en yakın arkadaşın ölmesi
başlık "fakirim ama para bende" tarafından 15.10.2021 01:20 tarihinde açılmıştır.
1.
geçen hafta yaşadığım durumdur. ardında bıraktığı her anı hatta onu hatırlatan her sokak artık iyice anlamsız hale geliyor ve hala bazı planlarda onu çağırmaya yelteniyorum. sonra mesaj atmak için gelen tüm enerji birden yok oluyor.
devamını gör...
2.
"giden gidiyorda, kalan kime sığınsın" diye bir söz duydum az önce, gözlerimin içine acıyarak bakılarak söylendi.
kor demir oturdu boğazıma bu sözle.
ölmeyeydin eyiydi, kahpe bizansin yaman guzeli.
kor demir oturdu boğazıma bu sözle.
ölmeyeydin eyiydi, kahpe bizansin yaman guzeli.
devamını gör...
3.
altıncı sınıfa geçince öğretmenin bizleri birlikte oturmaya zorladığı birisi vardı. o kadar sevmemiştim ki onu, eve gider gitmez anneme ''ben bu kızla oturmak istemiyorum! gel öğretmenimle konuş...'' diye yalvardığımı bilirim.
sonra yakın olduk onunla. evlerimiz de yakındı zaten... babasından çok korkardı, subaydı babası, çok disiplinliydi... kendisi de disiplinden bi o kadar uzaktı işte. liseye ilk geçtiğimiz yıl farklıydı liselerimiz, o anadolu kazanmıştı, ben düz liseye gidiyordum. hayali doktor olmaktı, hiç gitmediği bir şehirde okumak istiyordu, izmir deyip duruyordu, hayaliydi izmir. ege üniversitesine gideceğini söylüyordu her fırsatta... hiç gidemedi, göremedi.
lise çıkışlarında hep evimin arka bahçesinde otururduk onunla... arka bahçe direkt odama bakardı çünkü, bazen bilgisayardan bir müzik açmak için camdan içeri atlardık, hep şarkı kavgamız olurdu, misafir kontenjanından yararlanmak için elinden geleni yapardı...
onu gördüğüm son zamanları hatırlıyorum. gözlüğü yamulmuştu, düz durmuyordu yüzünde... sapsarı güzelim saçlarını kısacık kestirmişti. sanki öleceğini hissetmiş gibi one last goodbye dinletmişti bana... onu eve uğurlamak istediğini söylediğim zaman gerek yok diyerek sarılmıştı bana, hiç sevmezdi sarılmayı aslında.
hissetmiştim ona bir şey olacağını. normalde en sevdiğimiz şeydi akşamüstü saatleri, esen tatlı rüzgar, ay ışığı... ama o gün sanki bir ağırlık vardı havada, yemin ederim hissetmiştim onu son görüşüm olduğunu...
benim güzel cananım... aklımdasın, hiç gitmedin. hep aklımın bir köşesinde benimlesin sen. ben büyüyorum, yaşlanıyorum, pul pul dökülüyor cildim, saçlarım... sen hep 2012'deki o güzel kız olarak kaldın ama. 18 yaşına yeni giren o kız olarak beynimin bir köşesinde yaşıyorsun benimle. sabaha kadar ağlatıyorsun beni bazen, sabah olunca geçiyor hepsi ama geceleri çok kötü geçiyor cananım. her geçen gün daha çok özlüyorum seni.
sen giderken arkandan son kez baktığım zamanı hiç unutamıyorum, gitmiyor gözümün önünden. sana koşup sarılmak istediğimi düşünüyorum hep... bana neyin engel olduğunu düşünüyorum...
her geçen gün yokluğunu hiç bu kadar hissetmemiştim diyorum ama her geçen gün daha çok hissediyorum. bir sınırı, zirvesi yok bunun.
sonra yakın olduk onunla. evlerimiz de yakındı zaten... babasından çok korkardı, subaydı babası, çok disiplinliydi... kendisi de disiplinden bi o kadar uzaktı işte. liseye ilk geçtiğimiz yıl farklıydı liselerimiz, o anadolu kazanmıştı, ben düz liseye gidiyordum. hayali doktor olmaktı, hiç gitmediği bir şehirde okumak istiyordu, izmir deyip duruyordu, hayaliydi izmir. ege üniversitesine gideceğini söylüyordu her fırsatta... hiç gidemedi, göremedi.
lise çıkışlarında hep evimin arka bahçesinde otururduk onunla... arka bahçe direkt odama bakardı çünkü, bazen bilgisayardan bir müzik açmak için camdan içeri atlardık, hep şarkı kavgamız olurdu, misafir kontenjanından yararlanmak için elinden geleni yapardı...
onu gördüğüm son zamanları hatırlıyorum. gözlüğü yamulmuştu, düz durmuyordu yüzünde... sapsarı güzelim saçlarını kısacık kestirmişti. sanki öleceğini hissetmiş gibi one last goodbye dinletmişti bana... onu eve uğurlamak istediğini söylediğim zaman gerek yok diyerek sarılmıştı bana, hiç sevmezdi sarılmayı aslında.
hissetmiştim ona bir şey olacağını. normalde en sevdiğimiz şeydi akşamüstü saatleri, esen tatlı rüzgar, ay ışığı... ama o gün sanki bir ağırlık vardı havada, yemin ederim hissetmiştim onu son görüşüm olduğunu...
benim güzel cananım... aklımdasın, hiç gitmedin. hep aklımın bir köşesinde benimlesin sen. ben büyüyorum, yaşlanıyorum, pul pul dökülüyor cildim, saçlarım... sen hep 2012'deki o güzel kız olarak kaldın ama. 18 yaşına yeni giren o kız olarak beynimin bir köşesinde yaşıyorsun benimle. sabaha kadar ağlatıyorsun beni bazen, sabah olunca geçiyor hepsi ama geceleri çok kötü geçiyor cananım. her geçen gün daha çok özlüyorum seni.
sen giderken arkandan son kez baktığım zamanı hiç unutamıyorum, gitmiyor gözümün önünden. sana koşup sarılmak istediğimi düşünüyorum hep... bana neyin engel olduğunu düşünüyorum...
her geçen gün yokluğunu hiç bu kadar hissetmemiştim diyorum ama her geçen gün daha çok hissediyorum. bir sınırı, zirvesi yok bunun.
devamını gör...