sanıldığı ya da ilk düşünüldüğü gibi kaşar bir kadın değildir. her işi düştüğünde forrest'a koşmamıştır. ki ben jeny ile ilgili fikrini kime sorsam -kadın erkek farketmez- jenny'e benzer yakıştırmalar yapmıştır. eğer film sakin ve akil kafayla izlenirse anlaşılacaktır ki jenny; kadının henüz daha yeni yeni varoluşunu kabul ettirme mücadelesine girdiği 60-80 arası batı toplumunda var olmuş ve dönemin şartları gereği kendi varoluşunun, haklarının, zevklerinin, arzularının ve insan olduğunun farkına varmış, kendi istediğinin peşine düşmüş bir kadındır.

(bkz: mad men) izleyenler bilir, kadınların o dönemden önce ve o dönem bir şey istediğinde ne yaşadığını. (bkz: peggy olson)

jenny; kendi değerinin farkına varmış, ne istediğini bilen, kendine güvenen bir kadındı kanımca. forrest'ın çabası, sevgisi ne kadar güzel ve masumsa jenny'ninki de o kadar kutsal ve özeldi bence. -ki böyle olmadığını düşünen kişilerin düştüğü hataya ben de çok düştüm.-

dönemin şartlarında kendine yakıştırdığını istedi, onu kovaladı; -doğru yada yanlış, tartışılır. -. forrest zihinsel engelli ve bu kadar mükemmel bir karakter olmasaydı; o film bu kadar duygusal ve yüreğe dokunan bir hal almayacaktı. (bkz: forrest gump) filminin bu kadar güzel olmasının bir sebebi de bu bence. bu kadar masum, iyi ve kalbini kırmaaktan imtina edeceğiniz bir karakter ile; kendinin ve haklarının yeni yeni farkına varmış bir karakteri çarpıştırması. (filmin geçtiği dönemler için diyorum)

jenny başı sıkıştığında forrest'ı bulmadı. jenny film boyunca; kendince ne iyi ne doğru özgürce onu deneyimledi. cefasını da kendi çekti. kendi başına şarkı söylemeyi denediğinde de, ırkçı grupta da; balkonun kenarında çıkıp atlamayı düşündüğü 80'ler dünyasında da. sansı ise; forrest gibi saf ve şanslı bir karakterin onu bir şekilde bulması oldu. forrest jenny ne zaman yardıma ihtiyacı olsa orada var oldu bir şekilde. jenny'de bu akımlar geçtiğinde ve yolun sonuna geldiğinde; annesi olduğu, canından parçasını güvenerek emanet ederek yaptığı hataların bedelini canıyla ödedi, ve gitti.
devamını gör...
bir köyde adamın biri, bir kızı severmiş. adam kıza hislerini açıklamış ama kız adamı istememiş. adam üzülmüş ve büyük şehire gitmiş.
yıllar sonra adam köye gelince kızın evlendiğini duymuş ve bir gideyim bakayım şu kocasına demiş. evi gören bir yerde beklerken, evden hem kel, hem fodul, tipsiz bir adam çıkmış.
kocası uzaklaşınca, adam gidip kapıyı çalmış ve kadın kapıya gelmiş. adam, kadına, "beni hatırladınmı" demiş ve eklemiş, "şu giden adam senin kocanmı"! kadın evet diyince adam, "yav sen beni istemedin, o kadar yakışıklı adamı istemedin ve bunumu aldın koca olarak"! demiş.
kadın, evin önündeki gül bahçesini gösterip, "bana bu bahçedeki en güzel gül'ü getirirsen sana cevap veririm ama bir baktığın güle bir daha bakmayacaksın" demiş.
adam sıra, sıra dizilen güllere bakmaya başlamış. bunun rengi soluk, şunun boyu küçük, daha güzeli, daha iyisi vardır... derken bahçe bitmiş. geri dönemeyeceği için en sondaki solgun, küçük gülü almış ve kızın yanına gelmiş. kız adamın getirdiği kötü gülü alıp "gördünmü bak işte banada böyle oldu" demiş.
jenny hayallerinin peşinden koştu, şarkı söylemek, meşhur olmak, küçük kasabadan kurtulup, büyük şehirlerde yaşamak, daha yakışıklısını, daha iyisini sevmek ve sevilmek istiyordu. tabi sevgiyi ararken amerika'yı bir uçtan bir uca defalarca gitti, geldi. çok adam buldu ama aradığı sevgiyi bulamadı çünkü adamların onun kalbi ve ruhuyla işi yoktu. sadece fiziksel bir birliktelik ve herşey bitiyordu ve belkide bu yüzden intihar etmeyi bile düşündü. sonunda döndü, dolaştı ve sevgiyi yine forrest'in yanında buldu.
devamını gör...
efendi yerine piç tercih eder.
devamını gör...
breaking bad'deki skyler ile yarışırlar.

ah forrest garibim forrest.
devamını gör...
bir the big bang theory penny değildir.
devamını gör...
filmin adı forrest gumpter.
insanlar forrest gumpı hatırlar.
jennyi hatırlayan olmaz.
devamını gör...
bir nick ile sözlüğe girse nicki 'amerikan rüyası' olurdu.
not: bu nickte insan yoktur inş.
devamını gör...
bizimkiler dizisindeki dilek'in amerika'da ki dejenere kuzenidir. zira karakterleri aynıdır. bizimkiler halis ile forrest gump'a yapılan aynı zulümdür. dilek'de yıllarca halis'e köpek çekmiş, koklatmamış sonra itin birinden hamile kalıp, ortada kalmıştır. jenny'de yedi düvel gezmiş, onla bunla düşüp kalkmış on numara koca olacak adama ölmeye yakın gelmiştir.
devamını gör...
efendi yerine piç tercih eden kadındır. piçler tarafından kullanıldıktan sonra forresta dönmüştür.
devamını gör...
hayatta ne istediğini bilmediğinden, bir kayboluş içerisindedir.
devamını gör...
yazık bu kıza ya, özgür kız olacam diye yalan etti kendini.neyse o kızın tercihi tabi de olan bizim forrest'a oldu, ama delikanlı adam bizim forrest. başkası olsa nerden bilecem benim olduğu, benle sadece 1 kere seviştin o da 50 saniye sürdü,ama özgür kız olacam derken sevişmediğin kalmadı.ayrıca ben nereye boşaldığımı bile bilmiyorum, herkesten zeki olsam da arada bi aklım gidip geliyo. buldun saf çocuğu paranın da kokusunu alınca yıktın bebeyi üstüme hadi naş canım derdi. ama forrest kardeşim hiç sorgulamadı bile, sevdiği kadının çocuğuna direk sahip çıktı. helal olsun forrest'a.
devamını gör...
aynı zamanda house of cards'da claire underwood karakterini canlandırandır.

(bkz: robin wright)
devamını gör...
kimse kusura bakmasın ama forrest gibi saftrik bir adamı sevmesi amerikan klişesi. forrest savaşa katılırken jenny savaş karşıtıdır forest el bebek gül bebek parayı vurururken ki hakketmediği halde ( sırf şanslı olduğu için bolca para ona gelir), jenny iyi kötü hayatı dibine kadar yaşamaktadır.

forrest şanslı bir bebedir onun şanslı olduğunu jenny gibi cesur bir kadının forrest ı sevmesi çocuğuna forrest adını vermesi son zamanlarını onunla geçirmek istemesi ile tescillenir. kimse sevmediği kişinin adını kendi çocuğuna koymaz.

film tam bir amerikan rüyacılarının filmi. ayrıca cesur kadın olursan bak başına neler gelir uslu bir bebe olursan kazanacaksın diyen amerikan ideologlarının bu ideolojik alt yapı ile kurguladığı film.

jenny i sevdim ama filmi cık.
devamını gör...
baba problemleri vardır(daddy issues) ve babası kendisine çöp muamelesi yapmıştır. bu da kendini hep değersiz hissetmesine yol açmıştır. kendisine değer veren bir erkek gördüğü zamansa bu durum onu rahatsız etmiş ve bu yüzden tekrar değersiz hissettirecek erkeklerle beraber olmuştur.

skyler ve eyşanla akraba olabilir.
devamını gör...
kim ne derse desin asla sevemediğim karakter. kötü bir çocukluk geçirdiği için empati ile yaklaşsam da yine de sevemiyorum. benim şahsi fikrim kendini forrest'a layık görmemesi. onu haketmediğini düşünüyor ama yine de belirli aralıklarla adamın hayatına girip kendini hatırlatmaktan da geri durmuyor. bu bencillikten başka bir şey değil.
devamını gör...
kıymet bilmezdir.sıkışınca efendi erkeğe geri dönendir.lopezini yerim ayağı yapandır.
devamını gör...
geçmiş travmalarından duygusal dengesizliklere sahip olup; unutulmamak adına; dünyadan göçüp gitmeden önce ardında bırakacağı çocuga en iyi bakacak kişiye emanet edendir.
devamını gör...
forrest ile köfte ve patates gibilerdir
devamını gör...
kendisini yaptığı şeyler ile suçlamak, bir balığa neden suda yaşıyorsun demekten farksızdır. jenny, yaptığı şeyleri kötü olarak görmüyor. siz, izleyenler olarak öyle düşünüyorsunuz. kadının yaşamak istediği hayat, sizin ideallerinize ve tercihlerinize uymak durumunda değil. forest onu kabul etti. bu durumun ders alınacak bir şey olduğunu düşünüyorsanız alabilirsiniz. gerisi pek de zamanınızı kaybetmenize değmez zaten.
devamını gör...
skyler ile yarışır. skyler yener.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"forrest gump'taki jenny" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim