geçen şahit olduğum iki vaka bir 7-8 yaşlarında bir erkek çocuğu tekme tokat annesine daldı. iki 10-12 yaşlarında bir kız çocuğu avazı çıktığı kadar bağırarak üstünü başını yırttı . psikologlar eliyle kandırıldık. şiddet çocukta travma yaratır falan fişman gibi geyiklerle, her dediği yapılmış bir fiske yemeden büyütülmüş küçük yaşta psikopat çocuklar yetiştirdiler sırf bu psikolog zırvaları yüzünden.
devamını gör...
ya şimdi yobaz gibi görünmek istemiyorum ama çocukların bazen gücün kimde olduğunu bilmeleri gerekiyor. çocukken ben de şiddet gördüm ama hep adaletli dövdüler beni . ahahah babamın cüzdanından para çaldığımda dövdü mesela, dışarda ailemi rezil edecek birşey yaptığımda dövdüler mesela.

çocuklar çok cani, çok vahşi, çok kaygısız, çok terbiyesiz olabiliyorlar. ama burada bütün suçu aileye yüklemek bence hata. toplum olarak biz de çocuklara karşı sorumluyuz.

mesela sokakta bağıran, annesini zor duruma sokan bir çocuk gördüğümde gidip "niye bağırıyorsun, ben rahatsız oluyorum. yaptığın çok ayıp" diyorum. çocuk hemen susuyor ve annesine sarılıyor genelde. şimdiye kadar kimseden de kötü bir yorum almadım ama çok korkuyorum bir gün anası veya babası "sanane ulan" deyip bana girişecek diye.

hemen anneyi babayı cık cıklamak kolay. çocuğa bazen toplum olarak biz de ders vermeliyiz.
devamını gör...
gücün kimde olduğunu tokat atarak, bağırıp çağırarak göstermek yerine kelimelerimizi dikkatle seçerek kullanmalıyız bence.

farklı yaş gruplarına göre farklı cümleler kurulmalı. benim öğretmenlerim mesela sınıfta çok ses olunca, konuştuğumuz ve dersi kaynattığımız süreyi molamızda telafi edicez dediklerinde, molamızdan dakika eksilmesin diye hemen kendimize gelirdik.

bunun gibi sakince güç gösterilebilir. yani çocuğa vurmak yerine, azarlamadan, sakince cezalar verilebilir bence.
devamını gör...
fiske vurmadan çocuk büyüttüm. ne psikopat oldu ne de saygısız. toplu taşımada boş yer varsa da oturmayan bir çocuk "nasılsa iki durak sonra yer vereceğim" diye düşünüp. (kimilerine göre psikopatça gelebilir). kitap okumayı seven bir çocuk yetiştirdim, kitap fuarına gittiğimizde bir aylık mutfak masrafını orada bırakmak pahasına. hem de fiske vurmadan yetişti. enteresandır, hayvanları seven bir çocuk oldu. fiske yemeden kapıya harçlığından aldığı mamayı bırakan. empatisi gelişkin bir çocuk yetiştirdim fiske vurmadan. ders çalışması için emir vermeden, çalışması gerekliliğini anlatarak. odasını toplaması için bağırmadan, neden toplaması gerektiğini anlatarak. dişlerini fırçalaması için dürtüp durmadım, fırçalamaması halinde olacakları anlattım, kendisi geliştirdi o alışkanlığını hem de fiskesiz.

anne baba umursamazsa, fiskesiz de psikopat olur, fiskeli de. anne babanın elinde herşey. çocuk yapmak kadar kolay değil yetiştirmek. zevkli de değil. pek çok şeyinden ödün vermeyi gerektiriyor. veremiyorsan, topluma faydalı bir birey yetiştirmeye çabalamıyorsan, 10 çocuk yapıp sokağa salanlardan çok bir farkın yok. ha sokağa salmışsın ha eline tableti tutuşturup büyümesini seyretmişsin. aynı şey.

ne fiske vurdum, ne odasına kilitledim, ne de buna benzer at eğitir türde ceza verdim. doğru yapıp yapmadığımı zaman gösterecek. yaşlandığımda* huzurevine mi paket eder ne yapar bilemem.
devamını gör...
herhangi bir sorunu fiziksel şiddet uygulamadan çözerek çocuk büyütmektir. bunun iki ihtimali vardır;
- fiziksel şiddet uygulamadan fakat psikolojik, sözel, duygusal, cinsel veya ekonomik şiddet uygulayarak da büyütüyor olabilir. bu durumda tamamen şiddetin yokluğundan bahsedemeyiz. tam tersine fiziksel şiddetten daha kötü sonuçlar doğuracağı aşikardır. hal böyle olunca sağlıksız bir çocuk büyüyecek ve sağlıksız bir birey olacaktır.
- şiddetin hiçbir çeşidini uygulamadan çocuk büyütmek demek sağlıklı bir birey sağlıklı bir toplum demektir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
katılmamak ne mümkün. ağzımıza sürülen acı biber ve anne terliği sayesinde bugün haddimi biliyorum desem tam isabet olur hatta. zira benim gibi bir manyak ancak böyle adam edilebilirdi.

bir de bakıyorum çevremdeki akrabalarımın çocuklarına. hepsi el bebek gül bebek, yumuşacık, şımarık yetişiyorlar. ama istedikleri olmayınca çirkefleşiyorlar, evebeynlerine karşı hadlerini bilmiyorlar. öyle öğrenmişler çünkü.

şimdi bakın, ben gidip de çocuğunuzu boks torbası niyetine kullanın demiyorum, dediğim yanlış anlaşılmasın. ama bu kadar da kibarcık olunmaz, gerektiği zaman çekeceksin fırçayı terliği arkadaşım.
devamını gör...
bedenen şiddet uygulamamış olması, ruhen şiddet uygulamasına engel değildir.
devamını gör...
1. anne baba kendi sorunlarini kavgasiz ve siddetsiz cozerek, cocuga ornek olmali. “cocuk onunde kavga edilmez” de yanlistir, sorunlar oldugunda seviyeli bir sekilde kavga edilebilir. cocuga sorun yasandiginda, kavga edilirken nasil davranilmasi gerektigi konusunda ornek olmak lazim.
2. cocugun her istedigine “hayir” denmez, bir kere “hayir” denilince de, israrlarla ve aglamalarla pes etmemek lazim. hayir hayir demektir. hayir’in bir degeri, kiymeti olmali. eger yaptigi bir davranis kendisine ve cevresine zarar vermiyorsa, hayir demeye gerek yok. cocuklardan buyukler gibi davranmasini beklemeye gerek yok.
3. nerde nasil davranmasi gerektigini ogretmek, anlatmak ve kendin de uygulaman gerek.
4. yaptigi seylerin sorumlulugunu almasi gerek.
5. tesekkur etmeyi ve ozur dilemeyi uygulamali olarak gostermek gerek.
6. en onemlisi, evlenmeden once esinizi iyi secin. ask, mantik, ikisi de guzel seyler ama yeterli degil. cocuk terbiyesi es secimi ile baslar.

bu yukaridakileri uygulayabildiginizde cocuga vurma ihtiyaci hissetmezsiniz, otoritenizi gostermek icin anlasilabilinir ve bazen bir bakis dahi yeterli olabilir. cocuklar sizin maliniz degildir, siz onun sahibi degilsiniz. o bir sahsiyet, kisilik, bir birey.
devamını gör...
ne yapsan suç.
devamını gör...
şiddet sadece fiziksel olmuyor ne yazık ki.. psikolojik şiddet kısmi var bir de bu işin.. elbette şiddete karşıyız ama fiske vurmak olayına gelirsek.. arkadaşlar kusura bakmayın ama bazı veletler görüyorum ki şımarık had bilmez terbiyesiz.. vallahi iki tane çakasım geliyor. çocuğu özgürce büyütmek ile sınırsız özgürlük vermek arasında dağlar kadar fark var. çocuğa güç gösterinizi fiske ile yapamazsınız. yapmaması gereken şeyleri nedenleriyle anlatırsanız inanın ki çocuklar anlıyorlar. bir çiçeği neden koparmaması gerrktiğini , bir hayvanın canını neden yakmaması gerektiğini, insanların kalbini kırmamayı, bencik olmamayı, kendini ezdirmemekle çirkefliğin aynı şey olmadığını,istediği şeyin neden o an alınamadığını yetişkin bir birey gibi anlatırsanız inanın ki avm lerde yerlerde yuvarlanan, sinirlenince annesine kötü konuşan terbiyesiz çocuklar görmeyecekiniz. daha çocuk dünyaya gelmeden sınırsızca herşeyini abartarak alan tabiri caizse dünyaları önüne seren ebeveynlerden olmayın. bırakın yetinmeyi öğrensin bırakın bazı şeylere neden sahip olamadığını anlayabilsin..
devamını gör...
#392378 okurken çok hoşuma gitti, yazarımızı en içten şekilde tebrik ediyorum ve böyle ebeveynlerin artmasını diliyorum, sadece ebeveyn olanların artmasının aksine. gerçekten takdir edilesi bir tutumla yetiştirmiş evladını yazarımız.

kendi düşüncemi belirtirsem buradan da görüldüğü üzere çocuğun ne ruhunu(özellikle buraya "şiddetle" dikkat çekerim) ne de bedenini hırpalamadan yetiştirme beceriniz olduğundan eminseniz ebeveyn olunmalı. onu büyütmekten ziyade yetiştirebilecek, kendisini yetiştirmeyi öğretebilecekseniz, sabırla gerçek bir insan yetiştirmeye çabalanacaksa ebeveyn olunmalı.
devamını gör...
kesinlikle yapılması gereken eylem. ben bir fiske bile vurulmadan büyütüldüm. şimdi de kendi çocuğumu bir fiske bile vurmadan büyütüyorum. ne kendim ne de çocuğum, şımarık ve saygısız değiliz. çocuk yanlış bir davranışta bulunduğunda şiddet uygulayarak onu terbiye ettiğinizi düşünürseniz sadece günü kurtarmış olursunuz, kalıcı bir davranış kazandıramazsınız. bir süre sonra uyguladığınız şiddetin bir yaptırımı kalmayacak ve halk arasındaki (bkz: dayak arsızı) tabirine uyan bir çocuğunuz olacaktır.
devamını gör...
hass... lan oradan demek isterim başlığı açan ve onu destekleyenlere. çocuk yetiştirmek konusunda zerre bilgisi olmayan adamlar birde utanmadan bu konuda ahkam kesiyorlar.
devamını gör...
kendisini ifade etmekte zorlanmayan ebeveynlerin kolaylıkla yapacağı eylemdir. kendisini ifade edemeyen kişi ise karşısındaki kim olursa olsun şiddete baş vurur. şiddet deyince aklımıza dayak gelmesin hemen, bağırmak, hakaret etmek de şiddettir yerine göre küsmek de şiddettir.
devamını gör...
dürtüsellik,karşıt gelme bozukluğu,zihinsel yetersizlik, spektrum bozuklukları vs ailenin asla elinde olmayan sebepler dışında bir çocuğun bunu yapması için sadece fiziksel şiddetin olmaması yetmez. vurmanın altında mutlaka duyulmayan farkına varılmayan bir ihtiyaç vardır.olması gereken çocukları bir fiske bile vurmadan büyütmektir.
devamını gör...
çocukken annem döverdi. ama babamın bakışları yeterdi. bir kere bile vurmamıştır. annemin dövmelerini kızmalarını hatırlamam. ama yolun yarısını devirmiş olmama rağmen o bakışları hiç unutmam.. bende bir çocuk yetiştiriyorum. bir kere bile vurmadım. vuramamda zaten herşeyden önce bir birey olmaya çalışan çocuğumu böyle eğitemem... 5 yaşına kadar şaka yoluyla "dayak yer misin? neli olsun? dediğimde" evet çikolatalı olsun. " derdi..
düşünsenize bu kadar masum, anlayışlı yetiştirdiğimiz çocuklarımız gerçek hayatta tökezliyor... görmedikleri, duymadıkları her şeyi okul ortamında gördüklerinde sıkıntı yaşıyorlar.. vuralım vurmayalım şöyle eğitelim böyle eğitelim daha doğru olur demek yerine.. sağlıklı bir toplum için anne babaların eğitilmesi şart...
aksi takdirde daha çok konuşulur bu konular...
devamını gör...
ailem beni böyle büyüttü. toplu taşımada yaşlılara yer vermemi çoğu zaman söylemediler, kendileri yer verdiler ve onlardan gördüğüm gibi yaptım. insanlara saygılı olmamı söylemediler, onlardan görüp ben de aynı şeyi yaptım. yardıma ihtiyacı olan insanlara ve hayvanlara yardım ettiler. yine onların yaptığını yapmaya çalıştım. psikopat da olmadım şımarık da. bir çocuğu eğitmek için fiziksel/psikolojik şiddete gerek yok, şiddetin olması başlı başına bir sorun. hayvanlardan bile örnek verebilirim. köpeklerde kullanılan boğma tasma diye bir şey var. sahipleriyle yürürken tasmayı çekiştirdiklerinde tasma sıkılaşıp boyunlarını acıtıyor. bu tasmayla yürüdükleri zaman sahiplerinin sözünü dinliyorlar ama çıkardığınızı fark ettikleri an tekrar eski alışkanlıklarına dönüyorlar. bunun yerine köpeğin güvenini kazanmak ve ona iyi bir “lider” olduğunuzu göstermeniz gerekiyor. size güvendiğinden her sözünüzü dinliyor. boğma tasma örneğinde ise fiske vurmak gibi bir ceza mevcut. çocuklarınız da sizden yediği fiskelerle belki iyi gibi gözüküyor ama ya size ya bir başkasına ya da kendilerine zarar verecekler çünkü çoğu zaman travma sebebi oluyorsunuz. o yüzden yapmayın şunu. fiziksel/psikolojik şiddet uygulayacaksanız çocuk yapmayın.
devamını gör...
türkiye' de imkansıza yakın bir ihtimâldir. türkiye' de her çocuk dayak yer, tacize uĝrar, sövülür. yetmezse , öldürülür.
işin en acı tarafı şu ki, eğitim alsın diye gönderildiĝi okulda yer ilk dayaĝını?!
eğitimli öĝretmenler bunu yapıyorsa , okula gitmemiş ana babalar kim bilir nasıl dövüyordur.
sonra o çocuklar büyüyüp yazar oluyor işte.
devamını gör...
eşeklerle cinsel ilişkiye girmeden tatmin olamayan kitleye garip gelen insanlık yöntemi.
devamını gör...
olması gerekendir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"fiske vurmadan çocuk büyütmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim