yazar: küçük iskender
yayım yılı: 1988
samimi ve özgür bir üslupla yazılan şiirlerin yer aldığı eserdir.
yayım yılı: 1988
samimi ve özgür bir üslupla yazılan şiirlerin yer aldığı eserdir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 12.09.2024 16:40 tarihinde açılmıştır.
1.
küçük iskender imzalı eser olup 1988 yılında daha 24 yaşında iken yayınlamıştır.
kitabına neden bu ismi verdiğini de başka bir kitabında açıklamıştır.
bir gün bir masada otururken bir çocuk resim çiziyormuş, çizdiği resimde ise gözlerini yüzünden daha büyük çizmiş ve küçük iskender bunu kitabına ad olarak vermek istemiş.
mutlaka okunulası.

altına imzasını atacak kadar kim bilinçli ve doğru yaşadı ki?
kitabına neden bu ismi verdiğini de başka bir kitabında açıklamıştır.
bir gün bir masada otururken bir çocuk resim çiziyormuş, çizdiği resimde ise gözlerini yüzünden daha büyük çizmiş ve küçük iskender bunu kitabına ad olarak vermek istemiş.
mutlaka okunulası.

altına imzasını atacak kadar kim bilinçli ve doğru yaşadı ki?
devamını gör...
2.
" kimsen de kalmaz birdenbire! "
1964/ 2019 yılları arasında yaşayan türk şair, yazar ve doktor küçük iskender imzalı 120 sayfalık eser; şiir türünde yer alır iken 1988 yılında yayınlanmıştır.
kendisinin yayınlanan ilk eseridir.
kitaba geçmeden önce şair hakkında biraz iç dökme niyetindeyim.
küçük iskender sevgimi bilen bilir, eskiden başlığına sık sık yazardım, artık yazmama sebebimi ben de bilmiyorum, belki de yok oluşunu kabullendiğim ve bir gün ben de gidenlere kavuşacağımı bildiğim içindir.
şiir benim hayatımın en önemli temel taşlarından biri ve küçük iskender'in şiiri de en çok feyz aldığım şiirlerden, dolayısıyla onu okumak bir borçtur benim için, kitaplarını yeniden okuyarak vefa borcumu yerine getirmeye gayret ediyorum.
kitaba geçelim;
belki tıp okuyor olmanın etkisidir bu kitabındaki şiirlerin bir neşter niteliğinde olmasının nedeni, belki de yalnızca vâroluşunun yansımasıdır bu şiirler, bir şeylere kızgın, yaşama öfkeli, belki kırgın, hayatta değiştirmek istediği bir şeyler olan, aşkı ve hayatı derinden hisseden, ölümün farkında olan bir ruh haliyle çıkıyor karşımıza bu kitabındaki şiirlerinde.
pek çok şiirinin ünlemle bitmesi bile o zamanki ruh halinin volkan gibi olduğunu hatırlatıyor, argo sözcükleri kullanmaktan çekinmiyor, argoyu kendine has biçimde kullanması ise onun şiirine farklı bir renk katıyor.
seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

nerede kalmıştık
oradan ağlayalım halimize.
her mevsimde
elbette birinin gitmesi gerekiyor
birileri için.
doğumla ölümün arası
topu topu bir savaş parçası.
yüzölçümü neydi yüzümün?
ağladım ağladım bütün organlarımla.
kimsen de kalmaz birdenbire!
kaç fırsat vardır ki artık?
bitmemiş bir ömrün yalanısın sen: kâbuslarımın tabiri
çocukluğumun arta kalanısın!
öldüreceğim kendimi dudaklarınla..
bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık..
biraz kezzap biraz ömrüm
yakarak unuttum yüzümü.
her yer yine bana onu anımsatıyor.
ayrılırsak bir daha tanışamayacağız asla ayrılık yabancılaşmanın mat rengidir.
— hasreti kim yarattıysa mezarım o olsun.
de gülüm!
de ki: ela bir günde geleceğim..
ve yüzün..
üzgün bir ceylan gibi
dönüp ardına gidecektir.
kolay değil gözlerin.
hayatı yaşamadan ölmeyi sevmiştim
ben hep..
1964/ 2019 yılları arasında yaşayan türk şair, yazar ve doktor küçük iskender imzalı 120 sayfalık eser; şiir türünde yer alır iken 1988 yılında yayınlanmıştır.
kendisinin yayınlanan ilk eseridir.
kitaba geçmeden önce şair hakkında biraz iç dökme niyetindeyim.
küçük iskender sevgimi bilen bilir, eskiden başlığına sık sık yazardım, artık yazmama sebebimi ben de bilmiyorum, belki de yok oluşunu kabullendiğim ve bir gün ben de gidenlere kavuşacağımı bildiğim içindir.
şiir benim hayatımın en önemli temel taşlarından biri ve küçük iskender'in şiiri de en çok feyz aldığım şiirlerden, dolayısıyla onu okumak bir borçtur benim için, kitaplarını yeniden okuyarak vefa borcumu yerine getirmeye gayret ediyorum.
kitaba geçelim;
belki tıp okuyor olmanın etkisidir bu kitabındaki şiirlerin bir neşter niteliğinde olmasının nedeni, belki de yalnızca vâroluşunun yansımasıdır bu şiirler, bir şeylere kızgın, yaşama öfkeli, belki kırgın, hayatta değiştirmek istediği bir şeyler olan, aşkı ve hayatı derinden hisseden, ölümün farkında olan bir ruh haliyle çıkıyor karşımıza bu kitabındaki şiirlerinde.
pek çok şiirinin ünlemle bitmesi bile o zamanki ruh halinin volkan gibi olduğunu hatırlatıyor, argo sözcükleri kullanmaktan çekinmiyor, argoyu kendine has biçimde kullanması ise onun şiirine farklı bir renk katıyor.
seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

nerede kalmıştık
oradan ağlayalım halimize.
her mevsimde
elbette birinin gitmesi gerekiyor
birileri için.
doğumla ölümün arası
topu topu bir savaş parçası.
yüzölçümü neydi yüzümün?
ağladım ağladım bütün organlarımla.
kimsen de kalmaz birdenbire!
kaç fırsat vardır ki artık?
bitmemiş bir ömrün yalanısın sen: kâbuslarımın tabiri
çocukluğumun arta kalanısın!
öldüreceğim kendimi dudaklarınla..
bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık..
biraz kezzap biraz ömrüm
yakarak unuttum yüzümü.
her yer yine bana onu anımsatıyor.
ayrılırsak bir daha tanışamayacağız asla ayrılık yabancılaşmanın mat rengidir.
— hasreti kim yarattıysa mezarım o olsun.
de gülüm!
de ki: ela bir günde geleceğim..
ve yüzün..
üzgün bir ceylan gibi
dönüp ardına gidecektir.
kolay değil gözlerin.
hayatı yaşamadan ölmeyi sevmiştim
ben hep..
devamını gör...
