keşke daha yakışıklı erkekler koysalarmış, kadınlar muazzam güzellikteydi ama erkekler zevkime hitap etmedi maalesef. neyse olsun o kadar. güzeldi efenim.
öncelikle öneri için @karanliktakimum'a teşekkürler. *
filmin öncelikle oyuncularıyla başlamak istiyorum çünkü hakikaten müthişti oyunculuklar. başrolleri paylaşan hanımefendiler tüm filmi sırtlanmıştı ve kesinlikle performansları harikaydı.
(bkz: thomasin mackenzie)
(bkz: anya taylor joy)
filmimizin konusu ise bir takım yeteneklere sahip olan kızımız moda tasarımı okumak için kırsaldan londra'ya gider. kızımız 60'lı yıllara epey takıktır, tasarımlarında bu yıllardan ilham alır ve bu yılların müziklerini dinler.
londra'ya gittiğinde artık 60'lı yıllara nasıl takıksa bir şekilde 60'lı yıllara gidip gelebilmeye başlar ve bu noktada o dönemde star olmak isteyen güzeller güzelli bir genç kızın hayatına tanıklık eder.
aslında bu noktada başta epey kafa karıştırıcı. başta bu kızın bedenine girebiliyor gibiyken bazen ise sadece hayatında seyirciydi. orayı çok muallakta bırakmışlar bu yüzden o kısmı pek sevemedim. o kadarcık da mantık hatası olsun diyorum efenim.
çünküüü o dönem havasını o kadar güzel vermişler ki filmde ba-yıl-dım. sanki sahnenin hemen dibinde gösterileri izliyor gibiydim. anya hanımefendinin o dönemden bu döneme ışınlanmadığına artık kimse beni inandıramaz.
bir eleştiri daha, canlı renkler çok fazla kullanılmıştı filmde. ışıltılı görüntü vermek isterken neon bir diskoda gibiydim, günümüz havası sürekli her yerdeydi. korku filmi havası yoktu.
şimdi konuya geri dönecek olursam hayatına şahitlik ettiği kızın travmaları kendi hayatına yansımaya başlar ve bu kızın hayatıyla ilgili sırları çözmeye çabalar. çünkü kızın travmaları kendisine o kadar yüklenir ki kendi hayatına devam edemez, sanrıların içine düşer sürekli.
başrolün oyunculuğu ve konuşması o kadar tatlıydı ki. ayrıca bozuk psikolojisini çok güzel yanıstmıştı.
elbette sırları çözer, benim için çok da şaşırtıcı olmayan bir sona bağlar film ancak izlemesi oldukça keyifliydi. 60'lar ve günümüz arasında geçtiği için sanırım.
bu arada uyarı, bazı sahneler farkında olmadığınız fobilerinizi tetikleyebilir, ışıklar da aynı şekilde. hatta bence epilepsi hastaları izlemesin, ışıklar cidden rahatsız edici.
güzel filmdi. imdb 7.2 vermiş. eh, hakettiği kadarı tamı tamına.
bir de keşke daha yakışıklı erkekler koysalarmış, kadınlar muazzam güzellikteydi ama erkekler zevkime hitap etmedi maalesef. neyse olsun o kadar. güzeldi efenim.
devamını gör...
3.
2021 yapımı, en sevdiğim ‘doktor’ lardan matt smith’in de olduğu , ben ne izliyorum böyle dediğim bir film. kategorisi korku ama bence gerilim daha uygun olurdu diye düşünüyorum.
sevgili yarasa seneca çok güzel özetlemiş filmi. anya’ya ( sandie) gerçekten hayran kalmamak elde değil. aldığı ödülleri de baştan ayağı hakediyor. filmde thomasin ile uyumu harikaydı.
eloise’nin annesi ve kendisinin özel bir yeteneği var; hayaletleri görebiliyorlar. annesi bununla baş edemeyip eloise henüz 7 yaşındayken intihar ediyor.
hayaletlerin rahatsız etmesi ve en sonunda aslında ondan yardım istedikleri için rahatsız ettiklerinin ortaya çıkması bana ‘altıncı his’ filmini anımsattı.
filmin en büyük mantık hatası, aslında ölüleri gören eloise’in nasıl oluyor da sandie’nin o zamanki halini görüyor olduğu.
moda okulu için londra’ya gelen eloise, herkesten aynı uyarıyı alır: londra herkes için biraz zor olabiliyor(kelimesi kelimesine böyle değil ama anlam aynı). büyükannesinin bu konuda uyarmasının nedeni, londra’nın eski bir şehir olması ve haliyle ölü insanın çok olması.
yurtta eğlenmeyi seven oda arkadaşıyla anlaşamayınca, tek başına bir odaya kiralıyor; olaylar da bu şekilde başlıyor. neon ve ışık evet çok ama 60’lı yılların ışıltılı hayatını yansıtmak istemişler bence. sandie de o ışıltılı hayatın içinde olmak istememiş miydi?
daha detayına girmeyeyim ama sürprizlere hazırlıklı olun. filmin ilk yarım saatinde filmi çözdüm sandım ama sonuna doğru ters köşe yaptı beni. yani sürprizleri sevenler için iyi bir seçim olacaktır.
oyunculuklar gerçekten harikaydı. yarasa’ya katılıyorum bu konuda; 2 kadın filmi bambaşka bir yere taşımış. filmin yarattığı atmosferi, özellikle sonundaki merdiven sahnesinde yarattıkları ışıltıyı çok sevdim. izlenecek bir filmdir efendim. hayalet dediğime bakmayın, dediğim gibi ben korkmadım; ben korkmadıysam kimse korkmaz*. ama gerim gerilm gerileceğiniz garanti. iyi seyirler.
sevgili yarasa seneca çok güzel özetlemiş filmi. anya’ya ( sandie) gerçekten hayran kalmamak elde değil. aldığı ödülleri de baştan ayağı hakediyor. filmde thomasin ile uyumu harikaydı.
eloise’nin annesi ve kendisinin özel bir yeteneği var; hayaletleri görebiliyorlar. annesi bununla baş edemeyip eloise henüz 7 yaşındayken intihar ediyor.
hayaletlerin rahatsız etmesi ve en sonunda aslında ondan yardım istedikleri için rahatsız ettiklerinin ortaya çıkması bana ‘altıncı his’ filmini anımsattı.
filmin en büyük mantık hatası, aslında ölüleri gören eloise’in nasıl oluyor da sandie’nin o zamanki halini görüyor olduğu.
moda okulu için londra’ya gelen eloise, herkesten aynı uyarıyı alır: londra herkes için biraz zor olabiliyor(kelimesi kelimesine böyle değil ama anlam aynı). büyükannesinin bu konuda uyarmasının nedeni, londra’nın eski bir şehir olması ve haliyle ölü insanın çok olması.
yurtta eğlenmeyi seven oda arkadaşıyla anlaşamayınca, tek başına bir odaya kiralıyor; olaylar da bu şekilde başlıyor. neon ve ışık evet çok ama 60’lı yılların ışıltılı hayatını yansıtmak istemişler bence. sandie de o ışıltılı hayatın içinde olmak istememiş miydi?
daha detayına girmeyeyim ama sürprizlere hazırlıklı olun. filmin ilk yarım saatinde filmi çözdüm sandım ama sonuna doğru ters köşe yaptı beni. yani sürprizleri sevenler için iyi bir seçim olacaktır.
oyunculuklar gerçekten harikaydı. yarasa’ya katılıyorum bu konuda; 2 kadın filmi bambaşka bir yere taşımış. filmin yarattığı atmosferi, özellikle sonundaki merdiven sahnesinde yarattıkları ışıltıyı çok sevdim. izlenecek bir filmdir efendim. hayalet dediğime bakmayın, dediğim gibi ben korkmadım; ben korkmadıysam kimse korkmaz*. ama gerim gerilm gerileceğiniz garanti. iyi seyirler.
devamını gör...
4.
anya taylor joy, thomasin mackenzie ve matt smith'in dans sahnesinin montajsız olduğu ve thomasin ve anya'nın kameramanın arkasından dolaştığı, yerden sürünerek kadrajdan çıktığını öğrendiğimden beri daha çok sevdiğim film.
ayrıca soundtrack'i nefistir.
ayrıca soundtrack'i nefistir.
devamını gör...
"dün gece soho'da" ile benzer başlıklar
soho
4

