orijinal adı : записки юного врача
yazar : mihail bulgakov
yayım yılı : 1925
genç doktor bulgakov, ilk görev yerine uzak bir kasabaya atanır. kitapta, doktorun burada yaşadığı mesleki olaylardan oluşan dokuz öykü yer almaktadır. doktor, devrim yıllarının etkisi altında, batıl inançlarla dolu insanlara yardımcı olmak için çabalamaktadır.
yazar : mihail bulgakov
yayım yılı : 1925
genç doktor bulgakov, ilk görev yerine uzak bir kasabaya atanır. kitapta, doktorun burada yaşadığı mesleki olaylardan oluşan dokuz öykü yer almaktadır. doktor, devrim yıllarının etkisi altında, batıl inançlarla dolu insanlara yardımcı olmak için çabalamaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "friedrich schuldiner" tarafından 04.12.2020 00:18 tarihinde açılmıştır.
1.
mihail bulgakov’un bir çırpıda okunabilen çok beğendiğim eseri.
devrim zamanı rusya’da tıp fakültesinden yeni mezun olmuş kahramanımız ücra bir kasabaya atanır ve atandığı hastanede tek doktordur. tıp fakültesinde okurken sürekli teorik bilgiler öğrenen kahramanımızın hastalarına öğrendikleriyle iyi bir sağlık hizmeti verebilme hususunda kaygıları vardır.
kitabı iki temel kısıma ayırabiliriz: birincisi kahramanımızın tek doktorken yaptığı insanüstü operasyonlar, ikincisi ise başka bir hastaneye atandıktan sonra eski yerine atanan meslektaşının başından geçenler.
rusya’nın soğuğunu iliklerinize kadar hissetmek, başarılı bir operasyon sonucunda sanki kendi yakınınız kurtarılmış gibi sevinmek, başarısız operasyonlarda derin bir üzüntü duymak, cahil rus halkına sinirlenmek istiyorsanız tam size göre bir kitap.
devrim zamanı rusya’da tıp fakültesinden yeni mezun olmuş kahramanımız ücra bir kasabaya atanır ve atandığı hastanede tek doktordur. tıp fakültesinde okurken sürekli teorik bilgiler öğrenen kahramanımızın hastalarına öğrendikleriyle iyi bir sağlık hizmeti verebilme hususunda kaygıları vardır.
kitabı iki temel kısıma ayırabiliriz: birincisi kahramanımızın tek doktorken yaptığı insanüstü operasyonlar, ikincisi ise başka bir hastaneye atandıktan sonra eski yerine atanan meslektaşının başından geçenler.
rusya’nın soğuğunu iliklerinize kadar hissetmek, başarılı bir operasyon sonucunda sanki kendi yakınınız kurtarılmış gibi sevinmek, başarısız operasyonlarda derin bir üzüntü duymak, cahil rus halkına sinirlenmek istiyorsanız tam size göre bir kitap.
devamını gör...
2.
mihail bulgakov'un dokuz öyküsünden oluşan tıp fakültesinden yeni mezun olmuş genç bir doktorun yaşadıklarını anlatan harika bir kitaptır.
kitap devrim zamanında geçmektedir. yeni mezun olmuş doktor, uzak bir kasabaya atanır. çoktan unutulmuş geleneklerin hüküm sürdüğü, kışın kasabanın her zerresini ele geçirdiğini bir dönemdir. genç doktor hem batıl inançlarla hem hastalıkla hem de imkansızlıklarla kara kışta çetin bir sınav verir.
dilinin oldukça sade ve akıcı olduğu, samimi bir üslubun hakim olduğu kitap sizleri ilk sayfadan itibaren içine hapsediyor. doğumda, ameliyatta, hastaya yetişmek için çıkılan o karlı yolculukta sanki siz de ordaymışsınız gibi geziniyorsunuz satırlar arasında. kesinlikle okunmasını düşündüğüm harika bir kitap.
kitap devrim zamanında geçmektedir. yeni mezun olmuş doktor, uzak bir kasabaya atanır. çoktan unutulmuş geleneklerin hüküm sürdüğü, kışın kasabanın her zerresini ele geçirdiğini bir dönemdir. genç doktor hem batıl inançlarla hem hastalıkla hem de imkansızlıklarla kara kışta çetin bir sınav verir.
dilinin oldukça sade ve akıcı olduğu, samimi bir üslubun hakim olduğu kitap sizleri ilk sayfadan itibaren içine hapsediyor. doğumda, ameliyatta, hastaya yetişmek için çıkılan o karlı yolculukta sanki siz de ordaymışsınız gibi geziniyorsunuz satırlar arasında. kesinlikle okunmasını düşündüğüm harika bir kitap.
devamını gör...
3.
dipnot yayınları tarafından genç bir doktorun not defteri şeklinde yayımlanmış ama bu yayınevine rusça'dan türkçe'ye çeviri yapan dayımın, aslında genç bir doktorun anıları ismiyle yayımlanması gerektiğini fakat ismi bu şekilde değiştirdiklerini söylediği kitaptır. diğer entrylerde kitabın konusu zaten açıklanıyor. ben de bu konuya değinmek istedim. dipnot yayınları henüz 1. basımını yayımladı fakat kitapta çok fazla klavye hatası vardı. kitabı tarayıp görebildiğim tüm hataları ikinci basımda düzeltmelerini umarak kendilerine mail olarak ilettim. ancak bu düzeltmelerden sonra dipnot yayınları basımını önerebilirim. onun dışında kitap çok güzeldi. okurken o anları direkt olarak gözümde canlandırabildim.
devamını gör...
4.
bulgakov'a ilk köpek kalbi kitabıyla başlamıştım ve sevmemiştim. ikinci bir şans daha vereyim dedim iyi ki vermişim. doktorun yaptığı ameliyatları vs. okurken bayağı bir gerildim. batıl inançların ve cahilliğin ne kadar kötü olduğunu bir kez daha anlıyoruz. 100 yıl önce rusya'nın ücra bir köyünde durum böyleyken türkiye'de değişen pek bir şey yok hala aynı cehaletle savaşıyor doktorlarımız eminim.
mini dizisi de vardır. başrolü daniel radcliffe (evet harry potter) oynamıştır.
tanım: bir oturuşta okunan müthiş kitap.
mini dizisi de vardır. başrolü daniel radcliffe (evet harry potter) oynamıştır.
tanım: bir oturuşta okunan müthiş kitap.
devamını gör...
5.
içinde çok güzel hikayeler barındıran, baharda kışı yaşadığımız bu günlerde içimizi daha çok üşütse de inanılmaz güzel anlatımıyla insanın yüreğine dokunup sıcacık yapıyor anlatılanlar.
henüz 24 yaşında genç bir doktorun birincilikle bitirdiği okulu sonrası hastaları ile ve kendi ruhuyla nasıl baş ettiğini, etmeye çalıştığını anlatmış yazar kitapta. genelde hep doktor adaylarına önerilmiş ama bence herkes okuyup mesleğin ne denli sorumluluk içerdiğini anlamaya çalışmalı. empati kurmak adına önemli bir içeriğe sahip olduğunu düşünüyorum. zamanı ve koşullarıyla zor zamanlar dile getirilmiş olsa da, bakıldığı zaman zihniyetler her yerde aynı.
henüz 24 yaşında genç bir doktorun birincilikle bitirdiği okulu sonrası hastaları ile ve kendi ruhuyla nasıl baş ettiğini, etmeye çalıştığını anlatmış yazar kitapta. genelde hep doktor adaylarına önerilmiş ama bence herkes okuyup mesleğin ne denli sorumluluk içerdiğini anlamaya çalışmalı. empati kurmak adına önemli bir içeriğe sahip olduğunu düşünüyorum. zamanı ve koşullarıyla zor zamanlar dile getirilmiş olsa da, bakıldığı zaman zihniyetler her yerde aynı.
devamını gör...
6.
bir doktor adayı olarak keyifle okuduğum bir kitaptı. kitap dokuz farklı hikayeden oluşuyor. bu hikayeler birbirinden ayrı olsalar da birbirinden bağımsız değiller, belli bir kronolojik sırayı takip ediyorlar ve üniversiteden yeni mezun olmuş genç bir doktorun edindiği tecrübeleri anlatıyorlar. bu tecrübeler sonucunda doktorumuzun mesleki ve karakter olarak adım adım nasıl geliştiğine şahit oluyoruz ve rusyanın ücra bir köyüne atanan bu doktorumuzun atandığı yerde zorlu yaşam koşulları ve köylülerin batıl inançlarıyla nasıl mücadele ettiğini okuyoruz. tabi bu doktor vasıtasıyla iki doktorun daha başından geçen bazı olayları da okuyoruz, fakat hikayenin esas noktasını köye atanan bu genç doktorumuz oluşturuyor.
dönem olarak 1. dünya savaşında geçiyor hikaye. fakat savaşın etkisini çok fazla hissetmiyorsunuz, yazar daha çok karakterin başından geçenlere ağırlık veriyor. (son hikaye hariç.)
yazarın kiev üniversitesi tıp fakültesi mezunu olduğunu öğrendim. kitabı okuduğunuzda bunu net bir şekilde anlayabiliyorsunuz, yazarın hikayelerini oldukça sağlam bir temele kurmasını da sağlıyor bu durum.
benim en sevdiğim hikaye morfin adlı hikaye oldu. hikayeler arasında en uzun hikaye oydu, en vurucu olanın da o olduğunu düşünüyorum. olaylar en ince ayrıntılarına kadar verilmese de karakterin yaşadığı duygusal iniş çıkışlar net bir şekilde aktarılmıştı okura. şahsen ben çok beğendim.
kitabın en sevdiğim yönü ise doktorları kahramanlaştırmadan objektif bir tavırla ele alması oldu. kitapta anlatılan doktor hepimiz gibi insan, hepimiz gibi korkuları, zayıflıkları ve eksiklikleri var.
özetle benim sevdiğim bir kitap oldu genç bir doktorun anıları. herkes okuyabilir tabi fakat doktor olacak ya da doktor olmak isteyen herkesin ileride bu mesleğin getireceği zorlukları anlayabilmeleri adına bu kitabı mutlaka okumaları gerektiğini düşünüyorum
dönem olarak 1. dünya savaşında geçiyor hikaye. fakat savaşın etkisini çok fazla hissetmiyorsunuz, yazar daha çok karakterin başından geçenlere ağırlık veriyor. (son hikaye hariç.)
yazarın kiev üniversitesi tıp fakültesi mezunu olduğunu öğrendim. kitabı okuduğunuzda bunu net bir şekilde anlayabiliyorsunuz, yazarın hikayelerini oldukça sağlam bir temele kurmasını da sağlıyor bu durum.
benim en sevdiğim hikaye morfin adlı hikaye oldu. hikayeler arasında en uzun hikaye oydu, en vurucu olanın da o olduğunu düşünüyorum. olaylar en ince ayrıntılarına kadar verilmese de karakterin yaşadığı duygusal iniş çıkışlar net bir şekilde aktarılmıştı okura. şahsen ben çok beğendim.
kitabın en sevdiğim yönü ise doktorları kahramanlaştırmadan objektif bir tavırla ele alması oldu. kitapta anlatılan doktor hepimiz gibi insan, hepimiz gibi korkuları, zayıflıkları ve eksiklikleri var.
özetle benim sevdiğim bir kitap oldu genç bir doktorun anıları. herkes okuyabilir tabi fakat doktor olacak ya da doktor olmak isteyen herkesin ileride bu mesleğin getireceği zorlukları anlayabilmeleri adına bu kitabı mutlaka okumaları gerektiğini düşünüyorum
devamını gör...
7.
mikhail bulgakov tarafından yazılan içerisinde kısa kısa olayları içeren merkezden taşraya atanmış bir doktorun başından gevenleri ironi öğeleri barındırarak yazılmış bir kitaptır kendisi efendim. yayım tarihi 1925 tir.
açıkçası bu kitabı ilk olarak dizisi üzerinden keşfetmiş olmakla beraber yıllar sonra kitabını okuma şansına sahip oldum. dizisine göre kitap daha eğlenceli diyebilirim. daha doğrusu olaylar daha detaylı ve sizin dizide kacirdiginiz anektotlari fark etmenizi sağlayacak şekilde ilerliyor. ben açıkçası rus edebiyatına hayran birisi olarak.oldukca eğlenceli bulmuştum. tabi her rus hikayesinde olduğu gibi bir hüzün hâkim, yokluk ve çaresizlik bununla beraber birleştiğinde aslında bir sistem ve toplum eleştirisi açık bir şekilde göze çarpıyor. hatta cahilliğin irdelenmesi ve batıl inançlar sebebiyle ortayan çıkan durumlar bir yandan kendi elestirimizi yapmamızı da sağlıyor.
okuma esnasında benim tavsiyem tolstoy un kitaplariyla beraver okunması daha efektif olur görüşündeyim. en azından rus toplumunun dönemsel olarak öğrenilmesi ve ironinin ya da kara mizahın daha iyi anlaşılması açısından.
özetle okuyun okutun daha sonrasında dizisini de izleyin a dostlar.
açıkçası bu kitabı ilk olarak dizisi üzerinden keşfetmiş olmakla beraber yıllar sonra kitabını okuma şansına sahip oldum. dizisine göre kitap daha eğlenceli diyebilirim. daha doğrusu olaylar daha detaylı ve sizin dizide kacirdiginiz anektotlari fark etmenizi sağlayacak şekilde ilerliyor. ben açıkçası rus edebiyatına hayran birisi olarak.oldukca eğlenceli bulmuştum. tabi her rus hikayesinde olduğu gibi bir hüzün hâkim, yokluk ve çaresizlik bununla beraber birleştiğinde aslında bir sistem ve toplum eleştirisi açık bir şekilde göze çarpıyor. hatta cahilliğin irdelenmesi ve batıl inançlar sebebiyle ortayan çıkan durumlar bir yandan kendi elestirimizi yapmamızı da sağlıyor.
okuma esnasında benim tavsiyem tolstoy un kitaplariyla beraver okunması daha efektif olur görüşündeyim. en azından rus toplumunun dönemsel olarak öğrenilmesi ve ironinin ya da kara mizahın daha iyi anlaşılması açısından.
özetle okuyun okutun daha sonrasında dizisini de izleyin a dostlar.
devamını gör...
8.
isminden dolayı kapağını açtığımda okurken zorlanacağımı düşünmüş olduğum kitaptır. ancak okudukça gördüm ki böyle düşünerek fazlasıyla yanılmışım.
okurken cümleler akıyor, olaylar kendini merak ettiriyor. sağlık konularından hiç anlamayan ben bile her bölümde merakla doktorun ne yapacağını ve sonrasında ne olacağını bekledim.
eğer siz de isminden dolayı "ben bunu okurken anlamam yahu" diye düşünüyorsanız kesinlikle bir şans verin derim.
okurken cümleler akıyor, olaylar kendini merak ettiriyor. sağlık konularından hiç anlamayan ben bile her bölümde merakla doktorun ne yapacağını ve sonrasında ne olacağını bekledim.
eğer siz de isminden dolayı "ben bunu okurken anlamam yahu" diye düşünüyorsanız kesinlikle bir şans verin derim.
devamını gör...
9.
mihail bulgakovun tıp fakültesinden yeni mezun olmuş genç bir doktorun bizdeki mecburi hizmete benzer şekilde kırsal bir bölgeye atanması ile başından geçen olayları anlattığı dokuz öyküden oluşan eseri.
kitabı okuduğum zaman aklıma doğrudan görevdeki ilk günüm gelmişti hastaların ağzınızdan çıkacak her kelimeyi dikkatle dinlediği sizden umut beslediği saygı duyduğu ve bilginin en büyük güç olduğunu gösteren zamanlar. insanlara fayda sağlamak için okumak kendini geliştirmek ve soğukkanlı olmak zorunda olan kahramanımız işini layıkıyla yapmak için eldeki imkanların da mesleki beceri kadar önemli olduğunu hissettiriyor. günümüzde doktorluğun geldiği noktaya baktığımız zaman o günleri özlüyor olsak da modern tıbbın kıymetini anlamak için bir çırpıda okunacak bir eser.
kitabı okuduğum zaman aklıma doğrudan görevdeki ilk günüm gelmişti hastaların ağzınızdan çıkacak her kelimeyi dikkatle dinlediği sizden umut beslediği saygı duyduğu ve bilginin en büyük güç olduğunu gösteren zamanlar. insanlara fayda sağlamak için okumak kendini geliştirmek ve soğukkanlı olmak zorunda olan kahramanımız işini layıkıyla yapmak için eldeki imkanların da mesleki beceri kadar önemli olduğunu hissettiriyor. günümüzde doktorluğun geldiği noktaya baktığımız zaman o günleri özlüyor olsak da modern tıbbın kıymetini anlamak için bir çırpıda okunacak bir eser.
devamını gör...
10.
can yayınlarının genç bir köy hekimi ismiyle bastığı bulgakov'un doktorluk anılarını anlattığı hikâyeler kitabı.
kitaptaki hikayelerin yarısını ayrı hikaye kitapları olarak okumuştum zaten. kalanını da okuyup bitirmiş oldum kitabı.
hikayelere böyle bütün bir kitap olarak bakınca çok daha anlamlı ve keyifli oldu. bu genç doktorun gelişimini gördük yavaş yavaş. başlangıçta yaşadığı o hisler mesleğinin başındaki herkese tanıdıktır eminim.
ben öğretmenliğe ilk başladığımda sürekli ya öğrencinin başına derste bir şey gelirse ya kavga ederlerse ya istismara uğrayan bir çocuk görürsem diye kabuslar görüyordum. tamam işin okulunu okuyup geliyorsun ama o gerçek sınıf ortamı bambaşka bir şey... bu yüzden bu genç doktorda kendimi gördüm. onun o her hasta geldiğinde yaşadığı gerginliği, hasta gittikten sonra yaşadığı rahatlamayı her dersin başında ve sonunda yaşıyordum ben de. böyle bambaşka bir tarihte, yerde ve durumda insanların aynı hisleri hissetmesi beni çok etkiliyor.
kaybolmuş bir göz ve morfin hikayeleriyle ilgili ayrı tanımlar girmiştim zaten. bu iki hikayenin doktorun özgüvenini kazanması ve köyden çıkışı olarak önemli olduğunu düşünüyorum.
kitaptaki hikayelerin yarısını ayrı hikaye kitapları olarak okumuştum zaten. kalanını da okuyup bitirmiş oldum kitabı.
hikayelere böyle bütün bir kitap olarak bakınca çok daha anlamlı ve keyifli oldu. bu genç doktorun gelişimini gördük yavaş yavaş. başlangıçta yaşadığı o hisler mesleğinin başındaki herkese tanıdıktır eminim.
ben öğretmenliğe ilk başladığımda sürekli ya öğrencinin başına derste bir şey gelirse ya kavga ederlerse ya istismara uğrayan bir çocuk görürsem diye kabuslar görüyordum. tamam işin okulunu okuyup geliyorsun ama o gerçek sınıf ortamı bambaşka bir şey... bu yüzden bu genç doktorda kendimi gördüm. onun o her hasta geldiğinde yaşadığı gerginliği, hasta gittikten sonra yaşadığı rahatlamayı her dersin başında ve sonunda yaşıyordum ben de. böyle bambaşka bir tarihte, yerde ve durumda insanların aynı hisleri hissetmesi beni çok etkiliyor.
kaybolmuş bir göz ve morfin hikayeleriyle ilgili ayrı tanımlar girmiştim zaten. bu iki hikayenin doktorun özgüvenini kazanması ve köyden çıkışı olarak önemli olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
