eski resimlere bakıp efkarlanmak
başlık "kırk küp kırkının da kulpu kırık küp" tarafından 09.11.2025 11:20 tarihinde açılmıştır.
1.
bir gün oturuyorsun, canın sıkılmış, hayatın kendisi 3gp’ye düşmüş gibi. açıyorsun eski klasörü: ben ve gamsız gençlik.jpg. o fotoğrafta senin kaşın daha sık, umudun daha kalın, belin daha ince. şimdi ise her şeyin yerini değişmiş umut göbekte, bel morallerde.
bir karede 2012 sensin: elinde kahve, yüzünde hipster bir gülümseme. o kahvenin soğuk olduğunu bilmiyorsun, çünkü o zamanlar umut sıcaktı. şimdi o fotoğrafa bakarken içinden ulan o fincan bile benden daha genç diyorsun.
zaman, eski fotoğraflardaki seni alıp şimdiye fırlatıyor:
buyur kardeşim, kırışıklıkların da geldi.
göz altı torbanı bagaja mı koyayım?
sen ise sadece geri dön tuşuna basmak istiyorsun ama klavye bile sana acıyıp artık o sürüm desteklenmiyor diyor.
bir zamanlar filtreli bir fotoğrafın vardı, şimdi hayatın tamamı sepya. gençken vintage diye övdüğün şey, şimdi suratına çökmüş emeklilik tonları aslında. her fotoğrafa baktıkça hatırlıyorsun: o tişörtü kaybettin, o sevgiliyi unuttun, ama o sivilceyi hala tanıyorsun.
kendine bakıyorsun, yaşlanmak olgunlaşmaktır diyenlerin suratına sürmek için bronzlaştırıcı arıyorsun. oysa yaşlanmak, gözlüğün üstüne ikinci gözlük takmaktır. ve sonra yanlışlıkla geçmişini zoom’lamak…
en sonunda klasörü kapatıyorsun. yeter diyorsun. ama masaüstünde hala o dosya duruyor içerisinde bir resim:
gençlik_final_v2_son_hakikatensongerçektenson.jpg
ve o dosya sana usulca fısıldıyor:
aç beni, biraz daha mahvol.
bir karede 2012 sensin: elinde kahve, yüzünde hipster bir gülümseme. o kahvenin soğuk olduğunu bilmiyorsun, çünkü o zamanlar umut sıcaktı. şimdi o fotoğrafa bakarken içinden ulan o fincan bile benden daha genç diyorsun.
zaman, eski fotoğraflardaki seni alıp şimdiye fırlatıyor:
buyur kardeşim, kırışıklıkların da geldi.
göz altı torbanı bagaja mı koyayım?
sen ise sadece geri dön tuşuna basmak istiyorsun ama klavye bile sana acıyıp artık o sürüm desteklenmiyor diyor.
bir zamanlar filtreli bir fotoğrafın vardı, şimdi hayatın tamamı sepya. gençken vintage diye övdüğün şey, şimdi suratına çökmüş emeklilik tonları aslında. her fotoğrafa baktıkça hatırlıyorsun: o tişörtü kaybettin, o sevgiliyi unuttun, ama o sivilceyi hala tanıyorsun.
kendine bakıyorsun, yaşlanmak olgunlaşmaktır diyenlerin suratına sürmek için bronzlaştırıcı arıyorsun. oysa yaşlanmak, gözlüğün üstüne ikinci gözlük takmaktır. ve sonra yanlışlıkla geçmişini zoom’lamak…
en sonunda klasörü kapatıyorsun. yeter diyorsun. ama masaüstünde hala o dosya duruyor içerisinde bir resim:
gençlik_final_v2_son_hakikatensongerçektenson.jpg
ve o dosya sana usulca fısıldıyor:
aç beni, biraz daha mahvol.
devamını gör...
2.
evet bugün efkarlıyım. annemin resimlerine bakıyorum. bugün öleli tam 15 yıl oldu.
devamını gör...