“gregor samsa, bir sabah, korkulu bir rüyadan uyanınca yatağının içinde kendini korkunç bir hamam böceği olarak buldu.”
dönüşüm
devamını gör...
1919 yılı mayısın 19'uncu günü samsun'a çıktım. mustafa kemal atatürk / nutuk
devamını gör...
"mutlu aileler birbirlerine benzerler. her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır."
anna karenina
devamını gör...
hayatımın en mutlu ânıymış bilmiyordum.
*
devamını gör...
--! spoiler !--

it was the best of times, it was the worst of times, it was the age of wisdom, it was the age of foolishness, it was the epoch of belief, it was the epoch of incredulity, it was the season of light, it was the season of darkness, it was the spring of hope, it was the winter of despair, we had everything before us, we had nothing before us, we were all going direct to heaven, we were all going direct the other way – in short, the period was so far like the present period, that some of its noisiest authorities insisted on its being received, for good or for evil, in the superlative degree of comparison only.

(gbkz: a tale of two cities)

--! spoiler !--

meali:

--! spoiler !--

zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana - sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece 'daha' sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.

(gbkz: iki şehrin hikayesi)

--! spoiler !--
devamını gör...
--- alıntı ---

bugün neysem, on iki yaşındayken, 1975 kışının o karanlık, buz gibi gününde oldum. tam anını çok iyi anımsıyorum; yıkık, toprak bir duvarın arkasına çömelmiş, donmuş derenin yakınındaki dar, çıkmaz sokağa bakıyordum. üzerinden çok uzun zaman geçti; ama geçmiş için söylenenler yanlış. ben onun nasıl gömüleceğini öğrendim. her ne kadar geçmiş pençeleriyle kendine bir çıkış yolu açmayı becerse de. şimdi düşününce, o boş sokağa son yirmi altı yıldır bakmakta olduğumu fark ediyorum.




--- alıntı ---
(bkz: uçurtma avcısı)
devamını gör...
"son yağmurlar, oklahoma’nın kırmızı ve gri topraklarının bir bölümüne sessiz sedasız, topraktaki yarıkları daha fazla derinleştirmeden geldi."
(bkz: gazap üzümleri)
devamını gör...
çözümleme adını verdiğimiz zihinsel kabiliyetin kendisi, çözümlenmeye pek elverişli değildir.
-morgue sokağı cinayetleri
devamını gör...
"galaksinin batı sarmal kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır."
(bkz: otostopçunun galaksi rehberi)
devamını gör...
bugun annem öldü. belkide dün... bilmiyorum.
devamını gör...
"karanlıkta bir ses gelir. imgele."
samuel beckett - eşlik
devamını gör...
"eserin derinliklerinden, yakıcı demirin acısı."
bilge karasu - troya'da ölüm vardı.
devamını gör...

toprağın içinde bir oyukta bir hobbit yaşardı.
devamını gör...
"genç adam fırına girdi tezgahın arkasındaki genç kızı aç gözlerle süzdü...."

fırıncının kızı / anonim / yabış yabış.
devamını gör...
ben hasta bir adamım.

yeraltından notlar. dostoyevski .
devamını gör...
babamın beni unutulmuş kitaplar mezarlığı’na ilk götürüşü hiç aklımdan çıkmaz.

(bkz: rüzgarın gölgesi)
devamını gör...
oğuz atay in bu koca eserine başlangıç cümlesi hep aklımda kalmıştır.



oğuz atay tutunamayanlar “olay, xx. yüzyılın ikinci yarısında, bir gece, turgut’un evinde başlamıştı. 
o zamanlar daha olric yoktu, daha o zamanlar turgut’un kafası bu kadar karışık değildi.”




2

franz kafka - dönüşüm -"gregor samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu."
devamını gör...
o güzel insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler.
-demirciler çarşısı cinayeti
devamını gör...
efsane bir kitaptan okuduğum ilk cümleler:

"sen, buz dağlarının dokuzda sekizinin su altında olduğunu ve yerkürenin 23 derece eğik olduğunu biliyorsun. ben de kalbinin hâlâ güneş görmemiş tenler kadar beyaz olduğunu biliyorum. dante'ye ne anlattın ki, "kardeş, yapma! bir gölgeden başka bir şey değilsin, karşında gördüğün kişi de bir gölge ancak," dedi.

sevgili dost,
sahi dante'ye ne anlattın?"

posta kutusundaki mızıka
devamını gör...
toros dağlarının etekleri ta akdeniz'den başlar.
(ınce memed 1)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"efsane kitapların ilk cümleleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim